Anahtar kelimeler: Davamaddi Cümle Yazim Poliçesi Kazasından Antalya Nezdinde Eksiklik Mali Milleti

T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2021DAVA
:Maddi - Manevi Tazminat (Trafik kazasından kaynaklanan)KARAR TARİHİ
:█████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
:█████/2025Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2015 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş. ( ... Sigorta A.Ş.) nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunan ve diğer davalı ... idaresindeki ... plakalı araç ile davacı ... yönetimindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklet sürücüsü olan davacı ...'un ağır şekilde yaralandığı ve iş göremezliğe uğradığı, tedavi gideri ve devam eden muayene için ulaşım ücreti sarf edildiğini, bedensel zarardan dolayı davacının acı ve ıstırap çektiğini, eşinin uğradığı ağır cismani zarar nedeniyle davacı ...'nin de üzüntü duyduğunu beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla davacı ... için 2.000,00 TL geçici ve 3.000,00 TL sürekli olmak üzere 5.000,00 TL iş görmezlik zararı ve 200,00 TL tedavi giderinin sigorta şirketi yönünden dava tarihinden sürücü yönünden olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsil, 50,00 TL tedavi amaçlı ulaşım gideri ile 75.000,00 TL manevi tazminatın ve davacı... için 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı sürücüden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili █████/2018 günlü ıslah dilekçesiyle geçici iş göremezlik zararını 7.659,43 TL'ye, sürekli iş göremezlik zararını 49.669,75 TL'ye, tedavi - refakat ve bakım masrafı talebini 3.601,98 TL'ye ve tedavi amaçlı ulaşım masrafını 237,60 TL'ye yükseltmiştir.Kaldırma kararı sonrası sunulan █████/2021 tarihli temlik sözleşmesiyle davacı ... iş bu davadaki tazminat haklarını...a devretmiştir.█████/2021 tarihinde sunulan ıslah dilekçesinde, 8.510,48 TL geçici ve 107.252,05 TL sürekli iş göremezlik zararı ile 4.002,20 TL tedavi gideri ve 264,00 TL tedavi amaçlı ulaşım masrafı olmak üzer maddi tazminat talebini 120.028,73 TL'ye yükselmiştir.DAVALI CEVABININ ÖZETİ
:Davalı ... Sigorta A.Ş. ( ... Sigorta A.Ş.) vekili davaya cevap dilekçesinde özetle, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi bulunduğu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, sigorta genel şartları kapsamında ve azami poliçe teminat limitiyle sınırlı olduğu, geçici iş göremezlik ve kazanç kaybı zararlarının poliçe teminat limitine dahil olmadığı, aynı şekilde manevi tazminatın da poliçe kapsamında bulunmadığı, kusur ve zarar iddialarının usulünce ispatı gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kaza tutanağında davacıya tali kusur yüklense de esasen kazaya neden olan ve asli kusuru bulunanın davacı olduğu, olaya ilişkin yürütülen ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiği, kusurun ve zararın usulünce ortaya konup ispatlanmadığı, tedavi gideri talebinden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu, fahiş tutarda manevi tazminat istendiğini beyanla davanın reddini istemiştir.DELİLLER
:Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2017 gün, ... esas ve ... sayılı karar örneği, kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişi raporları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, tüm dosya kapsamı.İDM KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesinin █████████ gün, ... esas ve ... sayılı kararında özetle, kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün %10, davalı sürücünün ise %90 oranında kusurlu olduğu belirtilen ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi raporu ile bu kazadaki yaralanmasına bağlı arazının davacıda %15 oranında daimi iş göremezlik oluşturduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilen ATK 3. İhtisas kurulu heyet raporundaki saptamaların olay tarihindeki mevzuat hükümlerine göre tespit edildiği benimsenerek tazminat hesaplamasına esas alındığı, yine davacının