Anahtar kelimeler: Bağkura Hukukiş Tahsisi Yatırdığı Primlerin Aylıklarının Ödenmiş Yaşlılık Aylığına Aylığı

Mahkemesi
:Asliye Hukuk(İş) MahkemesiNo
:13-78Davacı, 30.09.2010 tarihli tahsis talebinden itibaren yaşlılık aylığı tahsisi ile aylıklarının faizi ile tahsiline, 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının iptali ile yatırdığı primlerin iadesine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne, davacının 01.10.2010 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, bu tarih itibariyle aylıklarının faizi ile davacıya ödenmesine, Bağ-Kur’a ödenmiş primlerin davacıya iadesine karar verilmiştir.Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.2-Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.03.2010 tarih, ███████-126-133 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 2829 sayılı Yasadan yararlanabilmek için kişiyi tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlamanın sosyal güvenlik sistemi ve yasanın amacı ile bağdaşmadığı gerçeği karşısında, mahkemece, davacıya 5434 ve 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılık süreleri gözetilerek yaşlılık aylığı tahsisine karar verilmesinde isabetsizlik yok ise de; davacının, 24.06.2002 tarihinden itibaren devam eden limited şirket ortaklığı ve 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinin, “… d)Limited şirketlerin ortakları,… Bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar.” hükmü gereği, Kurumca sigortalı olarak kabul edilen 26.04.2002-27.04.2010 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalılık şartlarını taşıması ve anılan Yasanın 26. maddesinin “Sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz.” hükmü karşısında, davacının ihtilaf konusu dönemdeki sigortalılığından feragat edemeyeceği gözetilerek, bu döneme yönelik yatırılan primlerin iadesi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.2-Kabule göre de; davacıya bağlanan aylıkların faizinin başlangıç tarihinin belirlenmesinde, aylıkların belirlenmesinde Kuruma tanınan 506 sayılı Yasanın 116. maddesindeki 3 aylık işlem süresinin varlığı gözetilerek; Kurumun, tahsis şartlarının gerçekleştiği 01.10.2010 tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonu olan 01.01.2011 tarihinden itibaren faiz alacağı ile sorumlu tutulması gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu aylığın başlangıcından itibaren faiz alacağına hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ
: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.