Anahtar kelimeler: Olunarak Rekabetten Yazildiği Siciline Limited Kurulduğunu Bakirköy Sanayi Birleşen Ltd

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2016
KARAR TARİHİ
: █████/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİNİN ... ESAS - .... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2019
KARAR TARİHİ
: █████/2024
MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN
... ESAS - .... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2016
KARAR TARİHİ
: █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davalarının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin (.... Ltd.) 09.05.1997 tarihinde ticaret siciline tescil olunarak kurulduğunu, o tarihten bu zamana kadar endüstriyel tava üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketinin üç ortaktan oluştuğunu, ortaklardan ... ile davalı ...'ün %40 oranında ortak iken ... 'ın %20 oranında ortak olduğunu, görüldüğü üzere ...'ün müvekkili şirketin iki büyük ortağından biri olduğunu, davalı ...'ün 1998 yılında müvekkili şirkette üretim mühendisi olarak çalışmaya başladığını ve kendisine şirketin yönetim anlayışı gereğince ve bir güven sembolü olarak █████/1998 tarihinde şirketten pay verildiğini, davalının pay oranının zaman içerisinde müvekkili şirketin yönetim politikası uyarınca artırıldığını ve davalının ... San Tic Ltd Şti'nin müdürü olarak atandığını, davalı ...'ün görevden alınıncaya kadar tam imza yetkilisi ve şirket faaliyetleri üzerinde fiili durum itibarıyla tek etkili isim olarak görev yaptığını, davalı ...'ün bu süreçte şirketin satın alma, üretim, teknik, müşteri ilişkileri, muhasebe, idari ve personel işleri ile satış ve fuar katılımları gibi birçok kritik alanını tek başına sevk ve idare etmekte olduğunu, şirketin diğer ortaklarının ticari işleri ve yatırımları nedeniyle ... San Tic Ltd Şti'nin olağan işleyişi ile ilgilenemediklerini, davalı ...'ün müdürlük görevine ... San Tic Ltd Şti'nin █████/2015 tarih ve .... numaralı genel kurul kararı ile son verildiğini, davalının hukuki boyutları bulunan yanlış/hatalı ve hukuka aykırı davranışları nedeniyle, davalı ... ile şirketin eski muhasebe müdürü olan ... hakkında Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayette bulunulduğunu, soruşturmanın .... hazırlık numaralı dosya üzerinden sürdüğünü, takip eden süreçte davalının suç teşkil eden diğer fiillerinin de tespit edilmiş olup kendisi hakkında yine Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... hazırlık numaralı dosyası nezdinde şikayette bulunulduğunu, bu dosyanın diğer dosyaları ile birleşmiş olduğunu ve halen ... no'lu dosyadan soruşturma birlikte devam ettiğini, davalının, müvekkili şirketin müşterisi ve aynı zamanda rakibi olan bir şirket ile müvekkili şirketten elde ettiği ticari sırlar sayesinde çalışmaya başladığını, iş ortaklığı kurduğunu, müvekkili şirkete ait bilgileri hukuka aykırı olarak ifşa ettiğini ve bunun internet aracılığı ile kamuya açıklanmasından çekinmediğini, davalının haksız rekabet teşkil eden fiillerini gizleme amacı ile en yakın arkadaşının ortağı olduğu bir şirket kurarak tava imalatı yapmaya başladığını ve bu hususta işçi temini için eski ve halen çalışan işçileriyle irtibata geçtiğini, davalının müvekkili şirketin müşterilerine kaplama ve endüstriyel tava üretimi yapacağını ve müvekkili şirket ile çalışmayı bırakıp, kendisiyle çalışmalarını istediğini, davalının müvekkili şirket çalışanlarına fahiş tekliflerde bulunarak müvekkili şirketten ayrılmaları ve kendisiyle çalışmaları hususunda teklif ve girişimlerde bulunduğunu, davalının hukuka aykırı fiillerinden birinin de müvekkili şirketin kendisine şirket işlerini yürütmesi için verilen ve içerisinde müvekkili şirkete ait muhasebe