PMF 1931 Yaşam tablosundaki bakiye ömür süresi ile asgari ücret düzeyindeki geliri ve %10 iskonto şeklindeki verilere göre tazminat bilirkişi tarafından davacı ... için 7.659,43 TL geçici ve 49.669,75 TL sürekli iş göremezlik zararı ile 3.601,98 TL tedavi gideri ve 237,60 TL ulaşım masrafı hesaplandığı, öte yandan kusur raporunda kask takılmaması durumunun tali kusur kabul edilerek %10 indirim uygulandığı, ancak bu durumun müterafik kusur oluşturduğu ve %20 oranında tazminattan tenzilat yapılması icap ettiği, bu şekilde maddi zararın tespiti için tazminat bilirkişi raporu üzerinden resen hesaplama yapıldığı, manevi tazminat talebi bakımından tarafların kusur durumu, kazazede davacının uğradığı cismani zararın boyutu, tarafların ekonomik ve sosyal konumları ile eşinin uğradığı ağır cismani zarardan dolayı davacı...'nin de manevi tazminat isteyebileceği gözetilerek manevi tazminatların kısmen haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 44.150,88 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile 3.201,76 TL tedavi giderinin sigorta şirketinden dava tarihinden davalı sürücüden ise olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsil tahsiline, yine davacı ... için 211,20 TL yol masrafı ile 12.000,00 TL manevi tazminatın ve davacı... için 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı sürücüden tahsiline, fazlaya dair maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi █████/2019 gün, ... esas ve ... sayılı kararında özetle; davacının kask takmadığının tespit edildiği, bu nedenle de %10 oranında kusurlu bulunduğu, mahkemece bu kusur oranına itibar edilmeyip kasksızlığın müterafik kusur oluşturacağı değerlendirilerek hesaplanan tazminattan resen %20 oranında indirim uygulanmak suretiyle maddi zararın belirlendiği, öte yandan maluliyet raporunda davacının hangi rahatsızlığından dolayı maluliyet tayinine gidildiği hususunun net açıklanmadığı, oluşan maluliyet ile kask takılmaması arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının değerlendirilmediği, kask takılmamasının mutlak indirim sebebi yapılamayıp belirtilen durumun müterafik kusur oluşturması için zararın meydana gelmesinde veya boyutunun artmasında kask takılmamasının etkisinin ispatlanmasının şart olduğu, bu haliyle maluliyet raporunun somut uyuşmazlığı çözüme kavuşturmaya kifayet etmeyeceği, belirtilen yönlerden ek rapor temin edilmeden eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Kaldırma kararı sonrası yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen ilk derece mahkemesi kararında özetle, kaldırma kararında belirtilen şekilde araştırma yapılıp ATK 2. İhtisas kurulundan kasksızlığın müterafik kusur oluşturup oluşturmayacağı noktasında ek rapor alınmış ve dosya tazminat bilirkişisine temin edilerek daha önceki maluliyet oranı, geçici iş göremezlik süresi, davalı yanın tam kusur durumu ve diğer hesaplamaya esas veriler kullanılarak güncel asgari ücret üzerinden kazazede davacı için 8.510,48 TL geçici ve 107.252,05 TL sürekli iş göremezlik zararı ile 4.002,20 TL tedavi gideri ve 264,00 TL ulaşım masrafı olacağı yönünde görüş bildirildiği, en son temin edilen tazminat raporu benimsenerek ve ilk karardaki aynı gerekçe ile hesaplanan tazminat miktarı üzerinden resen %20 indirim uygulanmak suretiyle maddi zararın belirlendiği, manevi tazminat yönünden de bir değikliğe gidilmediği, böylece davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 92.610,02 TL geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ile 3.201,76 TL tedavi giderinin davalı sigorta şirketinden dava tarihinden davalı sürücüden ise olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsil tahsiline, yine davacı ... için 211,20 TL yol masrafı ile 12.000,00 TL manevi tazminatın ve davacı... için 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı sürücüden tahsiline, fazlaya dair maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesi kaldırma kararında belirtilen şekilde araştırma