Anahtar kelimeler: Katkılı Selülozik Aleniaçık Bor Bayiliğini Yalıtım Distribütörlük Ürününün Markalı Ürettiği

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLLERİ
:
DAVALILAR
: 1-
VEKİLİ
:
2-
VEKİLLERİ
:
DAVA
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
GEREKÇE YAZIM TARİHİ
:
Davacı taraf vekilinin davalılar aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalılardan ..., müvekkili ile imzaladığı distribütörlük sözleşmesi ile müvekkilinin ürettiği "..." markalı bor katkılı selülozik yalıtım ürününün satışı için sözleşmede belirtilen bölgeler dahilinde müvekkilinin bayiliğini üstlendiğini, işbu sözleşme davalı ... tarafından şartların yerine getirilmemesi sebebiyle, tarafların da bilahare anlaşması ile karşılıklı olarak feshedildiğini, ancak sözleşmedeki haksız rekabet hükümleri ve bayinin sorumluluk hallerini düzenleyen maddeler sözleşmenin feshinden sonra davalı tarafından ihlal edilmeye devam edildiğini, dayanak sözleşmenin 6 no.lu maddesinde "BAYİ, Sözleşmenin yürürlüğü süresince ve rekabetin korunmasına dair mevzuatın cevaz verdiği süre boyunca doğrudan veya dolaylı olarak (bağlı şirketleri, yan kuruluşları, akrabaları, ilişkili kişiler kanalı ile ve sair surette) başka kişi ve kuruluşların Ürünler ile rekabet halindeki ürünlerini satışa arz edemez, pazarlayamaz, bunları imal edemez/ettiremez, benzer ürünleri üreten satan veya pazarlayan üçüncü kişi ve kuruluşların distribütörü, acentası, ortağı, vekili, komisyoncusu olarak veya başka bir sıfatla hareket edemez veya bunları benzer herhangi bir teşebbüste bulunamaz. Bu yükümlülük, rekabetin korunmasına dair mevzuat şartları çerçevesinde, bu sözleşmenin herhangi bir nedenden dolayı sona ermesi halinde de sona erme halini takip eden 2 yıl süreyle devam eder." düzenlemesi bulunduğunu, davalı ..., sigortalı çalışanı olan ...'na 03.05.2018 tarihinde ... Tic. Ltd. Şti.'ni kurdurarak, müvekkili şirket tarafından üretilen ürünlerin taklidini ürettirmeye ve "..." markası altında satışını yapmaya başladığını, bu husus ... ve ... İnş. Tur. Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait SGK kayıtlarının dosyaya girmesi ile açıkça anlaşılacağını, bu yönle davalılar ... İnş. Tur. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. Ve ... Yalıtım İnş. San. Tic. Ltd. Şti arasında organik bağ bulunmakla, ... ve müvekkil arasındaki sözleşmeden kaynaklı haksız rekabet hükümlerinin etrafından dolaşmak amacıyla ... Yalıtım İnş. San. Tic. Ltd. Şti kurularak bu şirket üzerinden "..." markalı ürünlerin imalatı yapılmakta olduğunu, gerçekten de ... İnş. Tur. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. Yekilisi ... üretilen "..." markalı ürünlerin sahibi olarak hareket etmekte, kendini piyasada bu şekilde tanıttığını, dilekçe ekinde ibraz edilen kartvizit görüntüsünden de anlaşılacağı üzere ... "..." markasının yer aldığı kendisine ait kartvizitte "Yönetim Kurulu Başkanı" sıfatını kullanmaktan kaçınmadığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, haksız rekabet fiili sebebiyle müvekkilin maddi zararı ve elde elmesi mümkün görülen menfaatinin bakiye haklarının mahfuz kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL üzerinden tazminine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Tic.ltd.şti. vekili cevap dilekçesi ile özetle; Öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 6. Maddesine göre genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, davalı müvekkili şirketin ve diğer davalı şirketin adresleri Sakarya olup, işbu dava yetkili yer mahkemesinde açılmadığını, bu nedenlerle işbu davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafın iddialarını asla kabul etmemekle birlikte müvekkili şirketin söz konusu tazminattan sorumlu olduğu kanaatine ulaşılacak olması durumunda davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığı hususunun dikkate alınmasını istediklerini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı taraf dava dilekçesinde, bir dönem davacı şirketin bayiliğini yapan müvekkili şirketin, aralarında organik bağ bulunduğu iddia edilen diğer davalı şirket üzerinden, davacı şirketin ürünlerinin taklit edilmesi suretiyle üretim yapması ve satışa sunması nedeniyle sözleşmedeki haksız rekabet hükümlerine aykırı davrandığını ve dolayısıyla davacı tarafı maddi zarara uğrattığını iddia etmekte ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL