Anahtar kelimeler: Fasılasız Nizasız Ayından Şantiyelerinde İmzaladığı Nisan Yurt Tatili Kesinlik Şartı

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.MAHKEMESİ
: Ankara 42. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; müvekkilinin davalı Şirketlerle sözleşme imzaladığı 2010 yılı Nisan ayından itibaren yurt dışı şantiyelerinde fasılasız ve nizasız olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 09.08.2014 tarihinde bildirimsiz ve haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının davalı.... bünyesinde proje kapsamında belirli süreli sözleşme ile çalıştığını, iş sözleşmesinin projenin bitmesi nedeniyle sona erdiğini, davacının hiçbir alacağının bulunmadığını, diğer davalı ... AŞ yönünden ise husumet itirazlarının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 28.09.2018 tarihli kararı ile; iş sözleşmesinin davalılar tarafından haklı bir neden olmadan ve bildirimsiz olarak feshedildiği gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 28.09.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.04.2021 tarihli kararı ile; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 27.03.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalıların cevap dilekçesinde usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulundukları dikkate alındığında asıl ve birleşen davaların zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde taleplerin hüküm altına alınmasının hatalı olduğu gerekçesiyle üçüncü kez bozulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesine göre dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğu ve davacı açısından mahkemeye başvurma süresini objektif olarak engelleyen koşulların (geçerli nedenlerin) dosyada ispatlanmadığının sabit olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. Uyuşmazlıkta Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,2. Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davanın süresinde açılıp açılmadığı ve yargılama giderine ilişkindir.1. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidilmiştir. Diğer taraftan gerek Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin gerekse Dairemizin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davaların bir kısmında, benimsenen yeni görüş doğrultusunda yabancı hukukun uygulanması, davacı taraf aleyhine bazı olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu sebeple Dairenin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda davanın reddine karar verilmesi hâlinde, davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varılmıştır.Somut uyuşmazlıkta Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi uyarınca bireysel iş uyuşmazlığının çözümü açısından dava tarihleri itibarıyla zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davaların reddine karar verilmesi isabetli ise de asıl dava tarihinin 25.02.2016, birleşen dava tarihinin ise 07.02.2017 olması ve davaların yabancı hukukun uygulanması sonucunda reddedilmesi karşısında, Dairenin önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine bir kısım yargılama giderine hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin ikinci paragrafında yer alan "Davalı ...... tarafından istinaf safhasında yapılan 1.393,70 TL yargılama giderinin ve 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine," ibaresinin çıkartılarak yerine "Davalı ...Ş. tarafından istinaf safhasında yapılan 1.393,70 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep hâlinde bu davalıya iadesine," ibaresinin yazılması,Hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin üçüncü paragrafında yer alan "Davalı... A.Ş. tarafından istinaf safhasında yapılan 100,00 TL yargılama giderinin ve 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine," ibaresinin çıkartılarak yerine "Davalı ... tarafından istinaf safhasında yapılan 100,00 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep hâlinde bu davalıya iadesine," ibaresinin yazılması,Hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin dördüncü paragrafında yer alan "Davalı ... tarafından istinaf safhasında yapılan 857,00 TL yargılama giderinin ve 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine," ibaresinin çıkartılarak yerine "Davalı ... tarafından istinaf safhasında yapılan 857,00 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep hâlinde bu davalıya iadesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,İstek hâlinde peşin alınan temyiz karar harcının ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.