yapılıp ATK raporu temin edildiği ve yeniden tazminat bilirkişisinden rapor alındığını, raporlara yönelik itirazlarının mahkemece değerlendirilmediği ve ıslah için taraflarına süre verildiğini, öte yandan davacı ...'in iş bu dava dosyasındaki tüm tazminat haklarını müvekkili...a devrettiğini, hükmün bu davacı hakkında kurulması gerektiğini, kask takılmaması durumunun davacının maluliyeti ile ilgisinin bulunmadığı gibi zararın artmasına etkisinin olup olmadığının ortaya konmasının kesin şekilde söylenemeyeceği ATK raporu ile belirtildiği halde müterafik kusur indirimi uygulandığını, %10 kusuru durumuna göre zarar belirlemesi yapan aktuer raporunun hükme esas alındığını, öte yandan, tarafların kusur durumu, kazazedenin uğradığı bedensel zararın boyutu ve diğer etmenlere göre takdir olunan manevi tazminatların davacıları tatmin etmediğini, kabule göre de müterafik kusurdan dolayı tazminattan hakkaniyet indirimi uygulanması sonucu kısmen ret kararından dolayı davalılar lehine vekalet ücreti verilmemesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talebi gibi karar verilmesini istemiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesinin kaldırma kararı öncesi ilk derece mahkemesince verilen tazminat ilamının müvekkilince istinaf edilmeyerek kesinleşmesi ve icra takibine konu edilmesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından davacıya ödeme yapıldığı ve poliçeden kaynaklı tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, önceki karardan farklı olarak bakiye tazminat alacağı hesaplanmış ise de bu farkın yıllar içerisinde değişen asgari ücret miktarından kaynaklandığını, böylece davalı sigorta şirketi aleyhine yeniden kurulan hükümde fazladan tazminata hükmedildiğini, ayrıca tedavi giderlerinin SGK sorumluluğunda olduğu halde bu kalem tazminatın da müvekkiline yüklenildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; usul hukukuna göre davada bir kez ıslah yapılabileceği halde somut uyuşmazlıkta iki defa tazminat miktarının artırıldığını, bu yöndeki itirazlarına ilişkin olarak mahkeme kararında hiçbir değerlendirme ve gerekçeye de yer verilmediğini, davacının refakatçi gideri talebi olmadığı halde tedavi gideri adı altında kazazede davacı için refakatçi bakım masrafı da hesaplandığı ve taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde belirtilen tazminat kaleminin de hüküm altına alındığını, oysa tedavi giderinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılandığı ve karşılanan tedavi giderinin rücu edilmesi amacıyla müvekkili hakkında açılmış dava bulunduğu, rapora yönelik itirazlarının, diğer savunmalarının, taleplere ve ıslahlara karşı ileri sürülen zamanaşımı definin gerekçede tartışılmadığını, istinaf kaldırma kararı icabının tam olarak yerine getirilmediğini, kazazede davacının baş bölgesinden aldığı yaralanmasının maluliyete etkisinin ve kask takılması durumunda oluşacak yaralanmaların boyutunun %70 oranında azalttığı bildirildiği halde kask takılmamasından dolayı sadece %20 oranında indirim uygulandığını, ayrıca kazanın oluş biçimine göre davacı sürücünün müterafik kusur dışında da kural ihlalinin bulunduğunu, kusur yönünden eksik araştırma ve inceleme ile sonuca gidildiğini, tedavi gideri yapılmadığı tespitine rağmen bu kalem zararın müvekkiline yüklendiği, tedavi amaçlı ulaşım gideri masrafının somut delillerle ortaya konmayıp farazi hesaplandığını, varsayıma dayalı hüküm verilemeyeceğini, manevi tazminatların da fahiş tutarlarda takdir edildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.G E R E K Ç EUyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakınları da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.Davacılar vekili, trafik kazası sonucu davacı ...'un yarlandığını, iş göremezliğe maruz kaldığını, tedavi gideri ve muayene amaçlı ulaşım masrafı yapıldığını, bedensel zarardan dolayı kazazede davacının acı ve ıstırap duyduğunu, maluliyetinden dolayı da ruhsal çöküntü yaşadığını, yine