Anahtar kelimeler: Antalya Dairece Kez Sayisi Talebi Esastan Yoluna Görevsizliğine Kadastro Adliye
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., ████████ K.
    KARAR
    : İstinaf başvurusunun esastan reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Antalya Kadastro Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ Esas, ████████ Karar
    Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Antalya Kadastro Mahkemesinin davacı ...'in kullanım kadastrosuna itiraz davanın reddine, tescil talebi yönünden görevsizliğine, davacı ... yönünden davanın reddine, ...'nin davasının kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararına karşı davacı ..., davalı ..., davacı ... ve davacı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı ..., davalı ..., .... vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Çekişmeli taşınmazların bulunduğu Kuzdere köyünde, 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 6831 sayılı Orman Kanununa (6831 sayılı Kanun) göre yapılıp 1982 yılında ilân edilerek kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu ile 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci madde uygulaması ve 30.03.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması bulunduğu, ayrıca 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) 5831 sayılı Kanunla eklenen Ek 4 üncü madde uyarınca kadastro veya orman haritalarında düzeltmeyi gerektiren tutanak, pafta ve zemin uyumsuzluğunun teknik mevzuata uygun ... getirilmesi çalışmasının 2017 yılında yapılarak 17.03.2017 ila 17.04.2017 tarihleri arasında ilan edildiği, yörede genel arazi kadastrosunun 1980 yılında yapılarak kesinleştiği, daha sonra Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlardan kullanıcı belirlemesi amacıyla 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunla eklenen Ek 4 üncü madde uyarınca yapılan kullanım kadastro çalışması bulunmakta olup, 17.03.2017 ila 17.04.2017 tarihleri arasında ilana çıkarıldığı, akabinde 2020 yılında 3402 sayılı Kanun'un 22/A yenileme kadastro çalışması bulunmakta olup, 21.07.2020 ila 19.08.2020 tarihleri arasında ilana çıkarıldığı anlaşılmıştır.
    Davacı vekili dava dilekçesinde, orman kadastrosundan önce yapılan kadastro çalışmaları sırasında Antalya ili Kemer ilçesi ... köyü 2297, 2298, 2299, 2300 ve 2301 sayılı parseller ile birlikte bu parsellerin çevresinde yer alan taşınmazları ... 'tan bedeli mukabilinde kullandığı yerlerin zilyetliği ile birlikte mülkiyetini satın aldığını, tapulama çalışmaları sırasında 905, 2297, 2298, 2299, 2300 ve 2301 numaralı parsellerin davacı adına tespit gördüğünü ve tapuya tescil edildiğini, bu parsellerin devamında yer alan taşınmazların ise miktar fazlası olduğunu iddiasıyla hazine adına tespit edildiğini, toplam zilyetliğin 40 - 50 yıldır devam ettiğini, önceki kadastro çalışmalarında 905, 2297 ve 2300 numaralı parsellerin icra marifetiyle satışa çıkartıldığını, ihale yöntemiyle yapılan satışa ...'ye satıldığını, ...'nin satın aldığını, ... tarafından parsellerin haricindeki yerleri hiçbir zaman zilliyet etmediği halde 6831 sayılı Kanun gereği 2/B uygulaması neticesinde eski 1376 yeni 2819 parselde (A) harfi ile gösterilen yerin davalı ... adına tespit yapıldığını ve tespitin hatalı olduğunu, eski 2298 ve 2299 sayılı taşınmazın icra marifetiyle ... isimli şahsa satıldığını, 2301 sayılı taşınmazın icra marifetiyle ... isimli şahsa satışının yapıldığını ileri sürerek davacı adına kayıtlı olan ve icra marifetiyle satılan parsellerin devamında yer alan 40 yıldan beri nizasız ve fasılasız zilyetliğinde olan 17.03.2017 tarihli askı ilanında Hazine (orman) adına tespit gören yerlerin davacı adına tapuya tescilini istemiş, birleşen ███████ Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; Antalya ili, Kemer ilçesi, Kuzdere mahallesi 2299 parselde kayıtlı 4.206,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazın ... ... ’nun zilyet ve tasarrufunda iken 07.02.2017 