Anahtar kelimeler: Vasisi Cismani Bam Yazildiği Başkan Katip Adana Ölüm Üye Hmk

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: .... Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI
: ... Esas, ... Karar
DAVACILAR
: 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
3- ... - ... ...
VEKİLLERİ
: Av. ... -
DAVALILAR
: 1- .... -
VEKİLİ
: Av. ... - ...
2- ... - ... vasisi ... - ... -
DAVA
: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
KARAR TARİHİ
: 06.03.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: 06.03.2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
:
DAVA
: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 27.01.2017 tarihinde sürücü ... yönetimindeki ... plaka numaralı araç ile tek taraflı trafik kazası yaptığını, kazanın her ne kadar müvekkillerinin desteği olan sürücü ...'ın kusuru ile meydana geldiğinin kaza tespit tutanağında belirtilmişse de, aynı tutanakta aracın lastiklerinin de mevsime uygun olmadığının belirtildiğini, müvekkilleri ..., ... ve ...'ın, kazada ...'ın ölmesiyle desteğinden yoksun kaldıklarını, ayrıca yaşanan olay sonucu müvekkillerinin büyük bir üzüntü ve acı yaşadıklarını, yaşanan acıyı telafi etmesi mümkün olmamasına rağmen, bir nebze de olsa hafifletmesi açısından eldeki davayı açtıklarını, ... Plakalı aracın 2016- 2017 tarihleri arası geçerli ... numaralı poliçe numaralı trafik sigortasını düzenleyen davalı ... şirkete yaptıkları başvurunun davalı şirket tarafından dayanaktan yoksun olarak reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın, işleten yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ayrıca müvekkillerinin her biri için ayrı ayrı 3.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı işleten ...' den tahsili ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, trafik sigortası yeni genel şartları ve 6704 sayılı torba yasa uyarınca işletenin %100 kusurlu olarak ölmesi sonucu varislerin destekten yoksunluk tazminatı talep etme haklarının bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren ve yasal faizle sorumlu olduğunu, müvekkili şirkete davadan önce başvuru yapıldığını ancak sorumluluklarının olmadığının tespit edildiğini, söz konusu olayın haksız fiilden kaynaklandığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe sebebiyle değil haksız fiil sebebiyle olduğunu, taraflar arasında ticari bir ilişki mevcut olmadığını belirterek, dosyanın yetki yönünden reddini, müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmayan, hiç bir mesnedi olmayan ve kötü niyetle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, davanın reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
: Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin 12.10.2021 tarihli celsesinde raporlar arasında çelişki olduğu bahsiyle yeni bir rapor aldırılmasına karar verildiği ancak düzenlenen yeni raporun ne ara kararı ne de çelişkili olan raporlardan hangisine ne sebeple üstünlük sağlandığı konusunda yeterli açıklamaya sahip olmadığını, hükme esas alınan heyet raporunda; müteveffanın kazada tek başına kusurlu olduğu, araç işleticisi ve maliki davalı ...'in sorumlu olmadığı tespiti yapıldığını, heyet raporunda araç işleticisi konumunda olan ...'in sorumlu olmadığına dair tespitinin hatalı ve maddi deliller ile çelişmekte olduğunu, dilekçesinde bildirdiği emsal kararda açıkça lastik patlamasının dahi mücbir sebep olarak görülmezken eldeki olayda aracın yol koşullarına uygun olmayacak şekilde "lastik diş derinliğinin yetersiz olduğu" gözetildiğinde aracın malikinin sorumluluğunu ortadan kaldıracak şekilde durum olmadığı aksine davalı araç maliki ve sigorta şirketinin müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarının ortaya konmuş olacağını, davalı aracın sahibinin aracın lastiklerinin bakımını yapmadığı gibi kaza tarihi olan ocak ayında mevsim koşullarına göre araç lastiklerini kış lastiği ile değiştirmeyerek kusurlu davranmış olduğunu ayrıca söz konusu aracın kiralama şeklinde kullandırıldığından kış lastiklerinin olmayışının araç malikinin başlı başına kusurlu olması için yeterli olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili istinaf etmiştir.