kayıtları, üretim bilgileri, tasarımları, müşteri bilgileri, maliyet analizleri gibi ticari sır teşkil eden çok mühim bilgilerin yer aldığı dizüstü bilgisayarı alıkoymak suretiyle müvekkili şirketin ticari sırlarını ele geçirmek suretiyle kullandığını, davalı müvekkili şirketin serbest muhasebecisi ve mali müşaviri aracılığı ile şirketin vergi beyannameleri ile faaliyetlerine ilişkin bilgileri ele geçirdiğini, sonuç olarak davalının hukuka aykırı ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin durdurulması ve bu nedenle oluşan hukuka aykırı durumun ortadan kaldırılmasına yönelik olarak TTK m. 61 uyarınca ihtiyati tedbire karar verilmesini, davalının müvekkiline karşı işlemiş olduğu hukuka aykırı ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin tespitine, men'ine, ref'ine ve müvekkili şirketin uğradığı doğrudan zarar, yoksun kalınan kar ve itibarının zedelenmesi sebebiyle belirsiz alacak teşkil eden uğradığı zararının miktarının mahkemece bilirkişi incelemesi sonucunda tayin edilmesini ve ileride artırma haklarının saklı kalmak üzere, şimdilik 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi olmak üzere toplam 20.000 TL'nin davalıdan alınarak müvekkilinin zararının tazmin edilmesini, tüm yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile aynı hisseye sahip diğer ortak ...'ın kardeşi ...’ın %20 hissesi ile birlikte █████/2015 tarihinde haksız ve ilansız Genel Kurul yaparak, müvekkili ile birlikte münferit imza yetkisine sahip müdür olarak yönettikleri ... San. Tic. Ltd. Şti’nden müvekkilinin müdürlük yetkilerini aldıklarını, söz konusu Genel Kurul’un iptali ile ilgili açmış oldukları davanın derdest olduğunu, yapılan haksız Genel Kurul ile tüm yetkileri elinden alınan müvekkiline ... tarafından daha sonraki bir ay boyunca baskı yapılarak istifa ettirilmeye zorlandığını, tabiri caiz ise müvekkilinin ceketini alıp gitmesi ve firmayı dilediği gibi yönetmenin zeminini oluşturmaya çalıştığını, geçirilen bir aylık sürenin sonunda tek müdür olarak kalan ... ile daha fazla aynı ortamda kalamayacağına ve kendisi ile bir çözüme varamayacağına kanaat getiren müvekkilinin Ocak ve Şubat 2016 aylarında ana iştigali sektör dışında bilgisayar üzerine olan şirketin diğer ortağı .... ile ortaklıktan sulh içerisinde ayrılmak üzere anlaşmak için yoğun çaba gösterdiğini, bu sırada davacı şirketin tek müdürü ...'ın elindeki yetkilerini şirket ortağı müvekkiline karşı kullanarak █████/2016 tarihinde işten attığını, müvekkilinin söz konusu işlem ve yasal hakları ile ilgili açmış olduğu davanın derdest olduğunu, müvekkilinin davacı şirketten zorla uzaklaştırılmasından sonra tüm çalışanların iş akitleri ile tehdit edilerek firmadan ayrılmaları durumunda sektörde çalışmayacaklarını taahhüt eden sözleşmeler imzalatıldığını, müvekkilinin 1 yıl önce şirketten ayrıldığını, o tarihten bu yana şirketten içeri dahi sokulmadığını, şirketle olan ortaklığını da açtığı dava ile ortaklık payını alarak sonlandırma sürecine girdiğini, şirketle ilgili müşteriye verilen tekliflerin, yapılan satınalmaların, yatırım planları gibi güncel hiçbir veriye sahip olmadığını, erişimi bulunmadığını, böyle bir amacı da olmadığını, dava dilekçesindeki iddialar bakımından müvekkilinin davacı şirket müdürü olmadığının ihtilafsız olduğunu, .....’nın müdürü olan ...'ın aynı zamanda dava dışı ... firmasının da tek ortağı ve müdürü olduğunu, ... firmasının da ... firması ile aynı iş kolunda kaplama sektöründe faaliyet gösterdiğini, bu iş kolunu rakip olarak gören davacı şirketin hali hazırdaki müdürü ...'ın md. 626’da belirtilen rekabet yasağı hükümlerine aykırı davrandığını, ...'