tazminat ödenmesini talep ettiğini, işbu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep ettiklerini, davacı şirkete gönderilmiş olan Sakarya . Noterliği'nin █████/2019 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesinde söz konusu sözleşmenin 8/1 maddesine değinilerek, 5. yıldan sonra sözleşmenin yenilenmesi için taraflar arasında herhangi bir yazılı bildirim yapılmadığı ve dolayısıyla da sözleşmenin imza tarihinden 5 yıl sonrası için hükümsüz kaldığı açıkça ortaya konduğunu, davacı şirket ise işbu ihtarnamede belirtilen sözleşmenin hükümsüz kaldığına dair hususlara hiçbir şekilde itiraz etmediğini ve akabinde █████/2019 tarihinde müvekkili şirketi ibra ettiğini, tüm bunlara rağmen, davacı taraf, sözleşmenin fesih tarihi olarak █████/2019 tarihini esas almakta ve taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin varlığından bahisle, sona ermesinden itibaren müvekkil şirketi rekabet etmeme yükümlülüğü altında tutmaya çalıştığını, ancak taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesi zaten yıllar önce süresinin dolması nedeniyle sona ermiş ve sonraki ilişki yalnızca mal alımı ve satımı şeklinde devam ettiğini, dolayısıyla yıllar önce hükümsüz kalmış bir sözleşmeye dayanarak müvekkili şirketten talepte bulunulması haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, son derece haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin geçerliliğini ve dolayısıyla haksız rekabet hükümlerinin bağlayıcılığını asla kabul etmemekle birlikte, davacı tarafın, rekabet yasağının sözleşmenin sona ermesinden itibaren 2 yıl süreyle devam ettiği şeklindeki ifadeleri hatalı olduğunu, zira sözleşmenin "Bu yükümlülük, Rekabetin Korunmasına dair mevzuat şartları çerçevesinde, bu Sözleşmenin herhangi bir nedenden sona ermesi halinde de, sona erme tarihini takip eden bir (2) yıl süreyle devam eder." şeklindeki 6/2 maddesinde yükümlülüğün süresi açık ve net bir şekilde düzenlenmiş olmadığını, işbu yükümlülüğün bir yıl süreyle mi devam ettiği yoksa iki yıl süreyle mi devam ettiği söz konusu maddeden açıkça anlaşılamadığını, 6102 sayılı TTK'nun 778. maddesi göndermesi ile aynı Kanun'un 676/1. maddesine göre; senet bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilir ve iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile gösterilen bedele itibar olunur denildiğini, aynı şekilde sözleşmede yazılı ibarelerde de fark bulunması halinde yazıya itibar edilmeli ve 1 yıl olarak kabul edilmesi gerektiğini, sözleşmenin sona ermesinden sonra belirli bir süre rekabet etmeme yükümlülüğü altına giren bayiin ekonomik özgürlüğünün ortadan kalktığı veya büyük ölçüde sınırlandığı oranda rekabet etmeme yükümlülüğüne ilişkin hüküm geçersiz olacağını, bu nedenlerle müvekkiline karşı açılmış bulunan işbu davanın reddi ile mahkeme masraflarının ve avukatlık ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesi ile özetle; Öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 6. Maddesine göre genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, davalı müvekkili şirketin ve diğer davalı şirketin adresleri Sakarya olup, işbu dava yetkili yer mahkemesinde açılmadığını, bu nedenlerle işbu davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin dava konusu sözleşmenin hiçbir zaman tarafı olmadığını, herhangi bir şekilde rekabet etmeme yükümlülüğü altına da girmediğini, iddia edildiği gibi bir organik bağın varlığı da söz konusu olmadığını, bu nedenlerle müvekkili şirket yönünden taraf sıfatı (husumet) yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafın iddialarını asla kabul etmemekle birlikte müvekkili şirketin söz konusu tazminattan sorumlu olduğu kanaatine ulaşılacak olması durumunda davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığı hususunun dikkate alınmasını istediklerini zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkili şirket █████/2018 tarihinde kurulmuş olduğunu, üretime işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı alınmasıyla █████/2019 tarihinde başlamış ve ilk satışını █████/2019 tarihinde yaparak ticari faaliyete girişmiş bulunduğunu, diğer davalı şirketle olan ticari ilişkisi ise 2020 yılında başladığını, müvekkili ... şirketinin, diğer davalı ... şirketi ile arasında herhangi organik bağ bulunmadığını, işbu kuruluş ve satış tarihlerine bakıldığında müvekkili şirketin diğer davalı şirketten tamamen bağımsız