Anahtar kelimeler: Geçilmiştir Bam Esaskarar Yazildiği Başkan Katip Ret İstenmiş Üye Eksiklik

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO
: █████████ (ESASTAN RET )
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: DR.... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
ESAS-KARAR NO
: ████████ E - ████████ K
DAVACILAR
VEKİLİ
:
DAVALI
DAVANIN KONUSU
: Alacak
KARAR TARİHİ
: █████/2025
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar vekili, taraf şirketler arasında davalı şirketin Türkiye'de ürettiği "..." adlı cihazın Afrika ülkeleri ve Almanya'da pazarlanması için █████/2019 tarihli distribütörlük sözleşmesi düzenlendiğini ve üzerinde bir kaç düzeltme yapılarak █████/2019 tarihinde imza aşamasının tamamlandığını, bir süre sonra da █████/2019 tarihinde Alanya'da bu sözleşmeyi tamamlayıcı ve revize edici "Alanya'da görüşülen notlar" başlıklı ek bir sözleşme yapıldığını, bu sözleşme ile davacının yurt dışı yanında ayrıca Türkiye içinde de satış yapabileceğinin ve yönlendirdiği müşterilere yapılan satışlardan dolayı kendisine pay verileceğinin hüküm altına alındığını, █████/2020 tarihinde Angola'nın başkenti Ruanda'da "özel sözleşme" başlıklı bir sözleşme daha yaptıklarını, bu sözleşme ile Almanya'da "..." adında yeni bir şirket kurulması ve bu şirket üzerinden üretim ve pazarlamanın yapılmasının kararlaştırıldığını, kurulacak şirketin %95'inin davalı şirkete, %5'inin ise müvekkili şirkete ait olacağını, kâr dağıtımının %60-40 oranında olacağının, ...'a ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığını ve sözleşmeye dayalı olarak davalı şirket tarafından davacı ...'a Almanya'da ... şirketinin kurulması için vekalet verildiğini, satışlardan müvekkiline kalacak miktarın distribütörlük sözleşmesinin 4.1 ve 4.2 maddesi ile ek sözleşmede hüküm altına alındığını, aradaki farkın davacı şirket tarafından hizmet bedeli olarak fatura edileceğinin belirtildiğini, anlaşma gereği davalı üreticinin DMO fiyatını en kısa sürede güncelleyeceği kararlaştırılmasına rağmen davalı şirketin herhangi bir güncelleme yapmayarak davacının maddi kaybına neden olduğunu, davalı şirketin DMO fiyatını güncellemediği gibi müvekkilince yönlendirilen diğer müşterilere 15.000,00 TL gibi çok düşük bir fiyatla satış yaparak müvekkilinin hem itibarını zedelediğini hem de karını engelleyerek zarara uğrattığını, davalının çok düşük fiyatla ürünü satışa sunmasının müvekkili şirketin hem Türkiye'de hem de yurt dışında yapacağı satışları engellediğini, müvekkili şirketin gerek distribütörlük sözleşmesinin gerekse bununla bağlantılı sözleşme hükümleri çerçevesinde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmek için fazlasıyla gayret gösterdiğini, hatta davalı şirkete maddi destekte de bulunduğunu, buna karşılık davalı şirketin ise üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği gibi ayrıca müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmesini engelleyici davranışlar da sergilediğini, davalı şirketin müvekkili şirkete 3 adet ... cihazını ücretsiz verileceğinin sözleşmede düzenlendiğini, davalı şirketin bu borcunu da yerine getirmediğini, alıcılarca yaptırılan teknik inceleme sonucunda cihazın belirtilen özelliklere sahip olmadığı yönünde raporlar düzenlendiğini, davalı tarafa sözleşmenin 6.3.1 maddesi uyarınca aykırı tutum ve davranışları nedeniyle sözleşmelere uygun davranması, ihlal ettiği hususları gidermesi için Ankara 36. Noterliği'nden █████/2020 tarihli ihtarname gönderildiğini, ihtara rağmen davalı şirket verilen süre içinde sözleşmeye aykırılıklarını gidermediği gibi böyle bir çaba içine girmeyeceğini Ankara 54. Noterliği'nin █████/2020 ihtarname ile gösterdiğinden müvekkili şirketin sözleşmeleri haklı olarak feshettiğini, █████/2020 tarihinde davalıya bildirdiğini belirterek haklı feshin tespitine, ... yönünden 40.000,00 TL maddi tazminatın avans faizi, bu mümkün değilse ticari işlerde uygulanacak faizi ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile, ... yönünden 10.000,00 TL maddi tazminatın avans faizi, bu mümkün değilse ticari işlerden uygulanacak faizi ile 50.