ın ... ve ..... tava firmasında hem ortak hem de müdür olduğu halde davacı şirketten ayrılmak zorunda bırakılan ve hiçbir maddi geliri bulunmayan müvekkilinin ... firmasında sadece çalışan statüsünde olduğunu, müvekkilinin para kazanabilmek ve ailesinin geçimini sürdürebilmek için eğitimini, bilgisini ve tecrübesini kullanabileceği bir işte çalışmak zorunda olduğunu, ... firmasının davacı firma ile aynı işi yapmadığını, ... firmasının kaplama firması olduğunu, .... San. Tic. Ltd. Şti'nin, ... firması ile müvekkili çalışmaya başladıktan sonra müvekkilinin teknik bilgisi, lisanı sayesinde irtibata geçtiğini, müvekkilinin davalıdan önce davacı şirketin böyle bir kontağı bulunmadığını, davacının iddiaları dava dilekçesinde tüm ayrıntıları ile yer almasına rağmen bu iddiaları ispatlayacak "hiçbir" somut delile dayanılmadığını savunarak; fazlaya ve sair hususlara dair tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak üzere; TTK' nın 613. Maddesi ve sair mevzuat hükümleri doğrultusunda müvekkilim davalının rekabet yasağına aykırı herhangi bir eyleminin bulunmaması, delilleri arasında bulunan ticaret sicil bigilerinin ve SGK kayıtlarının incelenmesi ile de tespit edilebileceği şekilde; müvekkilinin davalının rekabet yasağının veya sır saklama yükümlülüğünün ihlali anlamına gelecek herhangi bir eylem ve işleminin bulunmaması, davanın kabulü anlamına gelmemek üzere; müvekkilinin hayatına devam edebilmesi için çalışmak zorunda olması, müvekkilinin davacı şirketin zararına sebep olan hiçbir işlem ve eyleminin bulunmaması, dava dilekçesindeki davacı iddialarının tamamiyle asılsız, kurgusal anlatımlardan oluşması ve bu anlatımların yalnızca tanık beyanları ile somutlaştırılmaya çalışılması karşısında; davacı şirketin ne şekilde ve hangi miktarda zarara uğradığının davacı tarafından somutlaştırılmasının istenilmesine, öncelikle kişilerin Anayasal Çalışma Özgürlüğünün ihlali anlamına gelecek şekilde tedbir kararı verilmesi talebininin reddine, yapılacak yargılama ile davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1997 yılından beri endüstriyel tava imalatı sektöründe faaliyet gösterdiğini, şirketin ortaklarının ..., ... ve .... olduğunu, ortaklardan ...'ün müvekkili şirketi ve diğer ortaklara karşı gerçekleştirmiş olduğu hukuka aykırı fiiller nedeniyle 2015 yılında görevinin sonlandırıldığını, dava dışı ...'ün şirketten ayrılmasının akabinde davalı şirketlerin kuruluşlarında yer alarak gizli ortaklık kurduğunu, bu şirketlerle müvekkili şirkete karşı tüzel kişilikler olarak haksız rekabet fiili işlediklerini, bu şirketlerin kurucularının da müvekkili şirketin eski müşterileri olduğunu, dava dışı ...'ün davalı şirket çalışanlarına talimat verdiğini, iş bağlantıları makina alımları gibi işlemlerde bulunduğunu, her iki şirketinde ortak hareket ettiğini, çalışanlarını ortak kullandıklarını, davalılardan ...'ın müvekkili şirketin müşterilerini müvekkil şirketten hukuka aykırı şekilde elde ettiği ticari bilgilerle ayartmaya çalıştığını belirterek davalıların hukuka aykırı haksız rekabet teşkil eden davranışlarının müvekkili şirketin zarara uğraması nedeniyle bu zararların tazminini, davalı şirketlerin faaliyetlerinin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davasında davalılar vekili cevap dilekçelerinde özetle; davalılar arasında ihtiyarı dava ortaklığı bulunmayıp bu nedenle davaların tefrik edilmesi gerektiğini, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmayıp davaların ayrı açılması gerekirken davacının birlikte açarak diğer davalı ...‘in bulunduğu yerde davayı açtığını, oysaki müvekkilinin ticaret sicil kayıtlarında görülen adresine göre İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, müvekkili şirketin ... Metal San. Tic. A.