Anahtar kelimeler: Pazarcılar Ölçümündeki Encümen Yüz Temlik Asli Müdahil Maliki Üyesi Köyü

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın davacı ... yönünden kabulüne, asli müdahil yönünden reddine karar verilmiş; kararın bir kısım davalılar vekili ile asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı ... (...) Belediyesi vekili; Belediyenin maliki olduğu Antalya Merkez, .... Köyü 1530 ada 7 parsel sayılı 21.833,00 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın sahte encümen kararı ile S.S. Pazarcılar Konut Yapı Kooperatifine devredildiğini, anılan kooperatifin de taşınmazın tamamını üyesi olan davalılara temlik ettiğini, satış tarihinden sonra yapılan imar uygulamasında 1530 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 571 ada 15, 17 ve 18; 596 ada 21, 22 ve 23; 2026 ada 7, 8 ve 9; 2396 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve 6; 2399 ada 3, 4, 5, 6 ve 7; 2401 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9; 2402 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve 6; 2403 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15 ve 16; 2404 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11; 2405 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15 ve 16 sayılı parsellere şuyulandırıldığını, bu parsellerin halen kooperatif üyeleri adına paylı olarak kayıtlı olduğunu, 1530 ada 7 sayılı parselin belediye tarafından Pazarcılar Kooperatifine satışına ilişkin Belediye Encümen kararının sahte olduğunun Cumhuriyet Başsavcılığının 05.10.2000 tarih, ██████████-22000 sayılı yazısı ile öğrenildiğini, belediye yetkililerince sahte olarak düzenlenen bir encümen kararının aslı gibidir şeklinde tasdikli şerhi ile tapu müdürlüğüne gönderildiğini, bu encümen kararına istinaden satış işleminin yapıldığını, Belediye görevlileri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapılıp kamu davası açıldığını, taşınmazları satın alan üçüncü kişilerin iyiniyet iddiasında bulunamayacaklarını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptaliyle davacı ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Asli Müdahil Hazine vekili; 1530 ada 7 parsel sayılı taşınmazın Çalkaya Belediyesine 775 sayılı Kanun uyarınca ihtiyaç ve hak sahiplerine verilebilmesi için devredildiğini ancak sahte belgeler ile Belediye meclis kararı dahi olmadan bu taşınmazların önce kooperatiflere, kooperatiflerinden de üyelerine temlik edildiğini, bu şekilde tahsis amacına aykırı olarak tapu kayıtlarının oluştuğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar ..., ..., .... vekili; iddiaları kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazın bir kısım paylarının .... ve .... Evleri adlı kooperatiflere geçtiğini, anılan kooperatiflere yapılan tahsis ya da tescil işlemleri ile ilgili sahtelik iddiası bulunmadığını, davalıların iyi niyetli malik olduklarını belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı ...’ün 28.05.2007 tarihinde ölümü üzerine mirasçıları...,... ve ... davaya dahil edilmiş, dahili davalılar davanın reddini istemişlerdir.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 15.12.2011 tarih, ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazların Belediye meclis kararı olmaksızın usulsüz alınan encümen kararlarına göre kooperatiflere temlik edildiği, kısa süre içerisinde üçüncü şahıslara devredildiği, İl İdare Kurulu kararı ile devre ilişkin işlemlerin iptal edildiği, bu hali ile belediyeden devir alan kooperatif yönünden tescilin yolsuz olduğu, aynı bölgedeki benzer taşınmazlar için açılan pek çok dava bulunduğu, Belediyeye ait taşınmazların paravan olarak kurulan kooperatiflere devir edildikten sonra kooperatif üyelerine tahsis edilerek kısa süre içinde üçüncü şahıslara temlik edildiği, kooperatiflerin yasanın belirlediği konut ya