Anahtar kelimeler: Sıft Mahk Binadan İşçiliğinin Beton Demir Edimlerini Kalıp Daireyi Taşeron

MAHKEMESİ
:Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret. Mahk. Sıft.)SAYISI
: ████████ E., ███████ K.KARAR
: Davanın KabulüDavacı vekili; müvekkili ile davalı yüklenicinin yapılacak inşaatın temel, kalıp demir ve beton işçiliğinin yapılması hususunda █████/2015 tarihinde taşeron sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmeye göre yapılacak olan binadan bir daire alacaklarını, müvekkilinin sözleşme gereği tüm edimlerini yerine getirdiğini, anlaşma gereği kendisine verilmesi gereken dairenin de verildiğini, daha sonra söz konusu inşaat ile ilgili sözleşme dışında bazı işlerin yapılması hususunda davalının talebi doğrultusunda anlaşıldığını ve bu işlemlerin de müvekkili tarafından yapıldığını, inşaat üzerinde sonradan yapılması kararlaştırılan işler bakımından verilmesi gereken ek bir dairenin müvekkiline verilmediğini, bu hususta ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen müvekkiline gereken daireyi vermediklerini ileri sürerek davalının arsa payı inşaat sözleşmesi gereği yüklenici olarak kendisine düşen daireleri sattığından müvekkilinin yapmış olduğu işçilik bedellerinin davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 55.000,00 Türk Lirası'nın █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 09.02.2020 tarihinde dava değerini 158.166,83 Türk Lirası olarak artırmıştır.Davalı vekili; davaya konu olan sözleşme dışı işlerin davacı tarafından yapılmadığını, her ne kadar borcu karşılığı davaya konu işleri yapması için müvekkili tarafından sözlü olarak teklifte bulunulmuş ise de davacının bu işleri yapmak için kabul beyanını sözlü olarak bildirdiğini, davacının bu konuda yazılı sözleşme düzenlemekten ve işe başlamaktan imtina ettiğini, sözleşmeye göre davacının işçiliği karşılığı bitirdiği m2 ile m2 brim fiyatı çarpılarak davacının hakedişinin çıkartılacağını, davacıya verilen dairenin fiyatının da bilirkişi marifetiyle tespit edilerek toplam hak ediş ile daire fiyatı arasındaki fark tespit edilerek dairenin kendisine verileceğini, sözleşme gereği davacının şantiyeden toplam hak edişinin 125.000,00 Türk Lirası olarak tespit edildiğini, kendisine verilen dairenin fiyatının emlakçı marifetiyle 175.000,00 Türk Lirası olarak belirlendiğini, davacıya işe başlamadan önce 20.000,00 Türk Lirası işe başlaması için ön ödeme yapıldığını, davacının müvekkiline kalan 70.000,00 Türk Lirası borcunu kapatması için dava konusu olan; çatı işçiliği, tuğla örülmesi, dış cephe, iç cephe, tuvalet ve banyo sıvalarının yapılması için talepte bulunulduğunu, davacının bu talebi kabul ettiğini ancak bu işleri yapmadığını, bu aşamada davacının işe başlamamasından kaynaklı olarak gecikme olduğunu, müvekkilinin işi geç teslim ettiğinden bahisle arsa sahibine 30.000,00 Türk Lirası gecikme ceza-i bedeli ödemek zorunda kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.İlk Derece Mahkemesince ilk kararda; davacının dava konusu işler için yazılı sözleşme sunmadığı gibi sözleşmeye konu işi yaptığını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin █████/2021 tarih, █████████ E., █████████ K. sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin █████/2021 tarih, █████████ Esas █████████ karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 29.09.2022 tarih ve █████████ E. █████████ K. sayılı ilamıyla; bir sözleşme fesih ya da başka bir nedenle ortadan kaldırılmadıkça, o sözleşme kapsamında kalan işlerin, o sözleşmenin yüklenicisi tarafından yapıldığının kabul edileceği, bu nedenle Mahkemece, ikinci kısım işler yönünden taraflar arasında anlaşma olduğu gözetilerek işin esası yönünden inceleme ve değerlendirme yapılıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince ikinci kararda, bozmaya uyularak; davacı taşeronun sözleşme kapsamındaki işleri bitirerek teslim ettiği iddiası ve yargılama kapsamında yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda dava konusu imalatların yapıldığının tespit edildiği, davalı tarafça davacının işe hiç başlamadığına dair tutanak veya yaptırdığı delil tespiti sunulamadığı, bu durumda davalı yüklenicinin savunmalarını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin bozma üzerine verdiği ikinci kararı davalı vekilince süresinde duruşmalı temyiz edilmişse de; kesinlik süre, temyiz şartı ve diğer usuli eksiklikler yönünden yapılan ön incelemede istemin miktar itibariyle reddine karar verildi. Dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Taraflar arasında 07.02.2015 tarihinde, yapılacak inşaatın temel, kalıp demir ve beton işçiliğinin yapılması hususunda taşeron sözleşmesi imzalanmış ve yapılacak olan işlerin m² si için 32.000 Türk Lirası üzerinden bedel hesabı yapılacağı, bu işler için bir adet dairenin taşerona verileceği, dairenin bedelinin ise emlakçı tarafından belirleneceği kararlaştırılmıştır. Bu sözleşmeye göre davacı taşeronun yaptığı iş m² olarak belirlenip, 32.000 Türk Lirası birim fiyat ile çarpılarak davacının hak edişi tespit edilecek, daire bedeli de piyasa fiyatına göre emlakçıya sorularak sonrasında daire devri yapılacaktır.Taşeron sözleşmesi uyarınca daire devri yapıldıktan sonra, dava konusu sözleşme dışı işlerle ilgili olarak taraflar arasında sözlü anlaşma yapılmış olup, bu husus davalının da kabulündedir.Taraflar arasında geçerli bir eser sözleşmesi ilişkisi kurulması durumunda, işi üstlenen yüklenicinin işe hiç başlamadığı ya da işi terk ederek yarım bıraktığı iş sahibi tarafından yasal delillerle kanıtlanmadıkça, sözleşmeye uygun olarak gerçekleştirilen imalatın bu işi üstlenmiş olan yüklenici tarafından yapılmış olduğunun kabulü gerekir. Dairemiz uygulamalarında da bu husus karine olarak kabul edilmektedir. Kural olarak, eser sözleşmelerinin geçerli olması herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp; davalı yüklenici davacı taşeron ile dava konusu imalatlara ilişkin anlaştıklarını ikrar etmiş, mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda da dava konusu imalatların yapıldığı tespit edilmiştir.Bu durumda Mahkemece yapılması gereken iş; 07.02.2015 tarihli sözleşmeye konu işlerle ilgili yukarıda belirtildiği şekilde iş bedeli ve daire bedelini belirlemek, daha sonra sözlü anlaşma ile yapılan iş bedelini de yapıldığı yıl piyasa rayiçlerine göre belirlemek, daire bedeli ve yapılan ödemeler var ise belirlenen toplam iş bedelinden düşüldükten sonra kalan bedele, taleple bağlı kalınarak, karar verilmekten ibaret olup, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz sebeplerinin kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.