Ş. .... ve ... adlı kişilerin sahip olduğu yabancı ortaklı bir firma olduğunu, müvekkili firmanın faaliyet alanında belirtilen alanlarda yasal mevzuatlara tamamen uygun bir şekilde üretim yaptığını ve ürettiği ürünlerin büyük bir kısmının yurt dışı pazarlara ihraç edildiğini, davacının dilekçesinde iddia ettiği kişilerin hiçbirisinin müvekkili şirket çalışanı olmadığını, müvekkili firma adına işlem yapmaya yetkili olmadıklarını, dava dilekçesinde belirtilen kişilerden sadece ....'in müvekkili şirket eski çalışanı olup kendisinin müvekkili şirket çalışanı olduğu sırada davacı firmanın müdürü ile ilişkisi olduğu ve davacı şirket yetkilisine, müvekkili firmanın içinden bilgi sızdırıldığından şüphelenilmesi nedeni ile sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı düşünülerek, haklı sebeple tazminatsız fesih imkânı olmasına karşın, iş akdinin tüm tazminat ve hakları ödenerek sonlandırıldığını, davacı şirket yetkilisi ... ile açıkça bağlantısının olduğunun sonraki süreçte yaşanan gelişmeler ile açık şekilde ispatladığını, davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde de .... vasıtasıyla hukuka aykırı şekilde elde ettiği bir takım ... mesajları sunmuş olup bunların elde edilmesi ve sunulmasının da suç teşkil edip sayın Mahkemece hükme esas alınamayacağını, bu ilişkilerin dahi huzurda açılan davanın kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davacı tarafın diğer müvekkili ... şirketi çalışanı olan ...’e karşı olan husumetine, müvekkilleri ... ve ... şirketlerini de dahil etme çabasında olduğunu, aksine davacının sürekli müvekkili şirketleri taciz ettiğini ve çalışanlarını ayarttığını, aslında davacının tutum ve davranışlarının haksız rekabet teşkil ettiğini, davacı firmanın zaten bu iddialar ile firma ortağı .... hakkında Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı .... soruşturma dosyasından suç duyurusunda bulunduğunu, sunulan evraklar sonucunda dosya takipsizlik ile sonuçlandığını savunarak; öncelikle davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaması sebebiyle dosyaların tefrik edilmesine karar verilmesini ve müvekkil ... yönünden yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkilİ İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesini, davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak açmış olduğu davanın esastan reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Mahkememizin .... Esas sayılı davasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların müvekkili şirketin kişilik haklarını ihlal ettiğini, dürüstlük kuralı ve haksız rekabet hükümlerine aykırı eylemlerini sürekli ve ısrarlı şekilde devam ettirdiklerini, bu nedenle öncelikle davalılar .... ve ... çalışanlarınca müvekkili şirket hakkında T.C. Tüm kurumları nezdinde ısrarlı ve sürekli, haksız ve kötü niyetli şikayetler yapmaları ve müvekkili şirket elemanları ile telefonla veya başkaca vasıtalarla temasa geçmeye çalışmalarından, çalışmaları vasıtasıyla müvekkili şirket içerisinden bilgi ve belge temin etmeleri ve dilekçelerinde belirttikleri benzer eylemleri sebebiyle davalıların hukuka aykırı, kişilik haklarına saldırı ve haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ettikleri bu fillerinin durdurulması ve bu nedenle oluşan hukuka aykırı durumun ortadan kaldırılmasına yönelik olarak bu tarz eylemlerden kaçınmaları hususunda TMK madde 25 ve TTK madde 61 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yapılacak yargılama neticesinde davalıların müvekkiline karşı işlemiş oldukları fillerinin tespitine, men'ine, ref'ine ve müvekkili şirketin bu eylemler sebebiyle zaman kaybı, işgücü kaybı, siparişlerin gecikmesi sebeplerden ötürü uğradıkları doğrudan zarar, yoksun kalınan kâr ve itibarının zedelenmesi sebebiyle belirsiz alacak teşkil eden uğradığı zararının miktarının mahkemece bilirkişi incelemesi sonucunda tayin edilmesine, ileride artırma hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00-TL maddi, 20.