Anahtar kelimeler: Bombalı Suruç Önlemi Aleyhlerine Uğradıkları Almaması Onuncu İlçesinde Anne Baba

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACILAR)
: 1- ...2-...VEKİLİ
: Av. ...TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Bakanlığı / ANKARAVEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...İSTEMLERİN_KONUSU
: ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E
: ..., K
: ...sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.DAVANIN_KONUSU
: Davacılar tarafından; Şanlıurfa ili, Suruç ilçesi'nde █████/2015 tarihinde meydana gelen bombalı saldırıda çocukları ...'ın vefat ettiğinden bahisle meydana gelen olayda davalı idarenin yeterli güvenlik önlemi almaması nedeniyle hizmet kusuruna dayalı sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık davacılardan anne ... için miktar artırımı sonucu 166.290,70 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi, baba ... için miktar artırımı sonucu 109.126,94 TL maddi ve 250.000,000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.YARGILAMA SÜRECİ
:İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın maddi tazminat istemleri yönünden kabulüne, manevi tazminat istemleri yönünden ise kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesince; davacılar murisinin %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu belirtilerek davalı idarenin maddi ve manevi tazminat istemlerine yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacıların manevi tazminat istemlerine yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
: Davacılar tarafından, dosyadaki bilgi ve belgelere göre idarenin meydana gelen olayda hizmet kusurunun bulunduğu, söz konusu programdan idarenin haberinin olduğu, katılımcılar tarafından sürecin her aşamasının idareye bildirildiği, duyulan acı ve eleme karşılık hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, davanın tümden reddinin gerektiği, idarenin olayda kusur ve sorumluluğunun olmadığı, davacılar yakınının kusurlu olduğu, davanın 5233 sayılı Kanun uyarınca görülmesinin gerektiği, davacıların talep ettiği tazminat miktarının fahiş olduğu ileri sürülmektedir.TARAFLARIN_SAVUNMALARI
: Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar tarafından savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Bölge İdare Mahkemesi kararının yasal faizin başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:I- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacılar murisinin %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu belirtilerek davalı idarenin maddi ve manevi tazminat istemlerine yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacıların istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısımlarının incelenmesi:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen kararın anılan kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.II- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına miktar artırımı dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmının incelenmesi:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına █████/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da, idareye başvurunun yapıldığı tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "davacı anne ... için 83.145,35 TL maddi zararının, 30.000,00 TL'lik kısmının idari başvuru tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren ve 53.145,35 TL'lik kısmının ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davacı baba ... için 54.563,47 TL maddi zararın, 30.000,00 TL'lik kısmının idari başvuru tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren ve 24.563,47 TL'lik kısmının ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine" ibaresinin, "davacı anne ... için 83.145,35 TL maddi zararının idari başvuru tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davacı baba ... için 54.563,47 TL maddi zararın idari başvuru tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacıların temyiz isteminin yasal faizin başlangıç tarihi yönünden KABULÜNE, diğer kısımlar yönünden REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,3. Adli yardım talebi kabul edildiğinden ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacılardan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, davalı idare tarafından yapılan temyiz yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin aidiyetine göre iadesine,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.