Anahtar kelimeler: İda Satıma Edimleri Dönük Edimlerinin Ambalaj Düşen Firmanın Geriye Yazildiği

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2024GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ile davalılardan .... arasında, █████/2018 tarihli sözleşme ile diğer davalı .... Ambalaj San ve Tic A.Ş., isimli firmanın hisselerinin devri için sözleşme imzalanmıştır. Davalı ... █████/2018 tarihli sözleşmede kendisine düşen edimleri yerine getirmemiştir. Davalı ... █████/2018 tarihli sözleşmede kendisine düşen edimleri yerine getirmediğinden sözleşmenin geriye doğru feshi ile tarafların edimlerinin karşılıklı iadesi için davalı ...'ye karşı arabuluculuk müracaatında bulunulmuş, sözleşmenin geriye dönük olarak feshi ile birlikte ida edilen edimlerin iadesi ve cezai şart olarak 750.000 USD nin ödenmesi talep etmiştir. Davalı, █████/2018 tarihli sözleşmede kendisine düşen edimleri yerine getirmediğini ve bugüne kadar kendisi ile yapılan görüşmelerde edimlerini yerine getirmemiş olduğundan ve hatta davalının edimlerini yerine getirmemesi sebebi ile müvekkil yargılandığı ceza dosyasında hakkında mahkumiyet hükmü verilmiş olması da dikkate alınarak öncelikle TBK m 124 e süre süre verilmeden, sayın mahkemece aksi kanaatte olacak ise 6098 sayılı TBK m 123 e göre edimlerini yerine getirmek üzere kendisine makul süre verildikten sonra, █████/2018 tarihli sözleşmenin, davalı taraf kendisine düşen edimleri yerine getirmediğinden geriye dönük olarak feshine karar verilmesini, sözleşme geriye dönük olarak feshedilerek tarafların yerine getirmiş oldukların edimlerin iadesine karar verilerek, müvekkilin davalıya devir ettiği ...... Ambalaj San ve Tic A.Ş., isimli firmanın hisselerinin müvekkile iadesine karar verilmesini, davalının ...... Ambalaj San ve Tic A.Ş., isimli firmanın hisseleri üzerinde tasarruf yetkisinin kısıtlanması için öncelikle hisselere ihtiyati tedbir konularak hisselerin 3 kişilere devir ve temlikinin önlenmesini, davalı ... nin yönetim kurulu başkanı olarak borçlandırıcı işlemlerle diğer dava dışı ...... Ambalaj San ve Tic A.Ş nin pasifini artırıcı, tasarrufi işlemlerle aktifini azaltıcı işlemlerde bulunmasının önüne geçilebilmesi için davalı -...... Ambalaj San ve Tic A.Ş ye KAYYUM tayin edilmesini fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak üzere sözleşmenin 12 maddesinde kararlaştırılan cezai şartın şimdilik 15.000USD sinin ödeme günündeki merkez bankası kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini yargılama giderlerinin davalılara tahmilini vekaleten talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu dosyasının derdest bir dava olduğunu, davacı tarafça hisse devrinin iptali talebi daha önce Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas .... Karar sayılı dosyasına konu yapıldığını, davanın reddine karar verildiğini, davacı tarafın müvekkili çalıştırmamak ve gerek müvekkile gerekse ...... Ambalaj AŞ'ye zarar vermek için müvekkil ve müvekkilin yetkilisi olduğu ...... Ambalaj AŞ aleyhinde sürekli dava açtığını, davacı tarafça ...... Ambalaj AŞ aleyhinde doğrudan iflas talepli olarak Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açılmış olup söz konusu tedbir ve kayyum talepleri de yine bu davada talep edildiğini, davacı tarafça, müvekkilin yetkilisi olduğu şirkete kayyum atanması talebiyle Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Esas sayılı dosyasıyla dava açılmış olup söz konusu dosyada da davanın reddine karar verildiğini, şirketin temsil yetkisi müvekkile geçmeden önce davacı tarafça temsil yetkisi kötüye kullanılarak şirketin iflasını talep edildiğini, şirket hisselerini devrettikten yaklaşık 2 yıl sonra da yukarıda bahsettiğimiz hisse devrinin iptali için dava açtığını, müvekkil hali hazırda çalışan ve ticaret yapan bir şirketi devraldığını, ancak müvekkil şirketi devraldıktan sonra henüz