Anahtar kelimeler: Romanyabükreşte Fuara Davaitirazin Kala Fuar Eposta Etmeyip Açılış Kasım Ekim

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████ EsasKARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2021NUMARASI
:█████████ Esas, ████████ KararDAVA
:İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
:█████/20256100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında, 31 Ekim - 04 Kasım 2018 tarihleri arasında Romanya/Bükreş'te düzenlenecek fuara davalının katılımı amacıyla 18.06.2018 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesi imzalandığını, davalının fuar açılış tarihine 20 gün kala fuara katılmaktan vazgeçtiğine dair e-posta göndererek fuara katılmadığını, davalının sözleşme gereği fuar katılım bedelini ödemesi gerektiğini, bu hususta düzenledikleri 03.12.2018 tarih ve 42.730,51 TL tutarındaki faturaya itiraz etmeyip defterlerine kaydeden davalının iade faturası düzenlemişse de, iade faturasını kabul etmediklerini, alacağın tahsili için davalı hakkında İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takipte icra dairesinin yetkisine ve borca haksız itiraz ettiğini, sözleşmede kararlaştırılan İstanbul İcra Dairesinde takip başlattıklarından davalının takibe itirazının haksız olduğunu, davalının aralarında sözleşme bulunmadığına dair itirazının gerçeği yansıtmadığını, sözleşmenin elektronik yazışmalarla kurulduğunu ve kurulduktan sonra da davalı ile iletişimin e-posta ile sağlandığını ileri sürerek davanın kabulü ile, davalının takibe itirazının iptaline, alacağın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevabında; Fuar Katılım Sözleşmesindeki kaşe ve imzanın müvekkili şirket veya yetkilisine ait olmadığını, bu nedenle sözleşmedeki yetki şartı kabul edilemeyeceğinden, takipte ve davada yetkili icra dairesi ve mahkemenin müvekkili şirketin yerleşim yeri olan İzmir İcra Dairesi ve Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin fuara katılmak hususunda karar almadığını, sunulan yazışmaların müvekkilinin resmi e-posta adresi ile yapılmadığını, müvekkilinin bu yazışmalardan haberi olmadığını, takibe konu e-faturanın sistemden reddedilemediğini ve otomotik olarak kabul edilmiş sayıldığını, 07.12.2018 tarihli ihtarname ile e-fatura ve içeriğine yasal süresinde itiraz ettiklerini, ayrıca iade faturası düzenlediklerini, USD cinsinden imzalanan katılım bedelinin hangi tarihli kur ile TL'ye çevrildiğinin belirsiz olduğunu savunarak öncelikle yetki itirazlarının kabulünü, aksi halde davanın reddine ve % 20'den az olmamak üzene kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:Mahkemece; ticaret sicil kayıtlarına göre ...'in davalı şirketi münferiden temsil etme yetkisi bulunduğu, sözleşmenin kurulması ve taraflar arasındaki yazışmaların ...'in e-posta üzerinden yapıldığı, e-posta adresinin çalındığına ilişkin suç duyurusundan sonra da davalı şirketin bu e-posta adresinin kullanılmaya devam ettiği, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin bulunduğu, davalının fuara 21 gün kala fuara katılmaktan vazgeçmesi nedeniyle katılım bedelinin tamamen ödenmesi gerektiği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, alacağın % 20'si oranında 8.546,10 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; bilirkişi raporunda, sözleşmenin kurulumu ve onaylı sureti ile ilgili açık bir bilgiye ulaşılamadığı ve sözleşmedeki davalı kaşesi altındaki imzanın veya e-posta yazışmalarının kime ait olduğunu tespite yarar dayanağın bulunmadığı yönünde görüş bildirildiğini, bu nedenle davacının aralarında sözleşme bulunduğu hususunu ispat edemediğini, sözleşme aslının da kesin süreye rağmen sunulmadığını, davacının sunduğu sözleşme ile müvekkiline gönderilen sözleşmenin farklı olduğunu, davacının sözleşme teklifinin kabul edilmediğini, mahkemenin sözleşmenin kabulüne gerekçe gösterdiği e-posta yazışmalarının değerlendirme sürecinin devam ettiğine ilişkin olduğunu, bu yazışmalarda sözleşmenin imzalanmadığı ve onaylanmadığının açıkça belli olduğunu, 10.10.2018 tarihli e-postanın sözleşme teklifinin kabul edilmemesine ilişkin olduğunu, bağlayıcı olmayan sözleşmenin ve sözleşmedeki yetki şartının kabul edilemeyeceğini, davacının düzenlediği faturaya süresinde itiraz ettiklerini belirterek kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:Dava, fuar katılım sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacının 42.730,51 TL fatura alacağının tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, icra dosyasında itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair bilgi ve belge bulunmadığı, itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece; sunulan e-posta yazışmalarına göre davalının sözleşmeyi benimsediği, davalının fuara 21 gün kala katılmaktan vazgeçmesi nedeniyle fuar katılım ücretini ödemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; e-posta yazışmalarının sözleşme öncesi icap niteliğinde olup olmadığı, yazışmaların davalının fuar katılım sözleşmesini benimsediği anlamına gelip gelmediği hususunda toplanmaktadır.İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporlarında; davalının takip konusu faturanın tebliğinden itibaren 8 gün içinde iade faturası düzenlediği, davalının fatura ile iade faturasını defterlerine kaydettiği, süresinde faturayı kabul etmediğini noter kanalı ile davacıya ihtar ettiği, davalının sözleşmeyi kabul etmediği, sunulan sözleşme suretinde davalı kaşesi üzerinde bulunan imzanın veya davacıya gönderilen e-postayı kimin gönderdiğinin tespitine yarar dayanak tespit edilemediği, ancak sözleşme tarihinden sonra ödeme ile ilgili karşılıklı yazışmalar yapıldığı, davalının davacıya ödeme talimatı verdiği belirtilmiştir. Davalı şirket sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını, davacı ile yapılan yazışmaların sözleşmenin kurulmasından önce yapılan ve kabul etmedikleri icap niteliğinde olduğunu savunmuşsa da; davalı şirket yetkilisi ile davacı arasında fuar katılım ücretinin ödenmesine ilişkin yazışmalar yapılması, davalı şirket yetkilisinin ücretin ödenmesi ile ilgili talimat verdiğini beyan etmesi ve 10.10.20218 tarihli e-postada fuar katılımlarını iptal ettiklerini beyan etmesi karşısında, davalının istinaf başvurusunda kabul ettiği e-postadaki beyanları, davalının sözleşmeyi benimsediğini göstermektedir. Bu nedenle mahkemece, fuar açılış tarihine 75 günden az bir zaman kala, davalının fuara katılmaktan vazgeçmesi nedeniyle, katılım ücretinin tamamından sorumlu olduğunun kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 729,73 TL harçtan mahsubu ile bakiye 114,33 TL harcın talep halinde davalıya İADESİNE,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.█████/2025