Anahtar kelimeler: Geçilmiştir Bam Esaskarar İddianin Yazildiği Kaldirma İstenmiş Eksiklik Ankara Bilgileri

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ███████
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ22. H U K U K D A İ R E S İESAS NO
: █████████ ( KABUL KALDIRMA)KARAR NO
: ███████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022ESAS-KARAR NO
: ████████ E ████████ KDAVACIVEKİLLERİDAVALIDAVANIN KONUSU
: AlacakKARAR TARİHİ
: █████/2025YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜİDDİANIN ÖZETİDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında █████/2015 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve █████/2015 tarihli Ek Protokol imzalandığını, sözleşme hükümlerine göre davalının kestiği faturaların müvekkili tarafından bazen banka aracılığıyla ile bazen DBS sistemi ile ödendiğini, davalının sözleşmeye aykırı uygulamaları nedeni ile piyasa koşullarında rekabet edilemediğinden █████/2019 tarihli ihtar ile sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiğini, fesih ihtarının █████/2019 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, DBS sisteminin özelliği gereği davalının kestiği faturaları sisteme girdiği an müvekkili şirketin hesabından paranın davalının hesabına aktarıldığını, davalının haksız şekilde █████/2019 tarihli 46.148,88 TL ve █████/2019 tarihli 96.542,17 TL bedelli 2 adet faturayı keserek müvekkili şirketin hesabından █████/2019 tarihinde 142.691,05 TL olarak tahsil ettiğini, ilgili faturaların daha sonra █████/2019 tarihinde kargo aracılığı ile müvekkili şirkete gönderildiğini, █████/2019 tarihli ihtar ile müvekkili tarafından faturalara itiraz edildiğini, açıklanan nedenlerle davalı tarafından tahsil edilen paranın iadesinin gerektiğini, ayrıca sözleşme ve ek protokol gereğince müvekkili şirketin alım yaptığı ikmal noktasındaki ... alış fiyatı üzerinden %0,75, eğer farklı ikmal noktalarından dolum yapılır ise ve alış fiyatı Tüpraş fiyatının altında olur ise bu noktalardan yapılan alım fiyatlarının üzerine %0,75 kar ilave edilerek satış yapılacağını ve her halükarda bayinin alış fiyatının Tüpraş+0,5'i geçemeyeceğinin kararlaştırıldığını, buna rağmen davalının hileli ve gizli hareketleri ile bu fiyatların ve oranların çok üzerinde mal satışı yapıp fatura kestiğini ve bu nedenle 170 tanker civarında bir alım satımdan dolayı haksız kazanç elde ettiğini belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin hesabından haksız olarak alınan 100,00 TL ve yüksek fiyattan mal satımı nedeni ile fark bedellerinden 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile müvekkilinden hesabından DBS sistemi ile haksız tahsil edilen alacak yönünden talebini 142.691,05 TL'ye yükseltmiştir.SAVUNMANIN ÖZETİDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında █████/2015 tarihinde 5 yıllık Akaryakıt Sözleşmesi imzalandığını, █████/2019 tarihinde sözleşmenin 5 yıl süre ile uzatılması hususunda protokol imzalandığını, sözleşme süresi dolmadan davacının █████/2019 tarihli ihtar ile sözleşmeyi hiçbir gerekçe göstermeden haksız şekilde feshettiğini, aynı gün █████/2019 tarihinde davacı şirket yetkilisinin müvekkilini arayarak sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, aynı gün DBS hesabının bulunduğu banka tarafından müvekkiline gönderilen mail ile davacı şirketin DBS limitinin iptal edileceğinin bildirildiğini, DBS limitinin kapanması halinde müvekkili şirketin alacaklarını tahsil edemeyeceği düşüncesi ile sözleşmeden doğan haklarını kullanılarak █████/2019 tarihli 2 adet faturayı düzenleyerek DBS sistemine yüklediğini, dava konusu █████/2019 tarihli 46.148,88 TL bedelli faturanın davacı şirket akaryakıt istasyonunu yapılan yatırımlardan kaynaklı alacaklar, █████/2019 tarihli 96.542,17 TL bedelli faturanın ise sözleşmenin süresinden önce feshi ve ifa imkanı kalmaması sebebiyle uğranılan kar mahrumiyetine ilişkin olduğunu, sözleşmenin süresinden önce feshi halinde sözleşme sonuna kadar elde edilmesi muhtemel kar bedeli ile bayiye yapılan yatırımlardan kaynaklı ariyet bedellerinin bayiden talep edilebileceği hususlarının sözleşme ile düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından davacı yanın piyasa ile rekabet etmesi amacı ile her türlü fedakarlığın yapıldığını, iddia edildiği gibi gizli veya hileli herhangi bir işlem olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİMahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen █████/2015 tarihli 5 yıllık Akaryakıt Bayilik, █████/2015 tarihli Akaryakıt Bayilik Anlaşmasına Ek Protokol başlıklı ve █████/2019 tarihli Akaryakıt Bayilik Anlaşmasına Ek Protokol başlıklı sözleşmelerinin bulunduğu, davacının davalı bayii olarak hizmet verdiği, sözleşmeler uyarınca davalı tarafça davacı şirkete ait istasyonun kurulumu için faturalandırılmak sureti ile 49.590,23 TL'lik yatırım yapıldığı, davacının sözleşme tarihinden, sözleşme iptal tarihine davalıdan 22.000.000,00 TL'yi aşan tutarda ürün aldığı, sözleşmenin █████/2019 tarihli ihtarname ile gerekçe gösterilmeksizin davacı tarafından tek taraflı olarak haksız şekilde fesh edildiği, 5 yıllık sözleşmenin süresinin bitim tarihinden önce feshi nedeni ile davalının 96.542,17 TL kar mahrumiyeti zararının oluştuğu, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 9. maddesi gereği davalıya tanınan seçimlik yetki uyarınca düzenlenilen 46.148,88 TL bedelli akaryakıt istasyonuna yapılan yatırımlardan kaynaklı alacaklar için ariyet bedeline ilişkin faturanın ve 11.maddesi gereği 96.542,17 TL bedelli sözleşmenin süresinden önce feshi ve ifa imkanı kalmaması sebebiyle uğranılan kar mahrumiyetine dayalı faturanın taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak tanzim edilip DBS sistemi üzerinden tahsil edildiği, sözleşme tarihi ile sözleşme fesih tarihi arasında süregelen ticari ilişki içerisinde davalının taraflar arasındaki ek protokollerin 7. maddesine aykırı olarak % 0,75 kar marjı üzerinde toplam 92.153,45 TL'lık fatura düzenlediği ve davacıdan tahsil ettiği, bu bedeli talepte davacının haklı olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 22.000.000,00 TL'yi aştığı dikkate alındığında bu durumun sözleşmenin feshi için haklı sebep teşkil etmeyeceği gibi davacı tarafça da ihtarda fesih sebebi olarak dayanılmadığı gerekçesiyle davacının banka hesabından DBS sistemi üzerinden fatura karşılığı davalı tarafça çekilen bedele yönelik alacak (istirdat) davasının reddine, yüksek fiyattan mal satımı nedeniyle fiyat farkına yönelik davasının kabulüne karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi kök ve ek raporunun hükme esas alınamayacağını, hukukçu olmayan bilirkişilerin sözleşme hükümlerine davalı lehine yorumladıklarını, eksik değerlendirme ve eksik inceleme ile rapor düzenlendiğini, fesih ihtarının tebliğinden önce davalı tarafından düzenlenen 2 faturanın haksız ve mevsimsiz olduğunu, sözleşmede asgari alım taahhüdünün bulunmadığını, fiyat farkı nedeniyle fazla tahsilat yapıldığının sabit olmasına rağmen feshin haksız olduğuna karar verilmesinin yerinde olmadığını, fazla fiyattan mal satıldığı kabul edilmiş ise bu hususun eksik olduğunu, bilirkişilerin 2015-2016-2017 yılı fatura ve ticari defterlerini incelemediğini, bu yöndeki itirazların dikkate alınmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin fiyat farkına ilişkin davanın kabulüne yönelik kararının hatalı olduğunu, davacının faturalara TTK 21/2 maddesi uyarınca süresinde itiraz etmeyerek ticari defterlerine işlediğini, fatura içeriklerini kabul ettiğinden artık itiraz edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ikmal noktası dikkate alınmadan İzmir Ham Tüpraş birim fiyatı üzerinden ve sigorta bedelleri dahil edilerek yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacının bayilik sürecinde Tüpraş Mersin Terminalinden ikmal yaptığından Tüpraş Mersin Terminali birim fiyatının dikkate alınması gerektiğini, doğru hesaplama yapıldığında müvekkili tarafından fazla değil eksik tahsilat yapıldığının anlaşılacağını, birim fiyat belirlenirken mal bedeli olmayan ve mevzuat gereği zorunlu olarak tehlikeli madde taşınmazı sırasında yapılması gereken zorunlu sigorta bedelinin fatura bedelinden tenzil edilmesi gerektiğini, ek protokolde bayiye yapılacak iskontonun toplam karlılığa bağlı olarak değişkenlik arz edebileceğine yönelik hükmün değerlendirilmediğini, itirazları karşılar ek rapor alınmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLARUyuşmazlık, davacı tarafından feshedilen bayilik sözleşmesi kapsamında davalının düzenlendiği ve davacının hesabından tahsil ettiği fatura bedellerinin yerinde olup olmadığı, bayilik süresince davalı tarafından sözleşmeye aykırı fiyatlandırma yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, alacak istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.Taraflar arasında akdedilen █████/2015 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi, █████/2015 tarihli Akaryakıt Bayilik Anlaşmasına Ek Protokol, █████/2019 tarihli Akaryakıt Bayilik Anlaşmasına Ek Protokolün imzalandığı, davacı tarafından davalıya gönderilen █████/2019 tarihli noter ihtarında, bu