Anahtar kelimeler: Mutki Getirip İmtina Van Yapmaktan Akdedildiğini Gereklerini Bedelli Durdurulduğunu Fatura

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.KARAR
: Davanın ReddiİLK DERECE MAHKEMESİ
: Mutki Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ... ile 23.02.2018 ve 12.12.2018 tarihli 2 ayrı ihale sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin sözleşmelerin tüm gereklerini yerine getirip 23.02.2018 tarihli sözleşme için 123.015,00 TL (31.07.2018 tarihli fatura) ve 12.12.2018 tarihli sözleşme için 262.550,00 TL (01.03.2019 tarihli fatura) bedelli faturaları düzenleyip ödeme yapılması için davalı kuruma teslim ettiğini, davalı belediyenin ödeme yapmaktan imtina ettiğini, bu nedenle davalı aleyhine Mutki İcra Müdürlüğü’nün 2019/9 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine söz konusu takibin durdurulduğunu belirterek icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, içinde bulundukları yılda yapılan yerel seçimler sonucunda yönetimin devralınması ve henüz devir ve teslime ilişkin işlemlerin yapılmamış olmasından dolayı davacı tarafın iddia ettiği ihale sözleşmeleri ve faturaları kurumları nezdinde tespit edemediklerini, davacı tarafın iddia ettiği hiçbir hususun kayıtlarda mevcut olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafından davalı ... adına düzenlenen faturaların her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, o halde davacı alacaklının akdedilen sözleşmeden kaynaklanan edimini ifa ettiği, öte yandan alınan bilirkişi raporunda kapalı fatura karinesine dair yapılan açıklamalardan sonra davalı tarafından ileri sürülen savunmaların, kapalı faturanın bedelin ödendiğine karine teşkil etmesi hususu dikkate alınarak hizmet edimi karşılığında bedelin ödendiği şeklinde değiştirildiği, ancak savunmanın değiştirilmesi yasağının istisnası kapsamında ıslah veya karşı tarafın açık muvafakati yollarından herhangi birinin kullanılmadığı, o halde usulüne uygun olmayan savunmanın değiştirilmesine itibar edilemeyeceği, ayrıca kapalı faturanın, üzerinde yazılı bedelin ödendiği hususunda karine teşkil etmekle beraber bu karinenin, aksi ispatlanabilen, adi bir karine olduğu, fatura bedellerinin ödendiğine dair herhangi bir kaydın iki tarafın da ticari defterinde kayıtlı olmadığı, ödemelerin yapıldığına dair banka dekontu, hesap ekstresi, senet gibi herhangi bir belgenin de davalı tarafından sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, faturanın kapalı fatura olmasının borcun ödendiğine karine teşkil etmekte olup, ispat yükünün davacı alacaklı üzerinde olduğu, anılan karinenin, aksi ispat edilebilir ise de, faturanın davalı ... kayıtlarında yer almasının karinenin aksinin ispat edildiği sonucunu doğurmayacağı, davalıdan ödemeye ilişkin belgelerin istenmesi ve ispat yükünün bu şekilde davalıya yüklenmesinin karine ile çeliştiği, gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.Açık fatura; paranın tahsil edilmediği yani vadeli satış yapıldığı durumlarda düzenlenen fatura iken, kapalı fatura; mal ya da hizmet bedelinin peşin olarak tahsil edildiği durumlarda düzenlenmektedir. Açık faturada imza, faturanın üst tarafına atılmakta iken, kapalı faturada imza faturanın alt tarafına atılmaktadır. Faturalar kapalı fatura ise, borcun borçlu tarafından ödendiği hususunda karine teşkil eder ve aksini ispat yükü alacaklıdadır. Açık faturada ise ispat yükü, ödeme yaptığını savunan borçludadır.Somut olay incelendiğinde; davacı yüklenici ile davalı ... arasında mal alımına ilişkin iki ayrı sözleşme akdedildiği, davacının davalının buna ilişkin düzenlenen faturaları ödemediğinden bahisle davalı hakkında icra takibi başlattığı, söz konusu takibe davalı tarafça borcun bulunmadığı belirtilerek itiraz edildiği, takibin durması üzerine de eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.Belediyelerin harcama usullerini de