Anahtar kelimeler: Retdüzeltilerek Düzeni Bursa Şartı Eksiklikleri Sayisi Esastan Atılan Adliye Derece
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ Esas, █████████ Karar
    DAVA TARİHİ
    : 23.05.2019
    KARAR
    : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ Esas, ████████ Karar
    Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddi ile kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., Karabalçık Mahallesi 134 ada 38 parsel sayılı taşınmazın malikinin müvekkili olduğunu, dava konusu taşınmaza davalı idarece kamulaştırma yapılmadan yol yapılmak suretiyle kalıcı nitelikte el konulduğunu, kamulaştırmasız el konulan ve el atma ile kullanımı imkânsız hale gelen taşınmaz bedelinin ilgili idarelerden tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; bir taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından söz edilebilmesi için öncelikle idarenin o taşınmaza eylemli olarak el koyup malikinin kullanımını kanuna aykırı şekilde tamamen ortadan kaldırması ve bu durumun kalıcı olmasının şart olduğunu, bunun gerkçekleşmediğini ve idari yargının görevli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen meterekare değerinin düşük olduğunu ileri sürmüştür.
    2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, belirlenen değerin çok yüksek olduğunu, emsal değerlendirilmesinin gereği gibi yapılmadığını, fiilen el atılmayan kısımlarla ilgili tazminat hesaplanmasının doğru olmadığını ileri sürülmüştür.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesinde hukuken hata yapılmadığı gibi proje bütünlüğü bağlamında el atılmayan kısımlarda da davalı idarenin sorumlu olması gerektiği, taşınmazın konumuna göre belirlenen bedelin makul ve adil olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının reddi gerektiği; 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 uyarınca harcın maktu olacağı ve harca ilişkin düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup derhal uygulanması gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen değerin düşük olduğunu ve Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
    2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla kararının bozulmasını talep etmiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “...usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
    3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
    4. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi.
    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Dava konusu Bursa ili, ..., Karabalçık Mahallesi 134 ada 38 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak fillen el atılan alanlarla birlikte proje bütünlüğü ilkesi uyarınca fiilen el atılan bölümlerden arta kalan alanların bedelinin alınan rapor uyarınca davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
    3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    4. Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibarıyla yürülükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
    5. Kamu düzeni gereği yapılan inceleme sonucu; Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 5 nci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanun'a eklenen Ek Madde 4’ün son fıkrasında “Bu kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” düzenlemesi uyarınca eldeki davada maktu harca hükmedilmiş ise de eldeki davada dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığı anlaşılmış olup, bu davaların yasal kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı nazara alındığında, 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda uygulanma imkânı bulunmamakta olup somut uyuşmazlıkta nispi harca hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
    Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Davalı idare vekilinin tüm , davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
    2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile kamu düzeni gereği Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;
    a) Vekalet ücretine ilişkin (10) numaralı bendinden "57.564,50" sayısının çıkarılması ve yerine "107.131,90" sayısının yazılması,
    b) Harca ilişkin (8) numaralı bendinin hükümden çıkarılması ile yerine ''Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 55.350,91 TL karar ilam harcından başlangıçta alınan 170,78 TL peşin harç, 13.666,96 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 41.513,17 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, '' cümlesinin yazılması,
    c) Yargılama giderlerine ilişkin (9) numaralı bentte "peşin harç" kelimelerinden sonra gelmek üzere "13.666,96 TL ıslah harcı" ibaresinin yazılması ve aynı bentte "3.020,30" sayısının çıkarılıp yerine "16.686,14" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, aşağıda yazılı kalan harcın davalıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!