Anahtar kelimeler: İbareli Markanın Sinaî Fikri Yazildiği Hükümsüzlüğü Marka Katip Haklar Nihai

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ... - ... ...
VEKİLLERİ
: Av. ... - ...
Av. ... -...
DAVALI
: 1- ... ...
VEKİLİ
: Av. ... -...
DAVALI
: 2- ... -... ...
VEKİLİ
: Av. ... -...
DAVA
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili █████/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ... sayılı “...” ibareli marka başvurusuna müvekkili tarafından itiraz edildiğini, itirazlarının nihai olarak ... ...’nın ... sayılı kararı ile hukuka aykırı olarak reddedildiğini, müvekkili ...’ın ...’de dondurmacılık yaptığını, müvekkilinin “...” markasını kullanmaya başladığı tarihin 04.02.2021 tarihi olduğunu, bu durumun vergi levhasından teyit edilebileceğini, dava konusu marka başvurusunun müvekkiline ait ticaret unvanı olduğunu, başvurunun SMK 6/6 maddesi uyarınca reddi gerektiğini, “...” ibaresini ticaret alanında dondurmacıların faaliyeti bakımından kullanma hakkının müvekkiline ait olduğunu, dava konusu marka başvurusunun müvekkilinin tescilli ticaret unvanı aleyhine haksız rekabet oluşturacağını, müvekkilinin işe başlama tarihi 04.02.2021 iken davalı ... başvurusunun 08.03.2021 tarihli olduğunu, 25.01.2021 tarihinde sipariş verilen malların müvekkili adına düzenlenen e-faturasında müvekkilinin ticari unvanının “...” olarak geçtiğini, müvekkilinin marka üzerinde davalı şirketin marka başvurusu yaptığı tarihten önce hak elde ettiğini ve kullanmakta olduğunu, müvekkilinin işe başladığı tarihten itibaren aktif bir şekilde markayı kullandığını, yoğun kullanım neticesinde tanınmışlık elde ettiğini ve ayırt edici karakter dolayısıyla hak sahibi olduğunu, ciddi yatırımlar yaparak markasını geniş kitlelere tanıttığını ve ayırt edici tanınmış bir marka haline getirdiğini, müvekkilinin ibareyi hem işletme adı hem de marka olarak kullandığını, davalı şirketin müvekkili markasının aynısını bilerek ve haklı olmayan nedenlerle, sırf rakibini engellemek maksadıyla tescil ettirmek istediğini, davalı şirketin davacı müvekkilinin ortağı iken söz konusu markadan haberdar olmama ihtimali bulunmadığını, davalı şirketin ayrıca "..." ibareli marka başvuruları da yaptığını, davalı şirketin dondurmacılık faaliyeti bulunmadığını, davalı şirketin marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin itiraz formunda SMK m. 6/6’ya dayanıldığını açık bir şekilde yazmamasının o hükme dayanmadığını göstermediğini, davalı kuruma sunulan itiraz dilekçesi içeriği ve delillerden marka başvurusu ile müvekkilinin ticaret unvanının aynı olduğunun tespit edilebileceğini beyanla; ... ...’nın ... sayılı kararının iptaline, dava konusu ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı ... vekili █████/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının ... karar iptali davası yönünden itiraz gerekçesi yapılmayan SMK 6/6 hükmüne dayanamayacağını, davacı tarafından itiraz aşamasında sadece SMK 6/3 ve 6/9 maddeleri kapsamında itiraz edildiğini, somut olayda SMK 6/6 maddesinin şartlarının da gerçekleşmediğini, davacının “...” ibaresi üzerinde marka hakkı sahibi olmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan faturaların marka başvurusu tarihinden sonraya ait olduğunu, sicil belgesi ve vergi levhasının ise ihtilaflı ibarenin 30. Sınıftaki markasal kullanımına yeterli delil olarak kabul edilemeyeceğini ve SMK 6/3 maddesi şartlarını sağlamadığını, davacı tarafın davalı ... başvurusundan çok kısa bir süre önce işyerini kiraladığını ifade ettiğini, 1 aylık sürenin SMK 6/3 maddesi anlamında kullanım şartını sağlamak için yeterli olmadığını, davacının söz konusu ibare üzerinde markasal kullanımı olmadığını, davacının kötü niyet iddiasının yerinde olmadığını, kötü niyeti ispatlayacak yeterli delil sunulmadığını, ... kararının hukuka uygun olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... LTD. ŞTİ. vekili █████/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili adına ... tescil numaralarıyla tescill " ...” ibareli markaların ihtara rağmen davacı tarafından kullanmaya devam edildiğini, davacının “...” ibaresiyle müvekkili markalarına alenen tecavüz ettiğini, müvekkili şirketin adına tescilli markalar ile ... ilçesi ve civarında dondurmacılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili markalarının sektörde kabul gördüğünü, piyasada tanınmış ve yüksek itibara sahip olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK
:
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu bakımından davacı yanın SMK m.6/3 hükmü uyarınca gerçek hak sahipliğinin bulunup bulunmadığı, SMK m.6/6 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, davalı şirketin SMK m.6/9 hükmü uyarınca kötü niyetli olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka başvuru dosyası ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel ve teknik hususlara ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapılmış, █████/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
İşlem dosyasının tetkikinde; Davalı şirketin 08.03.2021 tarihinde"..." ibareli ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 27.07.2021 tarih ve 377 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 24.09.2021 tarihinde 6769 sayılı SMK’nın m.6/3 ve m.6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, davalı şirketin 05.11.2021 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, yayına yapılan itirazın ...'nca reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından 05.07.2022 tarihinde yeniden itirazda bulunulduğu, davalı şirketin 14.09.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ... sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı ... vekiline 23.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka başvurusu 11.02.2023 tarihinde tescil edilmiştir.
SMK m.6/3 hükmüne göre; Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
Marka başvurusunun bu sebeple reddi için marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin aynısı veya benzerinin yoğun ve sıkı kullanımı sonucu işarete belirli bir düzeyde ayırt edicilik kazandırılması gerekir. (...)
Somut olayda yapılan değerlendirmede; dava konusu markanın başvuru tarihi 08.03.2021 olup, davacı şahıs, bu tarihten önce ve markaya konu işaretin aynısı veya benzerinin tescilsiz olarak yoğun ve sıkı kullanımı sonucu işarete belirli bir düzeyde ayırt edicilik kazandırdığını ispatlamalıdır.
Davacı, yayıma itiraz dilekçesi ekinde aşağıdaki belgeleri sunmuştur:
• Davacı adına düzenlenmiş 20.05.2021 tarihli “fatura, gider pusulası, sevk irsaliyesi, p. satış fişi, kaşe” açıklamalı fatura,
• 25.01.2021 tarihli fatura
: Davacı adına düzenlenmiş “pasta teşhir dolabı, dondurma reyonu, teşhir dolabı” açıklamalı fatura,
• 12.07.2021 tarihli fatura
: Davacı adına düzenlenmiş “fırın” açıklamalı fatura,
• 06.07.2021 tarihli fatura
: Davacı adına düzenlenmiş “kutu” açıklamalı fatura,
• 30.07.2021 tarihli fatura
: Davacı adına düzenlenmiş “dondurma” açıklamalı fatura,
• 17.07.2021 tarihli fatura
: Davacı adına düzenlenmiş “dondurma” açıklamalı fatura,
• 15.08.2021 tarihli fatura
: Davacı adına düzenlenmiş “havlu, peçete, dondurma kaşığı,” açıklamalı fatura,
• 23.08.2021 tarihli Z Raporu,
• 21.07.2021 tarihli Z Raporu,
• Davacı tarafça düzenlenmiş 20.05.2021 tarihli gider pusulası,
• 26.06.2021 tarihli Z Raporu,
• Vergi Levhası
: Ticaret unvanı “...” şeklinde olup, işe başlama tarihi 04.02.2021’dir. Faaliyet adı “dondurmacıların faaliyetleri” olarak belirtilmiştir.
• 05.02.2021 tarihli Vergi Yoklama Fişi
: Tabela unvanının ... olduğu belirtilmiştir.
• Kira sözleşmesi
: Sözleşmenin tarihi 04.02.2021 tarihidir.
• İşe başlama bildirimi
: Unvanın ... olduğu belirtilmiştir.
• Broşür ve poşet görseli,
• ... adresli sosyal medya hesabında yayınlanan, “...” isimli işyerinin tarihsiz görüntüleri.
