Anahtar kelimeler: Davaalacak Davadavacı İnce Duvarları Kaba Üretici Satım İnşaatın Firma Alanında

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████KARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2021NUMARASI
:███████ Esas - ████████ KararDAVA
:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2025Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı firma ... Ada, ... parsel .... adresinde bulunan kaba inşaat alanında ince inşaat işlerini yaptığını, bu inşaat işleri bir sözleşme ile alındığını, inşaatın iç duvarları davalı üretici firmaların levha halinde ürettiği malzemelerle örtüldüğünü, davalı taraf ... firmasının ürettiği malzemenin adı ... dayanıklı alçıpan (...), malzemenin renginin mavi olduğunu, bu renk davalı ... firmasının imalatı olan malzeme olduğunu, bu malzemenin ön önemli özelliği suya ve yangına dayanıklı olması olduğunu, malzeme yüksek oranda neme, yangına ve darbeye dayanıklı olup, malzemenin fiyatı pahalı olmasına rağmen bu özelliği nedeni ile tercih edildiğini, davalı dalsan alçı isimli firmanın ürettiği malzemenin adı, ... Plaka ..., malzemenin renginin pembe olduğunu, bu renk karşı taraf ... firmasının imalatı olan malzemedir. Bu malzemede suya, yangına ve darbeye dayanıklı olup, malzeme pahalı olmasına rağmen bu özelliği nedeni ile tercih edildiğini, müvekkil firma; ... ve ... Plaka ... isimli ürünleri ....A.Ş. isimli bayi firmadan satın aldığını, garanti belgeleri incelendiğinde, satın alınan malzemenin yüksek neme, yangına ve darbeye dayanıklı olduğu açıkça taahhüt edildiğini, bu nedenle piyasada daha ucuza alçıpanlar bulunmasına rağmen, fiyatları daha pahalı olsa da, davalılara ait malzemeleri yüksek oranda neme dayanıklı olması nedeni ile tercih edildiğini, Davalı tarafın müvekkil firmaya verdiği alçıpan levhalar ile duvarların örüldüğünü, Örülen duvarlarda kusurlar ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan kusurlar davalılara bildirildiğini, sunulan fatura listesi ile davalı taraftan 25.01.2017 ile 27.12.2017 tarihleri arasında malzemeler alındığını, alınan bu malzemeler ile imalatlar yapıldığını, duvar metrajı ile toplam inşatta 63.818,90 m2 imalat yapıldığını, A1 Blok’un örülen duvarlarına saten uygulaması yapıldığında, imal edilen duvarlarda eğilme, bükülme, yapısal şekil bozuklukları ve deformasyon görüldüğünü, davalı tarafların malzemelerindeki ortaya çıkan ayıplar derhal kendilerine ihbar edildiğini, ihbar sonucu her iki üretici firmanın teknik elemanları inşaat sahasına gelerek konuyu incelemiş, müvekkil firmaya çözüm ile döneceklerini söylemesine rağmen, bu güne kadar müvekkil firmaya zararın tazmini konusunda herhangi bir geri dönüş yapmadıkları için delil tespiti yaptırıldığını, Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ D.İş sayılı dosyada delil tespiti yaptırıldığını, davalı ... firmasına ait ... (...) renkli alçıpanlarla imal edilen toplam alan içerisinde, kısmi olarak 44.753,39 m2 ‘sinin ayıplı olduğu tespit edildiğini, bu alanlar için işçilik ve malzeme maliyetinin 469.910,59.-TL olduğu belirtildiğini, davalı...firmasına ait ... (...) renkli alçıpanlarla imal edilen toplam alan içerisinde, kısmi olarak 18.914,59 m2’sinin ayıplı alan tespit edildiğini, bu alanlar için işçilik ve malzeme maliyetinin 198.603,19.-TL olduğu belirtildiğini, davalılar ....A.Ş ve ... A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla, 469.910,59.-TL’nin 07.05.2018 tarihinden itibaren merkez bankası avans faizi ile birlikte tahsiline, davalılar ... A.Ş ve .... A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla, 198.603,19.-TL’nin 07.05.2018 tarihinden itibaren Merkez Bankası avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini iddia ve talep etmiştir.CEVAP
