Anahtar kelimeler: Bam Bati Batı Tbknın Esaskarar Layihalar İstenmiş Ankara Özeti Adliye

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: █████████ E. - █████████ K.DAVACIVEKİLİ
:DAVALI
:DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (TBK'nın 44 vd. Maddesinden Kaynaklanan)Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2024 tarih ve █████████ E. - █████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalının 20.11.2017 tarihinde imzaladığı “Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi” ile müvekkili şirkette kıdemli yazılım uzmanı olarak çalışırken, iş akdini herhangi bir haklı nedene dayandırmadan fesih ettiğini, akabinde rakip konumundaki ... A.Ş. firmasında işe girdiğini, taraflar arasındaki sözleşmede davalının rekabet etmeme borcunun bulunduğunu, aksi halde cezai şart alacağının düzenlendiğini, müvekkili firma tarafından ... yazılım sisteminin tüm detaylarının ve püf noktalarının, gerekli yetkinliğe ulaşabilmesi için davalıya öğretildiğini, davalının müvekkilince kendisi için yapılan yatırımları hiçe sayarak, iş sözleşmesi ile imza altına aldığı taahhütlerine aykırı davrandığını, davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle müvekkilinin cezai şart alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibinin, davalının haksız itirazı sonucunda durduğunu ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptaline, müvekkili lehine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacı tarafından dosyaya sunulan iş sözleşmesinde işverenin imzasının bulunmadığını, müvekkilinin iş akdini haklı nedenle feshettiğinden dolayı rekabet etmeme yasağının ve buna bağlı cezai şart yükümlülüğünün ortadan kalktığını savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, 6102 sayılı TTK’nın 54. vd. maddesinde yer alan haksız rekabet eylemlerinin davalı tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin dosya içeriğinde somut, objektif herhangi bir bilgi ya da belgenin bulunmadığı, iddiaların soyut olarak kaldığı, dosyanın bu halinde davalı tarafından gerçekleştirilen herhangi bir haksız rekabet eylemine ulaşılamayacağı, esas olanın anayasal çalışma özgürlüğü olduğu, kişinin bir şirketten başka bir şirkete iş yeri değiştirmesinin haksız rekabet olmadığı, üretim sırları, müşteri çevresi özellikle davacının işleri hakkında bilgiye diğer şirketlerin de sahip olabileceği, dolayısıyla somut olayda, haksız rekabet teşkil eden fiillerin ve haksız rekabetin şartlarının oluşmadığı (Yargıtay 11.HD.nin 10.10.2022 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı ve benzer diğer kararları) gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Yerel Mahkemece dosya kapsamına sunulan delil ve belgeler ile ilgili yeterli inceleme yapılmadığını ve hükme elverişli olmayan, hatalı ve eksik değerlendirmeler içeren bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesis edildiğini, davalının müvekkil firmada uzun yıllar boyunca kıdemli yazılım uzmanı olarak görev yapmış olup, müvekkil firma ile 20.11.2017 tarihinde imzalamış bulunduğu “Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi'nin” “VII. Personelin Sır Saklama Rekabet Etmeme Dürüst Davranma Borcu” maddesi gereğince; işverene ve işyerine ait her türlü iş sırlarını saklamayı, işverene zarar verecek davranışlarda bulunmamayı taahhüt ettiğini, davalının iş bu sır saklama ve rekabet etmeme mükellefiyetine aykırılık halinde ödemeyi taahhüt ettiği 12 aylık brüt ücretine denk gelen 146.930,52 TL tutarı ödemesinin gerektiğini, TBK madde 444 vd. hükümlerinin bunu emrettiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
:Dava, rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı cezai şart alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağına ilişkin 444. maddesinde; fiil ehliyetine sahip olan işçinin işverene karşı sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunları dışında rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği, aynı maddenin 2. fıkrasında ise rekabet yasağı kaydının ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları yada işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olacağı düzenlenmiştir. Rekabet yasağına aykırılıktan söz edilebilmesi için davacının zararının mutlak olarak doğması gerekmeyip zarar doğması ihtimalinin bulunması yeterlidir.Aynı Yasa'nın 445. maddesinde de, rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağı, aynı maddenin 2. fıkrasında ise, hâkimin, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabileceği belirlenmiştir. Burada hakime aşırı nitelikteki rekabet yasağının kapsamını veya süresini sınırlama yetkisi verilmiştir.Öte yandan davalı tacir olmadığından, TTK'nın 22. maddesi somut olaya uygulanamayacak olup, somut olaya uygulanması gereken TBK'nın 182. maddesine göre taraflar cezai şartın miktarını serbestçe belirleyebilirler, ancak hakim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir. Tarafların mali ve sosyal durumları, asıl borcun ifa edilmesi halinde davacının elde edeceği yarar ile cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı fayda dikkate alınarak, mahkemece her somut uyuşmazlıkta kararlaştırılan cezai şartın fahiş olup olmadığı değerlendirilmelidir. Ayrıca Yargıtay 11. HD.'nin █████/2019 tarih ve ████████ E. █████████K. sayılı kararında da kabul edildiği üzere, takdiri indirim yapılması nedeniyle davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemelidir.İlk derece mahkemesince ise somut uyuşmazlığın yukarıda açıklanan yasa maddeleri uyarınca incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, olayda uygulanma yeri bulunmayan TTK'nın 54 vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine göre çözümlenmeye çalışılması doğru görülmemiştir.Bu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi █████/2024 gün ve █████████ E. - █████████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.