Anahtar kelimeler: Ekte Beton Binaya Satımdan Çekler Fazladan Toplamda Fotokopileri Varıldığını Borçluya

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı firma arasında yapılan 01.12.2022 tarihli Hazır Beton Satış Sözleşmesi uyarınca davacının halen inşaatını devam ettirdiği binaya hazır beton alınması konusunda anlaşmaya varıldığını, sözleşme gereğince ekte fotokopileri sunulan toplamda 6 adet 1.050.000,00 TL bedelli çekler avans olarak verildiğini, sözleşme kapsamında verilen çeklerin tamamı davalı borçluya süresi içinde ödendiğini, inşaat aşamasında davalıdan alınan beton tutarı 997.273,00 TL olduğunu, davalıya fazladan ödenen 52.737,00 TL bedelin geri ödenmesi talep edilmiş ise de davalı tarafından ödeme yapılmadığını, davalı hakkında----- İcra Müdürlüğü ---- esas sayılı ile icra takibi yapıldığını, borçlu tarafından haksız olarak icra takibine itiraz edildiğini, davalı borçlu tarafından haksız yapılan itirazın kaldırılması gerektiğini beyan ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı borçlunun ---İcra Müdürlüğü ----- dosyasına yönelik haksız olan itirazının iptali ile takibin devamına, kötü niyetle itiraz eden davalı borçlu aleyhine %20 den aşağı olmamak mahkum edilmesine, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davalı borçlu yan üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan dava dilekçesi ile davalı şirketle hazır baton alınması konusunda anlaşıldığını, buna ilişkin 1.050.000,00 TL bedelli 6 adet çekin verildiğini, inşaat aşamasında alınan beton miktarının 997.273,00 TL olduğu beyanı ile fazladan ödediğini iddia ettiği 52.737,00 TL bedelin iadesi talebinde bulunduğunu, davacı yan ilk olarak davalı şirkete----. Noterliği'nin 18.04.2023 tarih ----- yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide etmiş, iş bu ihtarname ile davalı şirketten satın alınan betonun belirtilen standartlarda, betonun basınç dayanımını sağlayamadığı bu nedenle inşaatının ----- Belediyesi tarafından mühürlendiği belirtilerek davalı şirkete verildiği iddia edilen 1.050.000,00 TL çek bedelinin 3 gün içerisinde ödenmesi ve ayrıca ileride doğacak zararların davalı şirketten tazmin edileceği şeklinde beyanlarda bulunduğunu, taraflarınca davacı tarafça keşide edilen iş bu ihtamameye----. Noterliği'nin 2006.2023 tarih ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile gerekli cevap verildiğini, davacı yanın dava dilekçesinde beyan etmiş olduğu tüm hususların asılsız olduğunu, davacı yanın fazladan ödediğini beyan ettiği 52.737,00 TL rakamı gerçek dışı olduğunu, davalı şirket ile davalı arasında ki anlaşma gereğince davacı tarafından keşide edilerek davalı şirkete teslim edilen 1.050.000,00 TL çeklere ilişkin olarak sadece beton teslimi hizmet verilmemiş, bunun haricinde beton pompa hizmeti de verildiğini, davalı şirket tarafından teslim edilen betonlara ilişkin düzenlenen faturalar toplamı rakam 1.094.840,00 TL olduğunu, bunun haricinde davalı şirket tarafından verilen ve fatura edilmemiş beton pompa hizmet bedelleri de bulunmakta olup, davacı yanın davalı şirketten alacaklı olması değil, tam aksine davalı şirketin alacaklı olduğunu, davacı yan müvekkili şirkete borçlu olup, davalı şirket tarafından düzenlenen beton faturalarını kayıtlarına almayarak, ayrıca henüz fatura edilmemiş beton pompa hizmetlerini almasına rağmen fatura kesilmemiş olması durumunu değerlendirmeye çalışmak sureti ile alacaklı olunduğunun iddia edilmesi asla kabul edilemeyeceğini beyan ederek; tamamı ile asılsız beyanlarla ikame edilmiş olan davanın reddine, davacı yanın haksız ve kötü niyetli olduğu hususu sabit olmakla davanın reddi ile davacı yanın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yana tahmilline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
----. İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı icra takip dosyası, Taraf şirketlere ait BA/BS formları, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava, ----. İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.
Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.
Dosya kapsamı itibariyle yapılan incelemede; dava dilekçesi ve tevzi formunun incelenmesinde harca esas değerin 50.000 TL olarak belirtildiği ve bu miktar üzerinden harçlandırma yapıldığı, ancak dava dilekçesinin neticei talep kısmında ----İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyasına ilişkin itirazın tamamı ile iptalinin talep edildiği, icra takip dosyasında 52.757,00 TL talebinde bulunulduğu anlaşılmakla çelişkinin giderilmesi için davacı tarafa süre verildiği ancak beyanda bulunulmadığı anlaşılmakla davacı tarafın talebinin değerlendirilmesinde tevzi formunda yer alan miktar dikkate alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına ilişkin açılış kapanış onaylarının süresi içerisinde yapıldığı, davalı şirketin ibraz ettiği 2022 yılına ilişkin yevmiye defteri ile kebir defterinin noter açılış onamasınında süresinde yaptırıldığı, envanter defterinin ibraz edildiği, yevmiye defteri noter kapanış onamalarının yasal süre içerisinde yaptırılmamış olduğu, davalı tarafça 2023 yılına ait ticari defter ve kayıtların incelemeye sunulmadığı, davacı tarafın defter ve kayıtlarına göre davacı tarafın davalı taraftan olan alacağının 52.723,00 TL olduğu, davalının defterlerine göre ise davalı tarafın davacı taraftan 584.277,00 TL olduğu, taraf defterleri arasındaki farklılığın davacı taraf defterlerinde kayıtlı olup davalı taraf defterlerinde yer almayan 01.12.2022 tarihli her biri 200.000 TL olan 3 adet toplam 600.000 TL lik çek ödemelerine ilişkin olduğu, işbu çeklere ilişkin ilgili bankaya yazılan müzekkere cevabı ile çeklere ilişkin ödemelerin davalı tarafa yapıldığı, tarafların BA BS formlarının da birbiri ile uyumlu olduğu anlaşılmakla davacı taraf defter ve kayıtlarına itibar edilerek ve davacı tarafın talebi ile bağlı kalınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.İcra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesinde;
İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın █████/2006 tarihli, -----sayılı ilamı)
Somut olayda; dava konusu alacağın faturadan kaynaklandığı bu haliyle borç miktarının olayda olduğu gibi davalı şirket tarafından hesaplanıp belirlenmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince davacı lehine koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;
Tarafların talepleri dikkate alınarak 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın kabul edilmiş olması nedeniyle davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 50.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına,
-Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 50.000,00 TL'nin % 20 si olan 10.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.415,5‬0 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 590,09 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 2.825,41‬ TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 590,09 TL peşin harç toplamı ile yargılama gideri olarak yapılan 4.164,50 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!