:Davalılardan ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu ... ve ... firmaları tarafından üretilen alçıpan duvar levhalarını bayilik sözleşmesi kapsamında sadece satışını yaptığını, işbu alçıpanlardaki ayıpları tarafımızın bilebilmesinin mümkün olmadığını, ilgili firmalar adına sadece satış yaptıklarını, davacı malın değişimi veya tamiratını talep etmeyip, oluşan zararını talep ettiğini, ayıplı maldan ötürü davacının kendilerine herhangi bir ihbar veya bildirim de bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini iddia ve talep etmiştir. Davalılardan Dalsan vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının tüketici mevzuatı kapsamında "tüketici" sıfatı da bulunmadığından ve huzurdaki uyuşmazlığa konu husus satış ticari satış olduğundan, üretici olarak müvekkilin müteselsil sorumluluğuna yol açacak bir yasal dayanak bulunmadığını, delil tespiti raporunda ifade edilen iç-dış bükey deformasyonların (sehim) nedeninin saptanabilmesi, müvekkilin üreticisi olduğu corex premıum alçı levhalarda (raporda pembe renkli alçı plaka olarak belirtilmiştir.) herhangi bir ayıp olup olmadığı ile ilgili bir tespit yapılabilmesi ve sonuca varılabilmesi için, sayın bilirkişilerce yapılması gereken incelemeler yapılmadan rapor düzenlendiğini, davaya konu olan iddiada ayıp ihbar süresinin geçtiğini, hayatın olağan akışında, her iki üreticinin de, aynı tarihlerde ürettiği ürününün, hem de aynı şantiyede ayıplı çıkma olasılığı düşündürücü olduğunu, ayıp ihbar sürelerinin geçmiş olduğu itirazı saklı kalmak kaydı ile ve buna ek olarak, ürünlerin ayıplı olup olmadığının tespiti için ürünlerin tespit isteyen tarafından satın alınmasından, uygulama tarihlerine kadar geçen uzunca sürede ne koşullarda muhafaza edildiğinin de incelenmesi, değerlendirilmesi ve buna göre sonuca varılması gerektiğini, ürün uygulandıktan sonra, uygulandığı alanda ürünün ne gibi kötü koşullara maruz bırakıldığı, ürünün ıslatılması, yapının inşaat aşamasında su alması gibi etmenlerin olup olmadığı da bilinmediğini, bu koşullar bilinmeden, deformasyona ürünün sebep olduğu sonucuna varılmasının hatalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini iddia ve talep etmiştir.Davalılardan ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davalı ...tarafından davacı ... İnşaat şantiyesine 10 Mayıs 2017 ile 19 Aralık 2017 tarihleri arasında çeşitli tarihlerde sevk edilerek teslim edildiğini, görüldüğü üzere zaten yasal süre içinde ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının talepleri zamanaşımına da uğradığını, bayileri ... tarafından 16.04.2018 tarihinde ... ürünleri ile ilgili bombelenme olduğu şeklinde müşterinin şikayet ettiği müvekkil şirkete bildirildiğini, söz konusu şikayet üzerine derhal ... Servis olarak 17.04.2018 tarihinde yerinde yaptıkları incelemede duvar uygulamasında ... ürünü kullanıldığı ve uygulamanın bitmiş olduğu tespit edildiğini, ... olarak kontrolleri sonrasında ... ürünleriyle ilgili bir sıkıntı olmadığı tespit edildiğini, şikayete konu olan ...ürününden bir numune alınarak İzmit/Kullar Fabrikasına gönderildiğini ve bu konuda uzman laboratuvarda incelemeye alındığını, şikayete konu olan ve şantiyeden alınan numune üzerinde yapılan ölçümlerde... ye göre kalınlık farkının ve diğer tüm değerlerin tölerans değerleri arasında kaldığı saptandığını, yani üründe herhangi bir ayıba ve üretim hatasına rastlanılmadığını, şikayet konusunun yanlış uygulamadan ve ürünlerin yanlış ve elverişsiz hava koşullarında muhafaza edilmesinden kaynaklandığı kuvvetle muhtemel olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini iddia ve talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..davacı beyanından anlaşıldığı üzere inşaat alanında camların takılı olmaması sebebiyle