eşinin uğradığı ağır cismani zarardan dolayı davacı...'nin de üzüntü duyduğunu ileri sürerek iş göremezlik ve tedavi gideri zarar kalemlerine ilişkin maddi tazminatın karşı aracın sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılardan müştereken ve müteselsilen, tedavi amaçlı sarf edilen ulaşım masrafı ile davacılar için bir miktar manevi tazminatın karşı araç sürücüsü olan davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında sunulan temlikname ile kazazede davacı ... dava konusunu...a devretmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;Somut olaya ilişkin olarak Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2017 gün, ... esas ve ... sayılı kararı ile davalı ...'nun davacı ...'a karşı işlediği taksirle yaralama suçundan TCK.'nun 89/1, 89/2-b. cümle, 62 ve 52. maddeleri gereğince 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkumiyet kararı Antalya bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin istinaf denetiminden geçmek suretiyle █████/2017 tarihinde kesinleşmiştir.Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, ████████ kararı). Ancak, maddi olgunun belirlenmesi bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 231 inci maddesi) kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir. Ceza mahkemesince davalının eylemi nedeniyle verilen ceza hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden, ceza mahkemesinin maddi olayı kabulü hukuk hakimini bağlamayacaktır.Bu bilgiler ışığında somut dosya kapsamı ve istinaf talepleri değerlendirildiğinde;1-) 6098 sayılı TBK 183. Maddesine göre; "Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez."Aynı yasanın 184. maddesinin 1. fıkrasına göre ise; "Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır."Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup, alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Kısmi temlikte ise, temlik edilen asıl alacak ve bu oranda fer’ilerinin temlik alana geçmesi söz konusudur. Temlik edilmeyen kısım itibariyle borçlunun temlik eden alacaklıya karşı sorumluluğu devam eder. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temliğe konu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur.Genel olarak borç ilişkisi kimler arasında meydana gelmişse, alacaklılık ve borçluluk sıfatları da bu kişilere ait olup, bunun doğal sonucu olarak, borçlu kime karşı ifa yükümü altına girmişse, alacak hakkı da o kişiye aittir. Bununla beraber alacaklının, alacağını üçüncü bir kişiye devretmesi mümkün olup, “alacağın temliki”, alacağı devreden alacaklı ile devralan kişi (yeni alacaklı) arasında yapılacak yazılı bir sözleşme ile meydana gelir. Alacağın temlikinde alacaklı, halen sahip olduğu bir hakkını devredebileceği gibi, henüz mevcut olmayan, müstakbel bir alacağını da devredebilir. Temlik edenin, temlik anında sahip olduğu bir hakkını devrettiği durumlarda, yapılan bu tasarruf işlemi ile alacaklı, malvarlığının aktifindeki mevcut haklarda, başkası lehine bir azalmayı kabul etmektedir. Böylece, temlik akdi yapılır yapılmaz alacak, alacağa bağlı olan bütün imtiyazlar ve fer’i haklarla beraber devralana geçmektedir (TBK md. 189). Bu nedenle gerek işleyip de eski alacaklı tarafından tahsil edilmemiş, gerekse işlemekte olan tüm fer’i hak ve alacaklar yeni alacaklıya ait olmaktadır. Nitekim, temlik eden kişinin, temlikle birlikte borçlu ile hukuki ilişkisi kesildiğinden, alacağın tahsilinin dava ve talep hakkının da, onun maliki durumuna geçmiş olan, temellük edene geçmesi, alacağın temlikinin doğal bir sonucudur. Kural olarak alacağın temlikinde borçlunun hukuki durumunda herhangi bir değişiklik olmamakta, sadece muhatap olacağı kişi (alacaklı) değişmektedir.Alacağın temlik edilebilmesi için muaccel bir alacak olması zorunlu değildir. Temlikin, borç ilişkisine dayanarak doğmuş fakat henüz vadesi gelmemiş bir alacağa ilişkin olabileceği, bunun yanı sıra ileride doğacak alacaklar için de mümkün olduğu doktrinde genel olarak kabul