Anahtar kelimeler: Tahmil Özetlemüvekkil Yazma Paketleme Bonoyu Vermeyi Satımdan İlinde Sektöründe Sunmuş

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACILAR
: 1-
2-
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
KARAR YAZMA TARİHİ
:
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle;Müvekkil firmalar Konya ilinde nakliye, paketleme ve tahmil sektöründe faaliyet gösteren firmalardır ancak davalı ile aralarında icra takibine konu olacak bonoyu vermeyi gerektiren bir ticari ilişkileri mevcut olmadığını, davalı tarafından müvekkil şirketler aleyhine Konya . İcra Müdürlüğü - ... esas numaralı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapıldığını ve ihtiyati haciz kararı alınmış olup müvekkil şirketler tarafından İcra tehdidi altında 227.744,45 TL ödeme yapıldığını, bahsi geçen icra dosyası alacaklının talebi üzerine 16.06.2022 tarihinde haricen tahsil ile kapatıldığını, iş bu icra takibi kötü niyetli olup haksız biçimde tahsilat yapma amaçlı olduğunu, istirdat davasında borçlu olduğu ileri sürülen kişi “davacı”, borçlunun ödemeyi gerçekleştirdiği takip alacaklısı ise “davalı” sıfatını haiz olduunu, borçlu adına ödeme yapan kefil de davacı sıfatıyla takip alacaklısına karşı geri isteme davası açabildiğini, takibe konu bononun lehtarı ... isimli kişi olmasına rağmen icra takibine ciranta sıfatıyla davalı ... işleme koymuş ve tahsilatı davalı yaptığını, davalının 20.01.2022 vade tarihli, 30.12.2021 düzenleme tarihli, 160.000 TL bedelli bonoyu Konya . İcra Müdürlüğü - ... E. Sayılı dosyası ile müvekkili şirketler aleyhine icra takibine koyduğunu ve ihtiyati haczi kalarak müvekkil şirketlerin menkul, gayrimenkul malvarlıkları ile banka hesaplarına ve 3.kişilerde bulunan alacaklarına ihtiyati haciz koymuşlardır ancak bahsi geçen bonodan kaynaklı müvekkil şirketlerin davalıya borcu bulunmadığını, müvekkili şirketlerin ne lehtar ... ne de davalı alacaklı ...'ya iş bu bonoyu vermesini gerektirecek bir borçları ya da ticari ilişkileri olmadığını, zira bahsettikleri üzere kaşeleri üzerinde bulunan imzalar da şirket yetkililerine ait olmadığını, düzenleme tarihi itibariyle müvekkil brz şirketinin kambiyo senedi keşide etmeye tek yetkilisi ... olduğunu, diğer müvekkili innotem şirketinin kambiyo senedi keşide etmeye tek yetkilisi ... olduğunu, şirketlerin ticari temsilcileri de bulunmadığını, bu hususlara ilişkin ticaret odasına müzekkere yazıldığında da şirketlerin tek yetkilerinin bu isimler olduğu ve şirket yönetim kurulu tarafından herhangi bir ticari temsil atanmadığı hususu görüleceğini, ekte sunulu bono incelendiğinde görüleceği üzere bonoda ... ve müvekkil şirketler keşideci/aval olarak gözüktüğünü ancak bonoda müvekkil şirket ... ve ... kaşeleri üzerinde yer alan imza şirket yetkililerimize ait olmadığını, icra takibine dayanak yapılan senette müvekkil şirketlerin yetkilisinin veya müvekkil Şirketlerce Kambiyo Taahhüdü düzenleme yetkisi verilmiş olan herhangi bir kimsenin imzası bulunmadığını, zira şirketlerin yetkili isimleri dilekçemizde belirtildiğini, davalı taraf da bu durumu bilmesine rağmen şirketleri zor durumda bırakma gayesiyle ihtiyati haciz kararı alarak şirketleri zor durumda bırakıp icra takibine konu bonoyu müvekkil şirketlere ödettirmek zorunda bırakmış ve müvekkil şirketler takip kesinleştikten sonra dosya borcunu müştereken ödediğini, müvekkil şirketler malvarlıkları ile mevduatlarına haciz konulduğu için ticari işlerinin sekteye uğramaması gayesiyle icra tehdidi altında mecburen ödeme yaptığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla imzaların müvekkil şirket yetkililerine ait olmadığını ancak imzaların müvekkil şirketler yetkilisine ait olması ihtimalinde dahi müvekkil şirketlerin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bu hususa ilişkin şirketlerin ticari defterleri incelenebilecek veya mahkemece kabul görmesi halinde tanık dinletilebileceğini, zira davalı tarafın kötü niyetli olduğunu ve müvekkili şirketlerin davalıya borcunun olmadığını, imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, davalının haksız olduğunu gösteren başkaca bir durum ise icra takibine lehtar ... borçlu olarak eklenmemiş olduğunu, sadece müvekkil şirketlerin ve dava dışı ... borçlu olarak eklenmesi olduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkil şirketler tarafından icra tehdidi altında borçlu olmadığı halde müştereken ödemek zorunda kaldıkları 227.744,44 TL'nin istirdadı yönünde haklı davanın kabulüne karar verilerek müvekkili şirketlere icra dosyasının kapandığı tarih olan 16.06.2022 tarihinden itibaren reeskont avansı faizi ile birlikte geri ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Açılan davanın haksız olduğunu, davanın reddi zorunlu olduğunu, iddiaları ve davayı kabul etmediklerini, davanın istirdat talebine ilişkin olduğunu, ancak dava dilekçesindeki birçok hususun gerçek dışı