Anahtar kelimeler: Rulmanların Motorlarının Motorunun Asansör Üretilen Firmadan İmalatında Firmaya Siparişi Satım

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirketin davaya konu 13.11.2017 tarihli ... siparişi ile davalı firmadan 2000 adet ... Tip ... ve 4000 adet ... tip ... olmak üzere çok sayıda .../mal satın aldığını, satın alınan rulmanların 02.04.2018 tarihinde müvekkili firmaya teslim edildiğini, teslim alınan ... müvekkili firma fabrikasında üretilen ve satılan her bir asansör makine motorunun imalatında bir parça unsuru olarak kullanıldığını ve üretilen makine motorlarının müşterilere satışı yapıldığını, satış yapılan müşterilerin büyük kısmının nihai tüketici olmayıp yine ticari pazarlama amacı ile alım yaparak makinalarının gerek aynı şekilde gerek doğrudan gerekse ekledikleri başkaca hizmetler ile birlikte piyasada yine ticari amaçla alan başka müşterilere veya nihai tüketicilere satış ve ticaretini yaptıklarını, bu zincir üzerinden makinaların neticede gerek yurt içi gerekse yurt dışında ( dava konusu rulmanların olduğu siparişte Ukrayna ağırlıklı olarak) nihai tüketicilere ulaştığını, müvekkilinin makine motorlarının müşterilerce kullanılmaya başladıktan sonra zamanla kimi 3-6 ay sonra kimi senesini doldurmadan özellikle kullanıcılarca kabul edilemez şekilde ses şikayeti yaptığını ve şikayetin giderilemediğini, müşteriler zinciri üzerinden veya doğrudan müvekkiline ulaşan ilk başlardaki sınırlı şikayet bilgileri üzerine şikayete konu sorunların giderilmeye çalışıldığını ve müvekkili firmanın teknik ustalarınca sorunun ... kaynaklı ses sorunu olduğu belirlenerek ... değişimi ile aynı partideki davalıdan alınmış yeni ... takılarak sorunların ilk başta giderildiğini, bu aşamada davalı ile müvekkili arasındaki ticari teamül gereği ,verilen garanti süresi, sipariş formunda ses yapanların iade alınacağı ve ticari ilişki uyarınca her sipariş tesliminde bir önceki siparişten elde kalan makul sayıda ses yapan ayıplı rulmanlar için iade faturası kesilerek fatura tarihi itibari ile güncel kur üzerinden ayıplı ... bedellerinin müvekkiline ödene geldiğinden 2000 adet ... tip 4000 adet 52209 tip rulmanların üretimdeki makul fireler olarak değerlendirildiğini, ancak ne zaman ki müvekkili firmanın teknik yetkililerince ... değişimi yapılarak yenisi ile değiştirilen rulmanların da kullanımı sonrası yine aynı sürelerde tekrar aynı ses sorunu şikayetleri ile karşılaşılması ve olağanın dışında çok sayıda şikayetler gelmesi üzerine davalı firmadan alınan ... tip ... marka bu rulmanlardan elde kalan 1700 adet kadar rulmanlar artık kullanılmayarak başka marka olan yine ... tip ... marka rulmanlar kullanılmaya başlandığını, mevcut durum ve ayıp ihbarı ile muayene yükümlülüğünün davalı tarafa ... 20.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu cevap ve karşı ihtarda davalıya bildirildiğini, davalının muayene davetine icabet etmediğini ve muayeneden kaçındığını, davalının ürettiği ve sattığı rulmanların genel standart ve piyasa şartlarında 2 yıllık garanti süresi bulunmakta olduğunu, davalı firmanın tanzim ettiği belge olan 07.12.2015 tarihli ilk sipariş teklif/ onay belgesinde ve 26.10.2016 tarihli sipariş teklif/onay belgesinde ... TİP VE.. TİP ... marka ... 2 yıllık garanti süresi olduğu açıkça belirtildiğini, davalı tarafın gerek 20 Şubat gerekse 23 Marttaki maillerinde taraflar arasındaki dava konusu dışındaki 31.10.2018 tarihli siparişe konu olan ve tesliminin gerçekleşmeyen son partideki karşılıklı anlaşmazlık nedeni ile taraflar arasındaki görüşmelerde 24.05.2019 tarihli ihtardaki davaya konu 13.11.2017 tarihli siparişten ayıplı olduğunu bildirdikleri partiden elde kalanları ve ayrıca yeni siparişten 4000 adet ... tip ... şimdilik 500 adetinin muayeneye davettinden kaçınmasının akabinde davalının ayıp ihbarına istinaden ayıba ilişkin inceleme için malları birlikte muayene ve incelemeyi kabul ettiğini, ancak tarafların Protokol hükümlerinde mutabık kalamadıklarını, davalının gelinen noktadan çok farklı şekilde istek ve taleplerini içeren 7 Nisan 2020 tarihli mailinde yer alan son protokol isteği ile ilişkinin koptuğunu, tüm bu nedenlerle, Ticari alım satımdan kaynaklı 941 adet ayıplı malların davalıya iadesi ile ayıplı malların sözleşme bedelleri toplamı 8.558,55 USD (Amerikan doları)+ Kdv bedeli alacağının fiili ödeme günündeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının , ihtardan itibaren işleyecek bankalarca uygulanan azami mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi hakkında karar verilmesini, ayıplı mallardan 941 adet içinden müşterilerce kullanılıp ayıp dolayısı ile bir başkası ile değiştirilerek iade alınan ve kullanılamayan 114 adet ... yukarıdaki toplam iade bedeli içinde yer alan 1037,25 USD ... bedeli kısmının mahkemece iade ve bedel talepleri kapsamı dışında değerlendirilmesi