Anahtar kelimeler: Yazılan Bolu Kesinlik Şartı Eksiklikleri Hazine Sayisi Etmesi Ankara Hazırlanan
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    KARAR
    : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davanın kabulüne
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki yukarıda yazılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı Hazine vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile karar kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir. Verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Dava, 2/B uygulamasına itiraz, 636 ve 654 parsellerin içinde kalan yolların orman yolu niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ilişkindir.
    Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1949 yılında 3116 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp 1950 yılında kesinleşen orman kadastrosu, 1968 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosu, daha sonra 6831 sayılı Kanunun 3302 Sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 Sayılı Kanun) değişik hükümleri uyarınca yapılıp 12.12.2014 tarihinde ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu, tüm ormanlarda aplikasyon ve 2/B uygulaması, 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunla eklenen Ek-4 üncü madde uyarınca yapılıp 27.04.2016-26.05.2016 tarihleri arasında ilan edilen kullanım kadastrosu vardır.
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bolu ili Merkez ilçesi Yayladınlar köyü 636 ve 654 parsel sayılı taşınmazların 2014 yılında 3302 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp kesinleşen 2/B uygulaması sırasında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, bu işlemin 26.04.2016 tarihinde ilan edilerek 26.05.2016 tarihinde kesinleştiğini, 2/B uygulaması ve 3402 sayılı Kanunun Ek-4 üncü maddesi hükmüne göre yapılan kullanım kadastrosu sırasında orman yollarının 636 ve 654 parsellerin içinde bırakıldığını, anılan yolların orman niteliklerinin korunması gerektiğini ileri sürerek, 2/B uygulamasının iptal edilip 636 ve 654 parsellerin içinde kalan yolların orman yolu niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesindeki 2/B şerhinin silinmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
    Bolu Kadastro Mahkemesinin 26.01.2018 tarihli ve 2016/4 Esas 2018/2 Karar sayılı kararı ile davanın 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılan 2/B çalışmasına itiraza ve tescile ilişkin olduğu, orman yolu olarak tescile ilişkin isteğin Kadastro Mahkemesinin görevine girmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 11.10.2018 tarih ve ████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı ile; "636 ve 654 parsellerin bir bölümüne ilişkin 2/B uygulamasının ve mera özel sicil kayıtlarının iptal edilip orman yolu olarak tescili ile beyanlar hanesindeki 2/B şerhinin silinmesi istemiyle kullanım kadastrosunun askı ilan süresi içinde dava açılmış olup, yörede yapılan 2/B uygulaması 12.12.2014 tarihinde ilan edildiğinden 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 11 inci maddesinde belirtilen 30 günlük kadastro mahkemesine dava açma süresi dava tarihi itibariyle çoktan dolmuştur. Dosyada bulunan kullanım kadastrosu askı ilan cetvelinde çekişmeli 636 ve 654 parseller bulunmamakta olup, bir an için kullanım kadastrosu tespit tutanağı düzenlenmiş olsa dahi kullanım kadastrosu sırasında mülkiyete ilişkin herhangi bir değişiklik yapılamaz. Kullanım kadastro çalışmalarına ilişkin ihtilaflarda mülkiyete ilişkin iddialar dinlenemez. Davacı ... yönetiminin talebi; mülkiyete ilişkin olup, 3402 sayılı Kanun'un Ek-4 üncü maddesi çerçevesinde incelenmesi mümkün olmadığından taşınmazın aynına eş söyleyişle mülkiyete ilişkin dava yönünden de kadastro mahkemeleri görevli değildir. Bolu Kadastro Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olması nedeniyle, davanın usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine" karar verildiği, kararın 11.10.2018 tarihinde kesinleştiği ve dosyanın işbu mahkeme esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
    Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; dava konusu 636 ve 654 parsel nolu taşınmazların dosya içerisinde yer alan hava fotoğrafları, memleket haritaları incelenerek daha önceki keşifte gösterilen yolun 1966 tarihinden beri mevcut olduğu, ormana bağlandığı ve devamlılık arz ettiği, dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarının da dava konusu 636 ve 654 parsel sayılı meraların içinden geçen ve ormana bağlanan orman yollarının bulunduğunu beyan ettikleri anlaşıldığından davanın kabulüne, 654 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi tarafından düzenlenen 18.09.2017 tarihli krokili raporda mavi renkle taralı olarak işaretlenen 7.757,71 m2 yüzölçümlü kesiminin mera sicil kaydının iptal edilip orman yolu olarak tesciline, 636 sayılı taşınmazın fen bilirkişi tarafından düzenlenen 18.09.2017 tarihli krokili raporda mavi renkle taralı olarak işaretlenen 1.125,72 m2 yüzölçümlü kesiminin mera sicil kaydının iptal edilip orman yolu olarak tesciline karar verilmiştir. Verilen karar davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesince; "orman, fen ve ziraat bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğraflarına, memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun şekilde yapılan inceleme, araştırma ve uygulama sonucu çekişmeli yerlerin kadimden bu yana orman yolu niteliğinde oldukları, sınırdaki ormanlık alanlarla bağlantılı oldukları ve devamlılık arz ettikleri, mera niteliğinde olmadıkları belirlendiğine, keşifte dinlenen komşu köyde ikamet eden yerel bilirkişilerin ve ... muhtarının da çekişmeli yerlerin orman yolu olduğunu bildirdiklerine göre İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 3402 sayılı Kanun’un 16/B maddesinin son cümlesi uyarınca yol, meydan ve köprü gibi orta malları tescile tabi olmayıp haritasında gösterilmekle yetinilmesi gerekmektedir. Ne var ki çekişmeli yerler, kadimden bu yana orman yolu niteliğinde oldukları halde 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sırasında PIII ve PIV poligon numaralı 2/B haritasında yol olarak gösterilmemişlerdir. Hal böyle olunca çekişmeli yerlerin orman yolu olarak haritasında gösterilmesine karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince infazda duraksama yaratacak şekilde kimin adına tescil edildiği de belirtilmeksizin orman yolu olarak tesciline yönünde hüküm kurulması doğru değildir. Diğer taraftan kabule göre de çekişmeli taşınmazlar kadastro tespiti yoluyla tescil edilmeyip ihdasen mera özel siciline tescil edildiklerinden 3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesinin uygulanmaması gerektiği halde İlk Derece Mahkemesince yargılama giderlerinin 3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesi uyarınca davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ise de davacının istinafı bulunmadığından davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan yargılama giderleri yönünden İlk Derece Mahkemesinin hükmünü aynen kurmak gerekmiştir. Bu durumda davalı Hazine vekilinin istinaf başvuru talebinin kısmen kabulüyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılıp yeniden düzeltilerek; 654 parsel sayılı taşınmazın ve PIV nolu 2/B poligonunun fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen 18.09.2017 havale tarihli krokili raporda mavi renkle taralı olarak Yol-1 ile işaretlenen 7.757,71 m2 yüzölçümlü kesiminin mera sicil kaydının ve 2/B uygulamasının iptal edilip orman yolu olarak kadastro paftasında ve 2/B haritasında gösterilmesine, 636 parsel sayılı taşınmazın ve PIII nolu 2/B poligonunun fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen 18.09.2017 havale tarihli krokili raporda mavi renkle taralı olarak Yol-2 ile işaretlenen 1.125,72 m2 yüzölçümlü kesiminin mera sicil kaydının ve 2/B uygulamasının iptal edilip orman yolu olarak kadastro paftasında ve 2/B haritasında gösterilmesine" karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından, verilen kararın usul ve kanuna aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    SONUÇ
    :Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!