olarak kurulduğu ve ticari hayata başladığı apaçık görüleceğini, zira müvekkili şirketin, diğer şirketlerin kendi aralarında ibralaştıkları tarihin çok daha öncesinde var olduğu ve üretime başlayarak ticari faaliyete atıldığı dilekçe ekinde sundukları belgelerden anlaşıldığını, davacı taraf ise, sırf bir dönem müvekkil şirket yetkilisi olan ...'nun, müvekkili şirket kurulmadan önce diğer davalı şirkette çalışmış olmasını sebep göstererek şirketler arasında organik bağ olduğunu iddia ettiğini, bu kişi her ne kadar diğer davalı şirkette bir dönem çalışmış olsa da, ipek sıva sektörüne girmek amacıyla diğer davalı şirketten ayrılmış, sonrasında ise bu işi bırakmış ve tekrar davalı şirkete geri döndüğünü, daha sonra ise bizzat ticari faaliyete atılmak amacıyla diğer davalı şirketten ayrılarak müvekkili şirketi kurduğunu, neticede her şirketin ayrı bir tüzel kişiliği vardır, şirket çalışanlarının da, şirket ortaklarının da ayrı bir kişiliği vardır. bir kişinin önce kurulu bir şirkette tecrübe edinip, sonrasında bu tecrübesine dayanarak başka bir şirkette ticari faaliyetine devam etmesi hayatın olağan akışına uymadığını, daha öncesinde sırf diğer davalı şirkette bir dönem çalışması var diye şirketler arasında organik bağ kurmaya çalışmak ve bunu sebep göstererek müvekkili şirketin sorumluluğuna gitmeye çalışmak son derece kötü niyetli olduğunu, bu haliyle davacı tarafın iddiaları ispata muhtaç göründüğünü, bu nedenle davacı tarafın, davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunu ve müvekkili şirketin de diğer davalı şirketle birlikte hukuku dolanmak kastıyla hareket ettiğini somut delillerle ispatlaması gerektiğini, işbu hususlar hakkında tanık dinletilmesine de muvafakatlerinin olmadığını, zira organik bağın tespiti tanık dinletilmesi ile ispatlanabilecek bir husus olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir özel durum var ise bunu belgeleriyle birlikte ispatlaması gerektiğini, davacı tarafın iddiaları soyut beyanlardan ibaret olduğunu, bu durum müvekkili şirketin ticari faaliyetlerini engelleyici bir hareket olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın işbu gerçeği yansıtmayan iddialarına da itiraz ettiklerini, davacı her ne kadar; "Davalının ürünlerinin 'TSE normlarına göre ... yangın yalıtımı sınıfında B derecesine sahiptir. Bu derece yangın geciktirici sıınıfındadır.' ibaresi ile TSE standartlarında yangın yalıtım sınıfında B derecesine sahip olduğu belirtilmiştir. Davalı kendisinde olmayan ve müvekkilin sahip olduğu belgelere kendisi sahipmiş gibi hareket ederek piyasada haksız rekabete sebep olmaktadır." şeklinde iddialarda bulunmuş olsa da müvekkili şirkete ait ... markası, TSE normlarına göre yangın yalıtımı sınıfında B derecesine sahip olup, yangın geciktirici sınıfında olduğunu, müvekkili şirket tarafından TSE'ye başvurulduğunda alınan ilk Analiz raporu dilekçemiz ekinde sunulduğunu, pandemi nedeniyle başvuru süresinin uzaması neticesinde TSE'ye 2 kez başvuru yapıldığını ve her defasında üçer numune verildiğini, bu numunelere göre, ürünlerin yine B sınıfı derecesine sahip olduğu tespit edildiğini, sonuç olarak B sınıfına sahip yangın geciktirici olduğuna dair TSE belgesinin de önümüzdeki günlerde gelmesi beklenmekte olduğunu, yine bor katkılı yalıtım ürünlerinin üretildiği müvekkili şirket yetkilisinin, daha önce bu alanda faaliyet gösteren başka bir şirketteki iş tecrübesine dayanarak 10 yıllık bir tecrübeye dayalı olduklarına dair reklam verilmesi de ticari hayatta karşılaşılabilen olağan durumlardan olduğunu, kaldı ki bu kişi diğer davalı şirketin sıradan bir çalışanı olup, herhangi bir rekabet etmeme yükümlülüğü altında olmadığını, yaklaşık 15 yıllık tecrübesi olan bir kişinin bunu kullanarak 10 yıllık tecrübe sahibi oldukları şeklinde ürünlerini tanıtmalarında kanaatlerince herhangi bir art niyet bulunmadığı gibi, bu hususlar da tamamen dava konusunun dışında olduğunu, bu nedenlerle müvekkiline karşı açılmış bulunan işbu davanın reddi ile mahkeme masraflarının ve avukatlık ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda müvekkilinin mahrum kaldığı net kar 2019 yılı için 308.765,52 TL, 2020 yılı için 803.757,08 TL ve 2021 yılı için 214.173,47 TL olmak üzere toplamda 1.326.696,07 TL olarak tespit edildiğini, bu yönle 10.000,00 TL üzerinden başlattıkları işbu davada talep sonuçlarını 1.316.696,07 TL artırarak toplamda 