kendisine temsil yetkisi geçmediğinden davacı ve diğer eski yöneticiler müvekkile zarar vermek için tüm çalışanları işten çıkarttığını, davacı tarafın uğratmış olduğu zararlar giderilmeye, şirketi faal hale getirmeye ve işçilerin alacakları ödenmeye çalışıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Bilirkişi heyetinin mahkememize █████/2024 tarihinde sunduğu raporda özetle: Mali Yönden; a) Esenyurt Tapu Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan 02.02.2024 tarihli yazıda, bilgi talep edilen 2 adet taşınmaz, Tapu Müdürlüğü sınırları içerisinde tespit edilemediğinden tapu kayıtlarının gönderilemediği, b) Sözleşmenin 5. maddesine göre verilmesi gereken teminat senedinin verildiği, ödemeye ilişkin bir tespit yapılamadığı, €) Sözleşmenin 6. Maddesine göre ödenmesi gereken kredi borçlarının tamamının ödenmediği ve kaldırılması gerek ipoteklerin tamamının kaldırılmadığı, d) Kredi garanti fonuna ödeme yapıldığı ve teminatların çözüldüğü yönünde bir tespit yapılamadığı, €) .... Finansal Kiralama AŞ tarafından dosyaya sunulan 03.04.2024 tarihli yazı içeriğinden anlaşıldığı haliyle borcun tamamının ödendiği, Hukuki Yönden; a) Davalı taraf sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini tam ve gereği gibi yerine getirmeyerek sözleşmeyi ihlal ettiğinden, davalının içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan davalıya borcun ifası için süre verilmesi etkisiz olacağından, davacının sözleşmeden dönme talebinin yerinde olduğu, b) Sözleşmeden dönme yönünde tercihini kullanan davacının TBK. m. 125/3 hükmü uyarınca sadece uğramış olduğu zararları isteyebileceği, TBK. m. 179/1 hükmü de dikkate alındığında, davacının cezai şart tazminatı talep etmesinin hukuki dayanağının bulunmadığı, sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Dava ; Taraflar arsında düzenlenen sözleşmenin davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeni ile geriye dönük olarak feshi ile ifa edilen edimlerin karşılıklı iadesi istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesi nedeni ile davalının kendisine düşen edimlerini yerine getirip getirmediği, sözleşmenin geriye dönük feshi şartlarının oluşup oluşmadığı, devredilen hisselerin davacıya iadesi şartlarının oluşup oluşmadığı; sözleşme kapsamında cezai şart talep edip edemeyeceği hususlarından kaynaklandığı mahkememizce tespit edilerek tahkikata aşamasına geçilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: 1. Her şeyden önce taraflar arasında █████/2018 tarihli hisse devir sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme uyarınca davacının ...... Ambalaj San ve Tic A.Ş.'deki hisselerini davalıya devrettiği, devir keyfiyetinin pay defterine işlendiği hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır.Davacının iddia ve talebi; hisse devir sözleşmesinin 5. maddesine göre verilmesi gereken teminat senedinin verilmediği, sözleşmenin 6. maddesi uyarınca şirket lehine 3 şahıslar tarafından verilen ipoteklere ilişkin olarak ipotek bedellerinin ödenmediği ve taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırılmadığı, kredi garanti fonuna olan borçların ödenmediği ve teminatların çözülmediği, finansal kiralamaya konu olan sözleşmenin ek-2 detayları verilen makine ve ekipmanlara ilişkin taksitlerin ödenmediği, bu bakımdan sözleşmenin geriye doğru feshine ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şart tazminatına karar verilmesi gerektiği yönündedir.Davalının iddia ve talebi ise davacı tarafça hisse devrinin iptali talebi ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -.... Karar sayılı dosyasıyla dava açıldığı, davanın reddine karar verildiği, aynı konuda tekrar dava açılamayacağı, ...... Ambalaj AŞ'nin devam eden iflas erteleme davası sırasında şirkete kayyım atanmış olması sebebiyle kendisine şirketi temsil ve ilzam yetkisinin mahkemece verilmediği şirketi devralmasına rağmen yaklaşık 4 sene şirketi temsil edemediği, çalıştıramadığı ve elde etmesi gereken karı elde edemediği, şirketi temsil etme yetkisini 04.07.2022 tarihinde alabildiği, imtiyazlı alacak olan işçilik alacaklarının öncelikli olarak ödendiği, teminat senedinin .... 