suya maruz kalan yerlerde şişme ve bombelemenin olduğu, dava konusu malzemelerin standartlara uygun olduğu belgeler ve keşif noktasında belirlendiği, suya ve yangına dayanıklı alçıpanların teknik şartnamede belirtilen ölçülere uygun olduğu, dolayısıyla davalıların meydana gelen hasardan kusurları olmadıkları takdir ve sonucuna varılarak davanın reddine" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçeli olmadığını, davanın başından beri inşaat alanının mahkemeye izah edildiğini fakat mahkemenin inşaatın yapılış şeklini bilmiyormuş gibi davranarak davacı vekilinin son celsedeki beyanını kendine gerekçe yapmasının, dosyayı incelemediğini ve anlamadığınının gösterdiğini, yine mahkemenin sanki hiçbir zaman inşaata cam takılmadığı gibi bir algı yaratmaya çalıştığını, oysa inşaatın ilerleme evrelerinde inşaatın camlarının takıldığını, Mahkemede takılan camları keşif esnasında gördüğünü, ürünlerin suya dayanıklı olduğu belirtilerek müvekkiline satıldığını, aynı ortamda asma tavanlarda da imalat yapıldığını, tavanda kullanılan alçıpanların suya ve neme dayanıksız alçıpanlar olup, herhangi bir deformasyona uğramadığını, duvarda kullanılan alçıpanların sudan, nemden ve sisten etkilenip deformasyona uğradığını, dosyada en son alınan bilirkişi raporundaki teknik kısmın iddialarını doğrulamakta olup, raporun sonuç kısmının ise konularıyla bir alakası olmadığını, mahkemeden beklenen hususun bilirkişi raporunu değerlendirip, bilirkişi raporunun kesinleşmesini sağlayıp ona göre karar vermesi gerektiğini, oysa mahkeme bilirkişi raporu üzerinden gideceği yerde sanki ilk defa duyuyormuş gibi davacı vekilinin beyanına bel bağladığını, mahkemenin vermiş olduğu karar ile müvekkilinin adil yargılanma hakkının zedelendiğini, dosya kapsamına alının bilirkişi raporunun kendi kendisiyle çeliştiğini, açıklanan nedenlerle mahkemenin davanın reddine yönelik ilamının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini, mahkemece kaldırma kararı verilmediğinde ise mahkeme kararının bozulmasını, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava; sözleşmeye aykırılık iddiasıyla açılmış maddi tazminat istemine ilişkindir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, sözleşmeye konu ürünün ayıplı olup olmadığı ve davalıların iddia edilen ayıp nedeniyle sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Davalılardan ....A.Ş'nın davalı ... Şirketi ve ... Şirketi tarafından üretilen alçıpan duvar levhalarının bayilik sözleşmesi kapsamında satışını yaptığı, davacının davalı ....A.Ş'den mal satış sözleşmesi akabinde satın aldığı ürünleri Büyükçekmece-İSTANBUL'da yapmış olduğu inşaat işlerinde kullandığı ihtilafsızdır .Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, ███████-1633 E.- █████████ K. Sayılı kararı).Ayıba karşı tekeffül borcu, satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaat edilen vasıfların bulunmamasından veya satılan şeyin değerini yahut akit gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu tutulmasını ifade eder. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. Maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur.Ayıba karşı tekeffül satıcının satış sözleşmesine dayalı bir yükümlülüğü olup, davalı üreticiler yönünden ayıba karşı tekeffül hükümlerin eldeki davada uygulanma olanağı yoktur. Ancak, davalı üreticilerin garanti sorumluluğuna dayanıldığı hallerde, üreticinin sorumluluğu garanti süresi ve garanti sözleşmesindeki şartlarla sınırlıdır. Dosya kapsamına sunulan davacı tarafın başvurusu üzerine Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda montajları yapılmış olan pembe ve mavi renkli alçı plakaların birleşim yerlerinde deformasyonların olduğu, alçıdan plakalarının birleşim noktalarının farklılıklarından