da arsa edindirme amacı dışında ticari amaçlarla kurulduğu ve belediyeye ait taşınmazların devrine vasıta olduğu, davalıların kooperatif ile eylem birliği içinde hareket ettikleri ve usulsüz işlemleri bilecek konumda oldukları, asli müdahil Hazinenin Belediye ile yaptığı protokole göre taşınmazın 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun öngördüğü şartlar içerisinde ihtiyaç ve hak sahibi kişilere devredilmediği, ticari amaçla kurulan kooperatiflere temlik edildiği gerekçesi ile davacı Çalkaya Belediyesinin davasının reddine, asli müdahil Hazinenin davasının kabulüne, Çalkaya Mandırlar 1530 ada 7 parselin şuyulandırması ile oluşan 571 ada 15, 17 ve 18; 596 ada 21, 22 ve 23; 2026 ada 7, 8 ve 9; 2396 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve 6; 2399 ada 3, 4, 5, 6 ve 7; 2401 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9; 2402 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve 6; 2403 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15 ve 16; 2404 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11; 2405 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptaline ve asli müdahil Hazine adına tesciline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİMahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde bir kısım davalılar ..., ..., ... vekili ve dahili davalı ... vekili ile davacı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; davacı Belediyenin kayden maliki olduğu çekişmeli taşınmazın geldisinin belediye meclis kararı olmadan ve sahte belediye encümeni kararı gereğince dava dışı kooperatiflere yapılan satış işlemlerinin hukuken geçersiz olup bu şekilde oluşan sicil kaydının Türk Medenî Kanunu’nun 1025. maddesinde öngörülen yolsuz tescil niteliğinde olduğunu, davalı gerçek kişilerin yolsuz tescil ile taşınmazı tapu sicilinde edinen kooperatiflerin üyeleri olmaları nedeniyle usulsüz işlemleri bilebilecek durumda olduklarından Türk Medenî Kanunu'nun 1023. maddesinden yararlanamayacakları ancak 1530 ada 7 sayılı parselin Çalkaya Belediyesine 775 sayılı Kanun hükümlerine göre ihtiyaç ve hak sahiplerine verilebilmesi için devredildiği ancak sahte belgeler ile belediye meclis kararı dahi olmadan taşınmazın önce kooperatiflere satıldığı, taşınmazların kooperatifler tarafından da üyelerine devredildiği, bu şekilde tahsis amacına aykırı hareket edildiği iddiasıyla davaya katılmış ise de çekişmeli taşınmazın sahte belediye encümen kararına dayalı olarak satış suretiyle sicil kaydının üçüncü kişiye devredildiği gözetildiğinde, bu hususun, davacı Belediyenin protokolde öngörülen amaç dışına çıkarak tasarrufta bulunduğu şeklinde değerlendirilemeyeceğinden asli müdahil Hazinenin davasının reddine, davacı Belediyenin davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur.Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; bozma kararındaki gerekçeler benimsenmek suretiyle davacı Çalkaya Belediyesinin davasının kabulüne, asli müdahil Hazinenin davasının reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriBir kısım davalılar ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların dava konusu taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldıklarını, 1539 ada 7 parsel için 09.12.1998 tarihinde 143.834.522 TL ödeme yapıldığını, davalıların iyiniyetli olduklarını, davacı Belediyenin hatalı ve eksik işlemlerinin davalıları bağlamayacağını, Mahkemece satış bedelinin gerçek bedeli karşılayıp karşılamadığı tespit edilmeden karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.Asli müdahil Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; eski 1174, 1175, 3803 parsel sayılı taşınmazların 775 sayılı Kanun uyarınca ihtiyaç ve hak sahiplerine verilebilmesi için davacı Belediyeye devredildiğini, bu duruma yönelik protokol akdedildiğini, protokolde