edilmektedir.Somut olayda, davacı ..., somut dava dosyasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat alacağını █████/2021 tarihli yazılı temlikname ile...a temlik etmiş olup, yargılama sırasında sunulan ıslah dilekçesiyle birlikte bu temlikname sunularak temlikname doğrultusunda davacı ... hakkında kurulacak olan hükmün, temlik alan ... lehine kurulması talep edilmiştir. Davacı taraf meydana gelen çift taraflı kazada yaralanması sonucu tazminat talebinde bulunmuş olup alacağı haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Henüz alacak davası açılmadan veya derdest davalara ilişkin olarak da alacağın devrinin yapılması mümkündür. Somut dosyada, ilk derece mahkemesi tarafından taraflar arasında yapılan bu temlikname dikkate alınmaksızın hükmün davacı ... lehine kurulduğu görülmüştür. Oysa ki, yukarıda açıklandığı üzere 6098 sayılı TBK 183. maddesine göre karşı tarafın rızasına bağlı olmaksızın geçerli olduğu anlaşılan bu temlikname doğrultusunda davacı ...'un alacağının...a temlik edildiği, bu temlik işleminin TBK 183 ve devamı maddelerine göre usulüne uygun olduğu ve somut dosyada bu temlik işlemi doğrultusunda taraf teşkili yapılarak davacı ... için talep edilen tazminatların, temlik alan davacı ... lehine hükmolunması gerekirken, ... lehine bir hüküm kurulmadığı gibi...un gerekçeli kararda da gösterilmemiş olması doğru görülmemiştir. Bu nedenle taraf teşkiline ve davacının aktif husumet ehliyetine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.2-) Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. █████/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Somut olayda, olay tarihi, olayın oluş biçimi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalının asli kusurlu oluşu davacı ...'in tali kusuru, davacı ...'in yaralanmasının niteliği ve derecesi (%15 sürekli, 9 ay geçici maluliyet), paranın satın alma gücü, günün ekonomik koşulları ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince davacı ... (alacağı temlik alan ...) ve olaydan etkilenen eşi ... için takdir edilen manevi tazminat miktarları (12.000,00 TL - 7.500,00 TL), davacıların manevi zararlarını karşılamaktan uzak olup, tazminat miktarları az olmuştur. Bu durumda, davacılar için üst seviyede manevi tazminat takdir edilmesi amacıyla, manevi tazminat miktarına yönelen davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi ve kararın kaldırılması gerekmiştir.3-) Somut dosyada ilk derece mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı kararı ile verilen kararın, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı, bu kaldırma kararında davacının maluliyetinin hangi husustan kaynaklandığı yönünde ATK'dan ek rapor alınarak, alınacak raporun sonucuna göre maluliyet ile davacının kask takmaması arasında illiyet bağı bulunması halinde müterafik kusur indirimi yapılabileceğinin gözetilmesi gerektiği bildirilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından kaldırma kararından sonra ATK 3. İhtisas Dairesinden alınan ek raporda, davacının maluliyetinin sağ omuz bölgesinde yer alan sağ köprücük kemiği kırığından kaynaklandığı bildirilmiştir. O halde davacının maluliyetine esas teşkil eden yaralanması, kafa bölgesinde olmayıp, omuz bölgesindedir. Bu durumda davacının kafa bölgesinde bir yaralanması olmadığına göre, kask takıp takmamasının zararın meydana gelmesine veya artmasına bir etkisi de söz konusu değildir. Bu nedenle, davacının maluliyetine esas yaralanma bölgesine göre, kask takmamasının müterafik kusur oluşturmadığı gözetilerek, davacı lehine takdir edilen tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılmaması gerekirken, ilk derece mahkemesince somut dosyada daha önce verilen kaldırma kararı kapsamı gözetilmeksizin ve hatalı değerlendirme ile müterafik kusur indirimi yapılmış olması doğru görülmemiş ve davacı vekilinin müterafik kusur indirimine yönelen istinaf talebinin kabulü karar verilerek kararın bu sebeple de kaldırılması gerekmiştir.4-) İlk