'ya verildiği, davacı tarafça kötüniyetli olarak bankanın ipoteklerini davacının önceki vekilinin yanında çalışan sekretere (....) temlik ettirildiği, ipotek ödemelerinin kendisine yaptırılmadığı, davacının sözleşmeden dönme talebiyle birlikte cezai şart tazminatı talep edemeyeceği, bütün bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönündedir. Bu durumda taraflar arasında ihtilaf konusu olan ve çözüme kavuşturulması gereken hukuki problemler; davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmiş olup olmadığı, davacının sözleşmeden dönme ve cezai şart tazminatı talep etme şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.Taraflar arasındaki26.09.2018 tarihli hisse devir sözleşmesinden kaynaklı karşılıklı edimlerin ifa edilip edilmediği, hususlarıdır.Taraflar arasında yapılan 25.09.208 tarihli sözleşme incelendiğinde; Sözleşmenin 5. maddesine göre: “......'nin elden aldığı nakit borçlarına karşılık olmak izere alıcı taraf, ...... adına 500.000.TL' lik 10.10.2018 vade tarihli teminat senedini .... ya teslim edecektir”. Yukarıda yer alan mali tespitlerden ve dosyaya sunulan tutanaktan, davalının bu hükümde yer alan teminat senedi verme yükümlülüğünü yerine getirdiği anlaşılmaktadır. Buna karşılık sözleşmenin 6. maddesine göre: “...... lehine (... Bankası ile Kredi Garanti Fonu'ndan kullanılan krediler için) aşağıda bilgileri verilen taşınmazlar teminat olarak verilmiştir. Alıcı taraf ... Bankası ile Kredi Garanti Fonu'na olan borçların tamamını ödeyip aşağıdaki bilgileri verilen bu taşınmazların üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasını sağlayacaklarını alıcılar kabul ve taahhüt etmektedir. ... Bankası'na olan borç tüm ferileriyle birlikte en geç 30.10.2018 tarihinde ödenmiş olacaktır. ....Bankasına olan borcun tamamı ödendikten sonra ipotek alacak hakkı satıcının bildireceği bir kişiye devredilecektir. "......"nin Kredi Garanti Fonu'na (KGF) olan borçları ise 3 ay içerisinde çözümlenip teminatların serbest kalması sağlanacaktır... Alıcıların işbu maddedeki taahhüdünü yerine getirmemesi halinde 15. madde de belirtilen "cezai şart" bedelinin kayıtsız şartsız satıcı şahsa ödeneceği alıcı/alıcılar tarafından taahhüt edilmektedir. Satıcı şahıs işbu cezai şartın tahsili için teminatsız ihtiyati haciz talep etme hakkına sahiptir. Şirket yetkilisi "......" ,"...." ile "....." nın ......'nin borçlarına karşılık olarak verilen taşınmazların üzerindeki ipotekler kaldırılacaktır”.denmiştir.Kabule göre de şirket hisse devri/satışı sözleşmelerinin menkul satışı hükmünde olduğu tereddütsüz kabul edilmektedir. Bu bakımdan, somut olaya TBK'nın satış hükümlerinin, özellikle de menkul satışı hükümleri uygulanacaktır. senedi bastırmayan şirketlerde ise, payın devri için devredenle devralan arasında yazılı devir sözleşmesi yapılması ve devrin pay defterine işlenmesi gerekir (TTK.m.499).Somut olayda, satışa konu hisse senetleri ciro edilerek alıcıya teslim edilmiş ve pay devri şirketin pay defterine işlenerek, pay defterinin ilgili sayfası notere tasdik ettirilmiş ve İlaveten, 26.09.2018 tarihli sözleşmenin 7. Ve 8. Maddelerinde sözleşmenin 1 nolu eki Listesinde belirtilen ......'ye ait menkul mallar ile sözleşmenin 2 nolu ekimde listelenen finansal kiralama yoluyla kullanılan makine ve ekipmanların da alıcıya “devir ve teslim edilmiş” olduğu belirtilerek satışa konu şirket hisselerinin yan ısıra şirketin demirbaş, makine, teçhizat ve diğer teferruatı da alıcıya devredildiği anlaşılmıştır.Somut uyuşmazlıkta devrin pay defterine de kaydedildiği anlaşılmaktadır. Ancakbelirtmek gerekir ki her ne kadar şirketle ilişkilerde, sadece pay defterinde kayıtlıbulunan kimse pay sahibi olarak kabul edilmekte ise de, pay defterine yapılankayıtların hukuki niteliği kurucu değil, bildirici yani açıklayıcıdır. Bu husus Yargıtaytarafından da kabul edilmektedir (Y. 11. HD 23.11.1978, E.