Anahtar kelimeler: Mamulleri Tütün Olasılığına Görmüş Alkol Görme Alabilecek Surette Ret Tarım
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
    Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
    HÜKÜM
    : Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Ret
    Yerel Mahkemece verilen kararın, şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
    Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı (Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) vekilinin katılma talebi reddedilmiş ise de; ret kararının hukuka uygun olmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesi gereğince, suç tarihi itibarıyla katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan Tarım ve Orman Bakanlığının suçtan zarar görme olasılığına göre kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi
    bir hukuka aykırılık görülmediğinden, şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, 21.01.2025 tarihinde karar verildi.
    KARŞI DÜŞÜNCE
    Sanık ... hakkında, 4733 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan beraate ilişkin kararın katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekili tarafından temyizi üzerine, beraate ilişkin karar doğru değilse de Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararına karşı gidilebilecek yasa yolu bulunmadığından onanmasına ilişkin karara değişik gerekçeyle katılmaktayım. Şöyle ki;
    Dosya kapsamına göre, 14.02.2013 tarihinde sanığın kullandığı araçta 900 karton bandrolsüz ve gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. Sanık talimat mahkemesinin 15.07.2013 tarihli duruşmasında açıkça suça konu sigaraları satmak için bulundurduğunu kabul ederek, suça konu sigaraları ticari amaçla bulundurduğunu itiraf etmiştir.
    Yerel Mahkeme 03.06.2021 tarihli kararı ile sanığın; 4733 sayılı Yasanın 8/4 üncü madesinden sonuç olarak 2 yıl bir hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Sanığın temyizi üzerine Dairemiz 13.09.2022 tarih ve ██████████ karar nolu kararıyla, yerel mahkemenin mahkumiyet kararını onamıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının etkin pişmanlık ihtaratında sanığın yanıltıldığı gerekçesişye itirazı üzerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 08.11.2023 tarih ve ████████ karar nolu kararıyla “usulüne uygun arama kararı olmadığı”ndan bahisle sanığın beraati gerektiği gerekçesiyle hükmü bozarak dosyayı yerel mahkemeye göndermiştir. Yerel Mahkeme 30.04.2024 tarih ve ████████ karar nolu kararıyla sanığın beraatine karar vermiş, bu karar da Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiziyle Dairemize gelmiştir.
    Dosya kapsamına göre, 14.02.2013 tarihinde sanığın kullandığı araçta 900 karton bandrolsüz ve gümrük kaçağı sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; usulüne uygun arama kararı alınmadan yapılan arama hukuka aykırı ise de; suça konu gümrük kaçağı sigaraların ticari miktar ve mahiyette olduğu, suç tarihi itibariyle eylemin 4733 sayılı Kanun'un 8/4 üncü maddesi kapsamında bulunduğu, sanık ... ’nın mahkeme huzurunda açıkça suça konu sigaraları satmak için bulundurduğunu söylemek suretiyle ikrarının olması, mahkeme huzurundaki ikrarın da hukuka uygun olarak elde edilen delil niteliğinde bulunması nedenleriyle sanığın eylemi sabit olup mahkumiyetine karar verilmesi gerekirdi. Kaldı ki, Ceza Genel Kurulu kararında hukuka uygun alınan ikrarın delil olarak kabul edilip edilmeyeceğinin tartışılmadan sadece arama kararı bulunmadığından bahisle sanığın beraati gerektiğine hükmedilmiştir.
    Bu anlatılanlar karşısında Yerel Mahkemenin, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararına uyarak verdiği beraate ilişkin karar doğru değilse de; Ceza Genel Kurulu kararına karşı gidilebilecek yasa yolu bulunmadığından; değişik gerekçeyle yerel mahkemenin kararının onanmasına katılmak zorunluluğu doğmuştur. 21.01.2025

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!