1.326.696,07 TL'ye ıslah ettiklerini, bu nedenlerle ıslah taleplerinin kabulü ile ıslah dilekçeleri doğrultusunda davanın kabulünü, 1.326.696,07 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; davacı ile davalı ... arasında akdedilen Bayilik Sözleşmesinin (6.2) maddesinde kararlaştırılan rekabet yasağının davalı ... tarafından ihlal edildiği ve yine diğer davalı ...'nın, davalı ... bile organik bağ içerisinde olmak suretiyle davacı ile aynı nitelikte ürünlerin imalatını yaparak satmak suretiyle TTK'nın rekabet yasağına ilişkin hükümleri ihlal ettiği iddiasıyla açılan maddi tazminat davası olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın ise; akdedilen bayilik sözleşmesi gereğince davacı şirkete ait ürünlerin davalı ... tarafından bayilik sözleşmesine aykırı olarak alınmayarak davacı şirketin piyasa rakiplerinden olan diğer davalı ...'dan temin etmek suretiyle sözleşmede kararlaştırılan rekabate ilişkin hükümleri ihlal edip etmediği, diğer davalı ...'nın ise davalı ... ile organik bağı olup olmadığı ve davacı ile aynı nitelikte ürünlerin imalatını yaparak satmak suretiyle TTK'nın rekabet yasağına ilişkin hükümlerini ihlal edip etmediği, ihlal var ise davacının herhangi bir maddi zararının olup olmadığı, var ise davalıdan tahsilinin mümkün olup olmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır.
II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1) Görev ve Yetki Hususunda Yapılan Değerlendirmede: Gerek davacının gerekse da davalıların 6102 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişisi tacir olduğu, ihtilafın taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin (6.2) maddesinde kararlaştırılan rekabet yasağından ve diğer davalı yönüyle TTK'nın rekabet yasağına ilişkin hükümlerinden kaynaklandığı, dosya içerisinde yer alan davacı şirket ile davalı ... ... Ltd. Şti arasında akdedilen █████/2018 tarihli Ek-Distribütör Prim Sistemi sözleşmesi ile Distribütörlük Sözleşmesinin 10.6. Maddesinde Konya Mahkemelerinin yetki olduğunun kararlaştırıldığı, her iki tarafın da tacir olması nazara alındığında yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, diğer davalı ... Yalıtım ... Ltd. Şti ile ... ... Ltd. Şti arasındaki organik bağ iddiası da nazara alındığında Mahkememizin yetkili olduğuna kanaat edilmekle T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin █████/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu kanaatiyle işin esasına geçilmiştir.
(2) Toplanan Deliller
: Mahkememizce taraflarca bildirilen deliller toplanmış, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi celp edilmiş, tarafların ticari defter ve belgeleri inceleme yaptırılmış, Türk Patent ve Marka Kurumuna müzekkere yazılarak davacı şirket adına tescilli "...(Bor Katkılı Selülöz Yalıtım Ürünü)" ile davalı ... adına tescilli ..." isimli ürüne ait tüm bilgi ve belgelerin temin edilmiş, Türk Standartları Enstitüne müzekkere yazılarak davacı şirket adına tescilli "...(Bor Katkılı Selülöz Yalıtım Ürünü)" ile davalı ... adına tescilli ..." isimli ürüne ait tüm bilgi ve belgeler temin edilmiş, Kimya Mühendisi bilirkişinin bilirkişi raporuna esas olmak üzere "..." ve "..." markalı ürünlerden birer numune alınarak inceleme yaptırılmış, davacı ve davalı firmaya müzekkere yazılarak dava konusu ürünlerin sözleşmenin akdedildiği tarihinden sözleşmenin fesh edildiği tarihe kadar olan bayilere kar payı eklenmek suretiyle yapmış oldukları satış fiyatlarının(maliyet+kar payı olmak üzere ayrı ayrı ifade edilecek) temin edilerek hesap bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. (Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında; Türk Patent ve Marka Kurumundan ve Türk Standartları Enstitünden davacı şirket adına tescilli "...(Bor Katkılı Selülöz Yalıtım Ürünü)" ile davalı ... adına tescilli ..." isimli ürüne ait tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi talep edildiğinden, taraflardan bilirkişi incelemesine esas olmak üzere "..." ve "..." markalı ürünlerden birer numune temin ederek bilirkişi raporu aldırıldığından ve bu husus Mahkememizin █████/2022 Tarihli duruşmasında dava taraflarının vekillerine ihtar olunduğundan 6100 Sayılı Kanunun 30/1 maddesi gereğince usul ekonomisi de göz önünde bulundurularak yeniden rapor ve belge temini yaptırılmamış, o dosyadan alınan raporlar iş bu dava dosyasında delil olarak değerlendirilmiştir.)
