Anahtar kelimeler: Bağkura Kadını Gününü Basamaktan Basamak Süreyi İntibakının Yükseltilerek Düşük Aylıklarından
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi
    :İş Mahkemesi
    No
    : 640-570
    Dava, davacıya düşük bağlanan aylığının yükseltilerek, fark aylıklarından şimdilik 100,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte ödetilmesi istemine ilişkindir.
    Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Somut olayda davacının, ev kadını olarak yurt dışında geçen sürelerinden 1635 gününü Sosyal Sigortalar Kurumuna borçlanarak ödediği, 3765 günlük süreyi ise Bağ-Kur'a borçlandığı, en son prim ödemesinin 16.03.2007 tarihinde olduğu, 16.03.2007 tarihli tahsis talebine göre, 01.04.2007 tarihi itibarıyla 13.basamaktan aylık bağlandığı, davacının; basamak intibakının yanlış yapıldığını ve düşük basamaktan aylık bağlandığını belirterek aylığının yükseltilmesini, maaş farklarının tespit edilerek yasal faiziyle birlikte ödetilmesini ister şekilde dava açtığı anlaşılmıştır.
    Mahkemece; davanın kabulü ile, davacının ilk aylığının SYZ ve ek ödeme hariç 475,59 TL olduğunun, dava tarihi itibarıyla ise SYZ ve ek ödeme hariç 540,16 TL olup, 2008 yılı Temmuz-Aralık dönemine ilişkin bu aylığına artışlar uygulanmak suretiyle davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, 896,54 TL fark aylığın 100,00 TL'sine dava tarihinden yasal faiz işletilmesine, ıslah edilen kısım yönünden talep olmadığından faiz işletilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
    Uyuşmazlık, 3201 sayılı Yasa borçlanması sonucu elde edilen hizmetlerin basamak intibakında ne şekilde değerlendirileceği ve tahsis talep tarihindeki basamağının ne şekilde belirleneceği ve buna göre aylığının miktarının tespiti noktasındadır.
    3201 sayılı Yasanın 11.maddesi, “1479 sayılı Kanuna tabi hizmeti bulunan ve bu Kanuna göre yurt dışında geçen çalışma sürelerini Bağ-Kur'a borçlananların borçlandıkları süreler, Bağ-Kur'dan ayrıldıkları son basamak üzerinden, talebe bakılmaksızın basamak intibakında değerlendirilir.
    Ancak 1479 sayılı Kanunun değişik 51 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası hükümleri uygulanmaz.” hükmünü getirmiş olup, maddenin düzenleniş şeklinden, öncelikle kurum sigortalısı olarak tescil olunduktan sonra yurt dışına giden ve tekrar Türkiye'ye dönüşte Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil olunan ve 3201 sayılı Yasa borçlanmasında bulunanlar için intibak esaslarını belirlemiş olduğu anlaşılmaktadır.
    Daha önce yurtdışında çalışıp, Türkiye'ye döndükten sonra Kurum sigortalısı olan sigortalılar için bir düzenleme bulunmadığı gibi, basamak intibakı yapılmasına engel bir düzenleme de bulunmamaktadır.
    01.10.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı Yasanın 31.maddesi ile değişik 1479 sayılı Yasanın 50.maddesi hükmüne göre, sigortalıların ödeyecekleri primler ve bağlanacak aylıkların hesabında yirmi dört basamaklı gelir tablosu uygulanacağı, 51. maddesinde, sigortalının bu Kanuna göre sigortalılığın başladığı tarihte 50 nci maddede belirtilen aylık ve gelir basamaklarının ilk oniki basamağından dilediğini seçebileceği, üç ay içinde basamak seçilmemesi halinde birinci basamağın seçilmiş sayılacağı, diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında geçirilen süre dikkate alınarak intibak ettirileceği, basamağın yanlış seçilmesi, basamak seçiminin yazılı olarak bildirilmemiş olmasına karşın prim ve kesenek yatırılmış olması ve diğer hallerde hangi basamağın seçilmiş sayılacağı ve bu madde hükmü ile ilgili diğer işlemlerin bir yönetmelikle düzenleneceği, 52 nci maddesinde ise sigortalının bu kanuna göre seçtiği, intibak ettirildiği veya yükseltildiği ilk oniki basamakta bekleme süresinin bir yıl, onüçüncü basamaktan itibaren her bir basamakta bekleme süresinin iki yıl olduğu, ilk onbir basamakta sıra itibarıyla basamak yükseltilmesinin, prim ödemeye ve talebe bakılmaksızın Kurumca yapılacağı, onikinci basamaktan itibaren basamak yükseltilmesi için sigortalının yazılı talepte bulunması ve talep tarihinden önceki ayın sonu itibarıyla prim ve diğer borçlarını ödemiş olmasının şart olduğu, sigortalıların Kurumca yükseltildikleri tarihten veya yazılı talepte bulundukları tarihi takip eden aybaşından itibaren, basamak yükseltme farkı ile yükseltildikleri basamak üzerinden primlerini ödeyecekleri belirtilmiştir.
