Anahtar kelimeler: Oturulmadığı Fekkine Oturmaya Fekki Açmak Edemediği İpoteğinin İpoteğin Kuralı Başlandığı

MAHKEMESİ
:Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.KARAR
: Asıl Davanın Teminat İpoteğinin Fekki, Birleşen Davanın Esas Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına1- Mahkemece kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan asıl ve birleşen davalarda verilen ilk kararda, davacı tarafın daireleri teslim ettiğini ve oturmaya başlandığı iddiasını ispat edemediği, tanık beyanlarına göre henüz dairelerin tamamında oturulmadığı, yüklenicinin bazı eksiklikleri oturmaya başlandıktan sonra tamamladığının anlaşıldığı, bu nedenle asıl davada davacının dava tarihi itibariyle davasında haksız olduğu, ancak davalılar ayrı bir dava açmak suretiyle tazminat talebinde bulunduklarından dava ekonomisi ve birlikte ifa kuralı uyarınca davalıların kira tazminatı ve dairelerdeki eksik ve kusurlu işler karşılığının ödenmesi karşılığında, ipoteğin fekkine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, birleşen davanın kısmen kabulüne, asıl davada ise, birleşen davada hükmedilen miktarların birleşen davanın davacılarına ödendiğinde, davaya konu A Blok zemin kat 1 no.lu mesken ile B blok 1 nolu mesken üzerindeki davalılar lehine konulmuş ipoteğin fekkine karar verilmiştir.2- Mahkeme kararına karşı, asıl davada davacı - birleşen davada davalı vekilinin temyiz istemi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 07.11.2013 tarih ve 5777 Esas, 6889 Karar sayılı ilamıyla temyiz edenin sıfatı ve ileri sürülen temyiz nedenlerine göre onanmıştır.3-Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilince, karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 26.05.2024 tarih ve ████████ E., █████████ K. sayılı ilamı ile; asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, mahkemece, ilgili Belediye Başkanlığı'ndan dava konusu inşaata ilişkin onaylı asansör projesi getirtilip, uzman bir makina mühendisinin de içinde olacağı bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif ve inceleme yapılarak, davalının itirazlarını karşılar nitelikte ayrıntılı, denetime elverişli bir bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.3- Mahkemece Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 26.05.2024 tarih ve ████████ E., █████████ K. sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl davada; birleşen dosya davacıları vekili Av. ... tarafından sunulan █████/2014 tarihli dilekçe ile yüklenici davacı tarafından borcun tamamının ödenmesi nedeniyle bu ilamdan ötürü hiçbir alacaklarının kalmadığına, gayrimenkuller üzerindeki ipoteklerin fekkine muvafakat ettiklerine dair açıklama nedeniyle birleşen dosya alacaklarının tamamının ödenmiş olması göz önüne alındığında; Ataşehir İlçesi Küçükbakkalköy Mahallesi,. 1929 ada, 2 no.lu parsel üzerindeki A blok zemin kat 1 no.lu mesken ile B blok 1 no.lu mesken üzerinde █████/2015 tarih ve 21522 yevmiye no.lu ile konulmuş olan ipoteklerin fekkine, birleşen davada, mahkemece hükmen belirlenen alacakların birleşen dosya davalısı olan yüklenici şirket tarafından eksiksiz olarak arsa sahibi davacılara ödenmesi ve yapılan ödemenin bilirkişi kurulu tarafından ek raporla belirlenen 79.940,58 TL alacaktan daha fazla olması nedeniyle uyuşmazlık konusunun son bulması göz önüne alınarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.4- Karara karşı davacı - birleşen davada davalı vekili tarafından süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olduğu bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukuken imkân olmadığı, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve mahkemece alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, yargılama giderleri ile vekalet ücreti hesaplamasında bir yanlışlık yapılmadığı hususları gözetildiğinde davacı- birleşen davada davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı - birleşen davada davalı vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.