güne kadar devam eden bayilik sözleşmesinin piyasa koşullarında rekabet edemedikleri için görülen lüzum üzerinde feshedildiğinin belirtildiği, davacı tarafından davalıya gönderilen █████/2019 tarihli noter ihtarında; davalı tarafından düzenlenen ve DBS sistemi üzerinden tahsil edilen 11.03.2019 tarih 46.148,88 TL'lik ve 11.03.2019 tarih 96.542,17 TL'lik iki adet fatura bedelinin iadesinin ayrıca anlaşmaya aykırı fiyat ve oranlar üzerinden düzenlenen faturalar nedeniyle fazla tahsil edilen miktarın iadesinin talep edildiği, davalı tarafından davacıya gönderilen █████/2019 tarihli itirazları içerir karşı ihtarın gönderildiği görülmüştür.Talimat yolu ile davacının ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle alınan bilirkişi raporunda; davacının banka hesabından ticari çalışmanın seyri olarak davalının bankadan çektiği iki faturakarşılığı 142.691,05 TL’yi davacı firmanın defter ve hesaplarında verilen sipariş avansları olarakyansıttığı tespit edilmiştir.Davalının ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinden alınan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen heyet raporunda, davacının fesihte gerekçe göstermediği, feshin haksız olduğu, sözleşmenin 9.maddesindeki ariyetle ilgili hüküm gereğince davalının toplam 49.590,23 TL ariyet faturasının bulunduğunu, davalının daha az olacak şekilde 46.148,88 TL faturasının yerinde olduğunu, kar mahrumiyetine ilişkin sözleşmede davalının kar mahrumiyeti isteyebileceğine dair hüküm bulunduğunu, buna göre 2018 yılında yapılan toplam satım miktarı (1.397 ton) dikkate alınarak 2019 için 2019/3 Mart fesih tarihine kadar kısmı (161 ton) mahsup ederek kalan miktarı (1.236 ton) ve sözleşmenin normal zamanına göre sona ereceği 2020/7 .ayına kadar da 1.██████*7=726 ton üzerinden 96.542,17 TL kar mahrumiyeti alacağının yerinde olduğunu, fiyat farkına yönelik zarara ilişkin bir kayda rastlanmadığını belirtilmiş, itiraz üzerine alınan ek raporda, █████████ yılları fatura ve ikmal noktası faturası dikkate alınarak ek protokol gereğince 92.153,45 TL davalının fazla fatura ettiğini belirtti.Öncelikle taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davacı tarafından feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığının tespiti gerekmektedir.Taraflar arasında █████/2015 tarihli 5 yıl süreli akaryakıt bayiliği sözleşmesi ve █████/2015 ile █████/2019 tarihli ek protokoller imzalanmış olup bayilik süresinin bitiminden önce davacı tarafından █████/2019 tarihinde bayilik sözleşmesi feshedilmiştir. Davacı taraf fesih ihtarında piyasa şartlarında rekabet edilemediğinden görülen lüzum üzerine sözleşmenin feshedildiğini belirtmiştir. Davacının fesihte sebep göstermemesi nedeniyle feshin haklı olmadığına dair mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacı, davalı tarafından davacı adına düzenlenen █████/2019 tarihli 96.542,17 TL bedelli kar mahrumiyeti açıklamalı ve aynı tarihli 46.148,88 TL bedelli kimlik yansıtma bedeli açıklamalı iki adet faturanın davalı tarafından davacının DBS sistemi üzerinden tahsil edildiği, tahsilatların haksız olduğu ileri sürülmüştür.Mahkemece işbu faturaların sözleşmeye uygun olduğu kabul edilmiş ise de;Kar mahrumiyeti faturası yönünden; yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, TBK'nın 114/2.maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 52.maddesi uyarınca, davacının zararı azaltma yükümlülüğü bulunduğundan, kâr mahrumiyeti süresi, feshedilen sözleşmenin bakiye bölümü için değil, davacının aynı bölgede benzer bayilik kurabilmesi için gerekli makul süre kadar olmalıdır (Yargıtay 19.HD'nin 04.04.2018 tarih, █████████ Esas- █████████ Karar sayılı ilamı). Bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunda bakiye süre dikkate alınarak hesaplama yapılması doğru olmamıştır.Yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile belirtildiği şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi için HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş olup, kaldırma sebebine göre davacının diğer istinaf itirazları ile davalının istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar ve █████/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA,2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre davalının istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde taraflara İADESİNE,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Başkane-imzalıdırÜyee-imzalıdırÜye e-imzalıdırKatipe-imzalıdırNOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR."5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."