tarihinde müvekkil şirket tarafından satın alındığını ve halen zilyetliğinde olduğunu, Antalya Kadastro Müdürlüğünce yapılan sınır düzeltmesinde 2299 parselin 985,85 metrekarelik kısmının ifraz edilerek 2820 parsel içerisinde C harfi ile gösterilmek sureti ile davalı ... adına tespit yapıldığını ileri sürerek yapılan tespitin iptal edilerek 2820 parselin (C) harfi ile gösterilen bölümünün ... adına kayıtlı 2299 parselle tevhidine karar verilmesini istemiş, birleşen ███████ Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; Antalya ili, Kemer ilçesi, Çamyuva mahallesi, Kuzdere mevkii 2301 parselde kayıtlı 4206,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazın (E) harfi ile gösterilen kısmının Kadastro Müdürlüğünce yapılan sınır ve yüzölçüm düzeltmesinde hazine adına tespit edildiğini, 2301 nolu parsel mülkiyeti tapuda kendi adına kayıtlı olduğunu, (E) harfi ile gösterilen bölüm 2301 parsel kapsamı ve sınırları içinde kaldığını ileri sürerek 2820 parsel sayılı taşınmazın krokisinde (E) harfi ile gösterilen kısımla ilgili yapılan tespitin iptali ile mülkiyeti davacıya ait 2301 parselle tevhidine karar verilmesini istemiş, asıl ve birleşen dosyalarda davalı ... vekili cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuştur.
    Antalya Kadastro Mahkemesi'nin 21.06.2017 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı, Antalya Kadastro Mahkemesi'nin 21.06.2017 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararları ile, iş bu dosyaların, Mahkemenin ███████ Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiş, Antalya Kadastro Mahkemesinin 12.02.2019 tarih ve ███████ Esas ███████ Karar sayılı kararı ile; asıl ve birleşen davaların reddine, Antalya ili Kemer ilçesi Kuzdere(Çamyuva) mahallesi 2823, 2820, 2819, 2818, 2817 parsel sayılı taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4 üncü maddesine göre yapılan kadastro tespitinde beyanlar hanesine yazılan tüm şerhler aynen korunmak üzere taşınmazların tespitleri gibi tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş, kararın davacı ..., ... Yat.San. ve Tic. AŞ ve ... tarafından istinaf edilmesi sonrasında Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesinin 24.10.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; eksik araştırma gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
    Asıl ve birleşen dosyalarda dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince kaldırılma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda; dava konusu 2817, 2819, 2820 ve 2823 parsel sayılı taşınmazlar yörede 1941 yılında yapılarak kesinleşen orman tahdit çalışmalarında orman sınırları içerisinde kaldığı, sonrasında 1744 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uygulaması kapsamında bu parsellerin tamamının 2/B blok parseli olarak bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybettiği gerekçesiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere 1744 sayılı Kanun uygulamasına ait OTS ve arazi üzerindeki OS noktalarının çakışmadığı ve hataya düşüldüğü, yapılan hatanın kadastro çalışmaları sırasında arazideki gerçek yerlerinde koordinat denetimi yapılmak suretiyle tespit edilerek haritasına aktarıldığı, dava konusu taşınmazlarda 2017 yılında 3402 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesi kapsamında yapılan orman sınır ve hatlarında yapılan ve orman hattıyla ilintili kadastro parsellerinde sınır ve yüzölçüm düzeltmesi işlemi doğrultusunda dava konusu 405, 2297, 2299, 2300, 2301 nolu parseller orman sınır noktaları ile ilintili kadastro parselleri olduğundan 3402 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesi kapsamında 2/B alanlarında yapılacak uygulama konulu 2012/5 sayılı genelgesi kapsamında yetkili komisyonca düzeltme işlemine tabi tutulduğu, Mahkemece yapılan araştırma sonucunda dava konusu parsellerin içinde bulunduğu 2/B blok parsellerin ve buna bağlı ilintili kadastro parsellerinde 3402 