Anahtar kelimeler: Aydın Kesinlik Şartı Eksiklikleri İzmir Sayisi Esastan Kadastro Adliye Hazırlanan
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    KARAR
    : İstinaf başvurusunun esastan reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Aydın Kadastro Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ E., ███████ K.
    Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Aydın ili Karpuzlu ilçesi Abak Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 2570 parsel sayılı 42.823,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 116 ada 9 parsel numarasıyla ve 41.537,82 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
    İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ileri sürerek, dava açmıştır.
    Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle husumet yokluğundan, aksi durumda esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davaya konu taşınmazın güncelleme kadastrosunda belirlenen sınırı ile tesis kadastrosunda tespit edilen sınırının birbiriyle uyumlu olduğu, bu uyumun 1954 tarihli hava fotoğrafları, harita ve ortofotolar tarafından doğrulanıp belgelendiği, yüzölçümünde meydana gelen azalmanın yanılma sınırı dışında kaldığı, sebebinin tesis kadastrosu sırasında ve daha sonra yapılan ayrılmalarda haritasının yeterince hassasiyetle çizilmemesi ve yüzölçümünün bu hassas olmayan çizimlere göre planimetre yöntemi ile hatalı hesaplanmasından kaynaklandığı, güncelleme kadastrosuyla bu hatanın giderildiği, güncelleme kadastrosunda hata bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın güncelleme kadastrosundaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "bilirkişiler tarafından düzenlenen, bilimsel ve teknik veriler içeren, dosya içine getirtilen tesis ve uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen teknik ve hukuki belgeler ile 1956 yılında yapılan tesis kadastrosu gününe en yakın 1954 tarihli hava fotoğrafının da mahalline uygulanması ile düzenlenen, denetime elverişli bilirkişi raporuna itibar edilerek, uygulama (güncelleme) kadastrosu çalışmalarının teknik ve bilimsel olarak mevzuata uygun olduğu, 1954 tarihli hava fotoğrafında görülebilen sınırlar ile 22/2-a uygulama sınırlarının uyumlu olduğu, taşınmazdaki alan azalışının ilk tesis kadastrosu ve sonrasında yapılan ifraz haritasının yeterli hassasiyette çizilememesinden ve alan hesabının yöntem farkı nedeniyle yeterli doğrulukta yapılamamasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    S O N U Ç
    : Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
    Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!