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili davacı şirket yönünden 40.000,00 TL maddi tazminat talebini toplam 633.684,00 TL'ye yükselterek harcını ikmal etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacının █████/2019 tarihli görüşme notları ve Almanya'da kurulması planlanan şirket hakkındaki prensip anlaşmasını içeren █████/2020 tarihli yazının, distribütörlük sözleşmesini tamamlayıcı ve revize edici nitelikte olduğu iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, distribütörlük sözleşmesine konu ... cihazının yurt içi ve yurt dışı satış bedeli üzerinden davacının kâr payı hakkı olduğu, ön görüşme mutabakatlarında, üreticinin Türkiye'de kendi cihazını satış fiyatının belirlendiği ve DMO fiyatının güncellenmemesi sebebiyle davacının zarara uğradığına ilişkin iddiaların gerçeğe aykırı ve dayanaksız olduğunu, cihazın gerek Türkiye içinde, gerek Türkiye dışında pazarlanmasından dolayı distribütör şirkete ne kadar kar payı kalacağının belirlendiği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, distribütörlük sözleşmesi açısından sözleşmenin 4.7 maddesinde düzenlenen ve distribütörlük sözleşmesinin feshine bağlı olan kâr payı hakkının oluşmadığını, ... cihazının distribütör davacıya satış fiyatının 4.500 USD olarak belirlendiğini, üretici müvekkilinin ise satış ve pazarlamasında bu fiyatın en az %30' unun üzerinde bir fiyatlandırma yapacağı iddiasının sözleşmeye aykırı olduğunu, %30 sınırının yalnızca sözleşmenin 4.1. maddesinin son cümlesinde Türkiye içerisinde ve internet satışları ile sınırlı şekilde yer almakta olup müvekkili şirketin internetten hiçbir satış yapmadığını, Arhavi Belediyesi'ne yapılan satış ile ilgili hak talebinin yersiz olduğunu, Arhavi Belediye Başkanı'nın müvekkili şirket ile doğrudan iletişime geçerek ürün ile ilgilendiğini söylediğini ve ürünün tanıtımının yapıldığını ve 25.950,00 TL'ye satıldığını, müvekkilinin dava dilekçesinin 4-) ve 13-) numaralı bentlerinde belirttiği müvekkiline borç verdiği ve icra takibi başlatıldığı iddiasına ilişkin olarak bu miktarı ödememek gibi bir iradelerinin bulunmadığını, kendilerine hiçbir bildirim yahut ihtarname gönderilmeksizin başlatılan icra takibinden ödeme emrinin tebliğ edildiği gün haberdar olunduğunu ve borcun tamamının aynı gün icra dosyasına ödendiğini, davacının, distribütörlük sözleşmesine konu cihazın özelliklerine ilişkin fesih tarihinden sonra hazırlattığı tek taraflı raporlara dayanılarak cihazın belirtilen özelliklere sahip olmadığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, Almanya'da kurulması planlanan şirketin kuruluşuna bağlanan yükümlülüklerin distribütörlük sözleşmesine bağlanan yükümlülükleri ortadan kaldırmadığından, şirketin kuruluşunun ertelenmesinin distribütörlük sözleşmesinin feshi nedenini oluşturacak nitelikte olmadığını, davacının, müvekkili şirketten kâr payı, huzur hakkı ve alındığını iddia ettiği teşvikler kapsamında alacağı olduğu iddiasının dayanaksız ve gerçeğe aykırı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin 4.5 maddesi gereği satış taahhüdünün yerine getirilmemesi sebebiyle, ücretsiz cihaz verilmesinden söz edilemeyeceği, DMO fiyatlarının tarihsel olarak belirlenmesi ve uygulama süreci içinde kurumun kontrol ve sorumluluğunda bulunduğu göz önüne alınarak bu fesih sebebinin de yerinde olmadığı, █████/2020 tarihli özel sözleşme ile distribütörlük sözleşmesinin birbirinden ayrı sözleşme olduğu, yeni bir üretim yapmak üzere kurulmaya çalışılan şirketin kurulmasından vazgeçilmesinin, distribütörlük sözleşmesinin fesih sebebi olarak değerlendirilemeyeceği, taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesinin 4.8.maddesinde sözleşmeye konu bölge kapsamındaki ürün tanıtımına ilişkin taleplerin distribütör ve üretici tarafından