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesi kapsamında yapılan orman sınır düzeltme çalışmasının kanun ve yönetmelik hükümlerine, kesinleşmiş orman tahdit tutanak ve haritalarına uygun yapıldığı anlaşılmakla asıl ve birleşen dosya davacılarının orman sınır düzeltme çalışmasına itiraza ilişkin davalarının ayrı ayrı reddine, her ne kadar 03.07.2018 tarihli harita bilirkişisinin raporunda 2817 parselin (A), 2819 parselin (A) ve 2820 parselin (A), (C), (D), (E) harfleri ile gösterilen bölümlerinin tapulu parsellerle mükerrerlik oluşturduğuna yönelik tespitte bulunulmuş ise de; dava konusu tapulu parseller de 3402 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesi kapsamında yapılan orman sınır düzeltme çalışmasına tabi tutulduğundan, kadastro tespit çalışması ile belirtilen kısımlar ilgili tapulu parsel yüzölçümlerinden düşürülerek tespit yapıldığı, dolasıyla mükerrer tescil durumu oluşmayacağı göz önüne alınarak bu bilirkişi raporundaki tespitler hatalı görülmekle rapora itibar edilmediği, dava konusu parsellerde 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi uyarınca yapılan güncelleme çalışmaları yönünden 14.04.2021 tarihli müşterek hazırlanan bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere dava konusu 2297, 2299, 2300 ve 2301 nolu parseller önceden bir bütün olarak 906 parsel numarası ile tapuda kayıtlı iken 1998 yılında koordinatlı olarak ifraz işlemine tabi tutulduğu, parsellerin ilk tesis kadastrosu, koordinatlı olarak yapılmış ifraz sonucu oluşan ölçü ve sınırlandırma krokisi ile 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi uyarınca güncelleme çalışmaları sonucu oluşan sınırlandırma ve ölçü krokisi ile paftası çakıştırıldığında yapılan güncelleme çalışmasının, Ek 4 üncü maddesi kapsamında yapılan orman sınır düzeltme çalışması (yukarıda izah edildiği üzere yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı tespit edilmiştir) kapsamında oluşan orman sınır hattına uyulmadığı, dava konusu 2820, 2297, 2299, 2300, 2301 ve 905 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yapılan güncelleme çalışmasının yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılmadığı sabit olmakla bu parseller yönünden 22/A maddesi uyarınca düzenlenen güncelleme tutanağındaki tespitlerin iptaline karar verildiği, parseller hakkında düzenlenen güncelleme tutanağındaki parsel numarası üzerinden tescil hükmü kurulmasına ve mükerrer tescil olmaması adına Ek 4 üncü maddesi uyarınca sınır ve yüzölçüm düzeltme çalışmalarına ilişkin yapılan tespitlerin iptaline karar verildiği, her ne kadar dava konusu 905, 2300, 2301 parsellerin batı ve kuzey sınırında koordinatlı olarak yapılan ifraz krokisine uyulmadığı bilirkişi raporunda belirtilmiş ise de bu kısımlar yönünden talep söz konusu olmadığından taleple bağlılık ilkesi gereğince değerlendirmeye tabi tutulmadığı, dava konusu 2823, 2819, 2817 nolu parseller yönünden ise güncelleme çalışmasının yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı sabit olmakla bu parseller yönünden güncelleme tutanağındaki parsel numarası ve yüzölçümler üzerinden tescil hükmü kurulmasına ve mükerrer tescil olmaması adına Ek 4 üncü maddesi uyarınca sınır ve yüzölçüm düzeltme çalışmalarına ilişkin yapılan tespitlerin iptaline karar verildiği, davacı ...'in dava konusu 2819, 2820 ve 2823 parsel sayılı taşınmazların tamamıyla kendi kullanımında olduğu iddiası ile açtığı kullanım kadastro işlemine itiraz davası yönünden; davacının taşınmazda kanunu yürürlük tarihi olan 31.12.2011 tarihi ve öncesinde ekonomik amaca uygun kullanımını ispat edemediğinden, sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiş, davacı ... Yatırım, Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin 2820 parsel sayılı taşınmazda (C) ile belirtilen kısma yönelik kullanım kadastrosuna itiraz davası yönünden; dava konusu (C) ile belirtilen kısmın kuzeydeki tapulu 2299 parsel sayılı taşınmaz ile fiilen bir bütün olarak kullanımda olduğu, bu kısım yönünden adına kullanıcı tespiti yapılan davalı ...'