Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Yazildiği Başkan Adana Katip Üye Hmknın Özeti Bulunulmuş

T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2022NUMARASI
:████████ Esas ████████ KararDAVACI
:...VEKİLİ
:Av. ...DAVALI
:...VEKİLİ
:Av. ...DAVANIN KONUSU
:TespitKARAR TARİHİ
:█████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:█████/2025Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:DAVA
: Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle:davalının daha önce abone sahibi olan ... İle birlikte çalıştığını, bir önceki abone ... 'in müvekkili şirkete ███████-1/2020-2/2020-3/2020-4/2020-5/2020 tarihli kullandığı elektrik fatularının ödenmemesinden kaynaklı olarak aboneliğin iptal edildiğini, hakkında icra takibi başlatıldığını, söz konusu aboneliğin iptalinin hemen ardından davalı ... 'nin aynı adres için abonelik başvurusu yaptığını, davalının talebi doğrultusunda müvekkili şirketinin iyi niyetli olarak davrandığını ve ... adına abonelik tesis ettiğini, ancak daha sonra müvekkili şirket tarafından harici yapılan saha araştırmasında davalı ile dava önceki abone sahibi ... 'in aynı adreste ticari işletmenin hiç değişmediğini, aynı iş kolunda faaliyetini yürüttüğünü hatta diğer abone olan ... 'nin aynı adresten hiç ayrılmadığını, faaliyetine devam ettiğini müvekkili şirket tarafından borcunu ödemediği için kesilen elektriği de ... tarafından sağlandığını usulsüz kullanım gerçekleştirdiğinin tespit ediliğini, tarafların birlikte hareket ederek müvekkil kuruma zarar vermek maksadıyla kötü niyetli davrandıklarını, davalı her ne kadar elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliğinin ilgili maddesinden yararlanarak söz konusu aboneliği almışsa da davalının söz konusu yönetmelik maddesini kötüye kullandığının, davalı gerçekten iyi niyetli olsa idi eski aboneden söz konusu yeri kiralamış gibi gösterip abonelik alarak borçtan aboneliği iptal edilen ... için usulsüz elektrik kullanımı sağlamayacağını, davalının maksadının müvekkili şirketi yanıltmak sureti ile ... adına kayıtlı oluşan asıl alacağı 89.274,98 TL borçlarını ödemeden ortak çalıştıkları iş yerini ... 'den kiralamış gösterip yeni abonelik tesis ettiğini, tarafalar arasındaki kira kontratı incelendiğinde söz konusu işyerinin davalı tarafından █████/2020 tarihinde kira başlangıç tarihi olarak görüldüğü ancak elektrik abonelik başlangıcının ise █████/2020 olarak gözüktüğünü, davalının 9 aydır kiraladığı bir yerde elektrik olmadan iş yerini devam ettirmeyeceğini, ... 'nin feshinden sonra abonelik başvurusunda bulunmasının davalının kötü niyetli davrandığının göstergesi olduğunu, anlatılan durumu çözümlemek için arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu fakat görüşmenin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının kötü niyetle hareket ederek önceki aboneliğe ait elektrik faturalarını ödemeyerek borçtan kurtulmak amacı ile hareket ederek davalının müvekkili şirketi zarar uğratmak maksadıyla muvazaalı bir şekilde abonelik başvurusunda bulunduğunu, davalının bu şekilde müvekkili kurumu zarar uğrattığını beyan ederek ihtiyari tedbir karar verilerek davalınının murazaanın menni ve davalı adına verilen aboneliğin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesine özetle:müvekkili şirketin merkezinin Şanlıurfa'da bulunduğunu, üretimle değil alım satım yolu ile tarım makinaları ticareti ile iştigal ettiğini, tarım makinalarının üretimine geçme projesi kapsamında Adana ve çevresindeki satış hacmini ölçme ve artırma amacıyla Adana'ya şube açılışı yapan bir şirket olduğunu, Adana'da açılan şubenin, esasen üretime geçiş sürecinde irtibat ofisi niteliğinde iken 2020 yılında üretim için faaliyete geçme kararı üzerine Adana'da üretime geçmenin Şanlıurfa'da üretim yapmaktan çok daha mantıklı olacağı düşünülerek, ...'a üretim kapasitesi raporu için başvuruda bulunulduğunu, 2020 yılı başında