Anahtar kelimeler: Hukukiş Akdine Geçiş Mülga İsteklerinin İçeren Edildi Sağlık Okunduktan Raporla

Mahkemesi
:Asliye Hukuk(İş) MahkemesiNo
:202-277Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01.09.2002-15.05.2004 tarihleri arasında hizmet akdine bağlı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Hükmün, davalıların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.1-01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesinin “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, █████/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga █████/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” hükmü ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın █████. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.Mahkemece, tanık beyanları ve ücret ödeme belgeleri nazara alınarak hüküm kurulmuş ise de; davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri, bir kamu kuruluşuna ait olup, kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Davacı hakkında davalı işveren tarafından tanzim edilen işe giriş bildirgesi ve benzeri evrakın bulunmaması, ücret ödeme belgelerinden davacının 2002 yılı 10 ay ile 2003 yılı 4. aylar arası ücret aldığının anlaşılması karşısında, mahkemece, anılan dönem haricindeki süreler yönünden yazılı delil bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 388 ve 389. maddelerinde hükmün taraflara yönelik olarak kurulacağı belirtilmiştir.Mahkemece, anılan amir hükümlere aykırı olarak, ... Jeotermal A.Ş. davada taraf olmadığı halde, anılan şirket lehine hüküm kurularak, “Davalı ... ve ... Başkanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1000 TL maktu vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı ... Jeotermal A.Ş'ye ve ... Başkanlığına VERİLMESİNE,” karar verilmesi ve 5502 sayılı Yasanın 36. maddesi gereğince, Kurumunun harçtan bağışık olduğu gözetilmeksizin, davalı Kurumun harç ile sorumlu tutulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.O hâlde, davalıların vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ
: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalılardan Belediye Başkanlığına idasine, █████/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.