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 30.000,00-TL'nin davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücreti olmak üzere tüm masrafların davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Mahkememizin ... Esas sayılı davasında davalar vekili cevap dilekçesinde özetle; birleşen dava ile asıl dava arasında bağlantı bulunmadığını, zira asıl davanın tarafları ile huzurdaki birleşen davanın taraflarının farklı olduğunu, ... şirketi ile birleşen davanın davalısı konumunda olan müvekkili şirket ... Endüstriyel Kaplama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.(“...”) tamamen farklı iki ayrı şirket olduğunu, müvekkili şirketin ... endüstriyel kaplama faaliyetinde bulunduğunu, şirketin ortaklık yapısının %50’şer pay oranıyla müvekkili ... ve dava dışı .... şeklinde olduğunu, asıl davanın davacısı olan ...'in endüstriyel tava yapan bir firma olduğunu, şirketin ortaklık yapısının %40 pay oranıyla ..., %40 pay oranıyla asıl davada davalı ... ve %40 pay oranıyla dava dışı ... olduğunu, huzurdaki birleşen davanın davacısının ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olduğunu, huzurdaki birleşen asıl davanın tarafları ve konuları ile müvekkili şirket ...’nun hiçbir bağı bulunmadığını, dolayısıyla asıl dava ile huzurdaki birleşen davanın ayrılarak, 24.09.2019 tarihli birleşme kararından rücu edilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde davacı ... şirketinin endüstriyel tava imal ettiğinin belirtildiğini, burada her ne kadar birleşen davada taraf olmasa bile, davacı dilekçesinde ismi geçen ...’ün, hali hazırda Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .... E. sayılı dosyası nezdinde devam etmekte olan ... şirketindeki ortaklıktan çıkma davasında, ısrarlı bir şekilde ... şirketiyle bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığını, ...’in rakibi olmayan ... şirketinde çalıştığını ve kesinlikle tava yapmadığını belirttiğini, ancak huzurdaki birleşen dava dilekçesinde bu durumun tam tersine ... şirketinin endüstriyel tava yaptığının belirtildiğini, bu durumun davacı tarafın sürekli çelişkili beyanlarda bulunduğunu, ayrıca davacı şirketin yöneticisi ...’ün en azından bir davada gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu gösterdiğini, böylece huzurdaki davanın salt asıl davayı akamete uğratmak, sürüncemede bırakmak için açıldığının ve davacı tarafın kötü niyetli olduğunun ortaya çıktığını, ayrıca ... tarafından satın alınan ... şirketiyle bir ortaklık ya da yönetim ilişkisi olmadığını, bu şirketin kurucu ortağının dava dışı ... adlı kişinin olduğunu ısrarla belirten ...'ün bu durumun tam aksine ..... adlı bir kişinin bulunmadığı, ... adlı ... grubunu kurduğunu, Danimarka’da kurulu olan ... firmasının ...'ün ...’deki müdürlük görevine son verilene kadar ...’in müşterisi olduğunu, ... firmasının Danimarka menşeili bir firma olup, ülkesinde iflas ettiğini ve hatta bu sebeple Danimarka’da çalışan Türk işçilerinin de mağduriyetleri doğduğunu, öte yandan ... firmasının 05.07.2016 tarihinde internet sitesinde açık bir şekilde ...’ü Asya pazarına hakim olduğunu düşündüğü için, ...’de %40 oranında ortak olmasına rağmen istihdam ettiğini duyurduğunu, yani ...’ü işleri bakımından bir umut gibi gördüğünü, zira bu husus davacının dilekçesinin 3 numaralı başlığı altındaki açıklamalarda da tasdiklendiğini, müvekkili şirket ... ile davacının aynı piyasada faaliyet göstermediğini, kaplama işini yapan şirketin müvekkili ... olduğunu ve yukarıda detaylarıyla belirtildiği üzere ... şirketinden tamamen ayrı bir şirket olduğunu, ...’