Anahtar kelimeler: Onaltinci Onaltıncı Velisi Trt Strateji Günden Uzmanı Savunulmuştur Gelmediği Kesintisiz
(Kapatılan)Danıştay 16. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONALTINCI DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ... mirasçısı ... velisi ...
Vekili
: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı)
: ... Genel Müdürlüğü/...
Vekili
: Av. ...
İstemin Özeti
: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Danıştay Tetkik Hakimi
: ...
Düşüncesi
:İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onaltıncı Dairesince gereği görüşüldü:
Dava; TRT İstanbul Müdürlüğünde strateji uzmanı olan davacının, 17.11.2011 tarihinden itibaren kesintisiz on günden fazla görevine gelmediği gerekçesiyle 1.12.2011 tarihinden itibaren sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E
:..., K:... sayılı kararıyla; davacının özel bir sağlık kuruluşundan aldığı 16.11.2011 tarihli istirahat raporunun fenne uygunluğunun tespiti mümkün olmamakla birlikte bu raporun Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca SGK ile sözleşmeli sağlık hizmeti sunan herhangi bir kurum tabibi tarafından onaylanması halinde geçerlilik kazanacağı, oysa dava konusu işleme neden olan olayda davacının, tarihi verilen raporu hukuken geçerli olacak şekilde onaylatmadığı, ayrıca, sunulan ikinci raporun yine aynı tarihte (16.11.2011 tarihinde) ilk raporun süresi dolup ilgilinin tıbbi kontrolden geçirilmeden verildiği ve 26.11.2011 tarihinden 09.12.2011 tarihine kadar istirahatinin uygun olacağının düzenlendiği, bu durumda söz konusu ikinci raporun mutlak surette usule ve fenne aykırı olarak düzenlendiğini, davacının söz konusu raporları çalıştığı kurumun görevine devamsızlık göstermesi nedeniyle uygulayacağı yaptırımı engellemek için temin ettiği sonucuna ulaşıldığından, davacının on gün kesintisiz göreve gelmediğinin sübuta erdiği dolayısıyla, müstafi sayılarak sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Davacı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.
28.9.2008 tarih ve 27007 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Radyo- Televizyon Kurumunda Memur Statüsünde İstihdam Edilen Personel Yönetmeliğinin 2. maddesinde, bu Yönetmeliğin, kadro karşılığı sözleşmeli personel dahil olmak üzere memur statüsündeki personeli kapsadığı belirtilmiş ve sözleşmeli personel ile geçici personel hakkında, ilgili mevzuatında bu Yönetmeliğe atıfta bulunulan hükümler dışında, bu Yönetmeliğin diğer hükümlerinin uygulanamayacağı öngörülmüştür. Bu Yönetmeliğin 86. maddesinde, hastalık ve refakat izni düzenlenmiş, 106.maddesinde de, kurum personeli hakkında bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu ve bu Kanunlara dayanılarak çıkarılmış bulunan mevzuat hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Uyuşmazlık konusu olaya uygulanması gereken ve 29.10.2011 tarih ve 28099 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Hastalık raporlarının verilmesi" başlıklı 5. maddesinin 2. fıkrasında "SGK ile sözleşmesi bulunmayan sağlık hizmeti sunucuları tarafından verilen ve istirahat süresi on günü geçmeyen raporlar, SGK ile sözleşmeli sağlık hizmeti sunucusu hekim tarafından, istirahat süresi on günü aşan raporlar ise SGK ile sözleşmeli sağlık hizmeti sunucusu sağlık kurulunca onandığı takdirde geçerli olur." düzenlemesi, yine aynı Yönetmeliğin "Hastalık raporu ve izin süreleri" başlıklı 6. maddesinin 4. fıkrasında "Memurlara tek hekim raporu ile bir defada en çok on gün rapor verilebilir. Raporda kontrol muayenesi öngörülmüş ise kontrol muayenesi sonrasında tek hekim tarafından en çok on gün daha rapor verilebilir." düzenlemesi, 5. fıkrasında "Kontrol muayenesi sonrası hastalığın devam etmesi sebebiyle verilecek hastalık raporlarının on günü aşması durumunda bu raporun sağlık kurulunca verilmesi zorunludur..." düzenlemesi, "Hastalık izni verilmesi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında "Memurlara hastalık raporlarında gösterilen süreler kadar hastalık izni verilir." düzenlemesi, 2. fıkrasında "Hastalık izni, memurun görev yaptığı kurum veya kuruluşun izin vermeye yetkili kıldığı birim amirlerince verilir..." düzenlemesi, 3. fıkrasında "Kamu hizmetlerinde aksamaya yol açılmaması ve bu Yönetmelik ile belirlenen usûl ve esaslara uygunluğunun tespit edilebilmesi için, hastalık raporlarının aslının veya bir örneğinin en geç raporun düzenlendiği günü takip eden günün mesai saati bitimine kadar elektronik ortamda veya uygun yollarla bağlı olunan disiplin amirine intikal ettirilmesi; örneği gönderilmiş ise, rapor süresi sonunda raporun aslının teslim edilmesi