Davacılar vekili, gerçekleşen kazada işletenin kusuru ile sorumlu olduğuna, hükme esas alınan kusur raporuna yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
2918 sayılı KTK 89/2 md.si "İşletenlerden ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahiplerinden birine ait bir şeyin zarara uğraması halinde, zarar gören, ancak zarar veren işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kimsenin kusuru veya geçici olarak temyiz gücünü kaybetmesi veya zarar verene ait araçtaki bir bozukluk yüzünden zararın vuku bulduğunu ispat etmesi halinde zarar veren işleten veya işleticinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi tazminatla yükümlü tutulur." hükmü ile 2918 sayılı Kanun 91. maddesi gereğince Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası bulunmayan, yada sigortası olupta sigortalısı belirlenemeyen kazalar neticesinde kişiye gelen bedensel zararlar için güvence hesabı oluşturulacağı ve bu tip zararlardan dolayı güvence hesabının sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Somut olayda, 27.01.2017 günü, saat 18
:05 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Diyarbakır-Siverek istikametine seyri sırasında olay mahalli tehlikeli virajlı yol bölümüne geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağından yoldan çıkması sonucu ölümlü-yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir.
Kaza tespit tutanağına göre; "Yol sorunu" kısmında kazaya etken yol sorunu olmadığı işaretlenmiştir. Kazanın özeti kısmında aracın lastiklerinin mevsime uygun olmadığı belirtilmiştir.
Dosya içinde, 04.12.2018 tarihli .... Asliye Hukuk Mahkemesi Mahkemesine sunulan bilirkişi raporunda sürücü ...'ın % 65 oranında kusurlu, ... plakalı aracın sahibi veya işletenin %35 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosya içinde, mevcut █████/2021 tarihli ATK ilgili hukuku dairesinin kusura ilişkin bilirkişi raporunda; gerçekleşen kazada sürücü ...'ın % 100 derecede kusurlu olduğu belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesince iki rapor arasında çelişkiyi gidermek üzere dosyanın Karayolları Fen Heyetinden oluşan heyetten rapor aldırıldığı görülmüştür. İş bu 03.12.2021 tarihli rapora göre gerçekleşen kazada sürücü ...'ın % 100 derecede kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden davacıların desteği ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı kiraladığı, davalı işleten ...'in de kabulün de olduğu anlaşılmıştır.
Mevcut delil duruma göre; davalı araç maliki ..., aracını dava dışı ... Rent a car'ın kullanımına izin vermis olduğu anlaşılmaktadır. Keza konusu otomobil Mersin ilinden 26.01.2017 tarihli "Oto kiralama Sözleşmesi" ile dava dışı ... tarafından 2 gün kiralanmıştır. Kira sözleşmenin 2. maddesinde "araç sözleşmede kaydı yapılmayan kişiler kesinlikle aracı kullanamaz" ş̧erhinin de mevcut olduğu, sözleşme ekinde "Rentacar firmasından izin alınmaksızın Kiralanan Araç Rentacar Firmasının bulunduğu ilin dışına çıkamaz," hükmü mevcut bulunduğu da görülmüştür.
Davalı ...'in maliki bulunduğu ... plakalı aracın kullanım amacı hususi olarak tescil edilmiş bulunmaktadır. Buna göre 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bu kanuna bağlı olarak çıkartılan Yönetmelikte araçlarda mevsimine uygun lastık kullanılacağına dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Yönetmeliğin 1 sayılı araçlarda bulundurulması gereken tebhizat le bunların niteliklerini gösteren içerikli cetvelde "Otomobil, minibüs, otobüs, kamyonet, kamyon, çekici araçlar, lastik tekerlekli traktör türü araçlarda "Kriko, bijon anahtarı, dış ışık donanımı için birer adet yedek ampul, pense, tornavida, seyyar lamba veya el feneri, karlı ve buzlu günler için bir cift patinaj zinciri cekme halatı." bulundurma zorunluluğu mevcuttur. Trafik kazası tespit tutanağından davacıların desteğinin idaresindeki araca karlı buzlu reminde seyri sırasında zincir takmadığı anlaşılan olayda; araç sürücüsünün sorumlu olduğu değerlendirildiğinden araç malikine kusur atfedilmesi yerinde olmadığı değerlendirilerek, destek sürücü ... olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatine varılarak, davacılar vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 179,90 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 435,50 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy çokluğu ile karar verildi. 06.03.2025
... ... ... ...
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!