Anahtar kelimeler: Motorların Kurulumu Bakımı Bugüne Asansör Satımdan Aradan Asansörlerin Motor Alımlarını

T.C.

İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, asansörlerin bakımı ve kurulumu için gerekli olan tüm parça ve motorların satışını yaptığını, davalı ise asansör kurulumu ve bakımı vb. diğer işleri yaptığını, taraflar arasında ticari ilişki 2018 yılından takip tarihine kadar devam ettiğini, davalı taraf,2018 yılından bugüne kadar müvekkili şirketten asansör bakımından gerekli parça ve motor alımlarını gerçekleştirdiklerini, ancak bugüne kadar davalı tarafın müvekkil şirketten almış olduğu ürünler neticesinde cari hesap borcu takip tarihi itibariyle 365.904,17 TL olduğunu, aradan geçen süre içerisinde müvekkili şirket tarafından ödeme talep edilmiş ancak davalı tarafından ödemenin yapılmadığını, bunun üzerine 2018-2023 yıllarına ilişkin cari hesaptan kaynaklanan alacak için İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyası ile icra takibine geçtiklerini, davalı tarafça takibe yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itiraz neticesinde icra takibinin durduğunu, itiraz içeriğinde borçlunun müvekkiline hiç bir borcunun olmadığını belirtiğini, ancak icra takibine konu cari hesap bakiyesi borçlu tarafından ödenmediğini, iş bu durumun tarafların ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, işbu davadan önce dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk kapsamında İzmir Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapıldığını, ancak yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, belirterek davalı borçlunun haksız olan itirazının iptali ile İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası üzerinden davalı hakkında açılan icra takibinin 365.904.17-TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalının fatura kestiği dönem çalışan -muhasebecisi ile problem yaşadığını, aralarındaki anlaşmazlığın iş davasına konu olduğunu, şirketin kıdemli- baş muhasebecisinin de o dönem bir rahatsızlık geçirdiğini, faturaların incelenmesinin ve süresinde itirazın mümkün olmadığını, davacının teslim etmediği parçalar için tek tek fatura düzenlendiğini, bunların cari hesabına işleyerek müvekkiline olmayan bir borç çıkardığını, müvekkili şirketin Ankara-Toki'de bir proje aldığını, pnoje kapsamında paket asansör için ise davacı ile çalışmaya başladıklarını, anlaşma uyarınca müvekkilinin eksiksiz bir şekilde ödeme yaptığını, davacının ise malı sahaya indirdiğinde asansördeki ağırlıkların eksik olduğunun tespit edildiğini, bunun yanında makinelerin dişli olmasını da Toki'nin kabul etmediğini, bu durumun davacıya bildirildiğini, müvekkilinin dişsiz makine farkını da kabul ederek elindeki malların iadesini istediğini, iade talebini davacı tarafından kabul edildiğini, aradaki farkın da müvekkilince eksiksiz ödenmesi sonucu dişlisiz makinelerden oluşan yeni mallar davacı tarafından kimi ürünlerde taş denen-ağrılık denen sarkaçların eksikliği nedeniyle iade edildiğini, müvekkili şirketin mali işler personellerinin yaşadığı yaşattığı problemler döneminde davacı paket asansör mantığına aykırı bir şekilde paket içinde yer alan ve zaten teslimat içinde yer alan parçalara ayrı ayrı fatura kesmeye başladıklarını, faturalara süresinde itiraz edilmemesi ile bu faturaların cari borca eklendiğini, itiraz edilmemesi ile bu faturaların müvekkili şirketin defterlerine de geçirildiğini, müvekkili ile davacı arasındaki anlaşma paket asansör şeklinde olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen her türlü yükümlülüğü yerine getirdiğini, ödemelerini süresinde ve eksiksiz yaptığını, davacının ise ilk teslimattan, dişlisiz teslimata kadar hep ağırlıklarda eksikler ile teslimatı gerçekleştirdiğini, müvekkili ekstra ödemeler yaparak bu eksiklikleri piyasadan gidermeye çalıştığını, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin de iş bu davanın da ileride ayrıntılı ve açıklamalı bir şekilde sunacağımız delillerimizin incelenmesi ile haksız ve hakkaniyete aykırı olduğunun anlaşılacağını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan cari ilişkiye dayalı ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın asıl alacak üzerinden avans faiziyle birlikte devamı istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 2018-2023 yıllarına ilişkin cari hesaptan kaynaklanan alacak için toplam 407.316,50-TL üzerinden takibin başlatıldığı, ödeme emrinin davalı/ borçluya tebliği edildiği, davalı tarafından ödeme emrine itiraz edildiği ve itiraz üzerine takibin durduğunu, görülmüştür.