(3) Kimya Mühendisi Bilirkişinin █████/2022 Tarihli Bilirkişi Raporu Açısından Yapılan Değerlendirmede: Davacı ile davalı ...'dan temin edilen "..." ve "..." markalı ürünler üzerinde yapılan inceleme neticesinde rekabet yasağı iddiasına dayanak ... ve ... isimli ürünlerin teknik, kimyasal özelliklerinin karşılaştırılması neticesinde aralarında bariz fark olmadığı, her ikisinin de nitelikleri itibariyle aynı olduğu ve yalıtım malzemesi olarak aynı faaliyet alanında kullanıldığı tespit edilmiştir. Yine bilirkişi raporunda davalı ...'ya ait ... markalı ürünün T.C. Türk Patent ve Marka Kurumu █████/2020 tarih ve 468 sayılı Resmi Marka kaydının yapıldığı ve kaydın dava tarihini de kapsayacak şekilde 10 yıl süreyle geçerli olduğu anlaşılmıştır. Söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(4) Tarafların Ticari Defter ve Belgeleri Üzerinden Yapılan İnceleme Neticesinde Hazırlanan Bilirkişi Raporlarının İncelenmesinde:
(a) Davalıların Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesini İçerir █████/2022 Havale Tarihli Bilirkişi Raporunda: Davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nin ve Davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nin iki farklı tüzel kişilik olduğu, hissedarlarının ve şirket müdürlerinin farklı gerçek kişiler olduğu, ... Ticaret Limited Şirketi'nin 2018 yılı dönem sonu 2019 yılı dönem başı itibariyle Ana hesap adı 153.Ticari Mallar, 153 01 00 Alt Hesap adı ... Yalıtım Malzemeleri Alışları hesabında (2019 Dönem Başı Stoğu ) 310.838,15 TL tutarında ... Yalıtım Malzemesi mevcut olduğu, ... Ticaret Limited Şirketi” nin 2019 yılı dönem sonu 189.678,01 TL Ticari mal stokunun ... Tic. Ltd. Şti.'den almış olduğu Selülozik Yalıtım Malzemesi olduğu, 2020 yılında ... Ticaret Limited Şirketi ve ... Tic. Ltd. Şti.'nin ... Tic. Ltd. Şirketi'nden herhangi bir ürün, hizmet ve hammadde alış satışının olmadığı, ... Yalıtım İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. yıllar itibariyle ... İnş.Turizm Gıda ve Mobilya Tekstil Enerji Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne 2018 Yılında herhangi bir kayda rastlanamadığı, 2019 yılında 4860,00 m3 Selülozik Yalıtım Malzemesi 604.160,00 TL(Kdv Dahil), 2020 yılında 13.174 m3 Selülozik Yalıtım Malzemesi 850 Kg. Unuversal Astra (tutkal ypş.) 1.750.048,65 TL( Kdv Dahil), 2021 yılında 23485 m3 Selülozik Yalıtım Malzemesi 27901,82 kg Cam suyu sodyum sılıkat 56,5 Lt Bor katkılı selülozik yal. Mlz 4.712.238,09 TL (Kdv Dahil) satışının olduğu, faturaların ve Ticari defterler kayıtlarının tetkikinde tespit edildiği, Davalı ... Yalıtım İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti 2019 yılındaki üretmiş olduğu Selülozik Yalıtım Malzemesi (... Isı, Ses, Yangın Yalıtım) satışlarının 604.160,00 TL (KDV dahil) fiyatına dosyada davalı Taraf olan ... İnş. Turizm Gıda ve Mobilya Tekstil Enerji Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne satığı, Davalı ... Yalıtım İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti 2020, 2021 yıllarında üretmiş olduğu Selülozik Yalıtım Malzemesi (... Isı, Ses, Yangın Yalıtım) satışlarının tamamına yakın miktarını Yine dosyada davalı taraf olan ... Ticaret Limited Şirketi'ne sattığı, █████/2019 tarihinden itibaren ... Ticaret Limited Şirketi'nin ... Tic. Ltd. Sirketi'nden ... Yalıtım Malzemesi almadığı ve ürün talebinin olmadığı rapor edilmiştir.