düzenleyen 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Ve Kontrol Kanunu’nun Hazine Birliği başlıklı 6. Maddesi’nde, “Merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin gelir, gider, tahsilat, ödeme, nakit planlaması ve borç yönetimi Hazine birliğini sağlayacak şekilde yürütülür.Bu Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinin tüm gelirleri Hazine veznelerine girer, giderleri bu veznelerden ödenir. Bu idareler özel vezne açamaz.Her türlü iç ve dış borçlanma, yurt dışından hibe alınması, borç ve hibe verilmesi ve bunlara ilişkin geri ödemeler, Hazine garantileri, Hazine alacakları, nakit yönetimi ve bunlarla ilgili diğer hususlarda 9.12.1994 tarihli ve 4059 sayılı, 28.3.2002 tarihli ve 4749 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.Bu Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinin muhasebe hizmetlerini yürüten muhasebe birimlerince gerçekleştirilen tahsilât ve ödeme işlemleri, güvenli elektronik imza kullanılarak veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenecek güvenlik kriterlerine uygun olarak elektronik ortamda verilecek talimatlar çerçevesinde bu Banka aracılığıyla gerçekleştirilebilir. Genel yönetim kapsamındaki diğer kamu idarelerini uygulama kapsamına almaya ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının görüşünü almak suretiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.” denilmiştir.Yine Giderin Gerçekleştirilmesi başlıklı 33. maddesi '' Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. '' şeklinde düzenleme içermektedir.Yukarıdaki mevzuat ve dosya içeriği bütün olarak değerlendirildiğinde, dava ve talebe konu faturalar kapalı fatura olması nedeniyle ödemeye karine teşkil etmekte ise de, bu karinenin aksi usulüne uygun delillerle ispat edilebilir.Davacı yüklenici ile davalı ... arasında 23.02.2018 ve 12.12.2018 tarihlerinde eser sözleşmesine dayalı iki ayrı sözleşme düzenlenmiştir. Davacı yüklenici iş bedellerine karşılık 01.03.2019 tarih, 262.550,00 TL bedelli ve 31.07.2018 tarih, 123.015,00 TL bedelli iki ayrı fatura düzenlemiş, bu faturaların her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Bu faturalara davalı ... tarafından itiraz edilmediği gibi, faturalar davalı defterlerine kaydedilmiş ve her iki faturanın tanzim tarihinden sonra tahakkuk işlemi yapılıp 28.03.2019 tarihinde düzenlenen ödeme emrinde faturanın 320 kodu ile cari yıla ait borçlara kayıt edildiği, dolayısı ile fatura bedelinin ödenmediği hususunun fatura tanzim tarihinden sonra resmi olarak kayıt altına alınmış olduğu, ödeme emri tanziminden sonra resmi kayıtlara göre ödeme yapıldığına dair belge sunulmadığı ve ödeme yapıldığı hususunda kayıtlara herhangi bir şerh işlenmediği gibi davalı tarafça aşamalarda ödeme savunmasında da bulunulmadığı, yalnızca kapalı fatura hususunun dikkate alınması gerektiğinin beyan edildiği, yukarıda belirtilen 5018 sayılı Yasa'nın 6. ve 33. maddesi uyarınca gelir ve giderleri hazine veznesine uyumlu olarak ödemelerin yapılıp, harici ödeme yapılması yasaklanan ve ödeme emri düzenlendikten sonra ödeme yapılabileceği yönündeki Kanun hükmü ve 28.03.2019 tarihli ödeme emrinden sonra ödeme yapılmadığının anlaşılması karşısında, kapalı fatura karinesine dayanılamayacağı, karinenin aksine ödeme yapılmadığının ispatlandığının kabulü gerekir.Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararı usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf başvurusunun anılan gerekçelerle esastan reddi gerekirken İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması uygun görülmüştür.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında verdiği karar usul ve yasaya aykırı görüldüğünden BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, dosyanın Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 12.12.2024 gününde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.........