Anahtar kelimeler: Luk Devreye Makinenin Hükümkarar Eserin Satılan Faizin Muaccel Ayıplı Bursa

MAHKEMESİ
: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk DairesiSAYISI
: ████████ E., █████████ K.HÜKÜM/KARAR
: RetİLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 3. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durdurulduğunu ileri sürerek takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından satılan makinenin ayıplı olduğunu, makinenin kabulü yapılıp devreye alınmadığından bakiye %30'luk kısmın ödemesinin muaccel olmadığını, talep olunan faizin hukuken mevzuata aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.İlk Derece Mahkemesince, eserin davalıya teslim edildiğinin sabit olduğu, davalının ayıp iddiasını ispat edemediği, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra inkar tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince, dava dilekçesinde davacı olarak; ..........., Adi Ortaklığı Çekirge Vergi Dairesi Vergi No:3470675943 olarak gösterildiği, dosyada mevcut Çekirge Vergi Dairesi yazı cevabından, vergi numarasının adi ortaklığa ait olduğu, yine Bursa 16. Noterliği'nce düzenlenen 36729 yevmiye no.lu vekaletnamenin de ortaklık adına ortaklığı temsilen verildiği, ortaklar adına ayrı ayrı verilmediği, icra takibinin de aynı vekaletname ile başlatıldığı adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından ve ortaklar mecburi dava arkadaşı durumunda olduğundan davanın tüm ortaklar tarafından birlikte açılması gerektiği, mahkemece aktif dava ehliyeti bulunmadığından mahkemece dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken esastan incelenerek davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan kabulü ile kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilerek davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.Takip talebi ve avukata verilen vekaletnamede adi ortaklığı oluşturan her iki gerçek kişinin isimlerinin mevcut olması, keza dava dilekçesinde adi ortaklığı oluşturan iki kişinin adının bulunması, infaza konu olacak İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmında "...takibin devamına" karar verilmiş olması birlikte değerlendirildiğinde ortakların isim ve soy isimleri yazıldıktan sonra "adi ortaklığı" uzantısı nedeniyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi aşırı şekilcilik olacaktır. Zira icra takibi ve davada adi ortaklığı oluşturan her iki ortak takip alacaklısı ve davacı olarak birlikte hareket etmiş ve her ikisi de birlikte vekalet vermişlerdir. Bu durumda adi ortakların isim ve soy isimlerinden sonra "adi ortaklığı" uzantısı, dikkate alınmayacak bir uzantı kabul edilerek istinaf isteminin esastan incelenmesi gerekirken yazılı gerekçelerle usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında verdiği karar usul ve yasaya aykırı görüldüğünden BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, HMK'nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 12.12.2024 gününde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.