Anahtar kelimeler: Haksahiplerine Hukukiş Taktirinde Ölen Uğranılan Gelirler Tazminine Bağlanan Kazası Bendin
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi
    :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
    No
    :454-822
    Davacı, iş kazası sonucu ölen sigortalının haksahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle uğranılan Kurum zararının 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davacı ile davalılardan ..., ... ve ... avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 10 ve 26.maddeleri olup, 26. madde kusur sorumluluğuna dayanmaktadır.
    Davaya konu somut olayın, işveren ...’a ait işyerinde arıza onarım işçisi olarak çalışan kazalı-sigortalı ... işyeri tarafından görevlendirilerek gittiği fabrika trafosundaki arızayı onarırken yüksek voltajlı elektrik akımına maruz kalması sonucu trafo direğinden aşağı düşürek ölümü şeklinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
    Aynı iş kazasına ilişkin olarak sanıklardan ..., ... ile ... haklarında mahkumiyet kararı verilen ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Silivri Asliye Ceza Mahkeme’nin ████████ E, ████████ K. sayılı ceza dosyasında hükme esas kusur raporunda işveren vekili ... 2/8, şoför ... 1/8, olayın meydana geldiği fabrikanın imalat müdürü ... 2/8, sigortalının ise; 3/8 oranında kusurlu bulunduğu, sigortalının haksahipleri tarafından açılan Silivri 2. Asliye(İş) Hukuk Mahkemesi’nin ███████ E, ███████ K. sayılı dosyasında hükme esas iş güvenliği uzmanlarından oluşan heyetten aldırılan kusur raporunda; işveren ... %70 (bunun %70’i doğrudan ...’a kalanı doğrudan ...’a ait olmak üzere), kazalı-sigortalının ise, %30 oranında kusurlu oldukları, eldeki dosyada Mahkemece, bir elektrik elektronik mühendisi bilirkişiden aldırılan kusur raporunda ise; işveren ...’ın işveren olarak kusursuz sorumlu olduğu, Bünyamin Yıldırım’ın 3/8, şoför ...’nin 1/8, kazanın meydana geldiği fabrikanın imalat müdürü ... 2/8, kazalı-sigortalının 2/8 oranında kusurlu olduklarının tespit edilerek söz konusu raporun hükme esas alındığı anlaşılmakta ise de; Kusur raporlarının 506 sayılı Kanunun 26., 1475 sayılı Kanunun 73., 4857 sayılı Kanunun 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd. maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gereği ile ceza dosyası ile hak sahiplerince açılan tazminat dosyaları ile bu dosyalarda hükme dayanak kusur dağılımı ile davalıların sıfatları da göz önünde bulundurularak, davalıların ve sigortalının zararlandırıcı sigorta olayının oluşumunda kusur oran ve aidiyetlerinin maddi olaya uygun olarak tespiti, buna göre; iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında uzman bilirkişiler kurulundan yöntemince düzenlenmiş kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz ve maddi olaya uygun olmayan kusur raporunun eldeki davada hükme dayanak yapılaması isabetsizdir.
    Mahkemece; 506 sayılı Kanunun 10. maddesinin uygulanma koşullarının somut olayda oluştuğuna ilişkin tespit yerinde ise de; davanın yasal dayanaklarından 506 sayılı Yasanın 26. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:███████, K:████████ sayılı kararı ile 26. maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, ilk peşin değerli gelirler ile harcama ve ödemelerin; tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı kısmına hükmedilmesi gerekirken, gerçek zarar tavan değeri gözetilerek hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    :Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!