(b) Davacının Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesini İçerir █████/2022 Havale Tarihli Bilirkişi Raporunda: Davacı şirketin davalı bayisine düzenlemiş olduğu faturalar üzerinde yapılan incelemelerde, davacı şirket tarafından satışı yapılan ürünlerin dışında davalı bayiye bedelsiz (prim) olarak teslim edilmiş olan ürünlerin de olduğu anlaşılmakta olup, bu tespitler doğrultusunda 2011 yılından başlayarak 2019 yılı da dahil olmak üzere bu 9 yılda davacı şirketin davalıya satmış ve bedelsiz olarak vermiş olduğu ürünlerin miktarları ile bedelle verilen ürünlerin KDV hariç satış bedelleri raporda ibraz edilmiş, yapılan incelemede davalı ...'nin incelenen ticari defter ve belgelerdeki kayıtların doğrulandığı ve davacı ile davalı arasında █████/2019 tarihinden sonra herhangi bir ticari alışveriş olmadığı rapor edilmiştir.
(5) Maddi Zararın Hesaplanmasını İçerir Bilirkişi Raporu Açısından Yapılan Değerlendirmede: Mahkememizce dosyanın Ticari İşletme ve Şirketler Muhasebesi alanında uzman 3 kişiden teşekkül ettirilecek bilirkişi heyetine tevdii ile 2019 yılından █████/2021 tarihine kadar davacının ... marka ürünü davalı ... ye kar payı eklenmek suretiyle (maliyet+kar payı ayrı ayrı belirtilerek) hangi fiyattan sattığı tespit ettirilerek akabinde tespit edilen maliyet ve kar payı nazara alınarak davalı ... ile davalı ... arasındaki (davalı ...'nin davacıdan son kez alışveriş yaptığı) █████/2019 tarihinden dava tarihi olan █████/2021 tarihine kadar ürün alışverişi hacmi nazara alınarak (davalıların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi içerir █████/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda davalı ... ile Davalı ... arasındaki ticaret hacmi 2019 yılı için 604.160,00 TL (KDV Dahil), 2020 yılı için 1.750.048,65 TL (KDV Dahil), 2021 yılı için 4.712.238,09 TL (KDV Dahil) tespit edilmiştir) bu miktarda bir ürünü davalı ... tarafından davacıdan satın alması halinde davacının elde edeceği kar miktarının yıl yıl hesaplanması hususunda ve önceki raporlardaki çelişki giderilerek heyet raporu aldırılmış, █████/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda davalı şirketler arasındaki mahkemece belirtilen dönemler arasındaki ticaret hacminin davacı şirket ile davalı ... şirketi arasında olması halinde, davacının elde etmesi beklenen kar tutarı 1.326.696,07 TL olarak hesaplanmıştır. Bilirkişi heyet raporunun dosya içerisinde yer alan raporlar arasındaki çelişkiyi gidermesi ve dahi söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(6) Netice
: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, kurum müzekkere cevapları, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
(a) Davacının, davalı ... Açısından Açmış Olduğu Davası Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar davacı tarafından davalı ...'nın diğer davalı ... ile organik bağ içerisinde davacıya ait tescilli ürünü üretmek suretiyle 6102 Sayılı TTK'nın Haksız Rekabet hükümlerini ihlal ettiği iddiasıyla dava açılmış ise de Kimya Mühendisi Bilirkişinin █████/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda ifade ettiği üzere davalıya ait "..." markalı ürünlerin T.C. Türk Patent ve Marka Kurumu █████/2020 tarih ve 468 sayılı Resmi Marka kaydının yapıldığı ve kaydın dava tarihini de kapsayacak şekilde 10 yıl süreyle resmi olarak tescilli olduğu, Davalıların Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesini İçerir █████/2022 Havale Tarihli Bilirkişi Raporunda ifade edildiği üzere Davalı ... İnşaat Turizm Gıda Mobilya Tekstil Enerji Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ve Davalı ... Yalıtım İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin iki farklı tüzel kişilik olduğu, hissedarlarının ve şirket müdürlerinin farklı gerçek kişiler olduğu, her ne kadar ... ve ... isimli ürünlerin teknik, kimyasal özelliklerinin karşılaştırılması neticesinde aralarında bariz fark olmadığı, her ikisinin de nitelikleri itibariyle aynı olduğu ve yalıtım malzemesi olarak aynı faaliyet alanında kullanıldığı tespit edilmiş ise de salt aynı teknik özelliklere sahip ürünlerin tekelleşmenin yasak olduğu ve serbest rekabet ortamının geçerli olduğu ülkemiz ekonomik düzeninde rekabet yasağının ihlali olarak değerlendirilemeyeceği gibi dosyadaki mevcut delil durumu da nazara alındığında ispat yükü üzerinde olan davacının, 6102 Sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenen Haksız Rekabet oluşturacak davranışlarda bulunduğu davacı tarafından ispat edilemediğinden davacının bu davalı yönüyle dava dilekçesinde belirtmiş olduğu tutar üzerinden açmış olduğu davasının reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur.