derece mahkemesi kararında davacı lehine hesaplanan maddi tazminattan, davacının müterafik kusuru nedeniyle yapılan indirim sonucu belirlenen tazminat tutarları hüküm altına alınarak, müterafik kusur nedeniyle davanın kısmen reddine karar verilmesine rağmen davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Oysa ki, yasal düzenlemeler gereği, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 51 ve 52 inci maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinin gözönüne alınması gerekirken, davalılar yararına müterafik kusur indiriminden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle de kaldırılması gerekmiş ve davacı vekilinin vekalet ücretine yönelen istinaf talebinin kabulü gerekmiştir.5-) Somut dosyada ilk derece mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı kararı ile verilen kararın, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı, bu kaldırma kararından önce ilk derece mahkemesince aktüerya bilirkişisinden alınan hesap raporunda tazminatın PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplandığı, kaldırma kararından sonra aktüerya bilirkişisinden alınan ek raporda ise, bilirkişi tarafından tazminatın re'sen TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplandığı, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ilk derece mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı kararı ile verilen hükmü istinaf edilmediğinden ve kararı istinaf eden davacının aktüerya bilirkişi raporuna yönelik bir istinafı bulunmadığından; davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden kaldırma kararından önce alınan hesap bilirkişi raporundaki veriler dikkate alınarak yapılan hesaplamanın bu davalı yönünden kesinleştiği, keza bu davalı tarafından karar tarihinden sonra yapılan icra takibi üzerine, davacıya mahkeme tarafından belirlenen maddi tazminatın da ödendiği, bu haliyle davalı sigorta şirketi yönünden istinaf edilmemesi nedeniyle kesinleşen karara esas olan aktüerya bilirkişisi raporunda tazminatın PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplandığı gözetilerek, kaldırma kararından sonra davalı sigorta şirketi yönünden hesaplanacak tazminatın da yine bu veriler dikkate alınarak hesaplanması gerektiği, bu kurala riayet edilmeksizin düzenlenen aktuerya bilirkişi ek raporunun davalı sigorta şirketi yönünden hükme esas alınamayacağı anlaşılmakla, yukarıda açıklanan ilkeler gözetilerek aktuerya bilirkişisinden, davalı sigorta şirketi yönünden yapılacak tazminat hesabında PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılacak şekilde ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi amacıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. Bu nedenle davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin aktüerya raporuna yönelen istinaf talebinin kabulü gerekmiştir.6-) Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yukarıda gösterilen sebeplerle istinaf istemlerinin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin diğer istinaf istemlerinin, davalı ... vekilinin tüm istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacılar vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE,2-Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, █████/2021 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,4-Kararın mahiyeti gereği davacılar vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin diğer istinaf istemleri ile davalı ... vekilinin tüm istinaf sebeplerine yönelik istinaf başvurusunun şimdilik incelenmesine yer olmadığına,5-Davacılar, davalı ... ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, başvuru sırasında davacılardan fazla alınan (162,10 TL + 162,10 TL) 324,20 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 59,30 TL istinaf karar harcının davacılara; 1.640,00 TL istinaf karar harcının davalı ... Sigorta A.Ş.'ye, 1.973,00 TL istinaf karar harcının davalı ...'ya isteği halinde iadesine,6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi....