Anahtar kelimeler: Gelmişse İleride Kastı Rücuan Kurumca Hastalığı Sağlığını Sahiplerine Kazası Meslek
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi
    :İş Mahkemesi
    No
    : 26-245
    Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
    Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davada verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
    Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesindeki, "İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaya değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir." düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinden gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı gereğince, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 9-10 ve 26. maddesidir.
    506 sayılı Yasanın 9-10 ve 26. maddelerine dayalı davalara öğretide ve uygulamada "kademeli" eski deyimle "terditli" dava denmektedir. Olayda, hem 26. hem de, 10. madde koşulları oluşmuş ise; Kurum, anılan maddelerden sadece birine dayanarak dava açabileceği gibi, her iki madde hükümleri uyarınca da dava açabilir. Bu durumda, mahkemece, her iki maddede öngörülen koşulların oluşup oluşmadığının araştırılıp saptanması gerekir. Her iki madde koşullarının oluştuğunun tespiti halinde, Dairemizin yerleşmiş görüşüne göre, 10. madde, uygulama önceliğine sahiptir.
    Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda 506 sayılı Kanunun 10. maddesinin şartlarının oluşmadığı belirgindir. O halde yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde 506 sayılı Yasanın 26. maddesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden gerekli incelemenin yapılması gereği üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, 506 sayılı Kanunun 10. maddesi şartlarının gerçekleşmemesi nedeniyle rücuan tazminat davası açılamayacağından bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    Kabule göre ise, Yargıtay bozması ile, hüküm ortadan kalktığından, temyiz etmeyen davalılar yönünden Kurum lehine kazanılmış usuli hak gözetilerek yeniden hüküm kurulması gereğinin gözetilmemiş olması isabetsizdir.
    O halde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!