█████████,K.█████████). Bir başka deyişle, pay defterine yapılan kaydın gerek nama yazılı paysenedinin devrinde “mülkiyetin geçişi”, gerek ortaklık karşısında “pay sahipliğisıfatının kazanılması” bakımından herhangi bir kurucu etkisi yoktur. Pay defterinekayıt, pay senedinin mülkiyetinin devrini sağlayan işlemden tamamen bağımsızdır.Öyle ki pay senedi, pay defterine kayıt edilmeksizin birçok kez el değiştirebilir(Sevi, 258). Pay defteri, paya bağlı hakların ortaklığa karşı ileri sürülmesinde birhak sahipliğini ispat aracı olup, pay defterine yapılan kayıt işlemine mutlak biranlam verilemez; pay defterine yapılan kayıt pay sahipliği sıfatının tespitihususunda aksi ispat edilebilir bir karine oluşturur. Bu sebeple pay defterineyapılan kaydın aksi her zaman iddia ve ispat edilebilir (Şafak Narbay, AnonimOrtaklıkta Pay Defteri, Ankara 2003, s. 146 vd.).Her ne kadar Davacılar vekili, “...... Ambalaj hakkında iflas erteleme davasıkapsamında tedbir kararı olduğundan ve bu konuda yetkili olan ticaret mahkemesitaraflar arasında yapılan hisse devir sözleşmesine onay vermediğinden hisse deviranlaşmasının ticaret siciline tescil edilemediğini, mahkemenin onayı olmadan buhisse devir işleminin resmi olarak gerçekleşmesinin mümkün olmadığını” ifadeetmekte ise de nama yazılı pay senetlerinin geçerli bir şekilde iktisabı için ne paydefterine kayda ne de ticaret siciline tescile gerek bulunmaktadır. Yukarıdaaçıklandığı üzere nama yazılı pay senedinin devri için, nama yazılı pay senedininciro veya temlik edilmesi ile zilyetliğinin devralana geçirilmesi gerekli veyeterlidir2.Keza her ne kadar Davacılar vekili, “taraflar arasında yapılan sözleşmeye demahkemenin onayının şart olduğunun belirtildiğini” ifade etmekte ise de bahsekonu sözleşmenin incelenmesinden, mahkeme onayının, alıcının (yani davalının)sözleşme uyarınca dava dışı ......’ya vermekle yükümlü olduğu teminatsenedinin işleme konulması ile alakalı bir mesele olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı kiyukarıda belirtildiği üzere nama yazılı pay senedinin ciro veya temlik edilmesi ilezilyetliğinin devralana geçirilmesi gerekli ve yeterlidir. Dolayısıyla taraflar arasındaimzalanan “Şirket Hissesi Satış Sözleşmesi” bir borçlar hukuku sözleşmesi oluptaraflardan birinin bu sözleşmeye aykırı davranmış olması, TTK m. 490 uyarıncausulüne uygun bir şekilde yapılan pay devrinin geçerliliğini etkilemeyeceğinden davacının █████/2018 tarihli sözleşmenin, davalı taraf kendisine düşen edimleri yerine getirmediğinden geriye dönük olarak feshine karar verilmesi ve Sözleşme geriye dönük olarak feshedilerek tarafların yerine getirmiş oldukların edimlerin iadesine karar verilerek, müvekkilin davalıya devir ettiği ...... Ambalaj San ve Tic A.Ş., isimli firmanın hisselerinin davacıya iadesine karar verilmesini talep edemeyeceğinden pay devri geçerli olduğundan bu talepler yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da şirket hisse devri de dahil olmak üzere, TBK.m.235/3 gereğince vadeli satışlarda, sözleşmede açıkça saklı tutulmadıkça satıcının sözleşmeden dönemeyeceği yönündedir.Taraflar arasındaki 26.09.2018 tarihli 4 sayfalık Şirket Hisse Satış Sözleşmesi'nde belirlenen hisse devir bedelinin, aynı tarihli tek sayfalık ...... Ambalaj Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Hisse Devri Sözleşmesi'nde ödendiğitahsil edildiği belirtilen 9.700.000 TL ile birlikte ilk sözleşmenin 5. Maddesinde belirtilen .... bank'ın geciken taksiti, 500.000 TL teminat senedi ve Maddesinde belirtilen ipotekli banka ve KGF borçlarının toplamı kadar olduğu, hisse