Anahtar kelimeler: İsteğe Döneminde Aylığı Yaşlılık Uyulan Günlük Edildi Bağlanması Sonrasında İlamı

Mahkemesi
:İş MahkemesiNo
:113-838Dava, yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında davanın kabulüne karar verilmiştir.Hükmün, davalı ... Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.2-) 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamında; 01.10.1986 – 06.11.1992 döneminde 1715 ve 02.01.2004 – 06.01.2004 döneminde 5 günlük zorunlu, 01.07.2004 – 31.12.2005 döneminde 540 ve 01.06.2006 – 30.10.2006 döneminde 150 günlük isteğe bağlı sigortalılığı bulunan davacının, 2001 yılının Mayıs ayında düzenlenen giriş bildirgesinde yer alan bilgilere dayanılarak davalı Kurumca 04.10.2000 tarihi itibarıyla 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalı olarak tescil edildiği, 2004 yılının Mart ayında tesis edilen işlemle anılan sigortalılığı 06.02.2004 günü itibarıyla sonlandırılan davacının 22.11.2006 tarihinde yaşlılık sigortasından aylık bağlanması isteminde bulunması üzerine Kurumca yapılan inceleme sonucu sigortalılığın başlangıç günü itibarıyla iptal edilerek tahsis başvurusunun da reddedildiği, iptal edilen dönemde herhangi bir kaydı bulunmayan davacının ilk sigorta primini 30.04.2002 tarihinde yatırıp 30.11.2004 gününe kadar düzenli ve ayrıca 15.05.2006, 10.10.2006 tarihlerinde ödeme gerçekleştirdiği anlaşılmakta olup, sonucu itibarıyla 04.10.2000 – 06.02.2004 tarihleri arasında sigortalı olunduğunun ve buna bağlı olarak yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti istemine ilişkin davada mahkemece yapılan yargılamada verilen davanın reddine yönelik hüküm Dairemizin 11.11.2010 gün ve █████████ Esas – ██████████ Karar numaralı ilamı ile bozulduktan sonra mahkemece bu ilama uyularak yapılan ikinci yargılamada davacının 01.04.2002 – 02.01.2004 döneminde isteğe bağlı sigortalı olduğu benimsenerek aylık bağlama istemi aynen hüküm altına alınmıştır.Anılan bozma ilamında belirtilen yasal mevzuat ve ayrıntılı açıklamalar, 1479 sayılı Kanunun “İsteğe bağlı sigorta” başlığını taşıyan 79’uncu maddesindeki, isteğe bağlı sigortalılığın, sigortalılık tescil isteminin Kuruma intikal ettiği tarih itibarıyla başlayacağı ve diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi olarak çalışmaya başladığı tarihten bir gün önce sona ereceği yönündeki hüküm ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde davacının; zorunlu sigortalılığın yasal dayanak belgeleri niteliğinde herhangi bir kaydının ve/veya isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirilebilecek prim ödemesinin bulunmadığı 04.10.2000 – 01.04.2002 tarihleri arasında geçerli sigortalılığından söz edilemeyeceğine yönelik mahkeme yaklaşımı yerinde olup, aynı gerekçeyle 01.04.2002 - 30.04.2002 döneminde de sigortalılığa geçerlik tanınamayacağı benimsenmeli, 30.04.2002 gününden itibaren ise, iptal edilen zorunlu sigortalılık primlerinin isteğe bağlı sigortalılık olarak karşıladığı süre, öncelikle davalı Kurumdan sorulmak, Kurum belirlemesine itiraz edilmesi durumunda yöntemince bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle ortaya konulmalı ve bu süre kadar isteğe bağlı sigortalılık kabul edilmeli, 02.01.2004 – 06.01.2004 döneminde gerçekleşen 506 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalılık dikkate alınmalı, buna göre yaşlılık sigortasından aylık tahsis koşullarının varlığı, 506 sayılı Kanunun geçici 81’inci maddesi kapsamında irdelendikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmadan, uyulan bozma ilamı çerçevesinde irdeleme yapılmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu sigortalılık sürelerinin belirlenmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, tahsis istemi değerlendirmesinde 506 sayılı Kanuna tabi isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin mükerrer (690 gün yerine 1380 gün) olarak hesaplamaya dahil edilerek yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.S O N U Ç
: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.