zorunludur..." düzenlemesi, 5. fıkrasında "Bu Yönetmelik ile tespit edilen usûl ve esaslara uyulmaksızın alınan hastalık raporlarına dayanılarak hastalık izni verilemez. Hastalık raporlarının bu Yönetmelik ile tespit edilen usûl ve esaslara uygun olmaması hâlinde bu durum memura yazılı olarak bildirilir. Bu bildirim üzerine memur, bildirimin yapıldığı günü takip eden gün göreve gelmekle yükümlüdür. Bildirim yapıldığı hâlde görevlerine başlamayan memurlar izinsiz ve özürsüz olarak görevlerini terk etmiş sayılarak haklarında 657 sayılı Kanun ve özel kanunların ilgili hükümleri uyarınca işlem yapılır." düzenlemesi 7. fıkrasında ise "Hastalık raporlarının fenne aykırı olduğu konusunda tereddüt bulunması hâlinde, memur hastalık izni kullanıyor sayılmakla birlikte Sağlık Bakanlığınca belirlenen ve memurun bulunduğu yere yakın bir hakem hastaneye sevk edilir ve sonucuna göre işlem yapılır..." düzenlemesi yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, TRT İstanbul Müdürlüğünde strateji uzmanı olarak görev yapan davacının, hastalığı sebebiyle özel bir Tıp Merkezinde görevli tek hekim tarafından 16.11.2011 tarihinden 25.11.2011 tarihine kadar istirahat verilerek 26.11.2011 tarihinde kontrole gelmesi kaydıyla rapor verildiği, 26.11.2011 tarihinde kontrole gittiğinde tek hekim tarafından 26.11.2011 tarihinden 9.12.2011 tarihine kadar istirahatin devamına ilişkin rapor verildiği, davacı tarafından söz konusu raporların idareye faks yoluyla bildirildiğinin iddia edildiği, davalı idare tarafından ise söz konusu raporların 30.12.2011 tarihli dilekçe ekinde idareye verildiğinin belirtildiği, davacının istirahatli olduğu günlerde işe devam etmediği ve davalı idare tarafından davacının gelmediği günlere ilişkin tutanak düzenlendiği, sonuçta davacının 17.11.2011 tarihinden itibaren kesintisiz on günden fazla görevine gelmediğinden bahisle 1.12.2011 tarihinden itibaren sözleşmesinin feshine ilişkin 15.12.2011 tarihli dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı idare tarafından; hastalık raporlarının aslının veya bir örneğinin en geç raporun düzenlediği günü takip eden günün mesai bitimine kadar elektronik ortamda veya uygun yollarla bağlı olduğu disiplin amirine iletilmediği, raporların üzerinden uzunca bir süre geçtikten sonra Kuruma intikal ettirildiği, ayrıca Yönetmeliğin 6. maddesine göre kontrol muayenesi sonrası hastalığın devam etmesi sebebiyle verilecek hastalık raporunun on günü aşması durumunda sağlık kurulunca verilmesi zorunlu iken kontrol muayenesi sonrası tek hekim tarafından on günü aşan rapor verildiği, her iki hastalık raporunda poliklinik tarihinin aynı tarih olduğu ileri sürülerek söz konusu hastalık raporlarının usule uygun olmadığı ileri sürülmüş ise de; konu ile ilgili olarak herhangi bir idari inceleme ve soruşturma yapılmadığı, hastalık raporunu düzenleyen özel Tıp Merkezi ile herhangi bir yazışma dahi yapılmadığı, diğer yandan kontrol muayenesi sonucu verilen hastalık raporunun on günü aşması nedeniyle sağlık kurulu tarafından verilmemesinin sorumluluğunun raporu düzenleyen hekime ve sağlık kuruluşuna ait olduğu, bunun sorumluluğunun davacıya yüklenemeyeceği açıktır.
Buna göre Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte öngörülen usul ve esaslara uyulmaksızın düzenlenmiş olan hastalık raporlarına dayanılarak hastalık izni verilmeyeceği açık olmakla birlikte, bir kamu personelinin usul ve fenne aykırı olarak hastalık raporu kullandığının, istirahat süresi dolduktan ve ilgili personel görevine başladıktan sonra tespit edilmesi durumunda, o tarihte görevi başında olan bir personel için izinsiz ve özürsüz görevini terk ettiğinden söz edilemeyeceği gibi; usul ve fenne aykırı olan hastalık raporunda gösterilen ve istirahatli geçirilen sürenin, "hastalık iznine" dönüştürülmemesi neticesinde izinsiz ve özürsüz göreve gitmediği süre şeklinde değerlendirilmesi ve kabul edilmesi mümkün değildir. Zira ilgili kamu personeli, kanunen yetkili hekim tarafından düzenlenen hastalık raporunu o tarih itibariyle usul ve fenne uygun olmadığını bilmeden geçerli kabul ederek ve bu raporda lüzumu gösterilen süre kadar istirahatli olduğu düşüncesiyle görevine gitmediğinden, bu sürenin izinsiz ve özürsüz görevi terk şeklinde nitelendirilmemesi gerekir.
Bu durumda, davacının 16.11.2011 tarihinden itibaren aldığı sağlık raporları göz önünde bulundurulmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yönde verilen Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 3622 sayılı Kanunla değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25.4.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!