devir bedelinin ödendiğinin makbuz hükmünde olan ayrı bir sözleşme ile tespit edilmiş olduğu ve diğer borçların ise vadeye bağlanmış olduğu görülmüş olup sözleşmede satıcının/davacının sözleşmeden dönme hakkını saklı tuttuğuna dair açık bir hüküm bulunmadığı gibi, şirket hisselerinin ve şirketin sözleşme tarihinde devir ve teslim edildiğine, alıcının bir kısım borçlarının vadeye bağlandığına dair birden fazla açık hüküm bulunduğundan, bu tespitlere göre taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesi, devir bedelinin kısmen veya tamamen hisse devrinden sonra ödeneceği gözetildiğinde davacının sözleşmeden dönemeyeceği gibi Davalı ...'ın, sözleşmede kararlaştırılan satış bedelini ödemiş ve teminat senedini vermiş olması ve yukarda açıklanan şekilde, iflasın ertelenmesi dosyasında önceden .... bank ve KGF kredi borçlarını ödeyip ipotekleri kaldırmaya yönelik borçları bakımından temerrüde düşmediği, temerrüde düştüğünün kabulü halinde dahi bunda kusurunun olmadığı veya davacının da en az kusurlu olduğu davalının kusurunu somut olarak ispat edilemediğinden talepleri yerinde görülmemiştir.Öte yandan Sözleşmeden dönme halinde TBK. m. 125/3 hükmü uyarınca “borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir”. Bu hüküm dikkate alındığında, sözleşmeden dönme hakkını kullanan davacının ifa ettiği edimlerin yanı sıra sadece uğramış olduğu zararları talep edebileceği görülmektedir. Ancak davacının somut olayda sözleşmede kararlaştırılan cezai şart tazminatını da talep ettiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 6. maddesinde “"......"nin Kredi Garanti Fonu'na (KGF) olan borçları ise 3 ay içerisinde çözümlenip teminatların serbest kalması sağlanacaktır... Alıcıların işbu maddedeki taahhüdünü yerine getirmemesi halinde 15. madde de belirtilen "cezai bedelinin kayıtsız şartsız satıcı şahsa ödeneceği alıcı/alıcılar tarafından taahhüt edilmektedir. Satıcı şahıs işbu cezai şartın tahsili için teminatsız ihtiyati haciz talep etme hakkına sahiptir”. Sözleşmenin 12. maddesinde “İş bu sözleşmedeki taahhütlerini yerine getirmeyen taraf 750.000 USD (Yediyüzellibin Amerikan Doları) cezai şartı kayıtsız şartsız ödemek zorundadır”. Cezanın sözleşmenin ifası ile ilişkisini düzenleyen TBK. m. 179/1 hükmüne göre: “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir”. ce sözleşmede kararlaştırılan cezai şart tazminatı, “sözleşmenin hiç veya fa edilmemesi durumu için” kararlaştırılmış olup, hem sözleşmeden dönme hem de cezai şart tazminatı talep edilebileceğine ya da hem sözleşmenin ifasının hem de sözleşmenin ihlal edilen hükmü uyarınca cezai şart tazminatının talep edilebileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Bu bakımdan sözleşmeden dönme yönünde tercihini kullanan davacının TBK. m. 125/3 hükmü uyarınca sadece uğramış olduğu zararları isteyebileceği, TBK. m. 179/1 hükmü de dikkate alındığında, davacının cezai şart tazminatı talep etmesinin hukuki dayanağının bulunmadığı, sonuç olarak ... Finansal Kiralama AŞ tarafından dosyaya sunulan 03.04.2024 tarihli yazı içeriğinden anlaşıldığı haliyle borcun tamamının ödendiği, Sözleşmeden dönme yönünde tercihini kullanan davacının TBK. m. 125/3 hükmü uyarınca sadece uğramış olduğu zararları isteyebileceği, TBK. m. 179/1 hükmü de dikkate alındığında, davacının cezai şart tazminatı talep etmesinin hukuki dayanağının bulunmadığı, anlaşılmakla, davanın reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: yukarıda açıklanan nedenlerle;1-DAVANIN REDDİNE,2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 8.538,75-TL peşin harcın mahsubu ile artan 8.111,15-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,5-Davalı tarafça yapılan 600,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 79.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024Başkan ...¸e-imzaÜye ...¸e-imzaÜye ....¸e-imzaKatip ...¸e-imza