Anahtar kelimeler: Nene Hatun Geçiştirildiğini Seferinde Okulunda Kalorifer Defalarca İlköğretim Pazar Eşinin

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Pazar (Rize) 1. Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin murisi olan müteveffa eşinin 2005-2010 tarihleri arasında davalı Nene Hatun İlköğretim Okulu'nda temizlik ve kalorifer işlerinde hizmetli olarak sigortasız şekilde çalıştırılmış olduğunu, davacının murisi olan eşinin defalarca davalı işvereninden istemde bulunmuş olmasına karşın her seferinde geçiştirildiğini, eşinin 07.08.2010 tarihinde vefat etmesinden sonra davacının davalı aleyhine Pazar Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasına kayıtlı hizmet tespiti davasını açtığını,açılan davanın reddedildiğini ancak kararın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 26.05.2015 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilâmıyla bozma kararı verildiğini, Mahkemenin ████████ Esasına kaydedilen davanın bozma ilâmına uyularak yapılan yargılaması neticesinde bu defa davacının merhum eşinin davalı işyerinde 28.09.2007-18.06.2010 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verildiğini ve kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile 27.01.2022 tarihinde onandığını, hükmün 22.03.2022 tarihinde kesinleştiğinin tasdik edildiğini, hâl böyle olmasına karşın müteveffanın mirasçılarına işçilik alacaklarının ödenmediğini, müteveffanın iş sözleşmesinin ölümle birlikte sona erdiği göz önüne aldığında müteveffanın mirasçılarına hak etmiş oldukları kıdem tazminatı, asgari ücretten eksik ödenen ücret alacağı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacağı ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 440. maddesi uyarınca ölüm tazminatının ve cenaze ödeneğinin davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın Millî Eğitim Bakanlığı yerine, .... Okul Aile Birliği Başkanlığı adına temsilen Millî Eğitim Bakanlığına karşı açıldığını, davanın bu şekilde açılmasının usulen doğru olmadığını, davanın doğrudan Millî Eğitim Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğinden davanın usulen reddinin gerektiğini, davacının tüm taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının merhum eşinin anaokulunda çalıştığını, ancak anaokulunda, müteveffanın fazla çalışma yapmasını gerektirir yoğunlukta bir işinin olmadığını, ayrıca herkesçe bilindiği üzere okulların ulusal bayram ve genel tatil günlerinde kapalı olduğunu bu nedenle davacının talep ettiği ulusal bayram ve genel tatil ücretinin hiçbir dayanağının bulunmadığını, davacının eşinin işten ayrıldıktan sonra vefat etmiş olması nedeniyle müvekkili idarenin ölüm tazminatı ödeme yükümlülüğü altına sokulamayacağını, yine davacının cenaze yardımı talebini Sosyal Güvenlik Kurumuna yöneltmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve hizmet tespit davasına ilişkin Mahkemenin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacının müteveffa eşi ... ...’un davalı işyerinde 28.09.2007-18.06.2010 tarihleri arasında çalıştığının tespit edildiği, davacının talep ettiği işçilik tazminat ve ücret alacağı taleplerine karşı davalı tarafça süresi içinde zamanaşımı definde bulunulmuş olduğu, geniş anlamda ücret alacaklarının 6098 sayılı Kanun'un 147. maddesinin 1. bendi (818 sayılı BK. md. 126) ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddeleri uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tâbi oldukları, eldeki dava 26.07.2022 tarihinde açılmış olmakla söz konusu ücret alacaklarının zamanaşımına uğramış olduğu, yine, davacının müteveffa eşinin iş sözleşmesinin 18.06.2010 tarihinde sona erdiği gözetildiğinde, 26.07.2022 olan dava tarihi itibarıyla yıllık izin ve kıdem tazminatı yönünden de zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu, davacının müteveffa eşinin çalışma dönemi ve iş sözleşmesinin feshi tarihi dikkate alındığında, dava ve arabuluculuğa başvuru tarihi itibarıyla dava konusu alacak kalemlerinin zamanaşımına uğramış olduğunun anlaşıldığı, yanı sıra 6098 sayılı Kanun'un "İşçinin ölümü" başlıklı 440. maddesinde; "Sözleşme, işçinin ölümüyle kendiliğinden sona erer. İşveren, işçinin sağ kalan eşine ve ergin olmayan çocuklarına, yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere, ölüm gününden başlayarak bir aylık; hizmet ilişkisi beş yıldan uzun bir süre devam etmişse, iki aylık ücret tutarında bir ödeme yapmakla yükümlüdür." düzenlemesi yer almakta ise de davacının müteveffa eşi ... ...’un, iş sözleşmesinin 18.06.2010 tarihinde sonlanmasından daha sonraki bir tarih olan 07.08.2010 tarihinde vefat ettiği, buna göre iş sözleşmesinin ölüm nedeniyle sona ermemesi sebebiyle davalı Kurumun 6098 sayılı Kanun'un 440. madde hükmü uyarınca, ölüm tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 37. maddesinde düzenlenen cenaze yardımı ödemesinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılmakta olduğu ve bu alacak kalemi yönünden husumetin Sosyal Güvenlik Kurumuna yöneltilmiş olması gerektiği, davalı Bakanlığın bu alacak kalemi yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arabuluculuk giderinin yargılama giderine dâhil edilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle başvurunun bu yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde
:Davacının müteveffa eşi ... ...’un davalı işverence sigortasız çalıştırılması nedeniyle açılan hizmet tespiti davasında yargılama safahatleri sonucunda müteveffanın 28.09.2007-18.06.2010 tarihleri arasında geçen hizmetinin tespitine karar verildiğini, kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile 27.01.2022 tarihinde onandığını ve nihayetinde hükmün 22.03.2022 tarihinde kesinleşmiş olduğunu, eldeki alacak davasının hizmet tespitine ilişkin söz konusu davanın üzerine açıldığını ve hâliyle kesinleşmenin beklendiğini, süreler bakımından bu durumun ve kazanılmış hakların Mahkemece gözetilmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu işçilik tazminat ve ücret alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ve alacak davasından önce açılan hizmet tespit davasının zamanaşımının işlemesine etki edip etmeyeceğine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.