olduğunu, davacıların haksız kazanç peşinde olduğunu, müvekkilinin ciro yolu ile elde ettiği kambiyo senedini icra takibine konu ettiğini ve alacağını tahsil ettiğini, ancak ödemeyi yapan davacılar olmadığını, davacıların bu konudaki iddiaları asılsız olduğunu, icra dosyası borcunun davacılar tarafından ödenmediğini, icra takip borcunun hangi davacı tarafından hangi ölçüde ödendiği öncelikle ispat edilmesi gerektiğini, müvekkilinin alacaklıya davacılar tarafından yapılmış hiçbir ödeme söz konusu olmadığını, müvekkilinin alacağını, diğer borçlu ...'ten tahsil ettiğini, ödeme yapmayan davacıların istirdat talebinde bulunmaları mümkün olmadığını, ancak vekil olarak taraflarına icra vekalet ücreti ve masraf alacakları mahsuben davacının borçlu olduğu başka bir icra dosyası ile birlikte iki icra dosyası için toplamda sadece 35.000 TL ( EFT ile ) davacı tarafça ödeme yapıldığını, bu miktarın bir kısmı davaya konu icra dosyasına istinaden iken, bir kısmı dava dışı Konya .İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyasına istinadendiğini, söz konusu 35.000 TL nin hangi davacı tarafından ödendiği ve ayrıntıları ise banka kayıtları incelendikten sonra ayrıca mahkemeye bildirileceğini, davacının diğer iddialarının ise müvekkili doğrudan ilgilendiren hususlar olmadığını, zira kambiyo senetlerinde hakim ilkelerin dikkate alındığında davacının ticari ilişkilerinin davanın konusu olmadığını, müvekkilinin ciro yolu ile senedin alacaklısı konumunda olduğunu, senet üzerinde anlaşılmayan hususlardan müvekkilinin sorumluluğunun söz konusu olmadığını, davacıların kötüniyetli olduğunu, kendileri tarafından ödenmemiş bir bedelin peşinde olduklarını, davacı şirket yetkilleri, diğer borçlu ... ile ilgili iç çekişmelerine müvekkili alet ettiklerini, bu nedenle iyiniyetli olduklarını söylemek mümkün olmadığını, dava kanunun öngördüğü sürede açılmadığını, bu bakımdan zamanaşımı-hak düşürücü süre itirazımız söz konusu olduğunu, bu hali ile davanın esastan incelenmeksizin reddini talep ettiklerini, yine, müvekkilinin alacağını aldığı tarihin üzerinden, bir yıldan fazla zaman geçtiğini, istirdat taleplerinin bir yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, müvekkiline işbu davada husumet düştüğünü, bu nedenle de husumet itirazları söz konusu olduğunu, dolayısıyla davacının hukuki muhattabının müvekkili olamayacağını, davacının faiz talebinin yerinde olmadığı gibi talep ettiği faizin de oranın da yerinde olmadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun davanın usul ve esastan reddine, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ; davacıların Konya .İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından sebep yaptıkları ödemeden dolayı ödedikleri miktarı davalıdan istirdat edip edemeyecekleri, edebilecekler ise ne miktarda edebilecekleri hususlarında olduğu anlaşıldı.
Davacı tarafından sunulan █████/2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle; her iki davacı yönünden davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli dilekçesinde özetle; davacı tarafça davadan feragat halinde her iki davacıdan da masraf ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, gereğinin yapılmasını talep ettiği görülmektedir.
HMK nun 307. maddesi "(1)Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." hükmünü amirdir.
HMK nun 309. maddesi "(1)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmünü amirdir.
HMK nun 310. maddesi "(1)Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." hükmünü amirdir.
HMK nun 311. maddesi "(1)Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." hükmünü amirdir.
HMK nun 312. maddesi "(1)Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (2)Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmünü amirdir.
Mahkememizce yapılan değerlendirme neticesinde 6100 sayılı HMK'nin 312/1 maddesi gereğince feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet, ona göre belirlenir. 492 sayılı Harçlar Kanunu 22. maddesinde; davadan feragat muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacağı açıkça düzenlenmiştir. Somut olayda feragat ilk celseden sonra vukuu bulmuş olduğundan dolayı karar ve ilam harcının üçte ikisi alınmıştır. Davacıların davasından feragat etmesi nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin olarak aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-)Açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın 2/3ü olan 205,13-TL'nin peşin olarak yatırılan 3.889,31-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 3.684,18TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara İADESİNE,
3-)Hazine tarafından karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-)Davalı tarafça talep edilmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-)Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. █████/2025
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!