Anahtar kelimeler: Pasif Bildirdiğinden Ret Anadolu Feragat Davadan Husumet Yokluğu Sayisi Atılan

MAHKEMESİ
: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, ███████ KararDAVA TARİHİ
: 12.03.2020KARAR
: RetİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.Karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili karar tarihinden sonra 05.01.2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirdiğinden, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle;n İstanbul ili, ..., Mahallesi 694 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlara davalı idareler tarafından kamulaştırmasız el atılması nedeniyle taşınmazlar bedelinin davalı idarelerden yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; adli yargıda kamulaştırmasız el atma davasının açılması için idarece taşınmaza fiilen el konulmuş olması gerektiğini, taşınmazın imar planında park, çocuk bahçesi, dinlenme alanı, ... alan olarak gösterilmesinin fiilen el koyma olmadığını, davacı tarafın beyanlarının plan değişikliği talep etmesi halinde idari yargıda ileri sürülebilecek beyanlar olduğunu belirterek, müvekkili belediye yönünden davanın öncelikle pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddini talep etmiştir.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazların imar planında yol ve park alanı lejantında kalması nedeniyle müvekkili belediye açısından reddini talep ettiklerini, imar planlarını hazırlama yetkisinin Büyükşehir Belediyelerine ait olduğunu, İmar planını hazırlayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi olduğundan bahisle husumetin de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, husumet yönünden davanın reddini, müvekkili idarenin dava konusu taşınmaza fiilen el atmadığını, bu nedenle kamulaştırmasız el atma olgusundan söz etme olanağının bulunmadığını, belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, bedelin fahiş, emsal değerlendirmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf incelemesi aşamasında sunmuş olduğu 05.01.2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği, davacı tarafından verilen vekâletnamede vekilin davadan feragat etme yetkisinin bulunduğu ve vekilin bu yetkiye istinaden usulüne uygun olarak davadan feragat ettiği anlaşılmakla davanın vaki feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gözetilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın düzeltilerek onanmasını ya da bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, davadan feragat nedeniyle davalı lehine hüküm altına alınan vekâlet ücretine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir:“...Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.4. 6100 sayılı Kanun’un “Davadan feragat” kenar başlıklı 307 nci maddesi şöyledir:“Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.”5. 6100 sayılı Kanun’un “Feragat ve kabul halinde yargılama giderleri” kenar başlıklı 312 nci maddesi şöyledir:“(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.(2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.”6. 21.09.2023 tarihli ve 32316 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin “Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret” kenar başlıklı 6 ncı maddesi şöyledir.“Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.”3. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesine gelmiş ise de istinaf aşamasında davacı davadan feragat ettiğinden; Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi yerindedir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... Başkanlığının vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmüştür.4. Dava konusu 694 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne fiilen el atıldığı, kalan kısımının ise proje bütünlüğü ilkesi gereği bedeline hükmedildiği gözetildiğinde feragate konu bu parsel bakımından davalı ... lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmemesi hatalıdır.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1)Davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasınına) (4) numaralı bendinden “davalı idareler” ve “davalı idarelere” ibarelerinin çıkartılarak, yerlerine sırasıyla "davalı ..." ve "davalı ... Başkanlığına" ibarelerinin yazılması,b) Ayrı bir bent olarak; “Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 184.320,00 TL ücreti vekâletin davacı taraftan tahsili ile davalı ... Başkanlığına verilmesine cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.