Anahtar kelimeler: Manav Ölü Zamanda Dairece İdareler Maliki Kesinlik Şartı Eksiklikleri Uyularak

MAHKEMESİ
:Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVA TARİHİ
: 19.01.2015KARAR
: KabulTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.Mahkeme kararı davalı idareler vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin tapu maliki ve aynı zamanda ölü Manav ... mirasçısı olduklarını, murislerinin Büyükçekmece Merkez Devebağırtan mevkii kök 406, 407, 408 ve 409 sayılı parsellerin hisseli maliki olduğunu, davalı idarelerce müvekkil ve murislerine usulüne uygun herhangi bir kamulaştırma tebligatı yapılmadan ve müvekkillerine herhangi bir bedel ödenmeden dava konusu taşınmazlara kısmen yol kısmen de mezarlık ve spotçular çarşısı yapılmak suretiyle el atıldığını, müvekkil murislerinin kamulaştırma kararı ve tescil kararından çok önce öldüklerinden bunlar hakkında verilmiş tescil kararının yok hükmünde olduğunu, dava konusu taşınmazların el atma bedelinin tespiti ile dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini, davacılar ile kök murisler arasındaki hukuki ve fiili bağın ispatlanması gerektiğini, eksik verasetler yönünden davanın reddinin gerektiğini, dava konusu edilen parsellerin Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile mezarlık yeri olarak Büyükçekmece Belediyesi adına tescil edildiğini belirterek iş bu davanın reddini talep etmiştir.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle uzlaşma için idareye başvurunun ön dava şartı olduğunu, esasa girilmeden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu yerin öncelikle maliki olduğunun ispatlanması gerektiğini, davanın kanuni süre içerisinde açılmadığını, müvekkili idarenin dava konusu taşınmazlara el atmadığını, istenilen bedelin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı itirazları olduğunu, müvekkili idarenin herhangi bir el atması veya işleminin söz konusu olmadığını, istenilen bedelin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 22.12.2015 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Mahkemenin 22.12.2015 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; tapu maliki ile davacılar arasında hukuki irtibat sağlanamadığından ve temlik alanın davaya dahil edilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci KararMahkemenin 28.01.2021 tarihli ve 2019/2 Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.C. İkinci Bozma Kararı1. Mahkemenin 28.01.2021 tarihli ve 2019/2 Esas, ███████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 3, geçici 15 nci ve 17 nci maddeleri gözetilerek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın kararın bozulmasına karar verilmiştir.D.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; tapu maliki ile davacıların murisinin aynı kişi olduğunun ispatlanamadığını, uygun emsal incelemesi yapılmadığını, murisin verasetinde bilinmez tarihte vefat ettiğinin yazılı olduğunu, ölüm tarihine göre feraiz hükümlerine göre bölüştürme gerekebileceğini, ölüm tarihinin belirlenmesi gerektiğini, el atma tarihine göre arazi olarak taşınmazlara değer biçilmesi gerektiğini, maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ölü parseller üzerinden hüküm kurulduğunu, imar uygulaması ile oluşan parseller üzerinden karar verilmediğini, el atma tarihinin araştırılması ve ona göre değer biçilmesi gerektiğini, taşınmazların tescil tarihi olan 10.01.1991 tarihi itibarıyla gelir yöntemine göre değer biçilmesi gerektiğini, ... tarafından yürütülen kamulaştırma işlemleri kapsamında hak düşürücü süre geçtikten sonra eldeki davanın açıldığını, bedelin yüksek belirlendiğini, maktu harca hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderlerinde hata yapıldığını, ... yargılama giderlerinden muaf olmadığı halde yargılama giderlerinin diğer iki idare arasında bölüştürüldüğünü, idarelerince mükerrer ödenen harçların dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın hak sahipliğini ispat edemediğini, ... tarafından yapılan kamulaştırma işlemlerinin dikkate alınmadığını, ... ile imzalanan protokol gereği husumetin idarelerine yöneltilemeyeceğini, taşınmazların arazi vasfında olduğunu, yol yapım tarihindeki taşınmaz niteliğinin gözetilmesi gerektiğini, hükmedilen bedelin fahiş olduğunu, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedeline ilişkindir.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “...usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.4. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci, Ek Madde 3, Geçici 15 inci ve Geçici 17 nci maddeleri.5. Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı3. Değerlendirme1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile eklenen Geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “…ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak…” ibaresi 28.07.2023 tarihli ve 32262 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Bu durumda Kanun'un yürürlük tarihinden önce açılan eldeki davada; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve █████ sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3, 990 Esas, ████████ Karar sayılı kararları nazara alınarak Ek madde 3'ün uygulanma imkânı kalmadığından yazılı şekilde karar verilmesi yerindedir.4.Mahkeme kararının feri olan harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bentlerinde hata yapılmadığı anlaşılmıştır.5. Dosyada bozma kararları nedeniyle üç kez karar verildiğinden, idarelerce her karardan sonra ödenen bakiye karar ilam harçları son karar ile hükmedilenden fazla ise fazla harcın iadesinin Mahkemesinden istenebileceği gözetilerek bu husustaki itirazlar bozmaya konu edilmemiştir.6. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlere ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idareler vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı idareler vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılar ... ve Büyükçekmece Belediye Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harçların alınmasına, davalı ... Başkanlığından ayrıca alınması gereken 2.107,80 TL temyize başvurma harcından peşin alınan 1.169,40 TL harcın mahsubu ile kalan 938,40 TL'nin alınmasına,03.12.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OY2019 yılında 7201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 3’ün birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci cümleleri mülga 6830 sayılı Kanun ve 2942 sayılı Kanun’un mülga 16 ncı ve 17 nci maddelerine göre usulüne uygun kamulaştırılıp, idareler adına tescil edilen ancak bedelleri eski malikleri adına bankaya yatırıldığı halde hak sahiplerine ödenmeyen taşınmazların kamulaştırma bedellerinin belirlenmesi yöntemini düzenlemektedir. 7201 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile getirilen 2942 sayılı Kanun’un Geçici 15 inci maddesinin 2 nci fıkrası ise Ek Madde 3 ün birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci cümle hükümlerinin derdest davalarda da uygulanmasını öngörmektedir. Bu düzenleme Dairemizin de kabulünde olduğu üzere; hukuka uygun geçerli bir kamulaştırma bulunmadan ve mülga 16 ncı ve 17 nci maddelerde belirtilen şartlar yerine getirilmeden tescil kararı verilmiş taşınmazlara ilişkin olarak açılan kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı davaları kapsamamaktadır (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 16.01.2020 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı) .Yukarıda anılan Dairemiz kararından sonra bu tür kamulaştırmasız el atma sayılabilecek halleri de kapsamak üzere TBMM tarafından 2942 sayılı Kanun’un Ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına 2021 yılında 7327 sayılı Kanun’un 20 nci maddesi ile eklenen, 3 üncü cümle ile usulsüz kamulaştırma işlemlerine rağmen idare adına tescil edilen taşınmazların değerinin tespitinde de 1 inci ve 2 nci cümlelerde belirtilen usulün uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte 2942 sayılı Kanun’un Geçici Madde 17 hükmü de 7327 sayılı Kanun’un 22 nci maddesiyle ihdas edilmiş olup 2942 sayılı Kanun’un Ek Madde 3 hükmünün usulsüz kamulaştırmalarda bedel tespiti yöntemini düzenleyen birinci fıkrasının 3 üncü cümlesinin derdest davalarda da uygulanmasını hüküm altına almaktadır.Bir şeyin bütünü ifade edildiğinde, bütünü ile birlikte onun parçalarının da tek tek sayılması gerekmez. Eğer 2942 sayılı Kanun’un Ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci cümleleri mülga 16 ncı ve 17 nci maddelere göre yapılan bütün tescil hallerini kapsıyor olsaydı, aynı maddeye 3 üncü cümle eklenmez ve 2942 sayılı Kanun’un geçici 17 nci maddesi ihdas edilmezdi.2942 sayılı Kanun’un geçici 15 inci ve geçici 17 nci maddelerinin her ikisinin de özel hüküm olduğu; Geçici Madde 17 nin sonraki hüküm olduğu da nazardan uzak tutulmamalıdır.Somut olayımızda nazara alınacak hükümlerden;2942 sayılı Kanun’un geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak…” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 04.05.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla iptal edilmek suretiyle, 2942 sayılı Kanun’un ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci cümle hükümlerinin derdest davalarda uygulanamayacağı öngörülmüş ise de; bahse konu iptal kararından etkilenebilecek derdest davalar, mülga 16 ve 17 nci maddelere göre usulünce kamulaştırılıp da bedeli malikleri adına bankaya yatırılmış olduğu halde hak sahiplerine ödenmeyen bedellere ilişkin olanlardır.Bu yöntemin usulsüz kamulaştırmada bedel tespitine ilişkin derdest davalarda uygulanmasını engelleyecek bir iptal kararı ise söz konusu değildir. Zira “… dava tarihi itibariyle…” ibaresi hariç 2942 sayılı Kanun’un Ek Madde 3 hükmünün kalan kısmı yönünden bir iptal durumu söz konusu olmayıp Ek 3 üncü madde hükmü değer tespiti yöntemi yönünden halen yürürlüktedir. 2942 sayılı Kanun’un Geçici Madde 17 hükmü yönünden de herhangi bir iptal durumu söz konusu olmayıp bu madde hükmü de halen yürürlüktedir.Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya baktığımızda davanın konusunun usulsüz kamulaştırmada bedel tespitine ilişkin olduğu ve bu davada da 2942 sayılı Kanun’un geçici 17 nci maddesi, aynı Kanun’un ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 3 üncü cümlesi ile bu cümlenin atfıyla aynı fıkranın 1 inci ve 2 nci cümle hükümlerinin uygulanması gerektiği,Uygulama yapılırken de Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest dosyalar yönünden de uygulanmaları gerekeceğinden davaya konu taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih, değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri de gözetilmek suretiyle tespit edilecek bedelin TÜİK tarafından açıklanan Yİ-ÜFE Endeksi Tablosundaki değişim oranları esas alınmak suretiyle “KARAR TARİHİ” itibarıyla güncellenmesi sonucu ortaya çıkan bedelin hak sahibine ödenmesi gerektiği,Düşünülmektedir.Hâl böyle iken davada uygulanmasına yer olmayan, 2942 sayılı Kanun'un geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan" ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak..." ibaresinin, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi gerekçe gösterilerek "Onama" cihetine gidilmesi hukuka uygun görülmediğinden çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. 03.12.2024