    4447 sayılı Yasanın 39.maddesi ile 1479 sayılı Yasaya eklenen Geçici 11.maddesinde; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce bağlanan malüllük, yaşlılık ve ölüm aylıkları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ödenen son aylık tutarlar esas alınarak, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra 36 ncı maddenin son fıkrası hükmüne göre artırılarak ödenir.
    Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlara bağlanacak yaşlılık aylığı;
    a) Sigortalının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağının aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir tablosundaki değeri üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı ile,
    b) Sigortalının, bu Kanunun yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında aylar itibariyle prim ödediği gelir basamaklarının bu basamaklardaki prim ödeme süreleri de dikkate alınarak, aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir basamakları üzerinden hesaplanacak ağırlıklı ortalamasının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınmak suretiyle bu Kanunun 36 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre bulunacak aylık bağlama oranı üzerinden hesaplanan aylığın, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı, toplamıdır. Bu şekilde hesaplanan aylık, bu Kanunun 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre artırılır.
    İkinci fıkraya göre, bağlanacak aylık; sigortalının aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağı üzerinden bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu Kanunun yürürlük tarihi ile, aylık başlangıç tarihi arasında geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki değişim oranı kadar artırılmış tutarından az olamaz.
    Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olanlara bağlanacak malüllük ve ölüm aylıkları, sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra sigortalılık süresinin bulunması halinde, bu süreler esas alınarak hesaplanır.” hükmü öngörülmüştür.
    Bütün bu açıklamalar ışığında, davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna borçlandığı sürelerin 1479 sayılı Yasanın (4956 sayılı Yasa ile değişik) 51.maddesinin ikinci fıkrasına göre, diğer sosyal güvenlik kuruluşlarında geçirdiği süre gibi dikkate alınarak, aynı yasanın 52.maddesinde öngörülen basamak yükseltme esasları çerçevesinde yükseltilmesi, Bağ-Kur'a borçlanılan süreler de gözetilerek, 12.basamak dahil basamak intibakının gerçekleştirilmesi gerekmekte, 12. basamaktan sonraki intibakın ise, en son borçlanma bedelinin ödendiği tarihteki Merkez Bankası döviz alış fiyatı üzerinden dolar kurunun günlük borçlanma miktarının 30 gün ile çarpılması suretiyle (Ödeme tarihindeki Merkez Bankası döviz kuru X 3.5 ABD Doları X 30 gün ) bulunan bir aylık prim karşılığı borçlanma tutarı, aynı tarihteki 1479 sayılı Yasanın 50.maddesine göre oluşturulmuş prim tablosundaki (bu Kanundan yararlanmak suretiyle tarafına aylık bağlanmış sigortalılara sağlık yardımı yapılmadığından sağlık sigortası primi hariç) en yakın tutarın karşılığı olan basamağı geçmeyecek şekilde tespit edilerek, 1479 sayılı Yasanın Ek 11.maddesine göre aylığının hesap edilmesi gerekmektedir.
    Mahkemece, yukarıda öngörülen esaslar çerçevesinde ve yine borçlanılan tarihler esas alınarak 01.01.2000 öncesi hizmetleri (somut olayda 4485 gün) ve 01.01.2000 sonrası hizmetleri (somut olayda 915 gün) dikkate alınarak, 2829 sayılı Yasanın 8. maddesi de gözetilerek, 1479 sayılı Yasanın Geçici 11. maddesi hükmü doğrultusunda aylığın hesap edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!