Anahtar kelimeler: Karadağ Kaş Alanında İli İlçesi Antalya Mahallesi Kesinlik Şartı Eksiklikleri

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.KARAR
: Davanın reddineTaraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RAntalya ili, Kaş ilçesi, Karadağ Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) uyarınca yapılan kadastro çalışmaları neticesinde dava konusu 372 ada 1 parsel 199.733,09 m2 yüz ölçümüyle orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş, itiraz edilmemesi üzerine 18.10.2007 tarihinde tescil edilmiştir.Davacılar vekili dava dilekçesinde; Karadağ köyünde yapılan kadastro çalışmalarında Kurtalan mevkinde bulunan yaklaşık 12 dönümlük arazinin bir kısmının orman tahdidi içerisinde bırakılmış olduğunu sonradan öğrendiklerini, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu uyarınca 1 ada 20 parsel olarak verilmiş tapusu olduğunu, tapu kaydı kapsamında olup orman tahdidi içerisinde bırakılan kısma ilişkin orman tahdidinin ref ve iptali ile müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.İlk Derece Mahkemesince, yargılama sırasında dava konusu taşınmaz hakkında 163 ada 116 ve 194 parsel sayısı ile tutanak düzenlendiği gerekçesiyle 26.02.2006 gün ve ███████ - 67 sayılı ile görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmış, Kadastro Mahkemesi tarafından 13.04.2009 tarihli ve ████████ - 264 sayılı karar ile, dava konusu taşınmaz yönünden kadastro tutanağı düzenlenmediği, 163 ada 116 ve 194 parsellere ilişkin açılan bir dava bulunmadığı, davanın orman kadastrosuna itiraz davası olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.04.2010 tarihli ve ████████ - 3802 sayılı kararı ile “...davanın, davacılar adına tesbit gören 163 ada 116 ve 194 parsellere ilişkin olmadığı, dava edilen bölüm hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediği, taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde olduğu ve bu bölüme ilişkin olarak eski tapuya dayalı olarak orman tahdidinin iptali ve tescili istendiği...” gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiş ve dosya belirlenen Mahkemeye gönderilmiş, İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 24.06.2014 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla: "...davalı taşınmaz hakkında tesbit tutanağı düzenlenmediği ancak, dayanılan tapu kaydının genel arazi kadastrosu sırasında 163 ada 116 ve 194 sayılı parsellere de uygulanmış olup, bu parsellere ilişkin tapu kayıtlarının dosya arasına getirtilmediği, kimin adına ve ne miktarda tescil edildiğinin araştırılmadığı, toprak tevzi haritasının taşınmazlara uygulanmadığı, davalı taşınmazın 4753 sayılı Kanun uyarınca dağıtılan alanda kalıp kalmadığının belirlenmediği; ayrıca, davacı adına tesciline karar verilen ve davacının tescil talebinin reddedildiği bölümlerin kapsamında kaldığı orman parseli hakkında tutanak düzenlenip düzenlenmediği, tapuya tescil edilip edilmediğinin araştırılmadığı, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamayacağı, mahkemece, dava dışı 163 ada 116 ve 194 parsel sayılı taşınmazların onaylı kadastro tutanağı ve tapu kayıt örnekleri, dava konusu (A) ve (B) harfleri ile işaretli taşınmaz bölümlerinin içinde yer aldığı orman parselinin varsa kadastro tesbit tutanağı örneği ile onaylı tapu kaydı örneği, komşu parsel tutanak ve varsa dayanakları, toprak tevzi haritası, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanması; tapu ve zilyedlikle yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmesi gerektiği; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ve toprak tevzi haritası ölçeğine, yine kadastro paftası ve toprak tevzi haritası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...çekişmeli taşınmazın 4753 sayılı Yasa kapsamında topraklandırma amacı ile dağıtılan yerlerden olup, tahsis amacı gerçekleştirilmemiş ve aslına dönerek tekrar ormanlaşmış saha olduğu, dava konusu 371 ada 1 parselin krokisinde (A) ile gösterilen kısımlarının tamamının fiilen orman olduğu ve evveliyatının da orman olduğu, toprak yapısı, meyil durumu, bitki örtüsü itibari ile orman vasfındaki yerlerden olup, 6831 sayılı Kanunun 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.