Anahtar kelimeler: Payına Bedele Dönüştürülen Bakırköy Ret Artırılması Kesinlik Şartı Eksiklikleri Sayisi
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
    SAYISI
    : █████████ Esas, ████████ Karar
    DAVA TARİHİ
    : 26.08.2019
    KARAR
    : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ Esas, ███████ Karar
    Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığının artırılması istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, Kocasinan Mahallesi 2326 parsel sayılı taşınmazın, davalı idarece imar uygulaması nedeniyle bedele dönüştürülen kısmına takdir edilen karşılığın artırılmasını karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu' nun (2942 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi gereğince; bedele dönüştürülen alacağın Ziraat Bankası Sefaköy Şubesinden tahsil edildiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde dava açılması gerektiğini, bu sebeple zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı payının ödemesinin yapıldığı tarihten itibaren genel zamanaşımı süresinin olan 10 yıllık süre de geçtiğini, her iki koşulda da zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, bu sebeple zamanaşımı yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Bakırköy Belediye Başkanlığı döneminde yapılmış olan şuyulandırma işleminden dolayı ... Başkanlığına davanın açılmasının mümkün olmadığını, görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile artırılan bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy Belediye Başkanlığı döneminde yapılmış olan şuyulandırma işleminden dolayı ... Başkanlığı'na davanın açılmasının mümkün olmadığını, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, 2942 sayılı Kanun'un 14/1 maddesi gereğince; bedele dönüştürülen alacağın Ziraat Bankası Sefaköy Şubesinden tahsil edildiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde dava açılması gerektiğinden zamanaşımı, hak düşürücü süre sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen bedelin fahiş bulunduğunu, dosyaya sunulan veraset ilamları arasında çelişki bulunduğunu, hasımlı da olsa önceki çelişkili veraset ilamlarını iptal etmeyen son veraset belgesi ile karar vermenin çelişkiler yaratabileceğini davacı tarafa tüm veraset belgeleri arasındaki çelişkilerin giderilmesi açısından dava açılmasına ilişkin yetki verilerek bu çelişkili durumun düzeltilmemesinin hatalı bulunduğunu ileri sürmüştür.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza imar uygulamasının tapuya tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi esas alınarak tespit edilen bedelin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu uygulanarak dava tarihine güncellenmek suretiyle bedelin artırılmasına karar verilmesi doğru olduğu gibi, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 17/son maddesinde yer alan, "Bu maddeye göre bedel takdirleri ve bu bedellere itiraz şekilleri 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yapılır." hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesinin dava konusu uyuşmazlıkta görevli olduğu, davadan önce yürürlüğe giren 3806 sayılı Kanun ile dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgenin davalı belediyenin sorumluluk sahasına alındığı, dolayısıyla husumetin doğru yöneltildiği, 2942 sayılı Kanun'un 25 nci maddesi gereğince hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işleminin mal sahibi için noter marifetiyle yapılan tebligatla başlayacağı, İmar uygulaması sonucu bedele dönüştürme işleminin davalı idarece, davacılara veya murislerine noter aracılığıyla tebliğ edilmediği, ayrıca 2942 sayılı Kanun'da değişiklik yapan ve 24.04.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4650 sayılı Kanun ile bu tür davalarda süre ve öngörülmediğinden hak düşürücü süre zamanaşımından bahsedilemeyeceği, dosyaya sunulan veraset ilamlarında mirasçı ve miras hisseleri yönünden farklılık var ise de bu veraset ilamlarında davacılar dışında hissedar bulunmadığı, kararda doğru olarak hasımlı olarak açılan davada verilen veraset ilamının esas alındığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebebleri tekrar etmiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına idarece takdir edilen karşılığının artırılması istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 194 sayılı Kanunu'nun 17/son maddesi
    3. 6745 sayılı Kanunu'nun 35 nci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesi.
    4.2942 sayılı Kanun'nun 11 inci maddesi
    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanuna eklenen geçici 12 nci maddesi uyarınca uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınıp, emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelin, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosuna göre dava tarihine güncellenmesi suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!