Anahtar kelimeler: İtemyiz Yürüyen Şüphelenilmesi Sokak Eylemde Mücadele Elinde Kaçakçılıkla Kolluk Edenin

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER
: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaBölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I.TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz isteği; verilen cezanın haksız olarak verildiğine, birleşen dosyaları nedeniyle iki ayrı ceza yerine tek ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.II. GEREKÇE02.11.2014 suç tarihli eylemde sokak üzerinde yürüyen sanığın durumundan şüphelenilmesi üzerine, kolluk görevlilerince sanığın elinde bulunan siyah poşette yapılan aramada 975 paket kaçak sigara ele geçirildiği, 17.11.2014 suç tarihli eylemde sanığın yolcu olarak bulunduğu ticari taksinin kolluk görevlilerince durdurulması sonucu araçta dışarıdan bakıldığında görülür şekilde kaçak sigara kolileriolduğunun görülmesi üzerine yapılan aramada 600 karton kaçak sigara ele geçirildiği, 01.10.2014 suç tarihli eylemde hakkındaki dosya tefrik edilen... isimli şahsın elinde bulunan poşetleri ...plakalı aracın bagajına koyarken yakalanması sonucu poşetlerde 150 karton kaçak sigara ele geçirildiği, 10.10.2014 suç tarihli eylemde ise ...plakalı yolcu minibüsünün bagajında kaçak sigara olduğuna dair ihbar üzerine, temyiz dışı sanık ...'ın sevk ve idaresindeki aracın bagaj kısmında siyah poşet içerisinde 20 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davalarının, zincirleme suç kapsamında birleştirildiği anlaşılmıştır.Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli ve ████████ E., ███████ K. sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi tarafından, ilk derece mahkemesinin zincirleme suç hükümlerinin hatalı uyguladığından bahisle mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak, sanığın yeniden mahkûmiyetine ilişkin kararın sanık ve katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi sonrasında, Dairemizin 14.09.2022 tarihli kararı ile hükmün bozulmasına ve dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.02.2023 tarihli kararı ile sanığın 01.10.2014, 10.10.2014 ve 02.11.2014 suç tarihli eylemleri yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme suç hükümleri uyarınca cezalandırılmasına, iddianame ile oluşan hukuki kesinti nedeniyle 17.11.2014 suç tarihli eylemi yönünden ise ayrıca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Zincirleme suç kapsamında birleşen dosyalarda ele geçirilen kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesinde, Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre "pek hafif" değerde oldukları, zincirleme suça dahil olmayan ve müstakil cezalandırılmayı gerektiren 17.11.2014 suç tarihli eylemde ele geçen eşyanın gümrüklenmiş değer tutarının ise "normal" değerde olduğu anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçları işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2014 tarihinde karar verildi.