girişilen kapasite raporu alma girişimi, Covid-19 Pandemisi nedeniyle iş hayatının durakladığı Mart 2020 - Haziran 2020 döneminin sonunda yani Haziran 2020 de başvurunun yapılması ile devam ettiğini, müvekkili şirketin ... nolu kapasite raporu 08.09.2020 tarihi itibariyle ... tarafından düzenlendiğini, müvekkili şirket üretime dair kapasite raporu sonrasında ... Birliğine üyelik başvurusunda bulunulduğu ve 22.10.2020 tarihli üyelik belgesi ile üyeliğinin kabul edildiğini, müvekkili şirketin daha önce elektrik enerjisi için abonelik başvurusunda bulunmamasının sebebinin daha önce üretime yönelik faaliyetinin olmaması ve sadece siparişle temin ettiği malın satımı ile ticari faaliyetini sürdürmüş olması, müvekkili şirketin üretime geçebilmesi için gerekli izin ve belgelerin kapasite raporunun 08.09.2020 tarihinde onaylanarak tamamlanması üzerine, fiilen üretim için gerekli olan enerjiyi sağlamak üzere müvekkili şirket adına elektrik aboneliğinin 19.09.2020 tarihinde davalı şirketle imzalanan sözleşme kapsamında oluşturulduğunu ve müvekkili şirketin 28.110,00-TL depozito bedelinin davacı şirkete depo edilmesi de dahil kendi üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, 30.09.2020 tarihinde davacı şirket tarafından elektrik açma işlemi tutanakla gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin, davacının başka bir abonesi olan ... 'ye ait gayrımenkulde ... Ltd.Şti.'nin faaliyet gösterdiği binada ayrı girişi olan işyerinin kiracısı konumunda olduğunu, davacının iddia ettiği gibi ... ile herhangi bir ortaklığı bulunmadığını, davacı şirket, dava dilekçesinde müvekkilinin aldığı abonelikle, şirketlerine borçlu olan ... 'ne elektrik kullanımı sağladığı iddiasında bulunulduğu iddiasını kabul etmediklerini, müvekkilinin kullandığı elektrik tüketim miktarının, aldığı üretim kapasite raporunu aşmayan tutarlarda olduğunu, davacının iddia ettiği gibi kendilerine borçlu olan ... Ltd.Şti.'ne elektrik kullandırımının söz konusu olmadığını, davacı, dava dışı borçlusu ... Ltd. Şti.'nden cebri icra yolu ile alacağını tahsil etmek yerine asılsız iddialarla ve müvekkilinin elektrik enerjisini kesme tehdidi ile müvekkilinin alakası olmayan bir borcu müvekkilden tahsil etme amacı gütmekte olduğunu, davacı şirket önce ... Ltd.Şti.'nden alacaklı olduğu Adana ... Müdürlüğü'nün ... E.sayılı icra takip dosyasından müvekkiline 1.Haciz İhbarnamesi gönderdiğini, müvekkili şirket kendisine tebliğ edilen haciz ihbarnamesine itiraz ettiğini, davacı ile müvekkili arasında tarafların karşılıklı irade açıklaması ile abonelik sözleşmesi kurulduktan sonra müvekkili üzerine düşen sorumlulukları zamanında yerine getirmesine ve ödemelerini aksatmamasına rağmen başka bir abonelik sözleşmesinin borç bakiyesi sebep gösterilerek ve o abone ile müvekkili şirket arasında hiçbir hukuki /organik bağ bulunmamasına rağmen, davacı şirketin abonelik sözleşmesini iptal etmek amacıyla tespit davasının açıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu beyan ederek elektrik aboneliği tesisinin önceki abonenin borcu nedeni ile geri çevrilemeyeceği hükümleri çerçevesinde başlatılan abonelik sözleşmesinin hukuka uygun olarak akdedildiğini, taraflar arasında davacının iddia ettiği gibi murazaa olmadığının tespiti ile aboneliğin iptali talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece"....Yapılan yargılama sonucunda, davalı ... 'nin 01.01.2020 tarihinde davaya konu “... Adana” adresindeki işyerini kiraladığını, kiralamadan yaklaşık 9 ay sonra 19.09.2020 tarihinde işyerindeki 630 kw kurulu gücü bulunan ... tesisat nolu işletme için, 300 kw talep gücü üzerinden davacı şirket ile elektrik satış sözleşmesi imzaladığı, davacı şirket tarafından 04.09.2020 tarihinde başlatılan icra takibiyle dava dışı ... 