Anahtar kelimeler: Bende Zammının Ayın Tahsisine Asıllarına Sonuna Taksitlendirmeye Yaşlılık Aylığına Gecikme
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi
    :İş Mahkemesi
    No
    :82-7
    Davacı, 25.11.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsisine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne, 5510 Sayılı yasanın geçici 24. madde (3 bende göre) başvurunun yapıldığı 05.09.2008 ayın sonuna kadar hesaplanan gecikme cezası ve gecikme zammının %55 terkin edilerek, kalan kısmı borç asıllarına ilave edilerek, taksitlendirmeye esas borç yeniden hesaplanıp, yapılandırma işleminin geçerli sayılması gerektiğine ve bu şekilde kurum tarafından hesaplanacak bakiye borcun ödenmesi şartı ile davacının 01.12.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak edeceğinin tespitine karar verilmiştir.
    Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Davanın Yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın Geçici 25. maddesi ile 1479 sayılı Yasanın 35 ve Geçici 10. maddeleridir. 5510 sayılı Yasanın Geçici 25. maddesinde “ 5510 sayılı Kanunun geçici 24 üncü maddesi kapsamına giren borçları anılan madde hükümlerine göre yapılandırılmamış olan işveren ve sigortalıların, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yirmi gün içinde yazılı olarak Kuruma başvurmaları kaydıyla, söz konusu madde kapsamına giren borçları bu maddede belirtilen şartlarla peşin veya oniki aya kadar taksitler halinde ödenir.
    Peşin ödeme yolunun tercih edilerek, başvuru tarihini takip eden ayın sonuna kadar borç aslının tamamının ve başvurunun yapıldığı ayın sonuna kadar sosyal güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine göre hesaplanan gecikme cezası ve gecikme zammının yüzde yirmisinin ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammının kalan yüzde sekseni terkin edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
    1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olan davacının, prim borçlarının anılan Yasa maddesi kapsamında yapılandırılması için, 05.09.2008 tarihinde Kuruma başvurduğu, peşin ödeme yolunu seçtiği, tahakkuk ettirilen prim borcundan 22.905,00 TL.nı 31.10.2008 tarihinde süresi içinde ödediği, bakiye 227,00 TL. borcu ise 04.11.2008 tarihinde süresi geçtikten sonra ödediği için Kurumca yapılandırma iptal edilerek, sigortalıya borç çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
    Mahkemece, davacı tarafından peşin ödeme taahhüdü yerine getirilmemiş ise de, borcun büyük bölümünün ödenmesi nedeni ile anılan maddenin 3. fıkrasındaki “Taksitle ödeme yolunun tercih edilerek, borç aslının tamamının ve başvurunun yapıldığı ayın sonuna kadar sosyal güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine göre hesaplanan gecikme cezası ve gecikme zammının yüzde ellisini 12 aya kadar eşit taksitle ödemeleri halinde, gecikme cezası ve gecikme zammının kalan yüzde ellisi terkin edilir. İlk taksitin ödeme yükümlülüğü bu maddeye göre başvurunun yapıldığı ayı takip eden ayda başlar. Başlangıçta taksitle ödeme yolunun seçilip daha sonra taksitlendirilen borcun kalan kısmının peşin ödenmek istenmesi halinde, başlangıçta seçilen taksitlendirme süresine bağlı terkin oranı değiştirilmez.” hükmüne göre davacının yapılandırma hakkının mevcut olduğu sonucuna varılmıştır. Ne var ki, anılan Yasal düzenlemede, peşin ödeme yolunu tercih eden sigortalıların bu taahhütlerini ihlali halinde, alternatif bir yapılandırma yolu öngörülmemiş olup, yapılandırma sonucu hesaplanan prim borcunun tamamını süresinde ödemeyen davacı yönünden, yukarıda zikredilen 3. fıkradaki taksitlendirme kapsamında prim borcunu yapılandırabileceğinin kabulü mümkün değildir.
    Hal böyle olunca, mahkemece, öncelikle, davacının yapılandırma kapsamında ödediği primlerin karşıladığı süre Kurumdan sorularak belirlenmeli, bu süreler nazara alınmaksızın 28.11.2008 tarihli tahsis talep tarihi itibariyle bakiye prim borcunun varlığı araştırılmalı, davacının 1479 sayılı Yasanın Geçici 10. maddesinin 2. fıkrasının c bendi kapsamında yaşlılık aylığı tahsisi için 46 yaş ve 25 yıl primi ödenmiş sigortalılık süresi şartına tabi olduğu gözetilerek, prim borcunun bulunması halinde, usul ekonomisi yönünden, davacıya ödeme yapması için uygun bir süre verilerek, yargılamanın devamı sırasında davacının belirlenen prim borçlarını ödemesi halinde, borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi gerekirken, mahkemelerce şarta bağlı, geleceğe yönelik olarak karar verilemeyeceği de gözden uzak tutularak, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!