Dava bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davacı satım sözleşmesinde satıcı konumunda bulunduğundan ücret talep edebilmesi için öncelikle faturaya konu ürünleri davalı/satın alana teslim ettiğini ispatla yükümlüdür. Bu nedenle mahkememizce ön inceleme celsesinde taraflara ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirmek için mehil verilmiş olup, taraf ticari defterleri ile celp edilen B/A formları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup,
Bilirkişinin █████/2024 tarihli raporunun sonuç kısmına göre; "Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; dosya kapsamı ve taraf ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “Analiz Tespit Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda;
* Davalı taraftan incelenmek üzere bilirkişiliğimce istenilen 2018-2019-2020-2021-2022 yıllarına ait ticari defterlerin arşiv deposundan bulunulmaması nedeniyle sunulamadığı, bu konudaki beyanın raporun 1 nolu ekinde sayın mahkemenize sunulduğu,
Davalı Ticari Defterlerinin Tasdikine İlişkin Yapılan İncelemede;* Davalının 2023 yılında e defter kapsamında olduğu, İncelemeye sunulan ticari defterlerin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3. Maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2023 yılı yevmiye defterleri için süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı,
Davalı Ticari Defterleri üzerinde Yapılan İncelemede;
* Davalı şirketin 2023 yılına ait ticari defterlerinde, 2022 yılından devreden 355.997,01 TL davacı alacağının olduğu,
*Takip tarihi itibariyle davalı ticari defterlerinde 355.997,01 TL davacı alacağının bulunduğu,
Davacı Ticari Defterlerinin Tasdikine İlişkin Yapılan İncelemede;
*Davacının incelemeye sunulan 2019-2020-2021-2022-2023 yılında e defter kapsamında olduğu, İncelemeye sunulan ticari defterlerin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2019-2020-2021-2022-2023 yılı yevmiye defterleri için süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı,
Davacı Ticari Defterleri üzerinde Yapılan İncelemede;
* Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 365.904,17 TL tutarında alacaklı olduğu tespit Edilmiştir.
Taraf Ticari Defterleri arasındaki Farkın İncelenmesinde;
*27.04.2022 tarihi itibariyle davacı ticari defterinde davalıdan olan alacak 355.904,17 TL iken davalıda 2022 yılından devreden borcun 355.997,01 TL olduğu ve aradaki farkın (92,84 TL) yıllar itibariyle gelen bakiye farkından meydana geldiği, ancak 26.05.2022 tarihinde davacının”...nolu çek için vade farkı” açıklamalı 10.000,00 TL tutarında, davalıyı borçlandırıcı kayıt yaptığı bu kayıt sonrasında davacının ticari defterlerinde davalıdan olan alacağının 365.904,17 TL olduğu aradaki 10.000,00 TL farkın bu kayıt nedeniyle oluştuğu tespit edilmiştir.
* Sayın mahkemenizce davacı tarafın ticari defterlerinin esas alınırsa davacının davalıdan 365.904,17 TL alacaklı olacağı, davalı tarafın ticari defterleri esas alınırsa davacı alacağının 355.904,17 TL olacağı,
*Takipte 41.412.,33 TL işlemiş faiz talebinin yer aldığı, dosya kapsamında yapılan incelemede davalıya gönderilmiş bir ihtarnamenin bulunmadığı, temerrüt şartlarına ilişkin takdirin sayın mahkemenizde olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
Somut olayda, satıcı konumunda bulunan davacı cari hesaba kaydı yapılan faturalara konu ürünleri teslim ettiğini iddia etmekte, davalı taraf ise faturalarda yer alan bir kısım ürünlerin eksik teslim edildiğini bir kısım ürünlerin ise bedelsiz olması gerekirken fiyatlandırma yapıldığını, faturaların kesildiği dönemde muhasebeci ile sorunlar yaşandığını bu nedenle de faturalara itiraz edilemediğini savunmaktadır. Davacı ticari defterlerine göre davacı alacağının (10.000,00 TL vade farkı bedeli bulunmaması rağmen) 365.904,17 TL, davalı ticari defterlerine göre ise davacı alacağının 355.997,01 TL olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş olmakla, tarafların ticari defterlerinde ki farkın yıllar itibari ile gelen bakiye farkından (92,84 TL)
ve davacının 10.000,00 TL "çek vade farkı" açıklaması ile davalıyı borçlandırıcı işlem yapmasından kaynaklandığı, bu hali davacı tarafından cari hesaba ilişkin düzenlenen faturaların bedelleri ile birlikte davalı şirket tarafından ticari defterlere kaydedilmiş olması HMK' nun 222. Maddesi gereği ürünlerin eksiksiz bir şekilde teslim edildiği ve teslim edilen ürünler karşılığında davalının bedel ödeme borcu altında bulunduğu kesin delil ile ispat edilmiş olup, bir kısım ürünlerin bedelsiz bir şekilde teslimi konusunda taraflar arasında sözleşmenin bulunduğuna yönelik kesin delilin aksini ispata yaran delilin davalı tarafça dosyaya sunulmamış olması, davalının muhasebecisi ile olan sorunların iç ilişkiyi ilgilendirdiği davacı yönünden bağlayıcı nitelikte olmadığı görülmekle, hatırlatılan yemin hakkı da süresinde kullanılmadığından davacının muvafakati bulunmadığından yeninden yemin delili için mehil verilmesi talebi kabul edilmeyerek, vade farkına yönelik taraflar arasında teamülün bulunmaması ve bu yönde yapılmış yazılı sözleşmenin de olmaması nedeniyle (davacı tarafın █████/2024 tarihli dilekçesi) vade farkına yönelik bedel mahkememizce kabul edilmeyerek, davacının ticari defterlerinde ki alacak miktarı davalı lehine olduğundan 365.904,17 TL bakiye miktardan vade farkı bedeli düşülerek davanın asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Kabul edilen bedel faturalara dayandığından alacak likit olarak değerlendirilmiş ve davacı lehine tazminata hükmedilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 355.904,17 TL üzerinden ve bu bedele takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans faiziyle birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davalının sorumlu olduğu 355.904,17 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 71.180,83.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 24.311,81 TL karar ve ilam harcının yatan 4.212,15 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 20.099,66 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 4.212,15 TL ve 427,60 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 60,00 TL posta ve diğer giderler, ile 5.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 5.060,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 4.921,71 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 56.944,67 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 85,27 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 3.034,73 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip...
E imza
Hakim ...
E imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!