(b) Davacının, davalı ... Açısından Açmış Olduğu Davası Açısından Yapılan Değerlendirmede:
(*)Davacı ile davalı ... arasında bayilik sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin (2.2) maddesinde davalı/bayinin, davacı tarafından belirlenecek tutarda ürün alma taahhüdünde bulunduğu, sözleşmenin (6.2) maddesinde sözleşme sürecince ve herhangi bir nedenden dolayı sözleşmenin sona ermesinden itibaren 2 yıl süreyle geçerli olmak üzere davalı/bayinin, davacı ile rekabet halinde olan firmalardan sözleşme konusu ürün benzeri ürünleri almayacağının kararlaştırıldığı,
(*) Tarafların özel hukuk tüzel kişisi tacir olduğu ve rekabet yasağı sözleşmesinin yer, zaman ve işlerin türü bakımından kanunun emredici hükümlerine aykırı olmadığı, tacir olan davalıyı bağladığı,
(*) Dosya içerisinde yer alan █████/2019 tarihli "İbraname" ile tarafların sözleşme kapsamında birbirlerinden bir alacakları olmadığı hususunda ibraname düzenlenerek sözleşmenin fesh edildiği, ibranamede rekabet yasağının sona erdiğine ilişkin bir hususun kararlaştırılmadığı, zira taraflar arasında akdedilen sözleşmenin (6.2) maddesinde açıkça herhangi bir nedenden dolayı sözleşmenin sona ermesinden itibaren 2 yıl süreyle geçerli olmak üzere davalı/bayinin, davacı ile rekabet halinde olan firmalardan sözleşme konusu ürün benzeri ürünleri almayacağının açıkça kararlaştırıldığı, Doktrinde ve T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere "İbra Sözleşmesinin" mevcut olan borçların sona erdirilmesi için düzenlenebileceği, henüz doğmamış bir alacak için düzenlenen ibranamenin geçersiz olacağı, henüz ortada borcu doğuran eylem ya da işlem olmadığından alınan ibranamenin geçersiz olacağı, somut olayımızda sözleşmenin (6.2) maddesi gereğince rekabet yasağına ilişkin düzenlemenin sözleşmenin sona ermesinden sonra başlayacağı anlaşılmakla taraflar arasında düzenlenen ibranamenin rekabet yasağından kaynaklanan alacaklar için hüküm ifade etmeyeceğinin Mahkememizce kabul edildiği,
(*) Kimya Mühendisi Bilirkişinin █████/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda ifade edildiği üzere davalının ürün temin ettiği dava dışı firmaya ait ... isimli ürünün davacı tarafından üretilen ... isimli ürünle teknik, kimyasal özelliklerinin karşılaştırılması neticesinde rekabet ürünü olduğunun anlaşıldığı,
(*) Yukarıda detayı verilen tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesini içerir bilirkişi raporlarından anlaşıldığı üzere davalı ... ile Davalı ... arasındaki ticaret hacmi 2019 yılı için 604.160,00 TL (KDV Dahil), 2020 yılı için 1.750.048,65 TL (KDV Dahil), 2021 yılı için 4.712.238,09 TL (KDV Dahil) tespit edilmiştir) bu miktarda bir ürünün satın alındığının anlaşıldığı ve böylelikle taraflar arasında akdedilen sözleşmenin (2.2) ve (6.2) maddelerini ihlal ettiği,
(*) Yukarıda detayı verilen █████/2024 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda ifade edildiği üzere 2019 yılından █████/2021 tarihine kadar davacının ... marka ürünü davalı ... ye kar payı eklenmek suretiyle (maliyet+kar payı ayrı ayrı belirtilerek) hangi fiyattan sattığı tespit ettirilerek akabinde tespit edilen maliyet ve kar payı nazara alınarak davalı ... ile davalı ... arasındaki (davalı ...'nin davacıdan son kez alışveriş yaptığı) █████/2019 tarihinden dava tarihi olan █████/2021 tarihine kadar ürün alışverişi hacmi nazara alınarak (davalıların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi içerir █████/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda davalı ... ile Davalı ... arasındaki ticaret hacmi 2019 yılı için 604.160,00 TL (KDV Dahil), 2020 yılı için 1.750.048,65 TL (KDV Dahil), 2021 yılı için 4.712.238,09 TL (KDV Dahil) tespit edilmiştir) bu miktarda bir ürünü davalı ... tarafından davacıdan satın alması halinde davacının elde edeceği kar miktarının 1.326.696,07 TL olacağı ve bu miktarın davacının talep edebileceği maddi zarar miktarı olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile 10.000,00 TL'nin dava tarihi olan █████/2021 Tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 1.316.696,07‬ TL'nin ıslah tarihi olan █████/2024 Tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur.