'den Aralık/2019-Mayıs/2020 dönemlerine ait 6 adet normal elektrik faturası bedeli olan 89.274,89 TL asıl alacağın ödenmesinin talep edildiği, icra takibine konu 6 adet faturadan 5 adedinin davalı şirketin kira sözleşmesini akdettiği ancak henüz elektrik aboneliğinin başlamadığı Ocak 2020-Mayıs 2020 dönemine ilişkin olduğu, keşif tarihinde; davalı ... tarafından kullanılan işletmenin ofis binası, depo ve boş alan (kira sözleşmesinde belirtildiği gibi) bölümlerinden oluştuğu, taşınmazın ana giriş kapısında, kapı nosu olarak 107 yazısının bulunduğu, işletmenin yaklaşık 120 metre kadar doğusunda ayrı bir giriş kapısı olan ve davalıdan önceki abone olan dava dışı işyerini kiralayan ... 'ne ait fabrika müştemilatlarının mevcut olduğu, ancak fabrikanın faaliyette bulunmadığı ve elektriğinin kesik halde bulunduğu, ... tesisat nolu aboneliğin sayacının ve elektik dağıtım panolarının bulunduğu mahalde yapılan incelemede ise, 630 KVA gücünde trafodan beslenildiği ancak bu trafo ve sayacın işyerinin davalı tarafından kiralanmasından önce 2 ayrı parçaya bölünmüş haldeki tüm fabrika sahasına ait olduğu, dava dışı ... 'ne ait gayri faal durumda bulunan bölümlere giden şalterin kablo bağlantılarının sökülmesi suretiyle bu bölümün elektriğinin kesik olduğu ve şalterin açılarak kontrol edilmesinde enerjinin kabloların sökük halde bulunması nedeniyle iletilemediği tespit edilmiş, keşif tarihinden sonra Adana ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında, 04.11.2021 tarihinde borçlu ... adresine gidildiği ve tutanak tutulduğu, tutanakta “... hazır, geniş nedeni anlatıldı. Anladım biliyorum dedi. Fabrikanın açık olduğu elektriğinin olduğu görüldü, içerde çalışanların olduğu görüldü. ... söz aldı borcu ödeyecek durumum yoktur dedi. Şubat Mart gibi taksit yapmayı düşünüyorum dedi.” ifadesinin geçtiği görülmüş, bu durumda davalı ... adına ... tesisat no ile abone olunan işyerinde borcunu ödemeyen dava dışı ... ’nin elektrik kullandığı, bu haliyle davalı şirketin abonelik başvurusunun muvazaalı olduğu anlaşılmış, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın KABULÜ İLE,...." karar verilmiştir.DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı ile müvekkili arasında tarafların karşılıklı irade açıklaması ile abonelik sözleşmesi kurulduktan sonra müvekkili üzerine düşen sorumlulukları zamanında yerine getirmesine ve ödemelerini aksatmamasına rağmen başka bir abonelik sözleşmesinin borç bakiyesi sebep gösterilerek önceki aboneliği olan borçlusu şirket ile muvazaalı bir işlem kurduğu iddia edilmiş ve diğer şirket ile müvekkili şirket arasında hiçbir hukuki /organik bağ bulunmamasına rağmen müvekkili şirketin abonelik sözleşmesi ilk derece mahkemesinin kararı ile iptal edildiği, dava, muarazanın giderilmesi istemine ilişkin olduğu, davacının maliki bulunduğu taşınmaz için davalı yana elektrik aboneliği tesisi için başvuruda bulunmuşsa da önceki abonenin borcu bulunduğu gerekçesiyle, davalı yanca talebinin yerine getirilmediği belirtilerek eldeki davanın açıldığının anlaşıldığı, yönetmeliğin ilgili hükümleri gereğince perakende satış sözleşmesi yapılırken talepte bulunandan elektrik borcunun olmadığını gösterir borcu yoktur belgesinin istenemeyeceği, aynı kullanım yerine ait önceki abonenin tüketimlerinden kaynaklanan borçları yeni abonelik isteyenin üstlenmesinin talep edilemeyeceği, bu haliyle elektrik aboneliği tesisinin önceki abonenin borcu nedeni ile geri çevrilemeyeceği, somut olayda; mahkemece, davacının talebi üzerine teminat mukabilinde taşınmaza tedbiren enerji verildiği, bunun üzerine davacı tarafından dava açıldıktan ve taşınmaza enerji verilmesinden sonra taşınmaz zincir markete kiralandığı, dosya kapsamındaki önceki ve yeni tarihli kira sözleşmeleri, tapu kaydı, tesisat cari hesap borç dökümü, vergi kayıtları ve kolluk araştırmasına göre, davacının taşınmaza malik olduğu ve önceki abonenin elektrik borcuna ilişkin tüketimi bulunmadığı, öte yandan davalı, davacı ile önceki abone arasında muvazaa bulunduğunu iddia etmişse