ortaya çıkan boşlukların bulunduğu, deformasyonun plakaların montajı sırasında ortaya çıkmayıp, sonradan ortaya çıkan gizli ayıp olarak değerlendirileceği belirtilmiş; davacı tarafın alçıpan levhalar ile örülen duvarlarda aradan geçen zamanla kusma meydana geldiği iddası üzerine yapılan başvurusu üzerine Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Değişik iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda alçıpan bölme duvar uygulamasında imalat detayının ne şekilde uygulandığının tespit edilemediği, kusma, bombelenme, patlama olarak belirlenen yüzeylerin kaba karışık alçı ve kısmen duvar kağıdı kaplamalarda da devam ettiği, sorunun alçıpan duvar üstü kaplamalarla sonlanmadığı, işin teslimine ve malzemelerin yerine ne şekilde uygulandığı hakkında kanaat oluşturabilecek belgelerin dosyaya sunulmadığı, mevcut durumun gizli ayıplı bir durum olduğu ancak malzeme yönünden tespit edilebilecek kusurun labaratovar analizlerine bağlı olduğu, bilimsel verilere dayandırılmaması halinde uygulamadan kaynaklı olabileceği belirtilmiştir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da keşfi yapılan yerlerde profillerin doğru uygulandığı, profil aralıklarının belirlenen şartnameye uygun şekilde yapıldığı, alçıpan ürünlerin montajının şartnameye uygun şekilde yapıldığı, alçıpan ile profillerin montajında kullanılan vidaların şartnameye uygun olmadığı ancak bunun alçıpanın bombe ve şişme yapmaya etkisi olmayacağı, suya ve yangına dayanıklı alçıpanların teknik şartnamesinde belirtilen ölçülere uygun olduğu, duvar alçıpanlarının yüzeyine uygulanan karışık kaba alçı ve kağıdın şişme veya bombeleme yapmasına sebep olmayacağı, şişme ve bombelemenin sebeplerinden biri yüzeyden değil, kenar kısmındaki ham maddenin özelliğinden kalsit türevli olduğu için suyu,nemi iç yüzeyine aldığı zaman şişme ve bombeleme yapabileceği, alçıpanların ilk uygulama sürecinde malzemelerin her ne kadar standartlarında belirtildiği suya dayanıklı olduğu belirtilse de sise, yağmura, neme maruz kalmış olabileceği, buna maruz kalan alçıpanların hava şartlarından dolayı montaj yapılan alanda açık kalma durumundan şişme, bombeleme yapmış olabileceği, genel olarak uygulama hatalarının olmadığı ve malzemelerin de standarda uygun olduğu, satım konusu malzemelerdeki ayıp iddiasının, adi bir muayene sonucunda anlaşılması mümkün olmayan, gizli bir ayıp olarak kabul edilmesi gerektiği ancak yapılan tespit dikkate alındığında davacıya satılan dava konusu ürünlerde gizli bir ayıp olmadığı belirtilmiştir.Somut olayda davacı, 2017 yılının Ocak ve Aralık aylarına kadar satın aldığı ve kullandığı alçıpanlara ilişkin herhangi bir laboratuvar analiz raporu sunmamış olup, şantiye depoları ve malzemenin uygulanış yerindeki fiziksel ve meteorolojik veriler ile işin teslimi hakkında kanaat oluşturabilecek şantiye defteri gibi belgelerin dosyaya sunulmamış olması sebebiyle alt yapı karkas imalat-alçıpan duvar seviyesi tespiti yapılamamış ve mevcut durumun katmanlı kaplamalı bir seviyede olduğu tespit edilmiştir. Davacı ayıp iddiası yönünden , davadan önce yaptırılan delil tespiti neticesinde alınan bilirkişi raporlarına dayanmış ise de tek yanlı yapılan ve itiraza uğrayan delil tespitine ilişkin bilirkişi raporu hükme dayanak yapılamaz. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, alçıpanların ilk uygulama sürecinde sise, yağmura, neme maruz kalmış olması nedeniyle şişme, bombeleme yapmış olabileceği tespit edilmiş olup, aksi yönde somut bir delil bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafça dosya kapsamındaki delillerle satın aldığı alçıpanların ayıplı olduğu ispatlanmamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.KARAR
:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2025