Anahtar kelimeler: Kısmî Suçta Petrol Görmeyen Düşme Aracının Eşyaların Nakil Piyasası Plakalı
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    SUÇ
    : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet
    HÜKÜMLER
    : Zamanaşımı nedeniyle düşme, mahkûmiyet, kaçak eşyaların ve suçta kullanılan 35 S 6855 plakalı nakil aracının müsaderesine, suçta kullanılan 35 RV 137 ve 45 FV 555 plakalı nakil araçlarının müsaderesine yer olmadığına
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Kısmî ret, kısmî onama
    Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyiz yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
    Sanık ... ve katılan ... vekilinin temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    I- Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
    Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı akaryakıt olmasına göre, sanığın eyleminin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
    II-Sanıklar ... ve ... Hakkında Verilen Zamanaşımı Nedeniyle Düşme Kararı Yönünden
    Katılan ... vekilinin temyiz sebebinin münhasıran, sanıklar ... ve ... hakkında verilen düşme kararına yönelik olduğu tespit edilmekle yapılan incelemede;
    Sanıkların yargılama konusu eylemleri için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; dosya kapsamına göre, zamanaşımı kesen en son işlem olan 19.12.2013 tarihli mahkûmiyet hükmünden itibaren sanıklar hakkında temyiz incelemesine konu hükmün kurulduğu 14.12.2022 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine ve suçta kullanılan.... plakalı ve ..... plakalı nakil araçlarının müsaderesine yer olmadığına dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş, ancak trafik kaydı üzerindeki şerhlerin kaldırılmasına karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
    Açıklanan nedenlerle katılan ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün (3) numaralı bendinin devamına gelmek üzere ''trafik kaydı üzerindeki şerhlerin kaldırılmasına,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    III. Sanık ...'ün Hakkında Verilen Mahkûmiyet Kararı Yönünden
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
    1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, ████████ Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların
    oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
    Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihlerinin 12.02.2013, 29.03.2013, 04.04.2013, iddianame düzenleme tarihlerinin 06.06.2013, 13.06.2013, 06.09.2013 olduğu,
    Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında, yargılaması devam eden İzmir 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/7 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 15.04.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 17.09.2014 olduğu,
    Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
    2.Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 62/1.maddesi yerine 5237 sayılı Kanun'un 62/2. maddesinin yazılması,
    3.12.02.2013 tarihinde ele geçen 2.000 litre bitkisel yağ, mineral yağ ve geri kazanım solventinin, 04.04.2013 tarihinde sanık ...'den ele geçen 3.700 litre biodizelin ve 29.03.2013 tarihinde inceleme dışı sanık Savaş Tan'dan ele geçenler haricindekilerin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
    Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!