Anahtar kelimeler: İbareli Ambalaj Markanın Sinaî Fikri Yazildiği Hükümsüzlüğü Marka Katip Tasarım

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.ANKARA5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... - ... ...VEKİLİ
: Av. ... - ...DAVALI
: 1- ......VEKİLİ
: Av. ... - ... ...DAVALI
: 2- ... -... ...DAVA
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2023GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2023Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili █████/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... sayılı “...” ibareli markası ve ... sayılı ambalaj tasarım tescili bulunduğunu, ayrıca tescil işlemi devam eden ... başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusu bulunduğunu, marka ve tasarımın 01.01.2020 tarihinde yapılan sözleşme ile aktif olarak kına, tütsü, çay ve gıda sektöründe kullanıldığını, davalı şahsın kötü niyetli olarak müvekkili markasının sektördeki tanınmışlığından haksız kazanç elde etme amacı ile tescil başvurusu yaptığını, dava konusu ... sayılı marka başvurusuna müvekkili tarafından SMK’nın 6/1, 6/3, 6/6, 6/9 ve diğer ilgili maddeleri gereğince itiraz edildiğini, müvekkili itirazlarının kısmen reddedildiğini, müvekkili markasının tüm dünyada ve Türkiye’de bilindiğini, e-ticaret sitelerinde ve sanal mağazalarda kullanıldığını, müvekkili markalarının 05 ve 30. sınıflarda tescilli olduğunu, 03 / 29 / 35. sınıflarda tescil sürecinin devam ettiğini, davalı şahsın müvekkilini tanıdığını ve aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkili markasının logosunu taklit ederek haksız kazanç elde etme amacıyla hareket ettiğini, müvekkilinin “...” markalarını dava konusu markadan çok önce kullandığını, dava konusu markanın tüketici nezdinde müvekkiline ait alt marka olarak algılanacağını, bu durumda müvekkilinin zarara uğrayacağını, haksız rekabetin vuku bulacağını, dava konusu marka başvurusunun esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, müvekkili markasının esas unsurunun dava konusu markada aynen kullanıldığını, markaların halk tarafından karıştırılması ihtimali bulunduğunu, dava konusu marka logosunun müvekkili markalarından ayırt edilebilecek nitelikte bir değişim yaratmadığını, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin “...” ibaresini çok uzun yıllardır markasal olarak kullandığını, dava konusu marka başvurusunun SMK 6/6 maddesi bakımından da reddi gerektiğini, taraf markalarının şekilsel ve sınıfsal olarak ayırt edilemeyecek mahiyette benzer olduğunu, dava konusu ... kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla; ... ...’nın ... sayılı kararının iptaline, ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı ... vekili █████/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu marka başvurusu kapsamında kalan mal/hizmetler bakımından taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi şartlarının oluşmadığını, taraf markaları arasında kalan mal/hizmetlerde karıştırılabilecek derecede benzerlik bulunmadığından davacının SMK 6/3 maddesine dayalı iddiasının da haksız olduğunu, davacının dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ispat edemediğini, marka işlem dosyasında SMK’nın 6/5 maddesine ilişkin itiraz bulunmadığından ... iptali davası açısından iş bu itirazın değerlendirmeye alınmaması gerektiğini, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından tanınmış markaya dayalı olarak iltibasın arttığı iddiasının mesnetsiz olduğunu, ... kararının usule ve hukuka uygun olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ..., dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmesine rağmen, yasal süre içinde cevap dilekçesi ibraz etmediğinden, 6100 sayılı HMK m.128 hükmü uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.UYUŞMAZLIK
:Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şahsa ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet marka arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacının gerçek hak sahipliğinin bulunup bulunmadığı, davacı markasının tanınmış olup olmadığı, davacıya ait tasarım ile dava konusu marka arasında iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığı, davalı şahsın kötü niyetli olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel veya teknik hususlara ilişkin bilirkişi raporları aldırılmış, █████/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:İşlem dosyasının tetkikinde; Davalı şahsın 17.01.2022 tarihinde "..." ibareli ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında ...'nca SMK m.5/1-ç hükmü gereği bir kısım