de ileri sürülen bu olgunun ispatlanamadığı,ilk derece mahkemesince; davalılardan biri yönünden aboneliğin iptal edilmesi ve hak sahibi adına abonelik tesis edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta olup, bölge adliye mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesinin doğru görülmediği, müvekkili şirket ile diğer şirket arasındaki hukuki/organik bağın, somut olayın muvazaalı olduğunun davacı tarafça ispatlanması gerektiği ve delil tespitinin sadece Mahkeme tarafından keşfen yapılabileceği, Mahkemece yapılan keşif sonucunda ve kök rapor neticesinde muvazaalı bir abonelik başvurusu olduğuna dair bir kanaate ulaşılamayacağı görüldüğü, Davacı tarafından kök rapor tebliği sonrasında aleyhe kanaati bertaraf etme maksadıyla İcra Müdürlüğü'nün de görev ve yetkisini aşar şekilde bir tutanak tutturulduğu, dosya ek rapora gönderilmiş ve Adana ... Müdürlüğünün ... nolu dosyasında düzenlenen tutanak esas alınarak ek rapor düzenlendiği, Haciz tutanağında haczi kabil eşya araması yapılmadığı onun yerine elektrik var mı yok mu şeklinde bir tespit yapılmaya çalışıldığının görüldüğü, 'Fabrikanın açık olduğu, elektriğinin açık olduğu, işçilerin çalıştığı görüldü' şeklindeki tespitin iş bu davada hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, haciz tutanağında elektrik kullandığının tespiti, o elektriğin müvekkilin elektrik panosundan temin edildiği anlamına gelmediği, bu yönde bir kullanım tespiti yok iken , müvekkili şirketin muvaazalı bir ilişkisi varmış gibi bir kanaat oluşturulduğu , o an için elektrik gerçekten var idiyse bile bunun müvekkilin aboneliği ile bağlantılı olup olmadığını araştırmadan sırf bu tutanak esas alınarak kök raporda bir değişikliğe gidilmesi ve bu tutanağın ek raporda esas alınarak hükmün gerekçesini oluşturmasının hukuka aykırı olduğu, dava dışı ... A.Ş. ,ile müvekkili şirketin ortak üretim yaptığına dair asılsız davacı iddiası, kök raporda yapılan teknik inceleme ile çürütüldüğü, her ne kadar kök raporda ... tarafından düzenlenen kapasite raporunda faaliyete 23.06.2020 tarihinde yazılı olduğu belirtilmişse de 2020 yılı başında girişilen kapasite raporu alma girişimi ,Covid-19 Pandemisi nedeniyle iş hayatının durakladığı herkesçe malum olan mart 2020- haziran 2020 döneminin sonunda yani Haziran 2020 de başvurunun yapılması ile devam etmiş ve müvekkili şirketin ... nolu kapasite raporu 08.09.2020 tarihi itibariyle ... tarafından düzenlendiği, kapasite raporu düzenlenmesini takiben 19.09.2020 tarihinde elektrik abonesi olunduğu ve 30.09.2020 tarihinde davacı şirket tarafından elektrik açma işlemi tutanakla gerçekleştirildiği, müvekkili şirket ,davacının başka bir abonesi olan ... 'ye ait gayrımenkulde ... Ltd.Şti.'nin faaliyet gösterdiği binada ayrı girişi olan işyerinin kiracısı konumunda olduğu, davacının iddia ettiği gibi ... ile herhangi bir ortaklığı bulunmadığı,müvekkilinin kullandığı elektrik tüketim miktarı , aldığı üretim kapasite raporunun aşmayan tutarlarda olduğu, kesinlikle davacının iddia ettiği gibi kendilerine borçlu olan ... Ltd.Şti.'ne elektrik kullandırımanın sözkonusu olmadığı, davacı , dava dışı borçlusu ... Ltd. Şti.'nden cebri icra yolu ile alacağını tahsil etmek yerine asılsız iddialarla ve müvekkilin elektrik enerjisini kesme tehdidi ile müvekkilin alakası olmayan bir borcu müvekkilden tahsil etme amacı güttüğünü, davacı şirket önce ... Ltd.