Anahtar kelimeler: Geçilmiştir Bam Bati Esaskarar Yazildiği Başkan Katip Menfi Kaldirma İstenmiş

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO
: ████████ (KABUL KALDIRMA)
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: DR.... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
ESAS-KARAR NO
: ████████ E ████████ K
DAVACI
:
VEKİLLERİ
DAVALI
:
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ
: █████/2025
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkil şirket ile davalı ... Ticaret-... arasında düzenlenen █████/2019 tarihli protokol ile █████/2019 tarihinde teslim edilmek üzere müvekkiline 25 adet ankastre set satıldığını, alınacak mal bedeli olarak her biri █████/2019 vadeli 28.500,00 TL bedelli iki çek verildiğini, aynı taraflar arasında düzenlenen █████/2019 tarihli protokol ile █████/2019 tarihinde teslim edilmek üzere müvekkiline 28 adet ankastre set satıldığını, mal bedeli olarak █████/2020 vade tarihli 20.000,00 TL bedelli müşteri çeki, █████/2020 vade tarihli 11.000,00 TL bedelli, █████/2020 vade tarih 11.000,00 TL bedelli kendi çeki olmak üzere üç adet çek verildiğini, çekler karşılığında mal teslim edilmediğini ve çeklerin bedelsiz kaldığını belirterek müvekkillerinin çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ... cevap vermemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, davacı iddialarının yerinde olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, protokol kapsamında teslim edilen çekler karşılığında mal teslim edilmediğine dair ticari ilişki davacının defterlerinde kayıtlı olduğundan ve dosya kapsamına sunulan protokole davalı ... Ticaret tarafından herhangi bir itiraz gelmediğinden tanık beyanlarıyla da sabit olduğu üzere taraflar arasında ticari ilişkinin var olduğu, dava konusu çeklerin davacı tarafından davalıya verildiği, yine protokol kapsamındaki ankastre ürünlerin teslimini ispat yükü davalı üzerinde olduğundan davalının da bu hususu ispat edemediği, davalı ... Ticaret- ... yönünden davanın kabulü gerektiği, diğer davalı yönünden ise çekin bir ödeme aracı olması ve bedelsizlik iddiasının davalı hamil şirket yönünden ispat edilemediği belirtilerek davanın davalı şirket yönünden reddine, diğer davalı yönünden kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden davacı vekili tarafından;
Mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere çeklerin karşılığında mal teslim edilmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığı hususunun ispat edildiğini, mahkemece davalı ... Ticaret-...’ya verilen beş çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istenilmiş olmasına karşın yalnızca Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün ██████████ E. sayılı dosyası incelendiğini, diğer dosyalar incelenmeyerek çekte geçerli bir ciro olmadığına yönelik iddialar üzerinde durulmadığını, tanık beyanları ile davalı şirketin kötüniyetli olduğu hususunun ispat edildiğini bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık protokoller kapsamında avans iddiasına konu çekler nedeniyle davacının borçlu bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 72. maddesine göre açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı yanca dava konusu çeklerin avans olarak satım sözleşmesi kapsamında davalı ... Ticaret-...’ya ya verildiği, ancak bu davalı tarafından mal teslim edilmediği ve çeklerin ciro edilerek diğer davalının eline geçtiği belirtilerek beş çek nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiş, ayrıca Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün ██████████ E. sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, takip nedeniyle de borçlu olunmadığının tespitine, tahsil edilen paraların istirdatına karar verilmesi istenmiş, harç ise çek bedelleri üzerinden yatırılmıştır.
Davalı şirket vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde 8.02.2020 vade tarihli 11.000,00 TL tutarlı çekin vade günü bankaya ibraz edildiğini, çekin karşılığı çıkmadığını, bu nedenle Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı dosyasında, ... A.Ş'nin 30.11.2019 vade tarihli 28.500,00 TL tutarlı çek ile ... Bankası A.Ş'nin 31.01.2020 vade tarihli 11.000,00 TL tutarlı vade günü bankaya ibraz edilen çekin karşılığı çıkmadığını, bu nedenle Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı dosyasında, ... A.Ş'nin 30.10.2019 tarihli 28.500,00 TL tutarlı çekin vade günü bankaya ibraz edildiğinde karşılığının çıkmadığını, bu nedenle Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyasında icra takibine konu edildiğini bildirilerek davanın reddi talep edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 297/1-c maddesinde hükmün gerekçe bölümünün, 2. fıkrada ise hükmün sonuç bölümünün kapsayacağı hususlar düzenlenmiştir. Anılan 297/1-c maddesinde, hükmün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği öngörülmüştür. HMK'nın 297/2.maddesinde, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece davacının dava dilekçesinde harçlandırdığı talepleri gözetilmeksizin davalı ... Ticaret-... hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş olmasına karşın, yalnızca Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyasında davacının, davalı ... Ticaret ...'ya borçlu olmadığının tespitine dair hüküm tesis edildiği, yine dava konusu çeklerin birer örneği dosya kapsamında bulunmadığından davalı şirket tarafından cevap dilekçesinden anlaşıldığı kadarı ile 4 adet çekin icra takibine konu edildiği gözetildiğinde, tüm çek örnekleri getirtilerek davacının dava dilekçesindeki talepleri ile ilgili HMK’nın 297. maddesine uygun hüküm kurulması gerektiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, davanın menfi tespit istemine ilişkin olduğu, mahkemece davacının borçlu olmadığı miktar belirlenip menfi tespit yönünde karar verilmesi gerekirken, davanın mahiyetine uygun düşmeyecek şekilde HMK'nın 297. maddesi hükmüne aykırı olarak infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, denetime elverişli usulün aradığı niteliklere haiz bir kararın bulunması istinaf incelemesinin yapılabilmesinin ön şartı olup bu nitelikte olmayan bir kararla ilgili olarak istinaf denetim ve yargılaması yapılarak bir hüküm verilemeyecektir.
Zira HMK’nın 355. maddesi gereği de Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü taktirde bunu resen gözetir. Doktrinde HMK’nın 353. maddesindeki istinaf sebeplerinin örnek niteliğinde olduğu, maddede sayılmamasına karşın mutlak istinaf sebebi olabilecek başka usul hatalarının da söz konusu olabileceği görüşünde olanlar da bulunmaktadır (Akkaya Tolga, Medeni Usul Hukukunda İstinaf, Ankara 2009, s.192). Kararın gerekçesiz olması, hukuki dinlenilmesi hakkının ihlali ve bu gibi kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve istinaf denetim ve yargılamasının yapılmasına engel oluşturan hususlarda HMK’nın 353. maddesi kapsamında değerlendirilerek kararın kaldırılarak ilk derece mahkemesine gönderilmesini gerektirmektedir.
Dairemizce, bu husus kamu düzenine ilişkin olmakla HMK'nin 355. maddesi uyarınca esası incelenmeksizin kararın kaldırılmasına ve usulüne uygun nitelikte karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Kaldırma nedenine göre davacı vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekmemiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK.'nin 355.maddesi uyarınca, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA
2-HMK.'nin 355.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/(1).g. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2025 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!