emtiaların marka tescil başvurusundan çıkartılmasına karar verildiği, kalan mal ve hizmetlerin 27.01.2022 tarih ve 389 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın ... ve ... sayılı markaları ve ... sayılı tasarımı mesnet göstererek 6769 sayılı SMK’nın m.6/1, m.6/3, m.6/6 ve m.6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, davalı şahsın itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, yayına yapılan itirazın ...'nca kısmen kabulüne karar verildiği ve bir kısım emtiların/hizmetlerin marka tescil başvuru kapsamından çıkartılmasına karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından yeniden itirazda bulunulduğu, davalı şahsın itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ... 'nun ... sayılı ... kararı ile yapılan itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı ... vekiline █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden, markanın hükümsüzlüğü istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.... kararının iptali istemi bakımından ise marka işlem dosyası ile sınırlı olarak aşağıdaki şekilde inceleme yapılmıştır.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza mesnet marka, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;Davacı tarafından itiraza mesnet gösterilen ... sayılı marka, dava konusu marka başvurusundan sonraki tarihli olduğundan incelemede dikkate alınmamıştır.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; dava konusu marka kapsamında yer alan “03.sınıf: Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri.” ve bu ürünlerin perakendeciliğine yönelik 35. sınıf hizmetler ile davacıya ait itiraza mesnet ... sayılı markasında yer alan “05. Sınıf: Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.” emtiaları benzerdir. Karşılaştırmaya konu bu emtiaların doğası, kullanım amaçları ve dağıtım kanalları benzer niteliktedir. Ayrıca, ilgili tüketici kesiminde de örtüşme bulunmaktadır. Son olarak, bu emtiaların üreticileri de benzer nitelikte işletmelerdir.Davaya konu marka başvurusu, “...” ibaresinden oluşan bir marka olup, kelimenin ilk “D” harfi, diğer harflere nazaran daha büyük punto ile yazılmıştır.Davacıya ait itiraza mesnet ... sayılı marka, “...” ibaresinden oluşan bir kelime markası olup, marka kapsamında herhangi bir şekil ya da renk unsuru bulunmamaktadır. Kelimenin tamamı büyük harflerle yazılmıştır.Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; dava konusu marka kapsamında yer alan “03.sınıf: Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. 35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetlerin, davacı markasında yer alan “05. Sınıf: Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.” emtiaları ile benzer nitelikte olduğu, karşılaştırılan bu mal ve hizmetlerin doğasının, kullanım amaçlarının, üreticilerinin, tüketicilerinin ve dağıtım kanallarının benzer olduğu, dava konusu marka ile davacı markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek seviyede benzerlik olduğu, karşılaştırılan markaların esas unsurunun müşterek olarak “...” ibaresi olduğu, daha önce davacıya ait markayı gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, daha sonra başvuru markasını yukarıda yer verilen mal ve hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, bunlardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu marka ile davacıya ait itiraza mesnet marka arasında ilişki kuracağı, her iki markanın da aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunacağı, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu hususunda kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla, yukarıda belirtilen mal ve hizmetler bakımından, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.SMK m.6/3 hükmüne göre; Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.Marka başvurusunun bu sebeple reddi için marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin aynısı veya benzerinin yoğun ve sıkı kullanımı sonucu işarete belirli bir düzeyde ayırt edicilik kazandırılması gerekir. (...)Somut olayda yapılan değerlendirmede; davacı, yayıma itiraz dilekçesi ekinde aşağıdaki belgeleri sunmuştur:• Gümrük beyannameleri• Marka Kira&Kullanım Sözleşmesi• Tasarım Kullanım Sözleşmesi• Liman İşletmeciliği Faturası• Faturalar• Fotoğraflar (Kına emtiası üzerinde ... markası yer almakta olup, fotoğrafların tarihi tespit edilememiştir.)• Sosyal medya hesaplarından görüntüler (2020 tarihli görüntülerde “...” markalı kına ürünü yer almaktadır.)• Trendyol’da satış sayfası (... markalı tütsü ürünlerinin satışı yapılmaktadır.)Fatura, gümrük beyannameleri gibi belgeler, "...