ün ise ... ile geçmişte hiçbir ilişkisi olmadığını, dolayısıyla ...’ün endüstriyel kaplamaya dair herhangi bir tecrübesi bulunmadığını, müvekkili şirketin ... ile rekabet ettiği iddiasının temelsiz olup, gerçeklere ve hukuka aykırı olduğunu, davacının bahsettiği olayların/vakıların çoğunun kabul anlamına gelmemek üzere, bir yılı aşkın bir süre önce gerçekleştiğini, TTK m. 60 uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, bu kapsamda zamanaşımı def’ini ileri sürdüklerini, davacının her ne kadar zararının tazminini talep etmekte ise de buna ilişkin olarak hiçbir delil sunmadığını savunarak; öncelikle davaların birleştirilmesine yönelik 24.09.2019 tarihli birleştirme kararından rücu ile asıl dava ve birleşen davanın ayrılmasına, Mahkeme aksi kanaatteyse, asıl dava ve diğer birleşen davadaki beyanlarına halel gelmemek koşuluyla, işbu birleşen haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle reddine, Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Asıl ve birleşen davalar; haksız rekabete dayalı tazminat istemlerine ilişkindir.
Asıl ve birleşen dosyalar davacı vekilleri UYAP Bilişim Sistemi üzerinden Mahkemeye sundukları █████/2024 tarihli protokol ekli █████/2024 tarihli dilekçeleri ile tarafların uyuşmazlığa ilişkin olarak haricen karşılıklı imzalanan protokol ile sulh olduklarını ve uyuşmazlıkların tamamına yönelik olarak karşılıklı birbirlerini ibra ettiklerini, davalardan feragat ettiklerini ve feragat sebebiyle tarafların karşılıklı masraf vekalet ücreti talebi bulunmadığını beyan ettikleri görülmüştür.
Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatin geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacı vekillerinin feragat beyanı nedeniyle 6100 sayılı HMK’nun 307-312 maddeleri gereğince asıl ve birleşen davaların feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1.ASIL DOSYA YÖNÜNDEN
:
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Feragat ilk celseden sonra gerçekleştiğinden Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın 2/3 oranında hesaplanan 285,06 TL harcın peşin alınan 341,55 TL harçtan mahsubu ile artan 56,49 TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, bakiye kısmın hazineye irat kaydına,
3-Tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Taraflarca yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,
6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
2.BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN:
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Feragat ilk celseden sonra gerçekleştiğinden Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın 2/3 oranında hesaplanan 285,06 TL harcın peşin alınan 358,63 TL harçtan mahsubu ile artan 73,57 TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, bakiye kısmın hazineye irat kaydına,
3-Tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Taraflarca yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,
6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
3.BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN .... ESAS SAYILI
DOSYASI YÖNÜNDEN
:
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Feragat ilk celseden sonra gerçekleştiğinden Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın 2/3 oranında hesaplanan 285,06 TL harcın peşin alınan 512,33 TL harçtan mahsubu ile artan 227,27 TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, bakiye kısmın hazineye irat kaydına,
3-Tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Taraflarca yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,
6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı birleşen dosya davalı vekili ile asıl dosya davalı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!