Anahtar kelimeler: Arındırılmış Sgknın Takyidatlardan Hissenin Hacizlerden Hacizleri Zemin Blok Devredemediğini Kayseri

MAHKEMESİ
: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.KARAR
: Davalı SGK'nın istinaf başvurusunun esastan reddine, Davacının istinaf başvurusunun kabulüneİLK DERECE MAHKEMESİ
: Kayseri 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Davacı vekili dava dilekçesine Kayseri İli, ...... İlçesi, ......, Mahallesi, 1678 Ada, 1 Parsel, D blok, Zemin Kat, 30 no.lu bağımsız bölümün kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre müvekkiline verilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı olan █████████ hissenin tapu kaydının iptali hacizlerden ve her türlü takyidatlardan arındırılmış şekilde davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.Davalı tapu maliki ... kamu hacizleri nedeniyle taşınmazı devredemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.Diğer davalılarda cevap dilekçelerinde özetle, haciz işleminin 6183 sayılı Kanun gereğince yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.Mahkemece davacının tapu iptal ve tescil talebinin kabulü ile, sözleşmenin imzalanmasından sonra fakat yapı ruhsatının alınmasından önce taşınmazdaki davalı ... hissesine █████/2014 tarihinde vergi dairesi tarafından █████/2014 tarihinde ise SGK tarafından haciz şerhinin işlendiği, █████/2014 tarihinde ise yapı ruhsatının alındığı ve dolayısıyla davalıların iyiniyetli olduğu gerekçesiyle taşınmaz üzerindeki haciz şerhlerinin kaldırılmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davacı ve davalı SGK vekilince istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’nce davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun reddine, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince dava konusu bağımsız bölümdeki hissenin yükleniciye düştüğü ihtilafsız olup, dosya kapsamı ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere yüklenicinin edimini ifa ettiği, dava konusu bağımsız bölümlere hak kazanıldığı, dava konusu bağımsız bölüm üzerindeki hacizlerin davalı arsa sahibinin borcu nedeniyle konulduğu, yerleşik içtihatlar gereğince yükleniciye isabet eden, hak kazandığı bağımsız bölümün tapu kaydına arsa sahibinin borcu nedeniyle konulan hacizlerin kaldırılmasına karar vermek gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1.b-2 madde gereğince kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kabulüne dair karar verilmiştir.Bu karara karşı süresinde davalılar ... vekili ve Mimar Sinan Vergi Dairesi Müdürlüğü vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.1-Davacı yüklenici şirket ile davalı arsa sahibi ... arasında Kayseri 2. Noterliği’nin 25.04.2013 tarihli, 052224 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi düzenlenmiştir. Dosya kapsamında bulunan tapu kayıtlarının incelenmesinden; sözleşmenin imzalanmasından sonra fakat yapı ruhsatının alınmasından önce taşınmazdaki davalı ... hissesine █████/2014 tarihinde vergi dairesi tarafından, █████/2014 tarihinde ise SGK tarafından haciz şerhinin işlendiği, █████/2014 tarihinde ise yapı ruhsatının alındığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu bağımsız bölümler üzerindeki haciz şerhlerinin kaldırılıp, kaldırılamayacağı noktasında toplanmaktadır.Haciz, kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağın ödenmesini teminen borçluya ait ve haczi kabil bulunan mallara takibi yapan icra müdürlüğünün el koyması işlemidir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 91. maddesi hükmü gereğince gayrimenkulün haczi ile takip konusu borç ve eşya arasında ilişki kurulur ve tasarruf yetkisi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1010. maddesi anlamında kısıtlanmış olur. Bu tür kişisel haklar tapu kütüğüne şerh verilmekle hak sahibine eşya üzerinde dolaylı da olsa hâkimiyet kurma hakkı sağlamaz ise de tasarruf yetkisinin dar anlamda kısıtlanması sonucunu doğurduğundan taşınmaz üzerinde sonradan bu hakla bağdaşmayan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülebilir hale gelir. Haciz şerhinin usulsüz konulduğunun saptanması veya lehtarın talebi üzerine kaldırılması mümkün olduğu gibi, Türk Medeni Kanunu’nun 1010. maddesi uyarınca borcun ödenmesi, icra takibinin düşmesi ya da herhangi bir sebeple sona ermesi halinde de taşınmaz kaydının terkini mümkündür.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun "Tescil" başlıklı 1008. maddesinde taşınmaza ilişkin olarak şerhlerin tapu kütüğüne tescil edilebileceği, 1014. maddesinde bir tescilin terkin edilmesi veya değiştirilmesinin, ancak bu kaydın kendilerine hak sağladığı kimselerin yazılı beyanı üzerine yapılabileceği, 1023. maddesinde tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımının korunacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.Dava konusu somut olayda; bağımsız bölümler üzerindeki haciz şerhleri taşınmazlar davalı arsa sahibi ... adına kayıtlı iken davalı arsa sahibinin borçları nedeni ile konulmuştur. Haciz lehtarları vergi dairesi ve SGK'nın hacizlerinin konulduğu tarihte arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmaz maliki arsa sahibidir. Söz konusu hacizler kurumların borçlusu arsa sahibinin borcundan dolayı konulduğundan İİK'nın hükümlerine uygundur. Haciz tarihinde, taşınmazda davacı yüklenicinin ayni hakkı bulunmadığından sadece arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden hacizlerin kaldırılmasını talep edemez. Somut olayda TMK.m. 1023 maddesi koşullarının araştırılmasına dahi gerek görülmeden talebin esastan reddine karar verilmesi yerine, talebin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında verdiği karar usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın davalılar ... ve Mimar Sinan Vergi Dairesi Müdürlüğü yararına BOZULMASINA,HMK'nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.