Anahtar kelimeler: Konusutazminat Nazilli Çarparak Şirketçe Tali Yakınlarının Müteveffanın Kaybettiğini Yaşamını Rücuen

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:Denizli 1. Asliye Ticaret MahkemesiKARAR TARİHİ
:█████/2021DAVANIN KONUSU
:Tazminat (Rücuen Tazminat)GEREKÇELİ KARARYAZIM TARİHİ
:█████/2025İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili; müvekkilinin █████/2014 tarihinde davalı şirketçe sigorta ettirilmiş ... plakalı aracı ile ...'ye çarparak kaza yaptığını, kaza sonucu ...'nin yaşamını kaybettiğini, Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını, müvekkilinin tali, müteveffanın asli kusurlu olması nedeniyle müvekkili aleyhine para cezasına hükmedildiğini, müteveffanın yakınlarının Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile maddi manevi tazminat davası açtıklarını, müvekkilinin sigorta poliçesini kesen ... Sigortanın, talepleri üzerine davaya dahil edildiğini, taraflarınca Nazilli İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyanın kapak hesabı istenerek █████/2020 tarihinde 95.727,81 TL yatırılarak dosya borcunun ödendiğini belirterek müvekkilinin davalıdan olan 50.000,00 TL sigorta poliçesi kaynaklı alacağının dava tarihi itibariyle hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça davaya cevap verilmemiş olup davalı duruşmalara da katılmamıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece; davacı şirketin maliki bulunduğu aracın dava dışı müteveffa ...'ye çarpması sonucunda ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, kaza nedeniyle Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde araç sürücüsünün cezalandırılmasına dair karar verildiği, yine kaza nedeniyle Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde müteveffanın mirasçıları tarafından destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasının açıldığı, yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne dair karar verildiği, karara istinaden başlatılan icra takibi neticesinde davacı tarafından tüm ödemelerin yapıldığı, kaza tarihi itibariyle davacının maliki bulunduğu aracın davalı ... şirketinde zorunlu trafik sigortasının bulunması nedeniyle üçüncü kişiye ödenen bedelinin ödenmesi amacıyla davacı tarafından davalı ... şirketine başvuruda bulunulduğu bu haliyle davalı ... şirketinin meydana gelen zarardan 2918 sayılı yasanın 97 ve 6102 sayılı TTK'nun 1409/1, 1473/1, 1478, 1484/1, 1485. maddeleri ile ZMMS poliçesi kapsamında ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu gerekçesiyle dosya kapsamında düzenlenen aktüer bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda kısmi kabul ile rücuen tazminat kararına hükmedildiğini, verilen kararı kabul etmediklerini, öncelikle dava dilekçesindeki hususları tekrar etiklerini, dosya içeriğinde olan aktüerya bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, dolayısıyla son hesabın mahkemece yanlış yapıldığını, şöyle ki bilirkişinin aktüerya raporunda TRH-2010 yaşam tablosu kullanılması gerekirken PMF-1931 tablosunun kullanılmasının hatalı olduğunu, bu sebeple tazminatın olması gerekenden daha düşük hesaplandığını ileri sürerek davanın reddedilen kısmı yönünden de kabulüne karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;Dava; sigortalının trafik kazası nedeniyle dava dışı üçüncü kişiye ödemiş olduğu tazminatın kendi sigortacısından rücuen tazmini istemine ilişkin tazminat davası niteliğindedir.Mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.6100 sayılı HMK'nın 266 ncı maddesine göre Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.(Değişik cümle: 3.11.2016-███████ md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 03.11.2016-███████ md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez. Aynı kanunun 281/1 inci maddesine göre "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.(Ek cümle:22.07.2020-███████ md.) Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir düzenlemesi yer almaktadır.Bilindiği üzere HMK'nın 30 uncu maddesi kapsamında düzenleme altına alınmış olan "Usul Ekonomisi" ilkesine göre de Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür. Aynı kanunun 26. maddesinde düzenlenen "Taleple Bağlılık" ilkesi kapsamında hakimin tarafların talepleri aşılarak karar veremeyeceği düzenleme altına alınmıştır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.02.2021 tarih ve ... E. - ... K. sayılı ilamında da açıkça belirtildiği gibi "Bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile diğer (bilirkişi raporuna itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğar. Yani, bir taraf bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğerinin itirazı üzerine yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılır ve ikinci bilirkişi raporu birinci rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, ilk rapora itiraz etmeyen taraf bakımından ilk bilirkişi raporu kesinleştiğinden ve bununla diğer taraf lehine usulî kazanılmış hak doğduğundan, mahkemenin ilk bilirkişi raporuna göre karar vermesi gerekir (Kuru, B., Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s. 2753)"Somut uyuşmazlıkta; dosya kapsamında alınan aktüer bilirkişi raporunun davacı vekiline █████/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilince HMK'nın 281/1. maddesinde öngörülen iki haftalık yasal süre içerisinde aktüer bilirkişi raporuna karşı hiç bir itirazda bulunulmadığı, bu nedenle davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında ileri sürülmeyen hususların istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceği, bu nedenle davacı vekilinin aktüer bilirkişi raporuna karşı itirazlarının istinaf aşamasında incelenmesine imkan bulunmadığı anlaşılmış olmakla davacı tarafın istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 59,30 TL harcın mahsubuyla bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiliyle HAZİNEYE GELİR KAYDINA, harçla ilgili işlemlerin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE,5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2025...