ın da dava konusu yerde kullanımının olmadığını kabul ettiği, davacı tanığı ... ... 'ın taşınmazın kullanımına yönelik beyanları ve tüm dosya kapsamında davacının taşınmazı ekonomik amaca uygun olarak kullandığına kanaat getirilmiş ve davasının kabulüne karar verilmiş, davacı ...'in mülkiyet istemi hakkındaki davası yönünden; davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, kararın davacı ..., davalı ..., davacı ... ve davacı ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, kaldırma kararından sonra EK 4ncü madde uyarınca yapılan düzeltme çalışmasının denetimi için alınan ek raporda yapılan düzeltmenin, zemine ve orman kadastro tutanaklarının zemindeki tarifine uygun olduğunun bildirildiği, uygulama kadastrosunun denetimi yönünden alınan fen bilirkişi raporunda uygulama kadastrosunun hatalı yapılan bölümlerinin denetime elverişli şekilde gösterildiği ve mahkemece eldeki davalar çerçevesinde uyuşmazlık esas alınarak ve açılan davalar kapsamında kalınarak hüküm kurma yoluna gidildiği, aynı taşınmazlar hakkında taşınmazların sınır ve yüzölçümlerine ilişkin olarak hem Ek 4ncü uyarınca yapılan düzeltme çalışması hem de uygulama kadastrosu çalışması bulunduğundan ve eldeki dava nedeniyle ikisi de kesinleşmemiş bulunduğundan, mahkemece infazda karışıklığa sebebiyet vermemek için doğru olarak Ek 4 çalışması iptal edilerek ancak Ek 4 çalışmasına aykırı düşmeyecek ve olması gereken şekilde hüküm kurma yoluna gidildiği, kaldırma kararından önce ve sonra alınan ek raporlarda 2820 parsellerin bazı bölümlerinin tapulu parsellerle mükerrer olduğu yolunda açıklamalarda bulunulmuş ise de burada gerçek anlamda bir mükerrerliğin bulunmadığı, bahsedilen bu kısımlar orman sınır düzeltme çalışması ile tapulu parsellerden alınarak kullanım kadastrosu yapılan 2820 parsele dahil edildiğinden ve eldeki dava nedeni ile düzeltme işlemi kesinleşmediğinden bu aşamada bahsedilen bölümlerin hem şahıslara ait tapulu parsellerin içinde hem de kullanım kadastrosu yapılan parsel içinde kalmasının olağan olduğu, hükmün kesinleşmesi ile bu husus gözetilerek hüküm kurma yoluna gidildiğinden (Ek 4 çalışması iptal edilerek hüküm kurma yoluna bu nedenle gidilmekle) bir mükerrerlik durumunun ortaya çıkmasının söz konusu olmayacağı, bu nedenle bu değerlendirmelere mahkemece de itibar edilmemesinin yerinde olduğu, bunun devamında davacı ...'in de adına kullanıcı şerhi bulunan kısımlar olduğu ve fazlasına yönelik istemi ve ayrıca tescil talebi yönünden mahkemece yapılan değerlendirmede bir isabetsizliğin bulunmadığı, davalı ... tarafından Ek 4 çalışmasından önce yapılan düzeltme çalışmasına yönelik açılmış ve eldeki dava ile birleşen bir davanın bulunmadığı, mahkemece Ek 4 çalışmasından önce yapılan orman sınır düzeltme çalışmasının doğru olduğu tespit edilerek davacılar ... ve ...'ye ait taşınmazların bazı bölümlerinin orman sınırında kaldığı tespit edilmiş ise de, bu bölümlerin orman sınırı dışına çıkarılan alanda kalması ve 2820 parsel içinde kullanım kadastrosuna tabi tutulması nedeni ile 6292 sayılı Kanun uyarınca eldeki davanın kesinleşmesiyle davacılara ait taşınmazlardan 2820 parsele giden bölümlerin 6292 sayılı Kanun'un 7/a maddesi uyarınca iadesinin istenmesinin de mümkün bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ..., davalı ..., davacı .... vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ..., davalı ..., davacı .... vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler ayrı ayrı kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    S O N U Ç
    : Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
    80,70TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacı ...'den alınmasına,
    80,70TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacı ...'den alınmasına,
    80,70TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davalı ...'den alınmasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!