Şti.'nden alacaklı olduğu Adana ... Müdürlüğü'nün ... E.sayılı icra takip dosyasından müvekkile1.Haciz İhbarnamesi gönderdiği, müvekkili şirket kendisine tebliğ edilen haciz ihbarnamesine itiraz edildiği, bahsi geçen icra dosyasında borçlusuna yönelik menkul ve gayrımenkul haczi yaparak alacağını tahsil etmek yerine müvekkili şirket gibi faturalarını düzenli ödeyen abonesinden ,aboneliği iptal etme tehdidi ile başka bir abonenin borcunu tahsil etmeye çalıştığı, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 5. maddesinde yeni bir tesis veya kullanım yeri için dağıtım sistemine bağlanmak sureti ile elektrik enerjisi temin etmek isteyen gerçek veya tüzel kişilerin, bulunduğu dağıtım bölgesindeki dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiye başvuru yapacakları, 6. maddesinde gerçek veya tüzel kişilerin dağıtım sistemine bağlantı talebinin dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi tarafından ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde karşılanması ve bağlantı anlaşması yaparak hizmet verilmesinin esas olduğu, 10. maddesinde perakende satış sözleşmesi yapılırken daha önce kullanımda bulunduğu yerde elektrik borcunun olmadığını gösterir borcu yoktur belgesinin istenemeyeceği, 24. maddesinde ise aynı kullanım yerine ait başka müşterilerin önceki dönemelere ilişkin tüketimlerinden kaynaklanan borçları yeni müşterinin üstlenmesinin talep edilemeyeceği düzenlemelerine yer verildiği, bu haliyle elektrik aboneliği tesisinin önceki abonenin borcu nedeni ile geri çevrilemeyeceği hükümleri çerçevesinde başlatılan abonelik sözleşmesinin hukuka uygun olarak akdedildiği, taraflar arasında davacının iddia ettiği gibi muaraza olmadığının tespiti ile aboneliğin iptali isteminin reddi kararı vermesi gerekirken hatalı hüküm tesis edildiği, açıklanan nedenlerle Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████E. ████████K. sayılı kararın istinaf incelemesi neticesinde 'davanın kanulüne yönelik hükmün kaldırılmasını' ve ' davanın reddine karar verilmek suretiyle yeniden hüküm tesisine ' karar verilmesi talep edilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; Muarazanın men'i ve abonelik sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı şirket tarafından, davalı şirketin ... tesisat numaralı aboneliği, müvekkili kurumu zarara uğratmak maksadı ile kendinden önceki abone ile ortaklığı olmasına rağmen borçtan dolayı kapatılan elektriğin borcunu ödemeden kötüniyetli olarak yeni abonelik başvurusu gerçekleştirdiği iddiası ile muarazanın men'i ve aboneliğin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın yapılan yargılaması neticesinde Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas-████████ Karar sayılı karar ile "Davanın kabulü ile, Davacı ile davalı şirket arasındaki ... tesisat numaralı, ... sözleşme numaralı aboneliğin iptaline, muarazanın bu şekilde giderilmesine," karar verildiği, davalı vekilinin süresi içinde istinaf kanun yoluna müracaat ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.Muvazaa iddiası ve abonelik sözleşmesinin iptali talebi yönünden yapılan incelemede;Muvazaa, mülga 818 sayılı BK’nun 18. maddesinde ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı yasanın 19. maddesinde düzenlenmiş olup, yasa metninde “Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradelerinin esas alınacağı” belirtilmiştir. Buna göre; muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören 3.kişiler tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilecektirler.Muvazaa iddiası, muvazaalı işlemin tarafları dışında, işlemin butlanını talep etmekte doğrudan doğruya veya dolaylı şekilde hukuki menfaati bulunan kişiler tarafından ileri sürüldüğünde, tanık dahil her türlü delil ile ispat edilebilir. (Bknz; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ████████ Esas ve █████████ Karar)Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ve Hukuk Genel Kurulu' nca benimsenen ilke gereği kural olarak sonraki abonelik, önceki abonenin borcunun ödenmesine bağlı kılınamaz ise de; mahkemece,dosyadaki bilgi, belge, ve kayıtlara göre davacı/davalı ile borçlu arasında fiili, hukuki bir bağ olup olmamasının belirlenmesi ve davacının/davalının muvazaa iddiasının ispatlanması gerekir.Dava konusu aboneliğin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan █████/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 24/5. Maddesi " Bir