(7) Bir Kısım Davalı Savunmalarının Değerlendirilmesi Açısından Yapılan Değerlendirmede:
(a) Zamanaşımı Defi Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar davalı tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de taraflar arasındaki ilişkinin Bayilik Sözleşmesinden kaynaklandığı, sözleşmenin █████/2019 tarihinde sona erdiği, rekabet yasağına ilişkin düzenlemelerin bu tarihten sonra başlayarak 2 yıl süreyle devam edeceği, eldeki davanın █████/2021 tarihinde açıldığı, T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin █████/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında eldeki davanın 6098 Sayılı Kanunun 146/1 maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşılmakla davalının bu yöndeki savunmasına da itibar edilmeyerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.
(b) Rekabet Yasağı Sebebiyle Ödenecek Tazminatın Davalının Mahvına Sebebiyet Verip Vermeyeceği Açısından Yapılan Değerlendirmede: Tarafların özel hukuk tüzel kişisi tacir olduğu ve rekabet yasağı sözleşmesinin yer, zaman ve işlerin türü bakımından kanunun emredici hükümlerine aykırı olmadığı, tacir olan davalıyı bağladığı, bu hususun yanı sıra rekabet yasağına ilişkin olarak ve niteliği itibariyle cezai şart mahiyetindeki bu hükmün 6102 Sayılı TTK'nın 16/1, 18/2 ve 22/1 maddeleri ile T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edilen kriterler ve amir kanun hükümleri ile davalı ...'nin ticari incelenen ticari defterleri de nazara alındığında Mahkememizce hükmolunan 1.326.696,07 TL'nin davalının tespit edilen iktisadi durumu, ödeme gücü ve ticaret hacmi gereğince ekonomik hayatının mahvına sebebiyet verecek düzeyde olmadığı değerlendirilmiştir.
(c) Rapor Hesap Tarihi Açısından Yapılan Değerlendirmede: Dosya içerisinde yer alan █████/2019 Tarihli ibraname ile tarafların ibraz tarihi öncesindeki tüm alacak ve sair hakları yönüyle birbirlerini ibraz ettikleri anlaşılmıştır. Her ne kadar Mahkememizce davacı alacağı hesaplanırken davalı ...'nin davacıdan son kez alışveriş yaptığı █████/2019 tarihi nazara alınarak hesaplama yapılması istenilmiş ise de davalı ... ile davalı ... arasında █████/2019-█████/2019 tarihleri arasında bir alışverişin olmaması sebebiyle bu tarihten itibaren hesaplama yapılmasının sonuca etkili olmadığı anlaşılmış ve bu yönde yeniden rapor aldırılmasının sonuca etkili olmayacağı görülmekle mevcut rapor nazara alınarak hüküm tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;
(a) Davacının, davalı ... Yalıtım İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi yönüyle açmış olduğu davasının REDDİNE,
(b) 10.000,00 TL'nin dava tarihi olan █████/2021 Tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DAVALI ... ... VE TİC LTD ŞTİ'DEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
(b) 1.316.696,07‬ TL'nin ıslah tarihi olan █████/2024 Tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 90.626,61TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 170,78TL peşin harcın ve 22.485,88TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 67.969,95TL harcın DAVALI ... ... VE TİC LTD ŞTİ'DEN tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Hazine tarafından karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk giderinin 1/2 si olan 660,00TL'nin DAVALI ... ... VE TİC LTD ŞTİ'DEN, 1/2 si 660,00TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından karşılanan 59,30TL başvuru harcı, 170,78TL peşin harç, 22.485,88TL ıslah harcı, 8,50TL vekalet suret harcı, 445,00TL posta ve tebligat gideri, 2.500,00TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam ‬25.669,46‬‬TL'nin 1/2'si olan 12.834,73TL'nin DAVALI ... ... VE TİC LTD ŞTİ'DEN alınarak davacı tarafa verilmesine, artan bölümün davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 197.737,45TL vekalet ücretinin DAVALI ... ... VE TİC LTD ŞTİ'DEN tahsili ile davacıya verilmesine,
6-DAVALI ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ tarafından yapılan 450,00TL bilirkişi ücreti gideri, 357,00TL posta ve tebligat gideri ve 8,50TL vekalet harcı gideri toplamı 815,50TL nin davacıdan alınarak DAVALI ... YALITIM İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİne verilmesine,
7-DAVALI ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ vekili yararına AAÜT'nin13/2 maddesine göre hesaplanan 10.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALI ... YALITIM İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ne verilmesine,
8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!