-..." adına düzenlenmiş olup, belgelerde “tütsü, kına” açıklamaları yer almaktadır. Fakat belgelerde “...” ibaresini içeren hiçbir açıklama bulunmamaktadır. Bununla birlikte, tarihsiz ürün fotoğraflarında “...” ibaresinin yer aldığı, e-ticaret sitelerinde ürünlerin satışının yapıldığı tespit edilmekle birlikte, “tütsü, kına” emtialarını kapsayan mallar, dava konusu marka kapsamından daha önce çıkarılmıştır. Bunun haricinde; davacının, dava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetler bakımından, gerçek hak sahibi olduğunu gösterir bir belge dosya kapsamında bulunmamaktadır. Dolayısıyla; davaya konu mal ve hizmetler bakımından SMK m.6/3 hükmü koşulunun gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır.SMK’nın 6/6 maddesine göre; “tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir.”Bu hüküm kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı ve alan adı girer. Bir alan adının SMK m. 6/6 hükmü uyarınca korunmasının istenebilmesi için, o alan adının fiilen kullanıldığı faaliyet konuları kapsamı ile aynı/benzer konularda bir marka kullanımının söz konusu olması gerekir.Somut olayda yapılan değerlendirmede; Davacıya ait ... sayılı tasarımı, bir ambalaj deseni olup, tasarımda kahve çekirdeklerinin ve iki insan çiziminin yer aldığı, ambalaj üzerinde “...” markasının yer aldığı tespit edilmiştir. Dava konusu marka başvurusunun da tek unsuru ve dolayısıyla esas unsuru "..." ibaresidir.Davacı tasarımı ve dava konusu marka görseli arasındaki tek benzerlik “...” ifadesini barındırmalarıdır. Oysa, davacıya ait tasarım ile korunan unsur, bir bütün olarak ambalajın tasarımı, renklerin, şekillerin, kelimelerin kompozisyonudur. "...” markasının sunumu bakımından, davacının tasarımı ile dava konusu marka arasında hiçbir benzerlik bulunmamaktadır. Davacı tasarımında yer alan "...” ibaresi, kendi başına bütünü oluşturmayan, davacıya ait tasarımın parçası olarak kalmaktadır. Bununla birlikte; davacıya ait ambalaj tasarımı "kahve" emtiasına ilişkin olup, başvuru markası kapsamında kahve emtiası veya bu emtianın 35.sınıfta satışı hizmeti, daha önce başvuru kapsamından çıkartılmıştır. Belirtilen nedenlerle; SMK m.6/6 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır.SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.Kötü niyetli marka başvurusu; Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir. Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez. Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir. (...)Somut olayda; davaya konu marka ile itiraza mesnet markanın bir kısım mal ve hizmetler bakımından iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemler yerinde bulunmamıştır.Davacı yan marka işlem dosyasında SMK m.6/5 hükmünü itiraz sebebi yapmadığından, marka işlem dosyası ile sınırlı olarak yapılan ... kararının iptali istemli yargısal denetimde bu husus değerlendirme konusu yapılmamıştır.Yukarıda izah edilen gerekçelerle; "03.Sınıf: Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. 35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri bakımından ... sayılı ... kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
:1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; "03.Sınıf
: Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. 35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri bakımından ... sayılı ... kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,2-Dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden markanın hükümsüzlüğü istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin düşümü ile bakiye kalan 89,95 TL'nin müteselsilen davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,5-Davanın kısmen reddolunması ve davalı ...'in kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,6-Davanın kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak kabulüne,7-Karar ve ilam harcının davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 179,90 TL peşin karar ve ilam harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,8-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 374,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 4.079,50 TL yargılama giderinin 1/2'si olan 2.039,75 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan 2.039,75 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,9-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iade edilmesine,Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin ve Davalı ...'nün yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2023Katip ...E-imzaHakim ...E-imza