devir amacına aykırı hareket edilmesi halinde Hazinenin dava konusu taşınmazları geri alacağının düzenlendiğini, usulsüz işlemlerin tamamının ceza yargılamasında saptandığını, bozma kararındaki gerekçenin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 644 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 06.09.1996 tarihli imar uygulaması ile yoldan ihdasen oluştuğu ve 5608 yevmiye nolu işlem ile davalı ... adına tescil edildiği, 03.09.1997 tarihli imar uygulaması ile 644 ada 1 parselin 1070 ada 6 parsele gittiği, taşınmazın ████████ payının davalı ..., █████████ payının dava dışı Salih Metin Adem adına tescil edildiği ve 10.02.1999 tarihli imar uygulaması ile davalı ... adına kayıtlı payın dava konusu 1530 ada 7 parsele gittiği, 09.03.1999 tarihinde taşınmazın davalı ... tarafından S.S. Pazarcılar Konut Yapı Kooperatifine satış suretiyle temlik edildiği, 09.04.1999 tarihinde yapılan imar uygulaması ile 1530 ada 7 parselin 2030 ada 7 parsele gittiği, anılan kooperatif adına █████████ pay tescil edildiği, ayrıca aynı imar uygulaması ile dava dışı taşınmazların da 2030 ada 7 parsele gittiği ve ████████ payın S.S. Mimoza Konut Yapı Kooperatifi, ████████ payın S.S. İremevler Konut Yapı Kooperatifi adına tescil edildiği, S.S. Pazarcılar Konut Yapı Kooperatifi adına yetkili olarak davalılar ... ile ...’ün 2030 ada 7 parseldeki █████████ payın tamamını 09.02.2000 tarih 860 yevmiye nolu işlem ile davalılar Emin Küçükkulaksız, ... ve ...’e tahsis suretiyle devrettikleri, aynı tarih ve yevmiye nolu işlem ile S.S. Mimoza Konut Yapı Kooperatifi adına kayıtlı payın davalı ... ve dava dışı.... tarafından davalı ...’e, S.S. İremevler Konut Yapı Kooperatifine adına kayıtlı payın da davalı ... ve dava dışı... tarafından davalı ...’e devredildiği, aşamada gerçekleştirilen imar uygulamaları ile 2030 ada 7 parselin dava konusu taşınmazlara gittiği anlaşılmaktadır.Bilindiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 705. maddesinde “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.”, 1022. maddesinin birinci fıkrasınde “Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.”, 1023. maddesinde “Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur." ve 1024. maddesinde “Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz. Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur. Böyle bir tescil yüzünden ayni hakkı zedelenen kimse, tescilin yolsuz olduğunu iyi niyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, ayni haklar tapu siciline tescil ile doğar ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebinin bulunması zorunludur. Bu hususun tapunun illilik prensibinden kaynaklandığı açıktır. Oysa, oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığı takdirde, tescilin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve sicilin iptali gerekeceğinde kuşku yoktur.Hemen belirtmek gerekir ki, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda S.S. Pazarcılar Konut Yapı Kooperatifine yapılan temlikin dayanağını oluşturan 21.07.1997 tarih, 260 sayılı Belediye Encümen Kararının sahte olduğunun ve satışa ilişkin Belediye Meclis kararının bulunmadığının tespit edildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında S.S. Pazarcılar Konut Yapı Kooperatifinin paravan olarak kurulduğu, Belediye Encümenin 21.07.1997 tarih, 260 sayılı kararı ile toplam 173.216 m2, 11.02.1999 tarih, 58 sayılı kararlarıyla da toplam 155.852 m2 olan Mandıralar bölgesindeki arazilerin bu kooperatife ceman 107.863.086.822 TL karşılığı satışına karar verildiği, ancak bu kararların sahte olduğu ve belediye kayıtlarında bulunmadığının saptandığı gözetildiğinde dava konusu 1530 ada 7 parsel yönünden ilk el durumundaki S.S. Pazarcılar Konut Yapı Kooperatifi adına oluşan sicil kaydının yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu, taşınmazı 09.02.2000 tarihinde tahsis suretiyle devralan davalılar ...,... ve....’in ise yukarıda anılan ceza yargılamasında saptanan olgulara göre sicil kaydının yolsuz tescil niteliğinde bulunduğunu bilen veya bilmesi gerekli olan kişi konumunda oldukları, bir başka ifade ile edinimlerinin TMK'nın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanmayacağı açıktır. Bir kısım davalılar ..., ..., ... vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.Bir kısım davalılar vekilinin diğer ve asli müdahil Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;Davacı ... 1530 ada 7 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu gittileri olan dava konusu taşınmazların sahte işlemlerle davalılara tahsis edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış; asli müdahil Hazine de 1530 ada 7 parsel sayılı taşınmazın gittileri olan aynı taşınmazlara yönelik olarak 1174, 1175, 4279 ve 3803 parsel sayılı taşınmazların davacı ... ile yapılan protokol ve ek protokol kapsamında gecekondu önleme bölgesi amaçlarında kullanılmak üzere davacı Belediyeye satışının uygun görüldüğünü, protokolde taşınmazların devir amacı dışında kullanılması veya devir amacına aykırı olarak devredilmesi halinde Hazinenin geri alım davası açma hakkı olduğunun kararlaştırıldığını, davacı Belediyenin protokol hükümlerine aykırı hareket ederek taşınmazları imar uygulamalarından sonra sahte encümen kararları ile kötüniyetli olan davalılara temlik ettiğini ileri sürmüştür.Ne var ki, Mahkemece dava konusu taşınmazların geldisi olduğu anlaşılan 1530 ada 7 parsel sayılı taşınmazın (06.09.1999 tarihli imar uygulaması ile 644 ada 1 ihdas parselinin gittisi olduğu belirtilen) asli müdahil ile davacı arasında düzenlenen protokollerde geçen 1174, 1175, 4279 ve 3803 parsel sayılı taşınmazlardan gelip gelmediği; ayrıca, 09.04.1999 tarihinde yapılan imar uygulaması ile 1530 ada 7 parselin 2030 ada 7 parsele gittiği, aynı imar uygulaması ile dava dışı taşınmazların da 2030 ada 7 parsele gittiği ve ████████ payın S.S. Mimoza Konut Yapı Kooperatifi, ████████ payın S.S. İremevler Konut Yapı Kooperatifi adına tescil edildiği görülmesine rağmen 09.04.1999 tarihli imar uygulaması ile 2030 ada 7 parseldeki S.S. Mimoza Konut Yapı Kooperatifi ve S.S. İremevler Konut Yapı Kooperatifi adına tescil edilen payların hangi taşınmazlardan geldiği saptanmadan sonuca gidilmiştir.Hal böyle olunca, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava konusu taşınmazların geldisi olduğu anlaşılan 1530 ada 7 parsel sayılı taşınmazın yukarıda anılan protokollerde geçen 1174, 1175, 4279 ve 3803 parsel sayılı kadastral parsellerden gelip gelmediğini gösterir denetlenebilir ve ayrıntılı rapor alınması, ayrıca 09.04.1999 tarihli imar uygulaması ile 2030 ada 7 parseldeki S.S. Mimoza Konut Yapı Kooperatifi ve S.S. İremevler Konut Yapı Kooperatifi adına tescil edilen payların hangi taşınmazlardan geldiğinin, bu taşınmazların da geldilerinin protokollerde geçen 1174, 1175, 4279 ve 3803 parsel sayılı kadastral parseller olup olmadığının saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.Kabule göre ise; 1530 ada 7 parsel sayılı taşınmazın gittisi olan dava konusu taşınmazların aşamada yeniden imar uygulamasına tabi tutularak kayıtlarının pasife alındığı gözetilmeksizin kaydı kapatılan eski parsel numaraları üzerinden infazı mümkün olamayacak şekilde hüküm kurulması da isabetli değildir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle
:Asli müdahil Hazine vekilinin ve bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönlerden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,Temyiz eden asli müdahil Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,25.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.