Anahtar kelimeler: Bam Sektöründe Esaskarar Fikri Beri Sinaî Sınaî Gıda Tedbir Haklar

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: ████████ - ███████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ███████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ E.
İHTİYATİ TEDBİR
İSTEYEN
:
VEKİLİ
:
KARŞI TARAF
TALEBİN KONUSU
: İhtiyati tedbir
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2024 tarih ve ████████ E. Sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :İhtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkilinin 1972 yılından beri gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, "..." ibareli markalarını 1972 yılından beri etkin ve yaygın şekilde ticaretine konu ettiğini, T/03605 sayılı "... ... ŞEKİL" ibareli tanınmış marka tescilinin yanı sıra, 29, 30, 32, 35, 43.sınıflarda onlarca "..." ibareli markayı tescil ettirdiğini, karşı tarafın ███████████ sayılı "... ..."" ibareli marka tescil başvurusuna müvekkilinin itiraz ettiğini, müvekkili itirazı üzerine söz konusu marka tescil başvurusunun 29. ve 43. sınıflardaki müracaatının reddedildiğini, karşı tarafın bu kararın iptali için dava açtığını, bu şekilde müvekkilinin "..." ibareli markasal kullanımlarına vakıf olduğunu, müvekkilinin kendi adına tescilli "..." ibareli markalarının kullanımı hususunda karşı yana herhangi bir izin vermediğini, karşı tarafın markasal kullanımlarının, müvekkiline ait markalar ile iltibas oluşturduğunu, karşı tarafın fiilen işlettiği restoranda, ..., alan adı, yemek sepeti, getir yemek gibi online ortamlarda markasal kullanımlarının bulunduğunu ileri sürerek, karşı tarafın iş yerinde ve mahallen gösterilecek adreslerdeki marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturan mallarına, ambalajlarına, tabelasına ve her türlü ticari emtiasına el konulmasına ve bunların yediemine teslimine, karşı tarafın "... ... hesabı üzerinden her türlü fiziki ve internet üzerinden gerçekleşen tecavüz oluşturan markasal kullanım, satış ve sair tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, ... adresinde, "..." hesabı internet alanlarından ve karşı tarafa ait her türlü internet alanından “...” şeklindeki marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturan kullanımın durdurulmasına, karşı tarafın “...” ibareli marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturan ürün satışının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, ihtiyati tedbir isteyenin ihtiyati tedbir işlemi tesis edecek yoğunlukta delil ibraz etmediği, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen ekran görsellerinin sahih olup olmadığının, üzerinde tahrifat bulunup bulunmadığının denetiminin yapılamadığı, delil tespiti veya noter tespiti yolu ile ileri sürülen vakıaların belgelendirmediği, bununla birlikte "..." ibaresinin karşı tarafa isnat edilen ticari eylemler bakımından ayırt edicilik gücünün değerlendirilmesinin zaruri olduğu, varsa, karşı tarafın markasal kullanımlarında yer alan "..." sözcüğünün zayıf karakterli olup olmadığının tetkik edilmesi gerektiği, bu hususun ise teknik inceleme gerektirdiği, şartları oluştuğunda her zaman ihtiyati tedbir isteminde bulunulabileceği, bu aşamada ihtiyati tedbir işlemi tesis edecek yoğunlukta yaklaşık ispat külfetinin yerine getirilmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: İhtiyati tedbir isteyen vekili, karşı tarafın marka tescil talebi reddedildiği ve herhangi bir ... ibareli marka tescili bulunmadığı halde "..." ibaresini öne çıkartmak sureti ile markasal olarak kullandığını, bu kullanımın, müvekkili markaları ile iltibasa, müvekkili markalarına tecavüze ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini, dava boyunca karşı tarafın "..." ibareli markasal kullanımına devam etmesi durumunda müvekkilinin telafisi imkansız zararlarının meydana geleceğini, HMK’da aranan telafisi imkansız zarar durumunun bulunduğunu, 1972 yılından beri kullanılan, tanınmış marka tescili ve onlarca marka tescili bulunan müvekkili ile özdeş "..." markasının, zayıf marka olabileceğinden bahisle tedbir talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, somut olayda markaya tecavüzün gerçekleştiğinin dosyaya sundukları ve denetlenebilir internet içerikleri ile sabit bulunduğunu, karşı tarafın da davaya verdiği cevapta, dosyaya sundukları delillere ve markasal kullanım örneklerine itiraz etmediğini, mahkeme tarafından dosyaya sundukları deliller denetlenemiyor ve teknik inceleme gerekiyor ise tedbir taleplerinin reddi öncesinde bilirkişi raporu alınması, alınacak rapora göre tedbir kararının değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Talep, ihtiyati tebbir istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesinin gerektiği, somut olayda, ilk derece mahkemesince de kabul edildiği gibi dosya kapsamındaki delillerle yaklaşık ispat koşulunun sağlandığının söylenemeyeceği, delil durumunun değişmesi ve koşullarının oluşması halinde her zaman ihtiyati tedbir istenebileceği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-İhtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, ihtiyati tedbir isteyen tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin ihtiyati tedbir isteyenden tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2025 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!