Anahtar kelimeler: Milas Çiftlik Muğla Bodrum Dairece İli İlçesi Mahallesinde İzmir Kez

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararKARAR
: İstinaf başvurusunun esastan reddineİLK DERECE MAHKEMESİ
: Milas Kadastro MahkemesiSAYISI
: ███████ Esas, ████████ KararTaraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Milas Kadastro Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı Hazine vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:K A R A RÇekişmeli taşınmazın bulunduğu Muğla ili Bodrum ilçesi Çiftlik Mahallesinde 2020 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) geçici 8 inci maddesi gereğince kadastro tespit çalışması yapıldığı, bu çalışmalar sonunda; dava konusu 109 ada 165 parselin, 848,86 metrekare yüzölçümünde, tarla niteliğinde belgesizden Hazine adına tespit edildiği, tutanağın edinme sebebi bölümünde bölgede 1964 yılında yapılan tesis kadastro çalışmaları sırasında hiç kimsenin kullanımında olmayan yer olduğu gerekçesiyle tescil harici bırakılan taşınmazın 1965 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığının belirtildiği, kadastro çalışma sonuçları ve tutanaklarının 05.11.2020 - 07.12.2020 tarihlerinde askı ilana çıkarıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu Muğla ili Bodrum ilçesi ... Mahallesi 109 ada 165 parselin, tespit tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla zamandan beri öncesinde murisleri, sonrasında davacı tarafından nizasız fasılasız malik sıfatıyla komşu tapulu taşınmazla birlikte bir bütün halde kullanıldığını ve davacı lehine mülkiyet edinme şartlarının gerçekleştiğini, buna rağmen taşınmazın bölgede 2020 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu gereğince yapılan kadastro tespit çalışmaları sonunda davalı adına tespit edildiğini, tespitin hatalı olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazın davalı adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tespit ve tescilini istemiş, davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.Dava, 3402 sayılı Kanunun geçici 8 inci maddesi gereğince yapılan kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın 1971 yılından itibaren davacı ve üst soyu tarafından tarla ve bahçe olarak kulanıldığı, orman tahdit sınırları dışında kaldığı, kamu hizmetine tahsis edilmediği, kadastro tespit tarihinden geriye doğru 20 yıl öncesinden imar ihya faaliyetleri tamamlanarak, tarım arazisi niteliğinde nizasız, fasılasız, malik sıfatıyla davacı tarafından kullanıldığı ve davacı lehine zilyetlikle mülkiyet edinme şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu Muğla ili Bodrum ilçesi Sazköy mahallesi Akdam Kocaboğaz mevki 109 ada 165 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davacı adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazın tarım arazisi olarak kullanıldığı, imar ihya faaliyetinin tespit tarihinden geriye doğru 20 yıl öncesinden tamamlandığı ve davacı tarafından nizasız fasılasız malik sıfatıyla kullanıldığı, taşınmaz yönünden 3402 sayılı Kanunun 14 üncü ve 17 nci maddesinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının davacı lehine gerçekleştiğinden davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf istemi esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.S O N U Ç
: Yukarıda açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.