durumunda uğranılan maddi zararın tazmini kapsamında değerlendirilerek 114 adet ayıplı maldan dolayı 1.037,25 USD+kdv uğranılan maddi tazminat ile 827 adet ayıplı malların iadesi ile sözleşme bedelleri toplamı 7.521,30 USD + kdv alacağın olmak üzere her iki alacağın fiili ödeme günündeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının , ihtardan itibaren işleyecek bankalarca uygulanan azami mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesi hakkında karar verilmesini, iki adet ihtar masrafı toplamı 910,73 TL zararın dava tarihinden itibaren faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesi hakkında karar verilmesi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Yetkiye ilişkin itirazda; İstanbul ticaret mahkemelerinin yetkili olmadığını, yetkili mahkemelerin ... Asliye hukuk mahkemesi olduğundan davanın yetkisizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmesini, Esasa ilişkin ise; TIK'nı 23/1-c bendi gereği "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gön içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 öncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır", davalı şirketin mübrez kanun maddelerinde kendisine yüklenen muayene yükümlülüğünü yerine getirilemediğini, kanunda bu yükümlülüğün davacının iddiasının aksine alıcıya yüklendiğini, hatta basiretli- davranma yükümlülüğü altında olan davacının, müvekkili şirketten 2017 yılında teslim aldığı rulmanları, uhdesine-geçtikten sonra sekiz gün içinde incelettirmekle yükümlü olduğunu, bu da göstermektedir ki, davacının kendi sorumluluğunda bulan muayene ve inceleme yükümlülüğünü süresi içerisinde yerine getirmediğini, taraflar arasında 2018 yılında başka bir siparişe konu alacak nedeni ile çıkan uyuşmazlık sırasında bu hususu öne sürerek, salt sorumluluktan ve ödemeden kurtulma gayreti ile işbu davaya giriştiğini, haksız ve asılsız bu iddiaları öne sürdüğünü, davacının her ne kadar ... 20. Noterliğinin,... tarih ye ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkiline ayıbı bildirdiğini, müvekkilinin muayene davet ettiğini iddia etmişse de maddi hakikatin, bu şekilde olmadığını, davacının, yılı olduğunu iddia ettiği söz konusu siparişe ilişkin herhangi bir bildirimde bulunmamış, herhangi bir ihbar yapmadığını, taraflar arasında söz konusu siparişe ilişkin herhangi bir sorun meydana gelmediğini, davacı şirketin 2018 yılında sipariş ettiği başka bir siparişin bedelini ödemeyip, teslim de almayınca müvekkili şirketin yasal süreci başlattığını ve ihtarname keşide edildiğini, müvekkili şirket tarafından davacıya satılan rulmanlarda, tespit edilen bir aksaklık bozukluk, hata bulunmadığını, kaldı ki taraflar arasında, 31.10.2018 tarihli siparişten kaynaklanan uyuşmazlık olmasaydı, davacı yanın herhangi bir ayıp iddiasında da bulunmayacağını, müvekkili şirketin 31.10.2018 tarihli siparişini usul ye kanuna aykırı şekilde teslim almadan ve ödemeden, kaçınmış, piyasada daha ucuza mal ettiği rulmanları alarak müvekkili şirketi mağdur ettiğini, kendisine yasal takibin başlatıldığını öğrendiğinde de ayıplı mal iddiasına giriştiğini, davacı yanın dava dilekçesinde rulmanları işlediğini, asansörlerin üretiminde kullanıldığını, satış yaptığı firmaların da gereken işlemleri gerçekleştirdikten sonra başka firmalara sattığını, ayıbın ortaya çıktığı tarihin üzeri bu gibi söylemlerle kapatılmaya çalışıldığını, davacının yarı, açık ve belirgin bir şekilde ayıbı öğrendiği tarihi belirtmeli ve somutlaştırması gerektiğini, her türlü yoruma mahal verebilecek belirsizlikteki beyanlar ile işbu davanın hukuki mahiyetinin yüklediği satıcıya ihbar ülüğünden kaçılamayacağını, davacı yanın, müvekkili şirketten iddia ettiği gibi yıllardır ticari ilişkisi gereği ... satın aldığını, müvekkili şirketin bu işi dünya çapında büyük bir başarı ve özveri ile gerçekleştirdiğini, şimdiye değin müvekkili şirketin aleyhinde açılmış ayıplı mala ilişkin, bir dava olmayıp, böyle bir talep dahi gelmediğini, kaldı ki dava konusu rulmanların davacıya özel üretilmiş rulmanlar olmayıp, piyasaya arz edilen ve birçok firmaya satılan standart tipte rulmanlar olduğunu, davacı şirket dışında da bu ... satışının yapıldığını ancak herhangi bir sorunla karşılaşılmadığını, bu nedenle satılan malların ayıplı olduğunun, üretimlerinden kaynaklanan bir hata olduğu iddiasının kabul etmediklerini, tüm bu nedenlerle müvekkili şirket aleyhine açılan davanın önce yetki ve diğer ilk itirazlar bakımından usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esas bakımından reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyası, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafından davacıya satılan rulmanlarda ayıp olup olmadığı, var ise gizli ayıp mı yoksa açık ayıp mı olduğu, süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı ile Mahkememizin yetkisi hususlarında toplanmaktadır.