Davacı vekili, yukarıdaki belgeler haricinde dava dilekçesi ekinde aşağıdaki belgeleri sunmuştur:
• ...’na yapılan 16.05.2022 tarihli “2021 yılı işgaliye ve ilan reklam” açıklamalı ödemenin dekontu,
• “...” isimli işyerinin fotoğrafları,
• “...” markasının yer aldığı poşet, bardak, kutu gibi ürünlerin fotoğrafları,
• █████/2021 tarihli sosyal medya gönderisi,
Sunulan belgeler incelendiğinde; davacının, 25.01.2021 tarihinde pasta teşhir dolabı, dondurma reyonu, teşhir dolabı gibi bir dondurma dükkanı için gerekli ürünleri satın aldığı, dondurma satan bir işyeri açmak üzere █████/2021 tarihinde bir taşınmaz kiraladığı, sunduğu vergi levhasında işe başlama tarihinin █████/2021 olarak belirlendiği tespit edilmişse de, 25.01.2021 tarihli fatura haricinde, dosyaya sunulan diğer faturaların davaya konu marka tescil başvuru tarihinden sonraki tarihli oldukları, başka bir deyişle, her ne kadar davacı, davalı şirketin marka tescil başvuru tarihinden önce ticari faaliyetlerine başlamak için hazırlık faaliyetinde bulunmuşsa da, tescilsiz markasal kullanımlarının dava konusu marka tescil başvuru tarihinden sonraki dönemde başladığı, dava konusu marka tescil başvuru tarihinden önce davacının yoğun ve sıkı bir şekilde "..." ibaresini tescilsiz olarak kullandığının söylenemeyeceği, bu nedenle davacı yanın, dava konusu marka bakımından gerçek hak sahipliğinin bulunduğu iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından SMK m.6/3 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır.
SMK’nın 6/6 maddesine göre; “tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir.”
Bu hüküm kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı ve alan adı girer. Bir alan adının SMK m. 6/6 hükmü uyarınca korunmasının istenebilmesi için, o alan adının fiilen kullanıldığı faaliyet konuları kapsamı ile aynı/benzer konularda bir marka kullanımının söz konusu olması gerekir.
Ticaret unvanı, bir tacirin ticari işletmesine ilişkin işlemlerinde kullandığı addır. Markalar, eşya ile işletme arasındaki ilişkiyi kurar ve farklı işletmelerin ürettiği benzer emtiayı birbirinden ayırt etmeye yarar. Buna karşılık, ticaret unvanları ise işletmenin kendisini tanımlar. Şirketlerin ticaret unvanları tescil edilirken, faaliyet alanına her türlü mal ve hizmetin yazılması mümkün olduğundan ve ticaret unvanının bu alanların hepsinde kullanma gibi bir yükümlülük bulunmadığından, ticaret unvanının fiilen kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından, 6769 sayılı SMK'nin 6/6 maddesi anlamında sahibine öncelik hakkı sağladığının kabulü gerekmektedir. ... Dairesi'nin 13.03.2019 tarih ... sayılı kararında da, önceki tarihli ticaret unvanı nedeniyle sonraki tarihli aynı/benzer markanın başvurusunun engellenebilmesi için, salt ticaret unvanına ilişkin ticari sicil kayıtlarında yer alan iştigal alanlarına bakılmaması gerektiği, ticaret unvanının fiili olarak kullanıldığı mal ve hizmetler dikkate alınmak suretiyle iltibas değerlendirmesi yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
Somut olayda yapılan değerlendirmede; davacının gerçek kişi olup "..." ad ve soyadını taşıdığı, Türkiye Ticaret Sicili'ne kayıtlı ticaret ünvanının bulunmadığı, davacının ibraz ettiği evraktan "..." ibaresini kendisine işletme adı olarak seçtiğinin anlaşılabildiği, ancak davacının söz konusu işletme adını, dava konusu marka tescil başvuru tarihinden önce, marufiyet oluşturacak yoğunlukta ciddi ve sıkı bir şekilde fiili olarak kullandığı husununu ispatlayamadığından SMK m.6/6 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Kötü niyetli marka başvurusu; Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir. Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez. Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir. (...)
Somut olayda; davalı şirketin tescil ettirmek istediği markanın iktisadi işlevlerinden normal olarak yararlanmasından farklı bir amaçla, söz gelimi; engelleme, spekülasyon, tuzak, şantaj vb gibi ticari dürüstlük kuralları ile bağdaşmayan bir kasıtla iş bu davaya konu marka tescil başvurusunda bulunduğuna ilişkin olarak somut olgu bulunmadığından, mahkememizce dinlenen davacı tanıklarının da davalı şirketin kötü niyetli olduğuna ilişkin denetlenebilir somut olgu ileri sürmedikleri anlaşıldığından, davalı şirketin kötü niyetli olduğu iddiası yerinde bulunmamıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile alınması gereken 89,95 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 64,00 TL vekalet harcı, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 45,42 TL dosya kapağı masrafı, 545,75 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 5.514,97 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... LTD. ŞTİ. tarafından yapılan 25,60 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... LTD. ŞTİ.'ne verilmesine,
6-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, Davacı vekilinin ve Davalı Kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şirket vekilinin yokluğunda, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2023
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!