birlikte değerlendirilecek olup tanıtıma ilişkin masrafların %50'sinin distribütör ve %50'sinin üretici tarafından karşılanacağı, bunun yanı sıra satış haricinde bu söz konusu faaliyetler nedeniyle sağlanan teşvik ve diğer gelirlerin %50'sinin distribütöre ve %50'sinin üreticiye ait olacağı belirtildiğinden her iki tarafın yaptığı harcamaların yarısının diğer tarafça karşılanması gerektiği, cihazın Afrika'da tanıtımı için düzenlenen faaliyetler kapsamında davacı tarafından bir kısım harcamalar yapıldığı, bu kapsamda davacı şirketin alacağının 148.084,19 TL olup bu bedelin sözleşmenin 4.8. maddesi kapsamında ödenmesi gereken ücretlerden olduğu, distribütörlük sözleşmesinin tarafları davacı firma ile davalı şirket olmakla davacı firma tarafından açılan maddi tazminat davasının bu miktar üzerinden kabulü gerektiği, sözleşmenin feshinde davacı şirketin haklı sayılamayacağı, ayrıca her iki taraf tacir olduğundan yapılan sözleşme kapsamında ticari ilişkiye dayalı zarara uğranılması durumunda somut olay açısından maddi olarak alacak talebinde bulunulabileceği, ayrıca davacı şirket nezdinde ticari itibar kaybı oluşturacak bir husus mevcut olmadığından manevi zarar koşullarının dosya kapsamı itibariyle oluşmadığı, distribütörlük sözleşmesinin tarafının davacı şirket ile davalı şirket olduğu, davacı ...'ın şirketin yetkilisi olduğu, bu sözleşmeye dayalı alacak talebinde bulunamayacağı, şahıs olarak alacağının bulunduğunun kanıtlanamadığı, maddi tazminat talebinin ve ayrıca manevi tazminat talebinin de koşulları oluşmadığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden- davacı vekili tarafından;
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği, bilirkişi heyetinde sözleşmeler konusunda uzman bir bilirkişinin bulunmamasının eksiklik olduğu, feshin haklılığı konusunda dosya kapsamındaki delillerin hatalı değerlendirildiği, dosya kapsamındaki hakaret içerikleri yazı ve davaranışların dikkate alınmadığı, borç ilişkisine etkili olan ve ileride de etkili olacak bu olguların müvekkillerinden sözleşmeleri devam ettimesinin kendilerinden beklenemeyeceği, müvekkillerinin sözleşmeleri feshetmek zorunda kaldığı, mahkemece kabul edilen kısım yönünden de ıslah tarihindeki kurun dikkate alınmamasının doğru olmadığı, müvekkili ... yönünden gerekli araştırmaların yapılmadığı ve maddi ve manevi tazminat taleplerinde haklı olduklarının gözetilmediği,
İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Davacı yanca ticari kayıtlarının belirlenen süre içerisinde dosya kapsamına itbraz edilmediği gibi süresinden sonra ibraz edilen ticari kayıtların davacı lehine nasıl delil olarak değerlendirildiği hususunun raporda yeterince irdelenmediği bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafça feshinin haklı olup olmadığı, davacı firma ve şirketin yetkilisi davacı gerçek kişinin zarara uğrayıp uğramadığı, varsa ne miktarlarda olduğu hususlarında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında düzenlenen distribütörlük sözleşmesi ile bu sözleşmeyi tamamlayıcı ve revize edici ek sözleşmelerden kaynaklı feshin haklılığının tespiti ile maddi ve manevi zararın tazmini isteğine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmelerin haksız olark davalı yanca feshedilmiş olmasına, davalı ... yönünden sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle sözleşmeler nedeniyle alacak talebinde bulunamayacağının ve şahıs olarak alacağının bulunduğunun kanıtlanamadığına ilşikin mahkeme tespitinin yerinde olmasına, her iki davalı bakımından manevi tazminat talebinin koşullarının oluşmamasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 161,40TL harcın mahsubu ile bakiye 454,00TL harcın istinaf eden dava.. alınarak Hazineye irat kaydına,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.115,63TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.528,90TL harcın mahsubu ile bakiye 7.586,73TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!