önceki tüketicinin perakende satış sözleşmesini sonlandırmadan veya sonlandırarak ayrılması ve farklı bir gerçek veya tüzel kişinin, aynı kullanım yeri için yeni bir perakende satış sözleşmesi ya da ikili anlaşma başvurusunda bulunması halinde görevli tedarik şirketi tarafından;a) Önceki tüketicinin ödenmemiş borçlarının bulunması halinde, söz konusu borçlar, ilgili tüketicinin güvence bedelinden düşülmek suretiyle karşılanır ve ilgili sözleşme sona erdirilir.b) Güvence bedelinin ödenmemiş borçları karşılamaması halinde, (a) bendi kapsamında işlem yapılır ve kalan borç önceki tüketiciden tahsil edilir.c) Bu Yönetmelik hükümleri uyarınca gerekli olan bilgi ve belgelerin sunulması kaydıyla, yeni başvuru sahibiyle perakende satış sözleşmesi düzenlenir." şeklinde, aynı Yönetmeliğin 24/6. maddesi "Beşinci fıkra kapsamında, bir önceki tüketicinin perakende satış sözleşmesini sonlandırmadan kullanım yerinden ayrılması halinde, görevli tedarik şirketi, yeni başvuru sahibinden söz konusu kullanım yerinin kullanım hakkına sahip olduğunu belgelemesini ister." şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda; davalı şirketin merkezinin ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğu, █████/2017 tarihinden itibaren ... Sarıçam/ADANA adresinde Sarıçam Şubesi olarak halen faaliyetine devam ettiği, davalıdan önceki abone olan dava dışı ... 'nin ... Sarıçam/ADANA adresinde faaliyet gösterdiği, davalı şirketin, dava dışı ... 'ne ait ofis+depo+boş alan kısmını █████/2020 tarihli sözleşme ile yıllık kiralama bedeli 15.000-TL olmak üzere 5 yıl süre ile kiraladığına dair sözleşme sunulduğu, her iki şirketin de aynı konuda faaliyet gösterdiği, aynı hattan enerji aldıkları, mahkemece yapılan keşifte dava dışı şirketin enerjisinin "kabloların sökük olması" nedeniyle kullanılmadığı görüldüğü, ancak Adana ... Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası kapsamında yapılan haciz işlemi sırasında dava dışı şirkete ait fabrikanın açık durumda olduğu ve elektrik enerjisinin bulunduğunun tespit edildiği, dosyaya sunulan █████/2022 tarihli bilirkişi ek raporu ile de büyük binanın 5 yıl süre ile yıllık 15.000-TL bedelle çok uzuca kiralanması, davalı şirketin █████/2020 tarihinde abone olması, dava dışı şirketin elektrik enerjisinin 1 gün önce █████/2020 tarihinde kesilmiş olması, ... tesisat numaralı aboneliğin sayacının ve elektrik dağıtım panolarının bulunduğu mahalde tek pano bulunmasına ve ayrı bir tesisat numarası olmamasına rağmen █████/2021 tarihli haciz tutanağından dava dışı şirketin elektrik kullandığının ve fabrikanın çalıştığının tespit edilmesi hususları doğrultusunda davalı şirketin abonelik başvurusunun muvazaalı olabileceği, takdirin mahkemede olduğu belirtildiği, ticaret sicili kayıtlarıyla da tespit edildiği üzere davalı şirketin aynı adreste █████/2017 tarihinden itibaren şube olarak bulunduğu, sunulan kira sözleşmesinin dahi █████/2020 tarihli olduğu, bu kapsamda davalı şirketin yeni bir kullanıcı olmadığı, aboneliğin elektrik enerjisinin kesilmesinden 1 gün sonra yapıldığı, yine borçlu önceki abonenin de söz konusu yerden ayrılmadığı, aynı pano ve tesisat üzerinden elektrik kullanımının devam ettiği anlaşılmış olup, mahkemece de belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen kararda usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesi ile hüküm fırkasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı olan 615,40 TL İstinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın istinaf talebinde bulunan DAVALIDAN tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının bulunması halinde karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-HMK'nın 359/4. madde hükmü gereği karardan birer suretin Dairemiz tarafından taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025...Başkan...¸e-imzalıdır...Üye...¸e-imzalıdır...Üye...¸e-imzalıdır...Katip...¸e-imzalıdır