Anahtar kelimeler: Evraktan Bam Esaskarar Kıymetli Başkan Yazim Adana Katip Menfi Üye

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
KARAR TARİHİ
: █████/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
:
ÜYE
:
ÜYE
:
KATİP
:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ███████ ESAS ████████ KARAR
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: █████/2025
YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih, ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ın Genel Kredi Sözleşmesi ile davalı bankadan kredi kullandığını, bu kredide müvekkilinin müteselsil kefil olduğunu, işlemler aşamasında alacaklısı ... adına düzenlenmiş ve borçlusu davacı müvekkili olan senedin alındığını, müvekkilinin bu evrakları imzalarken bu senetten haberinin olmadığını, bahse konu senedin vade tarihi kısmının boş bırakıldığını, davalı bankanın icra takibine konu edeceği aşamada sonradan doldurduğunu, müvekkilinin davalı bankaya 2013 yılında olduğu kefillikten kaynaklı bir borcunun olmadığını, Adana 10. İcra Dairesi'nde █████████ Esas numaralı dosya ile 24.06.2020 vade tarihli ve 12.02.2013 düzenlenme tarihli bonodan dolayı müvekkili hakkında takip başlatıldığını, başlatılan takibin durdurulmasını ve davalının kötü niyetli olduğunu %20'den aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğunu, senedin teminat senedi olmadığını, kefalet sözleşmesinin bu davanın konusu olmadığını, davacı tarafından açılmış olan haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile % 20 kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalı müvekkile verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; dava dışı kredi borçlusu ...'ın davalı bankadan değişik zamanlarda kredi kullandığını ve mevcut kredilerine istinaden █████/2013 - █████/2015 tarih aralığında toplam 153.385,00.TL kredi ana para ödemesi yaptığının hesap hareketlerinden tespit edildiğini, █████/2015 tarihinde yeni kredi sözleşmesinin yapıldığını ancak davacının bu sözleşmede kefalet imzasının bulunmadığını, bu durumun sözleşmedeki önceki borçlar yönünden borcu sona erdiren nedenlerden olarak kabul edilmesi gerektiğini, bankaya yazılan müzekkere ile davacının davalı banka ile aralarında imzalanan başkaca sözleşme olup olmadığının sorulduğunu, davalı bankanın cevabi yazısından dava konusu █████/2013 tarihli ve █████/2014 tarihli kefalet sözleşmelerinden başkaca davacının taraf olduğu davalı banka ile imzalanan herhangi bir sözleşme olmadığının anlaşıldığını, dava konusu bononun davacının kefalet sözleşmesine dayanak kredi borcundan ötürü teminat olarak alındığını, bu nedenle davanın kabulü ile; davacının davalıya Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı takip dosyasında mevcut 80.715,75.TL'lik takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takip konusu senedin davacı yönünden geçersiz olduğunun tespitine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; banka ile akdedilen sözleşmeden kaynaklı borç ile bonodan kaynaklı olan borcun birbirinden farklı hukuki kurumlar olduğunu; davacının bahsi geçen bonoda keşideci olduğunu, senedin teminat senedi olmadığını, senedin teminat senedi olması için senet üzerinde teminata ilişkin bir kayıt bulunması veya yazılı bir belge olması gerektiğini, yerel mahkeme kararında senedin teminat senedi olarak gösterilerek davanın kabulüne karar vermesinin hatalı olduğunu, söz konusu borcun sözleşmeyle ilişkilendirilemeyeceğini, bankacılık sözleşmesinin işbu senet ile bir ilgisinin bulunmadığını, söz konusu senedin temel ilişkiden bağımsız bir kambiyo senedi olduğunu, elinde bono bulunan alacaklının bononun mahiyetini açıklama gibi bir yükümlüğünün bulunmadığını, bilirkişinin hatalı yorum yaptığını, raporun hükme esas alınmaması gerektiğini, bilirkişinin hukuki yorum yapma yetkisinin bulunmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı yan; dava dışı ...'ın kredisine davacının müteselsil kefil olduğunu, şlemler aşamasında alacaklısı ... adına düzenlenmiş ve borçlusu davacı müvekkil olan senedin alındığını, davacının davalı bankaya 2013 yılında olduğu kefillikten kaynaklı bir borcunun olmadığını ileri sürmüş, davalı yan ise; bononun illeten mücerret olduğunu, bu bononun kefaletle ilişkisi olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuş, yerel mahkemece işbu davanın kabulüne karar verildiği, davalı tarafından ise bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; █████/2013 tarihinde dava dışı ...'ın asıl borçlu olduğu, davacı ...'ın 80.000,00.TL limitli olmak üzere müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesi imzalandığı, 03.07.2020 tarihinde başlatılan icra takibi ile ilgili olarak davalının icra takip tarihi itibari ile dava dilekçesinde icra takibi yapılan senedin o dönemde kullandırılan kredilere bağlı teminat senedi olduğu, █████/2015 tarihinde dava dışı ... ile yeni kredi sözleşmesinin yapıldığı ancak davacının bu sözleşmede kefalet imzasının bulunmadığı, bu durumun sözleşmedeki önceki kredi borçları yönünden borcu sona erdiren nedenlerden olarak kabul edilmesi gerektiği, senetle ilgili doğan borcun davalı tarafından mahiyetinin açıklanamadığı, dava konusu bononun davacının sonlandırılmış kefalet sözleşmesine dayanak kredi borcundan ötürü teminat olarak alındığına dair mahkemece isabetli şekilde değerlendirilme yapıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.513,70.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan nispi 1.297,73.TL ile maktu 80,70.TL'nin harcın mahsubu ile bakiye 4.135,27‬.TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!