Davalının yetki itirazının, eldeki davanın para alacağından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu, TBK’nın 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda borcun alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiği, alacaklının bulunduğu yer istanbul mahkemelerinin de uyuşmazlığı çözmede yetkili olduğu anlaşıldığından itirazı yerinde görülmeyerek yargılamaya devam olunmuştur.
Taraflarca bildirilen delillerin toplanmasının ardından dosyamız rapor hazırlanmak üzere Mali Müşavir, Makine Mühendisi Bilirkişi ve Ticaret Mevzuatından Kaynaklanan uyuşmazlıklar ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen █████/2024 tarihli raporda özetle;
"a) Dava konusu rulmanların gizli ayıplı olarak davacıya teslim edilmiş oldukları,
b) Ayıp ihtarının davacı tarafından süresi içinde yapıldığı,
c) Ayıplı ifa yükümlülüğü uyarınca dava konusu bedelin davacıya ödenmesi gerektiği,
d) Davacının dava dilekçesinde 941 adet ayıplı malların davalıya iadesi ile ayıplı malların sözleşme bedelleri toplamı 8.558,55 USD + KDV bedeli alacağının tahsilini talep ettiği, Yapılan incelemede davacının, davalıdan 941 adet ... x 9,15 USD sözleşme fiyatı “ 8.610,15 USD bedel + %18 KDV 1.549,83 usd olmak üzere toplam 10.159,98 USD (77.678,12 TL) talep edeceği ( Davacının 8.558,55 USD + 1.540,54 9618 KDV = 10.099,09 usd talep ettiğinden) talebe bağlı olarak, 10.099,09 USD (77.212,59 TL) alacağına 3095 sayılı Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince 23.05.2019 ihtar tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının USD para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekecektir.
e) Davacının talep ettiği iki adet ihtarname masrafı tutarı 910,73 TL'dir masraf dekontları fotokopi olarak dosyada mübrez olup talep edilebilirliği konusunda takdir mahkemeye ait olmak üzere" yönünde görüş ve tespitlerde bulunulmuştur.
Yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamına uygun, denetime elverişli nitelikte düzenlendiği anlaşılan bilirkişi raporu Mahkememizce itibar edilebilir bulunmuş, raporda yapılan tespitlere göre dava konusu rulmanlar üzerinde yapılan incelemede, tüm rulmanların gizli ayıp niteliğinde imalat hatalı olduklarının tespit edildiği, taraflar arasındaki yazışmalar dikkate alındığında davacı tarafça süresi içerisinde davalıya ayıp ihbarında bulunulduğunun, buna göre davacının ayıplı ifa nedeniyle davalıdan ayıplı malların sözleşeme bedelleri ile dava konusu sair zararlarının tahsili talebinin yerinde olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak; 8.558,55-USD alacak ve 1.540,54-USD KDV olmak üzere toplam 10.099,09- USD alacağa █████/2017 tarihli sipariş teklif/onay formuna ve davaya konu 941 adet .../malın davalıya iade tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD para birimi ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının yapmış olduğu 910,73-TL ihtarname masrafının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Açıklanan gerekçeye göre;
Davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak;
1- 8.558,55-USD alacak ve 1.540,54-USD KDV olmak üzere toplam 10.099,09- USD alacağa █████/2017 tarihli sipariş teklif/onay formuna ve davaya konu 941 adet .../malın davalıya iade tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD para birimi ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının yapmış olduğu 910,73-TL ihtarname masrafının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihine göre alınması gereken 5.274,39 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 1.334,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.940,23 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 57.873,12 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvuru harcı, 7,80-TL vekalet harcı, 1.334,16 peşin+tamamlama harcı, 25.500,00 TL bilirkişi ücreti, 230,00 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 27.126,36 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. █████/2025
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!